• dikkat* bu yazı küfür içeriklidir !

    "yok derın villyıms, yok kobe bıraynt yok ebesinin amı" diyerek sövdüğüm bişey...bişey diyorum, çünkü basketbol takımından başka her şey olabilir başlıktaki bu şey.

    "ülkemizin reklamını yapıyoruz arkadaş, bak nasıl adamlar getiriyoruz görüyor musunuz" diyerek akıllı (!) taraftarlarını ve aptal liberalist takımını pohpohlamaktan ve gerizekalı sponsorlardan başka bir şey değildir yaptıkları.

    yapılan şu : nba lokavt ilan ediyor, bu gerizekalılar da parasızlıktan kapatmak üzere oldukları basketbol şubesine deron williams' ı transfer ediyor, duruma göre kobe bryrant' ı da bitirmek üzereler. büyük iş başarmış gibi de başkanları geziniyor. yahu kimse de çıkıp demiyor ki, " arkadaş sen hani kapatıyordun şubeyi ne oldu da böyle transferler yapıyosun? ".

    sponsorlarla transfer yapıyorlarmış, sponsor da kim, türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının parasıyla kurulan türk hava yolları. atatürk' ün ülkesinde, halkın parasını bir sene bile bu ülkede oynamayacak adama bu veriyorlar ve büyük iş yaptık diyorlar. bu arada türk hava yolları zaten kobe'nin sponsoru, yani sponsor olduğu adama daha fazla para yedirme politikası. afedersiniz de sikim gibi iş yaptınız, bende de para olsa basarım lokavt zamanı parayı kobe'ye mahallede karşılıklı maç yaparım.

    dünya standartları üzerinde(!) idare edilen, yeni uçak alımında havaalanında deve kesen thy madem spora önem veriyosun, o parayla 81 ilde 10' ar tane basketbol sahası yaptırırsın. hani gençlik var ya, spor yapsın sigara içmesin, kötü alışkanlıklar edinmesin. bu olay da aktif sporla olur, ama bakıyoruz aktif spor yapabileceğimiz bi yer yok. ama yasa var ne güzel, 24 yaşından önce içki içemiyorum, film izlerken sigara gösterilmiyor, aman çocuklar etkilenmesin... çocuklar da aptal ya televizyondaki insanın ağzındakinin sigara olduğunu anlamıyolar...sizin yüzünüzden televizyonda film izleyemiyoruz güzel(!) insanlar. yasa yapmak yerine var olan yasalarla gençleri spora yönlendirmek desen hepsi mala bağlıyor.

    atatürk demiş ki istikbal göklerdedir, az önce bahsettiğimiz thy kurulmuş, hatta uçak bile yapmışız zamanında. sonra aynı atatürk " ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim " demiş.

    hatta ve hatta ülkemizde gençlik ve spor bayramı yapılıyor, bunda da atatürk' ü anıyoruz. anarken bir şeyi unutuyoruz : atatürk bize doğru, yetkin insanlar yetiştirmemizi ve bu insanlara, yani türk milletinin insanlarına güvenmemizi hedef göstermiştir. kendisi de aynı şekilde davranmıştır, hastalığında dünyanın en iyi hekimleri ona bütün ilgi ve alakayı göstecekken o: " beni türk hekimlerine emanet ediniz " diyerek türk toplumuna olan güvenini göstermiştir.

    şimdi başa dönersek, başlıkta yazan beşiktaş erkek basketbol takımı ne yapıyor ?

    sözleşmeleri devam eden oyuncularına para vermiyor, bu oyunculara sözleşmeyi feshetme teklifi getiriyor, insanlar aylardır emek verip karşılığını alamadıklarından haklarını arıyorlar ve feshetmiyorlar. bu gerizekalı insanlar topluluğu da emektar basketbolculara ceza olarak günde 3 antrenman yaptırıyor, eğer bir antrenmana gelmeyen olursa noterle cezalarını kesecekler. bu üç * * * " zeki, çevik ve ahlaklı " türk basketbolcusuna eziyet ediyorlar, para vermiyorlar ama kobe' yi getirerek büyük iş yapıyorlar, bunlara da çanak olan götoğlanları da halkın parasını çatır çatır dışarılara yediriyorlar.

    sonuç mu, ülkede spora yatırım yok, gençler teşvik edilmiyor, hadi eskaza sporcu olduk diyelim, o zaman da güveni olmuyo sporcunun, sahada rakiple, saha dışında götlerle uğraşıyor.

    son olarak " atatürk beşiktaşlıydı " diyerek atatürk' ü küçülten beşiktaş camiası, hepinizin kedi canını...

    edit: entry beladan kurtarıldı...
  • beşiktaş'ı yazarken onların ilgilenip hatta anlaşıp ama sonradan vazgeçtikleri oyuncuları yazayım dedim ama o kadar fazla ki bir çok ismi kaçırdım. daha sezon sonu murat can güler, nedim yücel, ali karadeniz, ersin görkem, charles smith, benjamin eze, kyrylo fasenko, milko bjelica, petravicius...

    ya ellerinde olup tutamadıkları. aj oglivy*, serkan erdoğan, cevher özer. acaba beşiktaş'a gönül vermiş insanlar bu oyuncuların neden gittiğini biliyorlar mıdır onu çok merak ediyorum. bildiğim kadarıyla söyleyeyim. cevher özer sezon ortasında takımdan ayrılmayı kafasına koymuştu nedeni geçiken ödemeler. aj ogilvy sadece 30.000 dolarlık geciken ödemesi yüzüne ayrıldı. serkan erdoğan'da benzer bir şekilde sözleşmesi olmasına rağmen ödemelerde ki sıkıntıları neden göstererek sözleşmesini tek taraflı feshederek ayrıldı.

    geçen sezona tekrar dönelim. sezon başı takım bütçesi muhtemelen cola turca'nın verdiği 4 milyon dolar civarı bir meblağ olarak belirlenmiştir. ama beşiktaş yönetimi zaten bu parayı gelmeden harcadığı için muslukları biraz kısmak zorundadır. anlaşılan yerli oyuncuların alacağı ücretler biraz sıkıntı yaratmaktadır.

    nihayetinde kadro şekillenmeye başlar. tahminen 2,5-3 milyon dolar arası bütçeli bir takım yaratılır. ama o da ne bir anda ortaya allen iverson belirir. takım bütçesinin neredeyse yarısından fazla bir ücretle. 1,5 milyon dolara imza atar.

    olaylar bundan sonra gelişir. türk oyuncular hatta bazı yabancı oyuncular aylarca maaşlarını alamazlar. iverson sakatlanır, koç değişir, beşiktaş başarısız bir sezon geçirir...

    yıl 2011. igor rakocevic kavgasıyla güzelim efes pilsen kadrosunu heba eden ergin hoca ve allen iverson olayından ağzı yanan beşiktaş basketbol şubesi transfere bomba gibi girer. hedef deron williams ve lokavtın diğer meyveleri...insan hiç mi ders mi ders almaz, hiç mi utanmaz oyunculardan, taraftardan. sen ki siena efsanesinin temelini atan ergin ataman.

    ergin ataman bir kenarda dursun bu işin asıl çıban başı şeref yalçın. bjk basketbol şube sorumlusu. basketbolu takip eden insanlar bana söylesinler aj ogilvy-benjamin eze-ali karadeniz-nedim yücel-david hawkins-charles smith-serkan erdoğan-murat can güler ve bu kadroya ilave edilecek euroleague seviyesinde bir pg'li ve 2 ay önce kurulmuş bir takım mı yoksa şu an kurulmuş olan mevcut kadro mu daha akılcı. ki bahsettiğim isimlerin hepsiyle bjk anlaşmış fakat şubedeki belirsizlikten dolayı oyuncular beklemeyip başka takımlara gitmişlerdir.

    hemen hemen bütün takımlar kadrolarını şekillendirip hazırlık kampına başlarken bjk hala oyuncu arıyordu. ki oyuncu aramaktan ziyade abd sınırları içinde muhtelif yerlerde büyük görüşmeler sürdürüyorlardı. takımı kurarken direksiyonda ki oyuncuyu lokavttan bulup getirdiler yetmedi uzun ihtiyacını da buradan karşıladılar. lokavt oyuncusunun sıkıntılarını dilim döndüğünce anlatmıştım, fikrim değişmedi http://gss.gs/732732

    beşiktaş takımı kurarken büyük hatalar yaptı. lokavt bir yana transferde bu kadar geç kalınması ve kalite olarak dillendirilen hedeflerden çok uzak türk rotasyonu oluşturulması belki de onlar için daha büyük acziyet.

    beşiktaş bugün şampiyonluk hedefiyle başladığı eurocup macerasını dexia mons deplasmanında suya gömdü. elenmenin nedenleri açık. takım hazır değil, daha doğrusu henüz ortada bir takım yok. takım şutör oyuncularının performansına bakıyor. pota altı yol geçen hanı vs.

    bu sezon için beşiktaş taraftarının beklentileri de çok farklıydı nihayetinde ama takım kurulurken başlayan hatalar onları dipsiz bir kuyuya sürüklüyor. pota altında savunma ne ki diyebilecek kadar savunma özürlü erwin dudley ve zoran erceg'le başlıyor. caydıcılık kocaman bir 0. takımın en güvendiği isim marcelus kemp maç başına rahat 20 sayı atar ama sadece atar. d-will'ın arkasında bekleyen mehmet yağmur ve can akın şampiyonluğa oynayabilecek bir takımın pg'si için yetersiz. bu kadro yapısında bu başı boş ortamda yıllarca euroleague seviyesinde kral gibi oyunlar oynayan herşeyi yapan david hawkins gibi adama yazık oluyor insan ona üzülüyor.

    ellerinde 10 kişilik bir rotasyon var. lokavt bitince bu sayı 8'e inecek sadece 8.

    (bkz: deron williams)
    (bkz: can akın)
    (bkz: mehmet yağmur)
    (bkz: serhat çetin)
    (bkz: marcelus kemp)
    (bkz: david hawkins)
    (bkz: semih erden)
    (bkz: erwin dudley)
    (bkz: baris hersek)
    (bkz: zoran erceg)

    beşiktaş'tan bu sene pek ümidim yok. inişli-çıkışlı grafikleri olacaktır. garip maçlar kazanıp garip maçlar kaybedecekler. ligde ilk 4'e girmeleri benim için büyük süpriz olur. an itibariyle hal ve gidişatta göz önünde bulundurularak telekom ve banvit'in onların önünde olduklarını söylemem gerek. play-off ilk turda elenirler.
  • 2011-2012 sezonunda deron williams ve semih erden bu takimdan ayrildiginda herkesin dilinde "besiktas sicti", "besiktas bu adamlar olmadan ligden duser", "fark atariz bunlara" gibi sozler edilmisti. besiktas normal sezon bitiminde fenerbahce ile eslestiginde, fenerbahceliler "galatasaray ile yari finalde eslesecegiz" , galatasaraylilar ise "fenerbahce ile yari final oynariz" demisti. besiktas, fenerbahce serisini kayipsiz gecti, galatasarayda oyle. derken euroleague baskaninin konusmalari butun camiayi rehavete soktu. yari final ilk macini oynadigimizda "acaba efes mi gelir, banvit mi" diyorduk. yillardir ne kendi evimizde ne deplasmanda kaybetmedigimiz besiktasa bu sene 2 yari final verdik. nedeni bizden daha iyi bir takim olmalari degil, bizden cok ama cok daha fazla istemeleri. basketbol boyledir. ne futbola benzer ne baska birseye. hayatta insana cok guzel dersler verir.
  • arroyo
    mensah bonsu
    erceg
    can akın
    dudley
    hawkins
    kemp
    serhat çetin
    +
    bu sezon aldığı sürelerde kötü oynamayan barış hersek
    ve hakikaten genç yetenek kartal.

    bu takımla ilgili habire 'onlar 5 kişiydi' tespitleri filan yapılıyor da nasıl 5 kişiler anlamıyorum. öyle geniş bir rotasyonları yok ama öyle abartıldığı kadar da dar bir kadroya sahip değiller. ben basketbolda çok geniş kadroların da avantajdan ziyade dezavantaj olduğunu düşünüyorum. ergin ataman da öyle rotasyon delisi bir koç değil. bu ligin oktay mahmuti'den sonraki de en mahir koçu. ve kesinlikle sezonun adamı. müthiş işlere imza attı. atmaya da devam ediyor. aslında kariyeri de böyle başarılarla dolu bu adamın. bizim taraftar pek sevmez, sevmediği için de hakkını vermez ama nasıl ki baroni net iyi topçuysa, ataman da net çok büyük coach.

    bu seneki yabancı tercihleri, o kadar amerikalıya bu basketbolu oynatması, iki kupada da sonuna kadar gitmesi ve ikisinde de sonunu getirmesi. üstelik iki kere takım kurmak zorunda olduğu bir sezonda bunları yapması..gerçekten akıl almaz ve bir o kadar da takdir edilesi işler.

    şimdi de bbl 2011-12 sezonu yarı finali için karşımızdalar. her şeyden önce bize ters gelen bir takım ve benim de en çekindiğim ekip.

    bu seriyi biz geçersek, biz şampiyon oluruz. onlar geçerse, onlar şampiyon olur.

    bence.
  • bu kadar zorluğa rağmen, takım olarak savaşıp karakter koymaya çalışan ve bunu sadece bir iki maç dışında 'hep' başaran bir takım varken milyonluk eşşeklere dönüşmüş efes'i desteklemek benim gözümde sadece fanatizm ile mümkündür.

    beşiktaş taraftarının ağzının ayarı olmayabilir. ama bu sonuçta beşiktaş'ın haketmediği ve hele efes'e nazaran daha çok desteği hakettiğini değiştirmiyor bence.

    bu sene gerçekten ilham kaynağı olacak derecede başarılara imza atmış "takım".
  • fenerbahçe euroleague şampiyonu olursa ligi sallamayacağından şampiyonluğuna kesin gözüyle baktığım takım beşiktaş. ufuk sarıca bu sezon çok fena bir kimya oturtmuş. hangi maçlarını izlesem büyük sertlikte kemik gibi maçlar oynuyorlar. salonları da çok acayip, ufacık bir salon ama çok yakın sahaya ve etkili atmosfer oluyor. yolları çok açık.
  • 8 mart 2017 beşiktaş karşıyaka basketbol maçı sonucunda fiba şampiyonlar ligi'ne veda ederek ağır bir darbe aldığını düşündüğüm takım. bu kupa kesinlikle hedefleriydi. lig şampiyonluğu için benim adayımdı sezon başı gösterdikleri performans ile ama fenerbahçe saha avantajını vermeyecek gibi duruyor. bu kulvar kazanma şanslarının daha yüksek olduğu bir kulvardı ve elendiler. ne kadar euroleague gibi bir platform olmasa da hangi kupada oynuyorsan ve onu kazanmışsan bu değerlidir, o açıdan önlerindeki büyük bir şansı favorilerinden biri oldukları kupaya erken veda ederek kaybetmiş oldular.