• 930
    alman dozeri olan takım. bundesliga’da parlayan her adamı almak kulüp stratejisidir çünkü bayern rakiplerinin güçlenip kendilerine engel olmasını asla istemez. bunu yapacak güçleri de paraları da vardır. en son haaland olayında city değil de juventus falan olsaydı haaland şimdiye bayern forması giyiyor olacaktı. işte bayern böyle bir kulüp.

    türkiye’de ise hiçbir takım hiçbir zaman bayern münih olamayacaktır çünkü buna izin verilmez. 96-2000 galatasaray’ını hatırlayalım. takım avrupa’da iki tane müthiş kupa kazanmış, dört yıl üst üste şampiyon olmuş, iffhs’ye göre en değerli takım olmuş vs. bu takım 5.kez şampiyon olacakken şikeyle, teşvikle, türlü hilelerle ayağı kaydırılmıştır. şike ve teşvik iddiaları günlerce haftalarca aylarca gündemde kalmış ama herhangi bir cezai işlem yapılmamıştır. takım bir sene sonra yine şampiyon olmuştur tüm engellemelere rağmen. hah işte o 5.şampiyonluk engellenmeseydi o takım en az 10 yıl ligi domine etmiş olurdu. dış etkenlerin yanında kendi içimizde de bu yükselişi sekteye uğrattık. müthiş bir lucescu rüzgarı eserken popülizm uğruna fatih terim’i getirdik. shaktar’ın yaptığı gibi lucescu’ya sabretseydik en az iki tane avrupa kupası daha garantiydi. aynı lucescu sonraki sezon bjk’yi şampiyon yapmıştır. bjk’nin o şampiyonluğunda da bir şeyler olduysa da onun da üstüne gidilmedi. türkiye’de kimsenin başını alıp gitmesine, ligi domine etmesine, en iyi olmasına izin verilmez çünkü futbolda öyle bir rant var ki milyar doların da ötesinde.
  • 932
    ister bundesliga' da rakip oldukları takımların en iyi oyuncularini alıyor olsunlar, ister bundesliga' yi cocuk oyuncağına çevirip rakipsiz kalmış olsunlar. adamlar seviyelerini her daim koruyor. planlarını sekteye uğratmadan uygulamaya devam ediyorlar. ben bunu is ahlaki ile bagdastiriyorum. adamlar ortama ayak uydurmuyor. ortamın onlara ayak uydurmasini da beklemiyor. çıtayı sürekli daha üst seviyeye taşımanın derdindeler. dünya üzerinde özendiğim tek kulüp. öyle bir takım ki, hakem 3 dakika uzatma verdiğinde dahi maçı kapatmiyoruz. bizim maclarimizda kapatabiliriz ama bayern munih' in maçlarında kapatamiyoruz. çünkü biliyoruz ki o 3 dakikaya harika 2 gol sığdırabilecek bir takım var ortada
  • 933
    sistemiyle, istikrarıyla, yönetimiyle örnek alınacak bir kulüp olduğu şüphesiz. ancak en büyük handikapları, bundesliga'nın diğer büyük liglere kıyasla geri planda kalması. peki bu noktada ne yapılması gerekir? ligin heyecan düzeyinin yükselmesi, rekabetin maksimum düzeye çıkması gerekir.

    işte bayern bu noktada kendi ayağına sıkıyor. almanya'daki rakiplerinin yıldız oyuncularına odaklanarak yerel ligde dominasyon sağlamak istemeleri hem lehlerine hem de aleyhlerine. çünkü bu hamleleriyle rekabeti öldürüyorlar. böylece seyirciler için sıkıcı bir hale dönüşüyor bu durum. hatta futbolcular için de bunun aynı sonuca yol açtığını düşünüyorum. alaba, kroos, lewa, ballack, hadi biraz daha geçmişe gidelim laudrup, effenberg, rummenige, matthaus gibi isimler daha rekabetçi liglerde forma giymek için bu kulüpten ayrıldılar.

    bundesliga'nın bunu sağlayabilecek potansiyeli var. seyirciyse seyirci, maddi imkansa avrupa ekonomisinin temel taşı ülkeden bahsediyoruz. leverkusen, dortmund, leipzig, wolfsburg, frankfurt, eski günlerine dönebilecek olsa hamburg, werder bremen, hertha berlin gibi nice köklü kulübün bulunduğu bir futbol kültürü. premier lig iyice uçurum yaratmadan, nba'leşmeden önce bayern'in de kendi liginde bu soruna dair bir çözüm bulması gerekecek.
App Store'dan indirin Google Play'den alın