• 1268
    verdiği röportajda devletin yatırımları sözünü kullansa idi çok da haklı olacak başkanımızdı. ancak bunu kişilere atfedince orada iş değişir sayın başkanım. galatasaray kulübü kimsenin lütfu ile bir yerlere gelemez, bir allah' ın kulu da bu büyük camianın önüne taş koyamaz, kulüp kimseden de çekinmez. ben bunu bir gaf olarak görmek istiyorum. ilk dakikadan büyü bozulmasın.
  • 1269
    https://twitter.com/...875840303013890?s=20

    tüm ülkede olduğu gibi galatasaray taraftarında da olaylara ilkeler ya da prensipler açısından bakma eksikliği var. veya işimize gelmiyor, bilemiyorum tam olarak hangisi! ortada bir hırsız varsa, herkes onun hırsız olduğunu görüyorsa o hırsızdır. senden olması hırsız olmasını değiştirmiyor. eğer senden ya da benden diye olaya bakış açımız değişecekse o zaman kimseyi yargılamaya da hakkımız yok. sayın burak elmas'ın kendini doğru ifade edemeyişi sonucu yanlış anlamlara gelecek (böyle olduğunu düşünmek istiyorum) kelimeler kullanması kendisine, kulübe ve yüklendiği misyona yakışmamıştır. seçimden önce bu anlama gelecek tek bir iması olsaydı kesinlikle kazanamazdı. ama kendisi seçimden önce galatasaray'ın haklarını kimseye yedirmeyeceğiz minvalinde twitler atarak hem mevcut yönetimin yetersizliğinden dem vurup hem de gereken yerlere gereken mesajları üst perdeden veriyordu. o yüzden bu açıklamanın savunulacak bir tarafı yok. çok daha düzgün bir şekilde kendini ifade etmesi gerekirdi. ve mümkünse havuz medyasıyla görüşmeye istekli olmaması daha iyi olur. bu iletişim çağında havuz medyasına ihtiyacımız yok. ama niyet birilerine mesaj verip, burada bu konuşmayı destekleyenlerin tabiriyle, oyunu kuralına göre oynamak içinse o zaman iyi niyetinden de şüphe ederim.

    bu ülkede yapılan her şey bu ülke vatandaşının gelirlerinden kesilen büyük miktarlardaki vergilerle yapılmaktadır. kimse babasının hayrına cebinden bir şey yapmamaktadır. nasıl ki yol yaptı diye birilerini övmek gereksizse olması gereken şekilde spor yatırımları yaptığı için de "“futbolumuz, başkan erdoğan’ın yatırımlarına layık olmalı.” şeklinde bir ifade kullanılamaz. daha güzel bir şekilde, örneğin; ülkede yapılan büyük spor yatırımların hakkını verecek futbolu oynamalıyız gibi, ifade edilebilseydi bunlar olmazdı diye düşünüyorum. belki kendisi de konuşmasının bu şekilde anlaşılmasından üzüntü duymuştur, bilemiyorum ama bundan sonrası için iletişim stratejilerini doğru kurması kendisi için çok daha iyi olacaktır.

    ülkenin karpuz gibi ikiye ayrıldığı, birilerinin diğerlerine sırf yaşam tarzlarından dolayı sıkıntı çıkardığı, hayatını zorlaştırdığı bir ülkede, muhalif büyük bir kesimin destekliği büyük bir spor kulübünün başkanı bu şekilde basına demeç vermemeli. hatta mümkünse siaysetle işini arka kapılardan halletmeli ve duruşunu korumalıdır. ben şahsen sürekli siyasileri yıkayıp yağlayan spor yöneticilerinden bıktım usandım. karşı dursun, itiraz etsin de demiyorum ama bu konuda nötr olması bile şu an ki düştüğü durumdan iyidir.

    velhasıl benim burada itiraz ettiğim şey, başkalarını eleştirdiğimiz konularda sevdiğimiz ve desteklediğimiz insanlar aynı hatayı yapınca ilkesel olarak aynı tepkiyi verememiz gerçeğidir. yoksa şahıslar, isimler vs. umurumda değil. olması gereken budur. aksi makyevelistlerin, her yol mübahcıların yoludur. o da bize uymaz. en azından "fikri hür vicdanı hür" mottosuna uymayacağı kesindir.
  • 1270
    candaş tolga ışık karşısında bile ezilip büzülen adam tabi ki bu açıklamayı da yapacak.
    daha durun bu başlangıç.

    galatasaray'daki görevlerinde formaya neredeyse iki yıldız takmış abdurrahim albayrak için siyasetten gelen baskıya bu kulübü sattı diye küfre varan şeyler yazanlar burak elmas için "ne diyecekti, mecburdu" diyorlar.
    bakalım burak başkan daha nelere mecbur bırakılacak önümüzdeki süreçte. asıl üzücü olan elmas'ın bu açıklamayı yapması değil de insanların çifte standardı.
  • 1271
    bir kere söylem yanlış. cumhurbaşkanı erdoğan’ın yatırımı ne demek gerçekten merak ediyorum. üstelik bununla da kalmamış layık olmamız gerektiğini söylemiş.
    bunu derken acaba bu yatırımları erdoğan kendi cebinden mi yapmış? neden ona layık olmamız gerekiyor? bize layık olan güzel futbol ve avrupa’da başarı o da erdoğan için değil galatasaray taraftarı için olmalı.
    bizim vergiler falan demek boş yere toplanıyor anlaşılan. baksanıza erdoğan o kadar stadyum yaptırmış biz rezil etmişiz.
    yazık yakıştıramadım gerçekten. böyle başarı gelecekse gelmesin mümkünse.
    ne yapacağız yani ligde hangi takım erdoğan’a fazla şirin olursa o kadar mı başarılı olacak?
    e avrupa’da ne yapacağız bu durumda almanya, fransa vs başkanına mı yağ çekeceğiz?
  • 1272
    sabah gazetesine röportaj vermek de neymiş önce bunun hesabını vermeli. iki dakika dik durun lan bir şey olmaz. şurada 2-3 günleri kaldı ezilmeyin büzülmeyin hemen. merak etmeyin arkanızdayız, başkasına yaslanmanıza gerek yok.

    biz adamı vur dedik başkan kendine vurduracak. hanesine eksi yazıldı. kimse de fikir görüş saygı filan demesin. orayı geçeli çok oldu.

    e: hayat biçimimize, müziğimize, özgürlüğümüze karışan bir heriften futbol adına olumlu şeyler beklemek hayalperestliktir.
  • 1273
    https://twitter.com/.../1406875840303013890
    şimdi bu açıklamayı mustafa cengiz ya da yönetiminden birisi yapsa çok sert biçimde eleştirirdim ama burak elmas yaptığı için eleştirmeyeceğim. bunun sebebi burak elmas'ı mustafa cengiz ve ekibindekiler gibi art niyetli görmememdir. hatta isteğim burak elmas'ın bu işlere daha fazla ağırlık vermesi ve gereken lobiyi sağlam bir biçimde kurması yönündedir.
    önceki yönetimde de bu şekilde demeçler duyuyorduk ama sadece duyuyorduk. bunların galatasaray'a hiç faydası olmuyordu. bu da bana hep bu yönetimdeki yöneticilerin bunu kendi işlerini ön plana çıkarmak için olduğunu düşündürtüyordu. öyleydi de.

    burak elmas mümkünse siyasilerle daha iyi ilişkiler kurmalı. hatta recep tayyip erdoğan'ı ziyaret edip konuşmalıdır. tff'nin içine de daha fazla galatasaraylı isim sokulmasını sağlamalı. benim için önemli olan galatasaray'ın başarısı. bana ne galatasaray başkanının muhalif olmasından. sanki ülkeyi kurtaracak. bir spor kulübü başkanından muhalif duruş bekleyenler gidip siyaset takip edebilirler. dünyadaki bütün futbol takımları hükümetleriyle iyi ilişki kurarlar, kurmak zorundadırlar. hükümetleri iyi ya da kötü olsun, fark etmez. futbol sadece futbol değildir çünkü. bu ekosistem artık çok büyük ve bazı insanların bunun farkında olmadığını görüyorum. avrupa süper lig'i kurulduğunda konu, boris johnson'dan alman siyasetçilere, avrupa parlamentosu başkanı david sassoli'den italyan siyasetçilere kadar uzadı. hatta emmanuel macron bile bu oluşuma karşı çıktığına dair açıklamalarda bulundu. bu ligin oynanmasını engelleyen şey de budur. yoksa taraftar 2 hafta tepki koyar, 3. haftaya maçlarını seyreder. koca koca kulüplerin bu konuda taraftarı düşünmesi falan olası değil. anlayacağınız futbol artık siyasetin kendisi haline gelmiştir. ayrı bir sektör oluşturmuştur. dünyanın her yerinde bu böyle.

    şimdi, burak elmas yönetimi gerekli başarıyı gösteremez ve mustafa cengiz yönetimi gibi lobi yönetiminde başarısız olursa tepkimi koyarım fakat henüz eleştirmem için erken. samimi olalım, türkiye'de siyaset yapmadan şampiyon olmak imkansız gibi bir şey. olağanüstü bir oyun oynamanız lazım ki ligi alabilesiniz. o yüzden tff ve siyasi yapılarla güçlü bir iletişim kurulmalı. burak elmas ve yönetimine de inanıyorum. umarım önceki yönetimden ders alır ve bu konularda daha iyi bir performans gösterir. gösteremezse de ömrü uzun olmaz zaten.
  • 1274
    en az bir sene eleştirilmemesi gereken kişi. bir sene sonrasında duruma göre bakar aksiyon alınır. daha ilk günden türkiye şartlarında gayet doğal olan bir açıklamaya bile tepki geliyorsa işi zor. transferlerden sonra da eminim eleştirilecektir. burak elmas'ın fatih hoca ile hiyerarşiyi nasıl ayarlayacağını gerçekten merak ediyorum. aralarında 20 yaş var ve takımın hocası bu camianın en büyük efsanesi, işi çok zor. umarım altından kalkabilir.
  • 1276
    dakka bir gol bir; 'futbolumuz erdoğan'ın yatırımlarına layık olmalı' gibi absürt ve gereksiz bir beyanda bulunmuş galatasaray'ın yeni başkanı. galatasaray bu tip şeylere alışık bir camia değil!

    birincisi bu erdoğan'ın cebinden ödeyerek yaptığı bir hizmet olmadığı için onunla içselleştirmesi oldukça tuhaf. senden benden alınan 37646764 kalem vergi ile yapılıyor her şey. gerçi bunu söylemeye bile gerek yok, beş yaşında çocuk bile biliyor.

    ikincisi ise yatırım denilen şey, ortaya bir para veya bir değer koyarsın ve bunu işleterek buradan bir getiri elde etmeye çalışırsın. başta atatürk olimpiyat stadı olmak üzere ülkenin her bir köşesine yapılan onlarca yeni stadın ülke ekonomisine nasıl bir getirisi var ben bilmiyorum. ya da yaptıkları formula pisti. ürettiğin şey yatırım olur, tükettiğin şey değil. ya da yatırımdan anladığını beton yığınlarıysa, aziz başkan gibi; 'betondan da anlarım futboldan da' hikayesine benzeyecekse hapı yuttuk demektir. belki de ben aptalım, bilemiyorum.

    içimde küçücük bir heves vardı, sağolsun çiçeği burnunda başkan onu da aldı. hadi hayırlısı.
  • 1281
    her ne kadar haberi gördüğümde çok rahatsız olsam da sabah gazetesine verdiği, belki malum konjonktür gereği vermek zorunda kaldığı, belki de aslında tam olarak bu şekilde bir cümle kullanmadığı, yine ülkedeki mevcut ortam sebebiyle bunu yalanlayamadığı bir röportaj üzerinden daha fazla eleştirilmemesi gerektiğini düşündüğüm başkanımız.

    olur da ilerleyen günlerde bazıları gibi her cümlesine "sayın cumhurbaşkanım" diye başlarsa o zaman sonuna kadar eleştiririz ancak şu an kendisine ve ekibine destek olmalıyız.
  • 1282
    burak elmas gibi dünyalığını yapmış bir adamın hükümete yanlamasına gerek yoktur. galatasaray'ın çıkarları için buna mecburdur dediğiniz anda akp'yi eleştirecek hiçbir argümanınız kalmaz elinizde. ben kendisinden muhalif bir tavır beklemiyorum, onu yapmak zorunda değil ama yanlamasına da gerek yoktur. sen galatasaray çıkarları için bunu meşrulaştırırsan bir başkası da çıkar, kendi yaptıklarını ailem için diye meşrulaştırır mesela. ortada değer diye bir olgu kalmaz, herkes belli nedenlerle o değerleri çiğneyip geçer o zaman. oysaki değer denen şey ''rağmen'' durumuna rağmen korunmalıdır eğer gerçekten bir değerse o.
  • 1283
    galatasarayımızın yeni başkanı.
    kendisinden benim tek beklentim, seçimi ona kazandıran önemli basamaklardan birisi olan vaatlerini olabildiğince gerçekleştirmesi. sportif başarı vs. olur veya olmaz, ancak ben artık, bir seçim öncesi vaat veren birilerinin seçim sonrasındaki dönemde vaatlerini en azından belirli bir yüzde ile tutturmasını istiyorum.
  • 1284
    https://twitter.com/.../1406875840303013890
    --- alıntı ---

    galatasaray'ın yeni başkanı burak elmas, sabah konuştu: “futbolumuz, başkan erdoğan’ın yatırımlarına layık olmalı.”

    --- alıntı ---

    şu açıklaması aslında daha ustaca yapılabilirdi ama bunun da açıkçası bilmeden yapılan bir açıklama yerine planlı bir açıklama olduğunu düşünüyorum. galatasaray'ın, futbol ve ülke ekonomisinin mevcut genel durumunu göz önüne alıp biraz da olsa recep tayyip erdoğan'a tatlı görünmek istemiş gibi geldi bana. gerçi o tatlılıktan öteye sadece bu açıklamayla geçmez. yani öyle tatlı bir türkiye'de yaşamıyoruz. biraz daha vermeniz gerekir. yani "ali sami yen arena"ya çeşitli mantıklı(!) nedenlerle bir dönem metro götürmeyen bir yönetimden bahsediyoruz sonuçta.

    neyse.

    daha önce bahsedildiği gibi eğer açıklama bireylere indirgenmeseydi, çok daha doğru olurdu. ama bence yine eksik kalırdı.

    ki türkiye cumhuriyeti devleti'nin betorname olarak spor camiasına, özellikle futbola hayli ilgi gösterdiği malum. vergi afları, vergi kolaylıkları vesaire ekıstırası işin... kulüplerin iç işlerine, yönetimlerine, federasyonun yürütmesine, seçilmesine kadar her yerde ilgisi var. yetmiyor şampiyonlardan takımların teknik direktör tercihlerine kadar varıyor bu ilgi. bu ilginin olumlu yönde olmadığı ise aşikar.

    asıl soru şu benim için? sayın burak elmas, yapılan yatırımlara göre bu futbolun yakışmadığını düşünüyor ya. ha? hangi yatırımlara hangi futbol? böyle yatırıma, böyle futbol. daha ne bekliyorsunuz? yatırım dediğiniz sadece stadyum yapmak mıdır? eğer değilse ve daha farklı yatırımlar da yapılmışsa bunlar nedir? söyleyin, biz de bilelim.

    mesela antrenör, teknik eleman yetiştirme yani eğitim konusunda ne gibi yatırımlar yapılmış? bu işin eğitsel ve teknoloji altyapısı konusunda ne gibi yatırımlar yapılmış? bu işin pazarlama ve yöneticilik konusunda ne gibi adımlar atılmış? üniversitelerde spor konusunda ne gibi bir bilim yapılıyor? siz bu konuda hangi yatırımları yapmışsınız? her yerde olduğu gibi sporun da modern dünyaya adapte olabilmesi için hangi yatırımlar yapılmış?

    federasyonlar ne durumda? antrenman sahaları ne durumda? yeterli mi? büyük şehirler dışındaki antrenman sahaları ve antrenörler ne durumda? var mı? mesleki ve eğitsel yeterlilikleri var mı? yurdun en ücra köşesindeki çocukların, sporcu olmak isteyen gençlerin ya da sporcuların eğitim ve fırsat eşitliği konusundaki şartları nedir?

    çare, alın size stadyum yaptım mıdır? bu yatırım yeterli midir? burak elmas'a göre hayli yeterlidir ki futbolumuz mesela bu yatırıma göre leştir. hayır aslında, öyle yatırım görüşüne, böyle futbol. öyle vizyona, böyle futbol.

    şimdi abartıyorsun diyecekler olacaktır. yemin ediyorum, türk futbolunda, futbolla ilgili, bilgili, liyakat sahibi kişilerden çok müteahhitler söz sahibidir. sonra betonarme deyince kızıyorlar.

    dolduramadığımız ve muhtemelen uzunca bir süre hiç dolduramayacağımız o koca koca, "moderin moderin" stadyumlarımız olmasaydı da, o parayla sporcular, spor insanları yetiştirseydik. neyimize yetmiyordu, 5 bin kişilik stadyum? bilmem hangi şehrin, hangi ilçesinde? o paralarla ne yatırımlar yapılırdı? ne organizasyonlar yapılırdı? ne sporcular yetiştirilebilirdi? ne aletler alınır, kaç çocuğun/gencin hevesi, kaç imkansız sporcunun imkanı olunurdu?

    ama biz beton stadyum yapalım? hadi bari onu iyi yapsak? tamam, tasarım, modern imkanlar tamam. güzel. hoş. ama farkında mısınız? futbola dadanmış müteahhitleriniz o stadyumları nasıl yapıyor? kolonları çatlıyor daha seyirci gelmeden, sıva atılmış denetlemeden önce, o sıva tutmayınca bir daha atılmış. denetleme ise yüzeysel geçilmiş. stadyumun altını su basıyor. yeni stadyum bu ha. öyle plan çizilmiş, her şey düşünülmüş! ​her taraf küf. fark edilmesin diye boya üstüne boya atılıyor.

    bunları yazmacaktım da neyse. o stadyumlar böyle yapılıyor.

    burak elmas'tan nereye geldim.

    boşverin başkan! cumhurbaşkanı ve akp genel başkanının futbola yaptığı yatırımları. o yatırımların gösterdiği vizyonla bir yere gideceğimiz yok. görüyoruz işte, gidemiyoruz. yatırımlar rakamsal olarak dudak uçuklatıyor, aklınızı alıyor olabilir. ama görüyoruz ki rakam hiçbir şey ifade etmiyor. o parayı nasıl efektif kullandığınızla da değişiyor. gözlemci, hakem, antrenör, antrenör hakları vesaire diye inim inim inliyoruz. al, yatırım var!

    hayvan gibi para harcıyoruz çok affedersiniz. ama olan anca bu!

    geçenlerde milli gururlarımızdan milli okçumuz, dünya iki numarası mete gazoz'un bir videosuna denk geldim. hani bu büyük binaların kazan daireleri olur ya. yukarıdan basıktır. tavandan koca borular falan geçer. ha, mete gazoz öyle bir yerde ok atıyordu. atsınlar. bu çocuklar yeter ki ok atacak, spor yapacak yer bulsunlar. evelallah her şeyi yaparlar. yerin nasıl olduğu önemli değil. önemli olan o fırsatı onlara yaratabilmek. yine mete gazoz, okçulukta en büyük zorluğun ne olduğu sorulduğunda, kulüp bulmak diye cevap veriyordu. mesela: okçu olmak istiyorsunuz, gördünüz heves ettiniz. kulüp bulamıyorsunuz. imkanınız yok, yay alamıyorsunuz. hadi aldınız, antrenör bulamıyorsunuz. kulüp işte bunu sağlıyor. hem alan hem araç gereç hem de antrenör.

    tabii ki her yere kulüp açamazsınız. ancak teşvik edebilirsiniz. peki ya okullar? o beden eğitimi dersleri? hâlâ kızlar muaf tutuluyor mu mesela çoğu okulda? topa bir şey olmasın diye çocuklardan sakınılıyor mu? okulların depolarında yüz yıllık(!) top varken, raket varken, file varken, öğrenciler artık pestili çıkmış toplara mahkum ediliyor mu?

    öğrencilerin ilgilerine yeteneklerine bakılıyor mu? onlara yeni sporlar tanıtılabiliyor mu? yetenekli olan öğrenciye, yetenekli olduğu konuda imkan ve eğitim sağlanabiliyor mu? orta okul, lise, üniversite potansiyeli spor konusunda kullanılabiliyor mu? nasıl organizasyonlar var?

    ya mesela bizim zamanımızda lisede, basketbol, futbol gibi popüler sporların il, bölge, türkiye geneli turnuvaları olurdu. hala yapılıyordur eminim. ama kimin haberi var? kulüpleri bu turnuvaları izlemeleri için teşvik ediyor musun? bu turnuvaların daha çok göz önünde olması için bir çalışman var mı?

    yani... neyse...

    işin açıkçası başkanımın vizyonunun devletlu cumhurbaşkanımızın futbola yaptığı yatırımlar kadar olmamasını isterim.

    umuyorum ki öyledir.

    yoksa onu övmüş, şuna göz kırpmış, şuna tatlıyı oynamış, çok da fifi.
  • 1286
    polyanna olmaya gerek yok. abartmaya da gerek yok. ali koç da böyle geldi, sonuç? üstelik ali koç türkiyenin en zengin ve en güçlü bir kaç kişisiden biri. üstelik ali koç'un arkasında tff, hükümet, medya ve tüsiad vardı.

    bu seçimde o kadar kötü adaylar vardı ki, maalesef ben de kendisinin seçilmesini istedim. bana göre galatasaray başkanlık makamı kendisine beden olarak fazla gelecek. tek şansı kayınbabası* çok tecrübeli. umarım beni yanıltır ve büyük başarılara imza atar ama bir kaç transfer sezonundan sonra fatih hocanın klasik başkanlarla olan ilişkilerinde olduğu gibi hocayla ister istemez ters düşecek ve hoca tarafından hedef tahtasına yerleştirilecektir. umarım yanılan ben olurum.

    umarım altyapıya ve tesisleşmeye önem verir. ve umarım mustafa cengiz başkan gibi tutumlu olur.
  • 1287
    türkiye ekonomisinin %18'ini yöneten bir aile bile senede en az 10 defa cumhurbaşkanı ile bir araya geliyor ve olumlu şeyler anlatıyor, hatta bu ailenin bir üyesi bir kulübün başkanı olarak ilgili şahsı kulübün divan kurulu üyesi yapıyorken bu açıklama bence hiçbir şey.

    şimdi denilebilir ki bu onların sorunu, burak bey onlar gibi olmak zorunda mı? değil tabii. fakat gezi zamanın yukarıda bahsettiğim aileyi hatırlayın. hükümet karşıtı bir duruş sergilemiş, otellerini eylemcilere açmıştı. sonrası ne oldu peki? yıllar boyu ihale alamadı, sürtüşme yaşandı. işlerin bir şekilde dönmesi için maalesef bu ilişkiyi yönetebilmek lazım.

    kaldı ki burak bey'in durup dururken ya ben bir cumhurbaşkanı güzellemesi yapayım, hadi bana sabah gazetesini çağırın dememiştir. ilgili gazete malum havuz medyanın en güçlü medya kuruluşlarından ve uzun zamandır yandaş. muhtemelen, "sayın cumhurbaşkanının spora olan ilgisi ve yatırımları hakkında ne düşünüyorsunuz" şeklinde bir soru geldi. sorunun özellikle "türkiye'de yapılan altyapı yatırımları hakkında, tesisleşme hakkında ne düşünüyorsunuz" şeklinde gelmediğine eminim. cevabında cumhurbaşkanının övüldüğünü duymak için sorulmuş bir soru.

    yahu bu kulübün stadına giden metro bozuk kaldı 2 yıl. yaptırılmadı sırf bir mesaj vermek için. bu dengeleri iyi yönetmek lazım. ben verilen cevapta bir sorun görmüyorum. adam daha gelir gelmez belli ki göze batmak istememiş.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!