• 4145
    yine bir kırılma anına gelen takım. son bel senedir hakemlerin kendilerini kollamasıyla birlikte teknik direktör tercihleriyle hep turnayı gözünden vurdular. slaven bilic, şenol güneş, abdullah avcı ve sergen yalçın hep doğru tercihlerdi beşiktaş adına. biz riekerink, tudor ve mustafa denizli ile fecaat kararlar alıp geçiş dönemleri yaşarken beşiktaş hep baba teknik direktörlerle çalıştı. bakalım bu sefer de şans yüzlerine gelecek mi yapacakları tercih sonucunda. bunlar beşiktaş’ın hakikaten iyi günleri. doğru teknik direktör ve oyuncu seçimleriyle son bel yılda gerçekten büyüdüler. en olmuş ve yüksek halleri bu. yanlış oyuncu ve teknik direktör tercihleriyle 2000-2010 arası dönemi yaşayabilirler. o dönemi hatırlayanlar iyi bilir. beşiktaş ciddiye alınmazdı. şampiyon olması beklenmezdi ve iddialı kadrolar da kuramazdı. bakalım neler olacak?
  • 4146
    uzay takımı* kurup müthiş* top oynarken ve her maçta bir şekilde ittirilmesine rağmen son yılların kötü galatasaraylarından birini yalnızca 1 golle geçip şampiyon olabilen, kendi fatih terim'ini yaratma güdüsüyle hocasının iki buçuk ay kapısında yatıp her türlü nazını çeken, istediği topçuların hepsini kapı gibi mukavelelerle getirip istemediklerini gönderen yine de hocasına yaranamayan, her kulvardaki son 16 maçının yalnızca iki tanesini kazanan, şampiyonlar ligi'nde -16 averajla sıfır çeken ve hocası bu süreçte "çıkışı nasıl görüyorsunuz" sorusuna "valla göremiyoruz" diyip sırıtan küçük takım.

    ister karma diyin, ister kader, isterseniz de doğanın kanunu. aldığınız ahlar bir tarafınızda patlar.