• 3199
    süper lig 2020-2021 sezonu'nda çok iyi oynadığı, bizden çok daha üstün olduğu iddia edilen takım. bakalım işin doğrusu bu şekilde mi?

    ilk 7 haftada 3 galibiyet 1 beraberlik 3 mağlubiyet aldılar, o kısmı geçiyorum zaten.

    son 12 maçlarında 10 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyetleri var. önce hakem tartışmalarını katmadan tek tek hatırlayalım o maçları;

    1- 21 kasım 2020 beşiktaş başakşehir maçı: ilk yarıda harika oynayan, başakşehir'i ezip geçen beşiktaş devreyi 2-0 önde kapattı. ikinci yarı uzatmalarla birlikte 50 dakika oynandı. bu 50 dakikanın 25'inde başakşehir 1 kişi eksikti. o başakşehir, 50 dakikada 20'ye yakın şut çekti, 10'a yakın net gol pozisyonu buldu ve maç 3-2 bitti. 2 takımın bulduğu gol pozisyonlarını düşünecek olursak beşiktaş'ın çıkarması gereken maksimum puan 1'di.

    2- 29 kasım 2020 fenerbahçe beşiktaş maçı: ilk 4 dakikası itibariyle farklı fenerbahçe galibiyetiyle bitecekmiş gibi görünen maçta beşiktaş, vincent aboubakar'ın harika golüyle her şeyi değiştirdi. 45 dakika boyunca 10 kişi oynamalarına rağmen maçı söke söke kazandılar. 3 puanı sonuna kadar hak ettiler.

    3- 4 aralık 2020 beşiktaş kasımpaşa maçı: ilk 45 dakikayı 1 pozisyon ve 0 golle kapatmak üzere olan beşiktaş, 45+'da rakip defansın ve kalecinin hatasını çok iyi değerlendirerek 1-0 öne geçti. ikinci yarıya çok daha iyi başlayan beşiktaş, rakibinin 50. dakikada 10 kişi kalmasıyla rahat bir galibiyet aldı.

    4- 13 aralık 2020 alanyaspor beşiktaş maçı: ilk yarısında alanyaspor rakibini adeta ezdi geçti ve ilk yarı 1-0 bitti. ikinci yarıya iyi başlayan ve 65'e kadar oyunu domine eden taraf beşiktaş‘tı (bu dominasyon net gol pozisyonlarına dönüşmedi). 65 sonrası oyunu tekrar alan alanyaspor 82'de kırmızı görene kadar yine oyunu domine etti ve 2-0'ı da buldu. kırmızıdan sonra oyunu alan beşiktaş penaltıdan 2-1'i de buldu ama 2. golü atamadılar ve maç 2-1 bitti. alanyaspor sonuna kadar hak ettiği maçı kazandı.

    5- 20 aralık 2020 beşiktaş bb erzurumspor maçı: penaltı dakikası olan 58'e kadar neredeyse hiç etkili olamayan ve taş çatlasın 2-3 pozisyon bulabilen beşiktaş, 1-0 sonrasında açıldı ve güçsüz bb erzurumspor'u 15 dakikada 4'ledi. 58 öncesi ve 58 sonrası 2 farklı maç oynandı kısacası.

    6- 24 aralık 2020 ankaragücü beşiktaş maçı: ankaragücü özellikle ilk yarıda sürüyle gol kaçırdı, doğru düzgün pozisyona bile giremeyen beşiktaş duran topla maçı aldı.

    7- 28 aralık 2020 beşiktaş sivasspor maçı: girdiği ilk pozisyonda attığı golle 1-0 öne geçen beşiktaş, rakibi 45 dakika boyunca 10 kişi oynamasına rağmen maçı 5-6 pozisyonla tamamlayabildi. tabi bu pozisyonların 3'ü gol olunca 3-0'lık göze çok hoş gelen bir galibiyet almış oldular.

    8- 3 ocak 2021 kayserispor beşiktaş maçı: beşiktaş'ın dakika 88'e kadar girdiği taş çatlasın 2-3 pozisyondan biri kaçırdıkları penaltıydı. 88'de 1 penaltı daha kazandılar ve 0-1 öne geçtiler. 90+'da kalecilerinin kurtardığı frikiğin dönüşünde 0-2 yaptılar ve maçı bu skorla kazandılar.

    9- 6 ocak 2021 beşiktaş çaykur rizespor maçı: rizespor'u ezip geçtiler ve 6-0 gibi müthiş bir skorla kazandılar. çok iyilerdi.

    10- 10 ocak 2021 hatayspor beşiktaş maçı: ilk yarıda 2 takım da bol bol pozisyona girdi ve ilk yarı 2-2 bitti. pozisyon sayısı bakımından beşiktaş biraz daha etkili olan taraftı denilebilir. ikinci yarıda iki takım da neredeyse hiç pozisyona giremedi ve maç da 2-2 bitti. maçın oyun olarak hakkı beraberlikti diyebilirim.

    11- 17 ocak 2021 beşiktaş galatasaray maçı: mbaye diagne'nin dakika 58'de gördüğü kırmızı karta kadar beşiktaş'ın hücumda daha fazla gözüktüğü ama 2 takımın da 1'er net pozisyon bulduğu, net olmayan pozisyonlar ve şut sayısı bakımından da tamamen 50-50 bir maçtı. pozisyon bulma adına her şey eşitti kısacası. mbaye diagne'nin kırmızı kartı sonrası oyun üstünlüğünü eline alan beşiktaş, christian luyindama nekadio'nun bireysel hatalarını değerlendirerek sonuca gitti ve 2-0 kazandı.

    12- 21 ocak 2021 fatih karagümrük beşiktaş maçı: izlemedim ama çok üstün oynamışlar ve rakiplerini ezip geçmişler. tebrik etmek lazım.

    sonuç olarak;

    - beşiktaş son 12 maçta kaybettiği 5 puanı da hak ederek kaybetmiş.
    - kazandıkları 10 maçın;

    1- 3'ünü baştan sona hak ederek kazanmışlar (fenerbahçe-rizespor-fatih karagümrük).

    2- 3'ünü gollere kadar tamamen etkisiz kalıp gollerle beraber moral bularak kazanmışlar (45+'da öne geçtikleri kasımpaşa, 58'de öne geçtikleri bb erzurumspor ve 88'de öne geçtikleri kayserispor maçları).

    3- 2 maçı oyunun 11'e 11'lik kısmını zerre hak etmemelerine rağmen rakiplerinin 10 kişi kalmasıyla koparmışlar (sivasspor-galatasaray). hatta 11-10'kenki oyunları bile çok galibiyete yakın değildi bu 2 maçta. fırsatları çok iyi değerlendirdiler sadece.

    4- 2 maçta da beraberlik olması gereken maçtan galibiyet çıkarmışlar (başakşehir-ankaragücü).

    yani bu saydığım 12 maçın 3'ünü 90 dakikasını hak ederek olmak üzere toplam 6'sını gerçekten hak ederek kazandılar. diğer 6 maçta aldıkları 13 puan rahatlıkla 4 puan olabilirdi. ankaragücü'ne yenilmeleri, galatasaray, sivasspor ve başakşehir ile berabere kalmaları işten bile değildi. ama bu saydığım takımları bir şekilde yendiler ve ortaya sonuç olarak kendileri adına çok güzel bir tablo çıktı. ama oyun olarak aynı derecede bir güzellik göremediğimiz apaçık.

    bu 12 haftada 11 maç oynayan galatasaray'ın kazanmayı net bir şekilde hak ettiği maç sayısının 6 olduğunu hatırlatmak isterim. kayserispor-rizespor-hatayspor-antalyaspor-gençlerbirliği-denizlispor maçlarını baştan sona (hatayspor maçının 50-75 arası hariç belki) hak ettik ama bu maçlardan 13 puan çıkarabildik.

    bu dönemde kazandığımız göztepe ve trabzonspor maçları rakiplerden 1-2 tık daha iyi olmamıza rağmen beraberliğe yakın ve şanslı olduğumuz maçlardı. fatih karagümrük, konyaspor ve beşiktaş maçlarında da en azından beraberliği hak etmemize rağmen 0 puan aldık.

    tüm bu verilere bakınca şu 12 haftayı beşiktaş bizden çok daha iyi oynamış demenin çok hatalı bir söylem olduğu açıkça görülüyor.

    12 maçta nasıl bu kadar puan aldıklarını bitiricilik, kritik anlarda şanslı olma gibi yönlerden açıkladık. gelelim diğer yönlerine;

    1- hakemler: beşiktaş sezonun başından beri hakemler tarafından feci bir biçimde kollanıyor. her hafta lehlerine majör ve minör hakem hataları oluyor. hakem konusunda karşılaştırmalı örnek vermek istiyorum;

    a- 23 kasım 2020 galatasaray kayserispor maçı: bu maçı biz yerine beşiktaş oynuyor olsa 90'da skor 1-1 iken verilmeyen net penaltımız verilir, kabak gibi penaltı olduğu için hiçbir şekilde tartışılmaz ve maç 2-1 biterdi. herkes de "beşiktaş inanılmaz oynadı" derdi ki haklı da olurlardı. o gün inanılmaz oynamıştık çünkü. (bkz: 23 kasım 2020 galatasaray'ın verilmeyen penaltısı)

    b- 28 aralık 2020 beşiktaş sivasspor maçı: bu maçı beşiktaş yerine biz oynuyor olsak ilk gol katiyen verilmez, georges-kevin nkoudou mbida'nın hareketinin aynısından dolayı bize kırmızı çıkardı. 0-0 10'a 11 devam eden maçı da yüksek ihtimalle maksimum 1 puanla tamamlardık. taraftarımız takımı ve hocayı linç ederdi.

    c- 2 ocak 2021 galatasaray antalyaspor maçı: bu maçı biz yerine beşiktaş oynuyor olsa emre kılınç'ın pozisyonunda kırmızı değil sarı bile çıkmaz, 2. yarının başında bize pozisyonlar veren antalyaspor 11'e 11 dayanamaz ve beşiktaş galibiyet golünü atardı.

    d- 3 ocak 2021 kayserispor beşiktaş maçı: bu maçı beşiktaş yerine biz oynuyor olsak yüksek ihtimalle 2. penaltı çalınmaz, kamuoyu da "hakem ne iyi etti de penaltıyı çalmadı" derdi. hatta maalesef bazı taraftarlarımız da "aleyhimize çalınsa çıldırmaz mısınız" diyerek penaltının çalınmamasını aklardı. 90 dakika boyunca güçsüz kayserispor'a karşı 2 pozisyon bulabilen takımımız ve hocamız da en ağır eleştirilere maruz kalırdı.

    e- 10 ocak 2021 hatayspor beşiktaş maçı: bu maçı beşiktaş yerine biz oynuyor olsak son dakikalarda yapılan 2 penaltıdan biri muhakkak çalınırdı ve maçı kaybederdik. elbette ki hocamıza ve oyuncularımıza denmeyen kalmazdı.

    f- 17 ocak 2021 beşiktaş galatasaray maçı: iki takım bu maçı formaları değiştirerek oynasa %100 gol pozisyonu kesilmez, valentin rosier atılır ve mbaye diagne atılmazdı. maçın da kazananı haliyle değişirdi.ve maalesef bazı galatasaraylılar dahil olmak üzere kamuoyunun tamamı da şunları derdi; "valentin rosier tam bir kasap, geç bile atıldı. mbaye diagne'nin atılmaması doğru karar çünkü hem önce topa vuruyor, hem francisco javier montero rubio kafasını çok eğiyor, hem de mbaye diagne'nin müdahalesi sert değil".

    saydığım sadece 6 maç var, bizim aleyhimize ve beşiktaş'ın lehine bu saydığım hataların/çifte standartların kaç katı oldu aslında. çıkan/çıkmayan kartlar, verilen/verilmeyen penaltılar, verilen/verilmeyen fauller, saha dışında verilen/verilmeyen cezalar... neler neler oldu ve en az %90'ı bizim aleyhimize ve beşiktaş'ın lehine oldu. ama sadece bu 6 maçı düşünecek olsak bile durum çok vahim. bu 6 maç bile 15 puan fark yarattı. an itibariyle 5 puan gerisinde olduğumuz beşiktaş'ın en az 5 puan önünde olacaktık bu bahsettiğim 6 maç düzgün yönetilseydi.

    2- eksikler: beşiktaş bu 12 maça maksimum 3, nadiren 2, genellikle 1 veya 0 kritik eksikle çıktı. galatasaray ise bu 12 haftada çıktığı 11 maçın tamamına minimum 4 eksikle çıktı. kayserispor ve rizespor maçlarına 7 eksikle çıktık mesela. takımda form tutan herkes sakatlandı. sezon başından bugüne sırasıyla marcelo josemir saracchi pintos (son 11 maçın 9'unda ilk 11 oynayacak kadar sağlıklıydı), radamel falcao (11'de 0), ryan babel (11'de 2), younes belhanda (11'de 8), omar elabdellaoui (11'de 2), arda turan (11'de 8), okan kocuk (11'de 8), christian luyindama nekadio (11'de 2), emre taşdemir (11'de 6), sofiane feghouli (11'de 7), oğulcan çağlayan (11'de 10) isimlerinin hepsi sakatlandı, hatta istisnasız hepsi istim üstündeyken sakatlandı. hepsi de en az 2 maç kaçırdı, hatta bazıları 5-6 maç kaçırdı. sezonun ilk 18 maçını kaçıran ligin en iyi oyuncusu fernando muslera'dan (11'de 1) bahsetmiyorum bile. son 11 maçta kullanamadığımız oyuncu sayısı maalesef çok büyük bir rakam.

    aslında eksikleri tek maç üzerinden bile açıklayabiliriz. 17 ocak 2021 beşiktaş galatasaray maçı'nda fernando muslera-omar elabdellaoui-sofiane feghouli-radamel falcao 4'lüsü sağlıklı olsaydı ve atiba hutchinson-valentin rosier-rachid ghezzal-vincent aboubakar 4'lüsü sakat olsaydı sonuç sizce ne olurdu? şundan eminim ki biz aynı şekilde 0-2 kazansak oyunu eleştirmekten sevinç yaşayamazdık.

    3- kadro kalitesi: burada beşiktaş'ın kadrosunun bizden iyi olduğunu savunmayacağım, 19 hafta boyunca sahaya çıkan beşiktaş kadrosunun galatasaray kadrosundan aşağı kalır bir yanı olmadığını savunacağım.

    adamların orta saha ve hücum hattı atiba-necip-josef-dorukhan-mensah-oğuzhan-larin-nkoudou-töre-hasic-ljajic-ghezzal-aboubakar-güven-atakan isimlerinden oluşuyor. lens'i ve boyd'u listeye bile almadılar düşünün. lens ve ljajic bizde olsa hocadan üst düzey verim almasını bekleriz, alamasa demediğimizi bırakmayız. adamlar birini listeye bile yazmadı, öbüründen de neredeyse 0 verim alıyorlar.

    bizim orta saha ve hücum hattımız ise donk-taylan-arda-oğulcan-kerem-etebo-babel-diagne-falcao-feghouli-belhanda-jesse-emre kılınç-emre akbaba-ömer bayram-ali yavuz isimlerinden oluşuyor. ve listeye yazmadığımız kimse de yok.

    biz belhanda'dan azami ölçüde verim alıyoruz, adamlar 1 yaş genç ve benzer kalibredeki ljajic'ten verim almaya ihtiyaç bile duymuyorlar. adamların oynattığı ve düşük profilli gördüğümüz larin ve nkoudou, oğulcan-jesse-kerem 3'lüsünün katbekat üstünde. larin geçen sene belçika ligi'nde estirdi. nkoudou'nun yaşı ve cv'si belli zaten. lens ve boyd'u saymıyorum bile, adamlar listeye bile eklemediler bu 2 oyuncuyu. mecburen orta sahada kullandığımız feghouli-emre kılınç 2'lisini kanat olarak görsek bile ghezzal-nkoudou-larin-hasic-töre-atakan 6'lısı feghouli-arda-emre kılınç-kerem-jesse-oğulcan 6'lısıyla ancak dengeleniyor. ama feghouli-emre kılınç 2'lisini mecbur orta sahaya yamıyoruz.

    adamlar süper ligde gayet iyi oynamış olan boyd'u listeye yazmıyorlar, biz 3 alt ligden gelen kerem, 1 alt ligden gelen jesse niye az süre alıyor diyoruz. adamlar lens'i kadroya bile yazmıyorlar, biz aynı bitmişlikle gelen arda'yı ilk 11 oynatıyoruz. mensah'ı biz istiyoruz, alsak ilk 11 oynatacağız. adamlar alıyor ve maçına göre ilk 11 oynatıyor.

    merkez orta sahada bizden zaten net bir şekilde daha güçlüler, taylan (başka mevkiden devşirme)-etebo-belhanda-ömer (başka mevkiden devşirme)-donk (başka mevkiden devşirme)-feghouli (başka mevkiden devşirme)-emre kılınç (başka mevkiden devşirme) orta sahasına karşı atiba-dorukhan-mensah-necip-josef-oğuzhan orta sahası. arada rakibimiz lehine belirgin bir fark var maalesef.

    savunmaları bizden kötü ama aradaki fark o kadar fazla mı? stoperlere bakalım. bizde marcao-luyindama-donk-emin-ozornwafor varken onlarda vida-montero-welinton-necip var. bizim hattımız elbette net bir şekilde daha iyi ama beşiktaş'ın stoperleri çöp falan değil. hele de domagoj vida ve welinton hiç çöp değil.

    kalecileri kötü, ama biz de okan kocuk ve fatih öztürk ile oynadık zaten. orada da çok büyük bir fark yok.

    asıl farkı beklerde yaratabilecektik ama gelgelelim farkı yaratacak beklerimizden biri 19 maçın 9'unu, öbürü de 6'sını kaçırdı. adamlarda valentin rosier geldiğinden beri sadece 2 maç kaçırdı, öbür beki de yine pek maç kaçırmayan fabrice n'sakala-rıdvan yılmaz ikilisiyle rahatça götürdüler. bizde emre taşdemir ve martin linnes oynadı birçok maçta. bence kesinlikle valentin rosier-rıdvan yılmaz ikilisinden daha düşük kalitedeler. hal böyle olunca beklerde de fark yaratamadık.

    sonuç olarak kadroları bize göre pek de kalitesiz değil. sakatlıkları da göz önünde bulundurursak 19 haftanın toplamında bizden daha kaliteli bir kadroyla oynamışlar hatta. bu da işin şans boyutu. şanssızlıklar bir türlü yakamızı bırakmadı. omar elabdellaoui'nin kazası da tüyü dikti. umarım şanssızlıklar yakamızı bırakır artık.

    toparlayacak olursak, bu adamlar evet fena top oynamıyor ama kesinlikle bizden iyi değiller ve kesinlikle uzay futbolu oynamıyorlar. hakem, kalite ve şans faktörleri bu puana gelmelerini sağladı. bu faktörlerden biri bile giderse baş aşağı çakılmaları yüksek ihtimal.

    kendilerinin bu kadar iyi görülmesinin sebebi taraftarımızın kendi takımını fazlasıyla gömen, rakip takımı fazlasıyla öven yapısı. diğer takımlarda bu tam tersidir mesela. onların tutumu çok sağlıksız ama bence bizim tutumumuz da doğru değil. kendi oyunumuza büyük haksızlıklar ediyoruz. komşunun tavuğu kaz görünüyor bize. özellikle konu beşiktaş'a geldiğinde yapıyoruz bunu. adamlar etkisiz kalıp son dakikalarda çözdükleri maç sonrası çok güzel oynamış oluyor, biz fark attığımız maçta 15 dakika rölantiye alsak zaafiyet göstermiş oluyoruz. kendi çocuğunu her fırsatta eleştirip komşunun salak çocuğunu öven babalar gibiyiz. değerlendirmemiz böyle olunca da vardığımız sonuç haliyle "beşiktaş bizden çok daha iyi oynuyor" oluyor.

    son olarak şunu da demek istiyorum; konuyu hakemlere bağlamayalım, şansa bağlamayalım diyeceksek 6 haftadır fenerbahçe de efsane bir futbol oynuyor. adamların fikstürü başakşehir-kasımpaşa (dep)-alanyaspor-bb erzurumspor (dep)-ankaragücü-sivasspor (dep) gibi oldukça zorlayıcı bir fikstürdü. bu 6 maçta 5 galibiyet 1 beraberlik alıp 16 puan topladılar. kazandıkları 5 maçı sırasıyla 3-3-1-3-2 farklarla kazandılar ve 12 averaj yaptılar. buldukları pozisyon ve verdikleri pozisyon istatistikleri de bu maçların çoğunda gayet iyiydi. 6 haftada topladıkları puan itibariyle de beşiktaş'a eşitler. kaldı ki bunu yaparken çok ciddi sakatlık problemleri yaşadılar, bir sürü maça bol yedekli kadrolarla çıktılar. ve beşiktaş ile aralarında sadece 2 puan fark var. beşiktaş'ı övüyorsak onları da övmemiz, beşiktaş'ı kendimizden üstün görüyorsak fenerbahçe'yi de kendimizden üstün görüyorsak gerekmez mi?

    işte ben diyorum ki iki takımın da bizden üstün olduğu falan yok. fenerbahçe'yi de görürdüm başakşehir maçındaki hakem katliamı, alanyaspor maçında çıkmayan kırmızılar, ankaragücü maçında verilen 2. gol, sivasspor maçında çıkmayan kırmızılar olmasa. bu kadar sıkıntılı kadroya rağmen iki rakibimizden de gayet daha iyi top oynuyoruz. transferlerimiz gelir, hakemler azıcık adil maç yönetmeye başlarsa zaten ligi rahatça önlerinde bitiririz. bunlar olmasa bile şanssız sakatlıklar peşimizi bırakırsa ligi kazanırız.

    müsterih olmamız, sakin kalmamız lazım. transferler de gelmek üzere zaten. sadece henry onyekuru, irfan can kahveci ve halil ibrahim dervişoğlu 3'lüsü bile gelse -ki geliyorlar gibi duruyor- çok büyük fark yaratırız. beşiktaş rüzgarının kesilmesi de adil yönetilen 3 maça bakar. sonrası in fatih terim we trust zaten.

    edit: sevgili era1p sağolsun çok güzel bir noktaya değindi beşiktaş'ın sakatlıklarının az olmasının bir şeyleri doğru yaptıklarının kanıtı olduğunu söyleyerek. ben de o konuyu yazacaktım ama biraz üşendim açıkçası. öncelikle bizim yaşadığımız 3-4 haftalık sakatlıkların birçoğu tercih diyebilirim. hoca da 20 ocak 2021 galatasaray denizlispor maçı öncesi değindi buna. kondisyonerin scott piri olması demek bu sakatlıkların olması ama geniş bir rotasyona sahip olmamız demek. fenerbahçe de fiziksel antrenmanlarını bu düşünceyle ayarlıyor olabilir, bilmediğim için konuşamayacağım. benim şanssızlık derken bahsettiğim sakatlık türleri bunlar ve benzerleri aslında: (bkz: #3069973)

    benim bahsettiğim eksikliklerimizin 6'sı ağır geçirilen covid-19, omar'ın 2. sakatlığı yılbaşı kutlaması, muslera'nınki bacak kırığı ve luyindama'nınki 10 ay top oynamama sebepli artçı etki kaynaklı olduğu için şanssızlığa vurgu yaptım. kondisyonerimizin scott piri olduğunu göz önünde bulunduracak olursak feghouli, oğulcan ve falcao'nun sakatlıkları öngörülebilir sakatlıklardı tabii ki. ama onların 3'ünün de, hatta listede saydığım 10 küsür oyuncunun tümününde en formda olduğu dönemlerde gitmesi "ancak bu kadar olur" dedirtiyor.

    beşiktaş için de şunu söylemek gerekir, evet belli ki işlerini iyi yapıyorlar antrenman konusunda. ama onlarda özellikle vincent aboubakar'ın sakatlık kaynaklı hiç maç kaçırmaması büyük şans. umarım sakatlık konusunda bu şansları da devam eder, kesinlikle "biz yaşadık onlar da yaşasın" demiyorum. "artık biz de yaşamayalım da her takım tam gücüyle oynasın" diyorum. bunu istemenin de hakkım olduğunu düşünüyorum.