• 2991
    bunlardaki "masaya yumruğunu vuran başkan" fetişizmine akıl sır ermiyor gerçekten. senelerdir bu tür bir başkan arıyorlar ama hiçbir beşiktaş başkanı bunlardaki bu "tuttuğunu koparan, masaya yumruğunu vuran, gözükara, kaşlı gözlü döşü kıllı başkan" tutkusunu bir türlü tatmin edemiyor.

    bunlara denk gelen her başkan bir süre sonra mutlaka hain veya pısırık ilan ediliyor. "lan biz masaya yumruğumuzu vursak kaç yazar, teknik direktörümüzün kafası yarıldı diye maça çıkmadık kimsenin umrunda olmadı. hatta hasan ali'nin statta muz yiyip taşak geçmesi bile maça çıkmama kararımızdan daha çok ilgi çekti, fener güle oynaya tur atladı biz ise kendimizi yıprattığımızla kaldık" demiyorlar. anlaşılmaz biçimde kendilerini büyük bir güç odağı sanıyorlar.

    "beşiktaş türkiye'deki en büyük sivil toplum kuruluşudur" türü zırvalara inanıp aptal saptal beklentilere giriyorlar. bu beklentiler karşılanmayınca her sene bir şeylere ağlıyorlar, sonra her sene başkanları bu ağlamalara destek vermeyerek bunları yarı yolda bırakıyor, çünkü isyan etse de beşiktaş camiasının hiçbir haltı değiştirmeye güç yetiremeyeceğini biliyor. el mecbur taraftara "he hü" deyip işine bakıyor. bunlar da her sene başka bir mağduriyet hikayesi uydurup "masaya yumruğunu vuran başkan istiyoruz" diye dertlere karıyorlar.

    inşallah alaattin çakıcı hapisten çıkınca bunların başkanı olur, bu sayede aradıkları masaya yumruğu vuran başkana kavuşmuş olurlar. (bkz: oğlum şampiyonlukta hiç mi payımız yok)