522
2010'lu yıllara göre yayın kalitesi epey geride olan yayıncı kuruluş. burdaki eksiklik tff yönetimi kaynaklı olduğunu düşünüyorum. yapılan ihalenin maddelerini iyi okumak lazım ve talepkar olmak lazım. 2012 yılının maç özetini izlerken, daha net ve kaliteli görüntü alıyorum. mafyayı tff'nin başına villalarının arsasını legal hale getirmek için getrirseniz böyle olur. tff başkanlığı profesyonel yapıyoa bürünmelidir bence.
523
tüm üyelerine temmuz ağustos ayında 1 yıllık üyelik satmaya çalışan platform. seneye gerçekten yoklar sanırım.
524
çanlar onlar için çalıyor olabilir. mevcut anlaşma 2026-2027 sezonuyla birlikte sona eriyor ve önümüzde yeni bir yayın hakları dönemi var.
lakin birileri gelen gideni aratır diye boşuna dememiş. hele türkiye de yaşadığımız olaylarda her geçen gün bu deyimin örnekleri daha da artıyor.
bein’in özellikle son yıllarda yayıncılık tarafında eleştirilecek çok şeyi vardı. stüdyo programları vasatlaştı yorumcuları futbolsevere hiç bir şey katmıyor, maç önü ve maç sonu yayınlarının eski tadı kalmadı. spiker desen kalitesi tartışılmayacak bir yalçın ağabey var diğerleri hep tartışılan kişiler.
lig dışında sundukları spor içeriği de hatırlayanların çok iyi bildiği lig tv döneminin çok gerisinde. ne güzel taraftar programları, maç önü ve maç sonrasını anlatan yapımlar vardı lig tv zamanlarında.
bu platformun benim açımdan varlık sebebi neredeyse tamamen süper lig yayınları. beni turksattan bu platforma çekecek tek bir gerekçe yok.
ama tüketici tarafında garip bir avantajları da vardı bu arkadaşların
"pazarlık"
adamlar “pazarlık sünnettir” kavramının suyunu çıkarmış durumdaydı. paket fiyatına bakıyorsun başka. iptal edeceğim diyorsun başka. biraz diretince başka.
bir noktadan sonra iptv ücretine yaklaşan rakamlara süper lig izleyebiliyordun. saçma bir fiyatlandırma politikasıydı ama sistemin nasıl çalıştığını öğrendiğinizde en azından fiyatı belli ölçüde aşağı çekebiliyordunuz.
şimdi yeni yayıncı geldiğinde benim asıl merak ettiğim konu bu. adam bize ne fiyat çekecek?
aylık 1.500-2.000 liradan kapıyı açıp “ister al ister alma” mı diyecek? yıllık paket dışında seçenek bırakmayacak mı? tek maç satın alma olacak mı? internet yayını ayrı mı ücretlendirilecek? aynı anda kaç cihazdan izlenebilecek?
çünkü yayın ihalesinde taraftar açısından önemli olan yalnızca “kim kazandı?” sorusu değil. o yayıncı tüketiciye nasıl davranacak?
işte bütün bu durumlar bir taraftar olarak beni endişelendiriyor. evet galatasarayım daha çok kazansın yayıncı kuruluş kulübümü sömürmesin fakat yeni yayıncı ihale için çok yüksek bir bedel öderse bunun önemli bölümünü aboneden çıkarmaya çalışması da gayet mümkün. bi zahmet beni de sömürmesin.
o zaman bugün burun kıvırdığımız bein fiyatlarını mumla arayabiliriz. işin başka bir tarafı da var.
bein malum katar sermayesi. siyasi ilişkileri de hesaba katınca “katar sermayesi tamam artık türkiye’den çıktı, bir daha dönmez” şeklinde düşünmek bana erken geliyor. birde dediğim gibi bu adamların varlık sebebi maç yayınları maç olmadığı müddetçe turksat dan caydıracak hiç bir avantajları yok.
belki giderler. belki tekrar kazanırlar. belki bambaşka bir platform gelir. ama benim tüketici olarak baktığım yer biraz farklı.
bein’den memnun muydum?
elbette hayır.
ama en azından ekonomik olarak baktığımda onları iyi tanıyoruz. müşteri hizmetlerini biliyoruz. pazarlığını biliyoruz. uygulamasını biliyoruz standartlarını biliyoruz.
hangi numarayı yaptığında hangi fiyatın geleceğini bile öğrenmiş durumdayız.
yeni yayıncı ise tamamen kapalı kutu. o yüzden bein giderse arkasından ağıt yakmam. ama “nihayet kurtulduk” diye de havaya zıplamam.
önce yerine gelene bakarım. çünkü türkiye’de tüketici olarak tecrübem bana şunu öğretti:
bazen kötü hizmetin alternatifi iyi hizmet olmuyor. daha pahalı kötü hizmet oluyor.
525
art niyetli ve taraflı yayıncılık yaptığı için sağladığı hizmetten bağımsız olarak farklı bir yayıncı tercih ederim.
526
maç yönetmenlerini acilen değiştirmesi gerekiyor. bu hafta gözüme çarpan çok önemli bir detay var bu konuda.
osimhen'in başakşehir'e attığı golde top çizgiyi geçti mi geçmedi mi diye düşünürken ekrana çizgi kamerasının görüntülerini getirdiler. top tam çizgiye doğru inerken bir anda çizgi kamerasının görüntüsünü ekrandan aldılar ve çizgiyi geçip geçmediğini anlayamadık. ondan sonra ise 3-4 farklı açıdan bu pozisyonu gösterdiler fakat o açılarda topun çizgiyi geçip geçmediği asla belli olmuyordu. o sırada oyun durmuş 1-2 dakika boyunca var'dan gelecek kararı bekliyorduk. ama inatla çizgi kamerasını göstermediler. hakem tam kararını açıklamak üzereyken çizgi kamerası görüntüsünü paylaşmaya karar verdiler. bu bence büyük bir saçmalık. arkadaşım senin çizgi kameran var ve pozisyonun ana konusu ''çizgi'' tartışması. hakem var için oyunu durdurunca ilk olarak yapacağın iş, çizgi kamerasının görüntülerini koyup pozisyonu izleyecilere göstermen.
528
zamanında ihaleye katılmayınca teklif vermesi için 14 toplantı yapılmış, paris’e ayağına gidilmiştir.
hatta o zamanki tff başkanı nihat özdemir bizzat gitmiştir.
ihaleye girmeyince liglerin geç başlama ihtimali doğmuş, yine n.ö “ligler zamanında başlayacak” diye demeç bile vermek zorunda kalmıştır.
bir de ödemeler düzensiz olduğu için kulüpler kazan kaldırmış, basına yansıdığı kadarıyla 3 ay gecikmeli ödeme yapılabilmiştir.
savunduğum için söylemiyorum yanlış anlaşılmasın.
beinden herkes kadar bende muzdaribim. maç sırasında takılmalar, kararan ekranlar, çekim kalitesi ve kamera kalitesinin yerlerde oluşu, maç sonu analizlerinin hatta grafiklerinin rezil durumda oluşundan ben de şikayetçiyim.
ama daha dün kulislere yeni bedelin 400-500 m usd arasında olacağı konuşuluyor diye haber düştü.
kulüpler birliği çalışmasından bahsedildi.
evet süper lige geçmişe göre bir sürü yıldız geldi, yayın kalitesi de ortadayken bedel değişmeli diyebilirsiniz.
ama biz buyuz. yani yukardaki gibiyiz. ihale sürecinde ne kadar zorlanıldığı, toplasan iki teklif olduğu herkesin malumu. üzerine abone sayısı kadar da kaçak yayın var. onu da önleyemiyoruz. üzerine, bu ligin reklamı yok, başka memleketlerde yayını da yapılmıyor. ha yapılsa ne bu yönetici ve hakem kalitesiyle kim izler o da soru işareti. geçen hafta tff başkanı şu kulübü kayırın diye demeç verdi bir sonraki hafta rakibi lehine penaltı verilmiyor.
ligin marka değerinden bahsediliyorsa veya bizim ligin bir marka değeri varsa, onun içinde tff yöneticileri de var, kulüp yöneticileri de var, hakemler de var , kulüpler de var. herkesin kendisi kendine göre bir ağırlığı var. kalite buralardayken bırakın avrupayı bu ligi suudlar bile izlemez. satamazsınız. reklam dahi veremezsiniz.
verilemiyor zaten.
eskiden şikeden ceza almış birisinin kulüp başkanı olduğu, tff başkanının canlı yayında kulüp başkanı tehdit ettiği, bir tane tekniğe dayalı yorumcunun olmadığı, herkesin dedikodu ile yayınını döndürdüğü, hakemlerinin vasat bile diyemiyorum, rezil olduğu bir ligin değeri ve ederi bu kadar. bunları değiştirirseniz ve iddianız 400 olmalı herkes de o kalitede olmalı derseniz hikayeniz tutmaya başlayabilir. bunları değiştirmeden 400 olacak diyorsanız herkes 300-300 tl/ay yerine 1.000 tl/ay versin demeniz lazım. şu ortamda kaç kişi verir onu bilemem.
529
iğrenç bir hizmet veren yayıncı kuruluş. cidden iğrenç, hiç başka söze gerek yok. umarım ihaleyi asla alamazlar. süper lige artık daha iyi bir yayıncı kuruluş gerekiyor. he, sonrasında gelen ne kadar iyi olabilir, orası ayrı bir konu. ama ilk iş kesinlikle bunlardan kurtulmak olmalı.
530
yıllar önce teleon super slow montion diye bir teknoloji getirmişti en az 25-30 yılı vardı hatta, aradan geçen onca süreye rağmen telefonlarda bile böyle bir teknoloji mümkünken artık bu kuruluş bize hala bom bok görüntüler ile maç izletiyor.
başakşehir maçında davinson'un pozisyonunda bir slow montion kamera olsaydı santim santim görürdük herşeyi var'a falan da gerek kalmazdı ama nerede bunlarda o teknoloji.
en düşük üyelik ücret ile bence sadece yayın hakkı gelirini karşılıyordur, bunların yanında zaten istiklal marşı dışında paso reklamdalar, birde maç içindeki reklamlar girince onlardan dünyaları götürüyorlar ama yine en ufak bir kalite artışı yok. yazık çünkü rekabet edecek biri yok. cem uzan vari bir adam olsaydı o zaman kartlar yeniden dağıtılırdı.
531
halen oldukca eskimis yayin sistemleriyle yayin yapan kurulus. yillardir ayni terane. eger devam edeceklerse sistemleri yenileme sarti getirilmeli.