• 135
    unutulmadan son sürat devam etmesi gereken kampanya.

    eğer haklarımızın yenmesini istemiyorsak, düzene para katkısı yapmayacağız. çarkın dişlisine zarar verirsek diğer çarklar da dönmemeye başlar.

    30 milyon galatasaraylının anlamı, en çok üyenin biz olduğumuz yerde iptallerin dikkate alınır noktaya geldiği yerde işe yarar. yoksa kimse hiçbir şeyi değiştirmez.
  • 137
    bilmiyorum hatırlar mısınız; zira tepki koymayı, eylem yapmayı unutmuş bir toplum olarak hatırlamak kolay olmayabilir. aydınlık için bir dakika karanlık eylemi vardı. meşhur susurluk kazasıyla birlikte derin devletin adeta "ifşa olmasıyla" üstünün örtülme çabalarını gören insanların olayın aydınlığa kavuşması için dikkat çekme eylemiydi. dönemin siyasileri bunu "gulu gulu dansı" diyerek aşağılamaya çalışmış, tepkisiz kalan çoğunluk da bu fikre destek olmuştu.

    o yıllarda sendika eylemleri de meşhurdu. yılın belli dönemlerinde genelde ankara'da tüm yurttan kamu görevlileri gelir, yürürlerdi. slogan atıp seslerini duyurmaya çalışırlardı. yine siyasiler polis gücü ile sert şekilde müdahale eder, insanlar da yollar kapandığı için eylem yapan gruba tepki gösterirlerdi.

    malum gezi parkı eylemleri döneminde de tepki gösteren insanlar vandalizmle suçlandı, tencere tava hep aynı hava şeklinde yorumlandı. hatta akşam saatlerinde tencere çalıyorlar rahatsız oluyoruz diye karakola şikayetler edildi.

    iktidara, egemen güçlere, mutlak hakimiyet sahiplerine tepki gösteren kimseye karşı tepki gösterilmemelidir kanımca -eğer mutlak güç sen değilsen-. çünkü her eylem, her tepki haksızlığa uğradığını düşünenlerle güçlüler arasındadır. ve tepkisiz kalan, hatta karşı tepki gösteren gruplar da bir gün müşkül durumda kalabilirler. işte aydınlık için bir dakika karanlık eyleminde gulu gulu dansı diye dalga geçenlerin o savundukları yapı yüzünden başlarına gelmeyen kalmadı. tencere tavayı polise şikayet edenlerin ve o polislerin çoğu fetöcü terörist ilan edildi şu an içerideler. sendika eylemlerine yol kapatıyor diyenler her gün sömürülüyor, kimi tepki gösterecek yer bile bulamıyor.

    demem o ki tff'ye kızıp bein'e tepki koyan insanlar da desteklenmelidir. bunu galatasaray adına istiyor olsalar da yarın fenerbahçe'ye de lazım olabilir. daha bir ay önce art niyetli hakemler diyen beşiktaşlılara da. ben düzene tepki gösterilmesi gerektiğini ve bunun tüm insanlar tarafından sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum. eğer bir beşiktaşlı olsaydım, bugün "hakemlerle aldığınız şampiyonluklara sayın" diye yaklaşmazdım.

    ha belki daha kapsayıcı bir eylem olmalı. belki de tekele, fiyatlara, oynanan futbolun saçmalığına rağmen sömürülmemize tepki koymalıyız. adını böyle koymalıyız. ama insanlar bu tür şeyleri çoktan kanıksamış. ancak takımlarının aleyhine kararlar olduğunda ufak çaplı tepkiler veriyorlar.

    değerli spor izleyicileri;
    daha değerli olduğumuzun bilinmesi için,
    bize dayatılanı kabul etmediğimiz için,
    ranta alet olamayacağımız için,
    ülkedeki spor düzeninden tiksindiğimiz için,
    özellikle futbolun pisliklerinden sıkıldığımız için,

    gelin bein sports dijital platformunu boykot edelim. çok çok tencere tava çalmış, gulu gulu dansı yapmış oluruz. en azından tiksindiğimizi bilerek zorla kendimizi kusturmayalım...
  • 140
    türkiye süper liginin (süper lig yazınca midem bulanıyor ama ismi öyle) yayıncı kuruluşu ve federasyon, işbirliği halinde galatasaray’a saldırıyorlar. bu saldırılar genel olarak görüntülerin tekrarlarının verilmemesi, pozisyonun net olarak farklı açılardan gösterilmemesi, galatasaray’ın lehine olabilecek her faul, penaltı ve sair pozisyonların geçiştirlmesi şeklinde oluyor. federasyon ise zaten beşiktaşlıların elinde çalıp vurup oynuyorlar. yönetimde beş beşiktaşlıya karşı bir galatasaraylı, pfdk ve tahkim’de dört beşiktaşlıya karşı hiç galatasaraylı yer almıyor.

    yani anlaşılan o ki beşiktaş, hem de statlarını darbecilere açmış olmalarına rağmen yalayarak süper ligi ele geçirmiş bulunuyorlar. ele geçirmeleri yetmiyor, resmen tecavüz ediyorlar. kendisini hiç sevmememe rağmen aziz yıldırım’ın geçen sezon şeref trübünündeki isyanını hatırlayın. beşiktaşlılarla hesaplaşacağını açık açık haykırıyordu.

    bütün bu olanlar karşısında galatasaray taraftarının elindeki en güçlü koz abonelikler. çünkü bu abonelerin %40’ı galatasaray için para ödüyor beinsports’a. gerekirse maçları hiç izlemeksizin o parayı galatasaray’a bağışlamalıyız ve protestomuza devam etmeliyiz. ilk yılından beri devam eden üyeliğimi iptal ettim ve asla bir daha geri almayı düşünmüyorum. parayı peşin ödediğim için bakiye henüz tarafıma iade edilmedi ve beinsports’u şu anda ayakta tutan bu ümit. hala geri arayıp üyeliğimin devam etmesini isteyeceğimi düşünüyor ve bekliyorlar. ancak asla geri dönmeyeceğimi kendilerine belirttim ve söz verdikleri gibi onbeş gün içinde bakiye 875,00.-tl’yi hesabıma aktarmalarını istedim. o parayı da bir şekilde galatasaray’a bağışlayacağım.

    şunu da hemen ifade edeyim ki, mhk’nın iki hakem hakkında o kararını vermesini taraftarın bu iptalleri sağladı. yani mhk ya da federasyon adalet için vermedi o kararı. kulüpler birliği “o karar neden açıklandı” diye soruyorlar ve itiraz ediyorlar. bu sorularının cevabı çok net. açıklamak zorundaydılar çünkü galatasaray taraftarının gazını almanın başka yolu yoktu. ancak böyle iptalleri durdurabileceklerine inanıyorlardı.

    diğer süper lig takımları da bence bindikleri dalı kesiyorlar. galatasaraylılar aboneliklerini iptal ederse özellikle gelecek sezondan itibaren bugün aldıkları paranın yarısını bile alamayacaklar. (bu sezon yayıncı kuruluşun peşin ödemeler nedeniyle idare edebilceğini düşünüyorum) yani bütün borçlanmalarını cepten ödemek zorunda kalacaklar. onların ürün, bilet ve reklam gelirleri kulüplerinin genel giderlerini bile karşılamaya yetmez. futbolcularının parasını nasıl ve hangi kaynaktan ödeyecekler. herkes biliyor ki şu anda bütün kulüplerin kaynağı yayın gelirleri. bilet, reklam ve ürün satışından galatasaray dışında kar eden bir kulüp olduğunu düşünmüyorum.

    sonuç olarak, türkiye’de adil bir yarışın olmasını sağlayabilecek tek güç galatasaray taraftarıdır. çünkü blok halinde hareket etmemiz halinde dize getiremeyeceğimiz çakal yoktur. iptallere devam...
  • 141
    arkadaşlar bu oluşuma taahhütlü üye olurken kredi kartı ile ödeme yapanlardanım diye daha önce bahsetmiştim ve benim gibi kredi kartıyla üye olanlara para iadesi yapmadıkları şeklinde konuştuklarını bir çok arkadaşımız da yazmıştı. her defasında bana da para ödemeyeceklerini söylemişlerdi ancak bugün itibariyle para iademi aldım. kredi kartıyla üye olup da iptal edilmesiyle ilgili kafasında soru işareti olan arkadaşlarımız varsa mesajlardan süreci anlatabilirim.
  • 142
    bu kadar önemli bir oluşum olan sözlüğümüzde bile yeterince ilgi görmediğini düşündüğüm kampanya. şu an mesajı yazarken bile altta bein sports üyelik reklamı var. herkesten rica ediyorum, bunlara ve bu oluşuma koyabileceğimiz en önemli tepki. yok hakemler böyle federasyon böyle diyip gidip tıpış tıpış para ödüyorsanız hiç bir anlamı yok. kendimizi kandırmayalım, etraftaki insanları da bilinçlendirelim. herkes anlasın, bir durup geriye baksınlar. unutmayın biz onlara muhtaç değiliz onlar bize muhtaç. müşteri olan biziz, haksızlığa uğrayıp onları desteklemek afedersiniz aptallıktır. hâlâ bu durumu avantaja çevirip indirim falan filan muhabbetleri çevirenler görüyorum. lütfen olayın bütününe bakın ve koyabileceğiniz en güzel tepki olan bu kampanyaya adam(!) gibi destek verin.
  • 144
    bein sports aldığı an itibariyle kapamıştık. 15 senelik digiturk müşterisi olmamıza rağmen en üstten verdiler paketi. geçen seneyi de internetten izlemiştim. eğer açık olsaydı, son olaylardan sonra söverek iptal ederdim ona eminim. son konuşmamızda siz büyük hırsızsınız demiştim zaten. umarım ararlar beni de. hırsız damgası yetmeyecek bu sefer.

    dipnot: söylendiği kadar bir girişim olduğunu düşünmüyorum. olsaydı eğer bir karşılığını görürdük şu ana kadar. twitter da aktif biri olarak söylüyorum ki, beşiktaş maçının izlenme ve sövme sayısı neredeyse aynıydı. üşenen, bizim gibi düşünmeyen varsa lütfen bir şekilde iletişime geçsin bizlerle, destek verilsin. emin olun bizden korktukları kadar yönetimden korkmuyorlar.