• 87
    galatasaray neden turkiye'nin en cok taraftari olan kulubu? cok kalabalik bir mahalleye dayandigi icin mi? kulturel bir sebeple mi? renkleri cok guzel oldugu icin mi? hayir, en basarilisi oldugu icin. insanlar en basarili olan galatasaray oldugu icin galatasarayli oldular, bir sekilde cocukken o ortami gordukleri icin bunun bir parcasi olmak istediler, galatasarayli oldular. simdi o bagin devamliligi da o sebeple basariya bagli.

    taraftar basariya geldi, haliyle basariya endeksli olacak elbette.

    diger yandan, galatasaray'i basarili kilan seylerin basinda zaten arabesk bir "sevinmek icin sevmedik" edebiyatina kapilmamasi yatmakta. "basari, basari, basari" bizim mottomuz bu, ve buna ulasmak icin surekli daha iyisini aramak, daha iyisi icin konusmak, dusunmek, tartismak. biz sampiyonluk kutlamasinin sabahi yeni sezonu planlamaya baslayanlariz. galatasaray basarili olacak, genlerinde bu var, bu gen sayesinde zaten bu kadar insan bu kulubun taraftari oldular.

    haliyle, galatasaraylilarin basarisizliga tahammulu yok. basarisizlara galatasaray'da yer yok. ve ust uste bes alti sezon basarisiz bir galatasaray yavas yavas kitleyi kaybeder, kuculmeye baslar, ve kuculur. galatasaray'in basarisizlik gibi bir luksu yok.
  • 88
    eskiden taraflarlar ticari bir meta olarak değil, sevgi temelli bir oluşumdu. şu anda taraftarın sürekli tüketim yapması bekleniyor ve sonra karşılığında da sürekli alkışlaması bekleniyor. maalesef taraftar size ücret ödediği için karşılığını da bekliyor haliyle. eskiden sevgiye dayalı olan takım sevigisi, şimdi biraz da menfaate ve karşılıklı kar-zarar ilişkisine dayanıyor. nasıl ki ticari bir işyerinde en önemli kriter kar etmek ise, günümüzde ticarileşen kluplerden de beklenti başarıdır.
  • 90
    galatasaray taraftarının hepsinin olması gereken profil.

    aksi durumda ali sami yen bu kulübü kurarken “maksadımız ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve türk olmayan takımları yenmektir” yerine “amacımız top tepip stres atmak. sürekli ders, sınav, haftada bir oynayalım bence. kazanamasak da en azından ter atarız” derdi sanırım…
  • 92
    çok yanlış yorumlara konu olan taraftar.

    şimdi mesela fatih terim üzerinden gidelim. kendisi 4. kez bizi yönetiyor, ne zaman kulüp zora girse terim sesleri yükseliyor. peki neden hagi değil de terim sesleri yükseliyor? fatih terim başarılı olduğu için mi? hagi kulüp efsanelerinden biri mesela, teknik direktörlük de yapıyor, e madem her şey başarı değil terim demeyelim de biraz da hagi diyelim.

    demek ki galatasaray kulübü de başarıya endeksli.

    madem başarıya endeksli olmamak gerek h. hamzaoğu, m. denizli, j. o. riekerink, i. tudor neden kovuldu biri açıklasın lütfen.

    taraftarın başarıya odakli olmasından daha tabiî bir şey olamaz.

    herkes övünüyor efendim tr'nin en fazla taraftarlı takımı galatasaray diye. kendi kendine mi oldu bu?

    sözlükte her geçen gün zırva yorumların sayısı artıyor. yani sırf bir şeyde inat ediyorsunuz diye saçmalamaya gerek yok. hocaya toz kondurmamak için öyle değişik bahaneler, saldırılacak kimseler buluyorsunuz ki hayret ediyorum.

    ben hocayı bu sene en fazla eleştiren yazarlardan biriyim hatta geçen seneden beri sürekli eleştiriyordum ve o zamanlar ofsaytlanıyordu da entrylerim, şu an sözlüğün büyük kısmı hocayı eleştiriyor, geçenki lazio maçında güzel sonuç alındı ve hemen gidişata dair bu şekilde giderse ne güzel şeklinde yorum yapmıştım. yani sürekli hocayı eleştirenler hoca düşmanı falan değil, başlık orada, ne yazdığım orada.

    yani hocayı ilahlaştıran arkadaşlar, sevmek demiyorum çünkü ben de seviyorum, takım kötü giderken bari kör göze parmak uydurma argümanlar sunmayın. galibiyet gelince çıkın istediğiniz kadar yazın ne oldu hoca karşıtları diye ama bari şu kötü zamanlarda da bu derece bağnazca yorumlar yapmayın.

    burada yazdıklarım da yanlış anlaşılmaz umarım. kimsenin ne yazacağı benim haddime olan bir şey değil. bu sadece bir sitem, eleştiri olarak algılansın.

    (bkz: fatih terim/#3170294)
    (bkz: fatih terim/#3248516)
  • 95
    mesele başarısızlık anında ses çıkartmaksa her taraftarın olması gereken profildir.

    başarısız olduğumuz zaman takımı desteklemeyi bırakan falan yok, ama ortada bir başarısızlık varken taraftar ses çıkartmazsa, protestoda bulunmazsa, bunu rutin bir durum gibi karşılarsa daha da başarı falan gelmez.

    burası galatasaray, burada kötüyü geçtim vasata dahi tahammül yok, ve galatasaray büyükse bu mantalite sayesinde büyük.
  • 96
    alanyaspor, kasımpaşa, hatayspor, giresunspor vs. vs.

    bu takımlar türkiye'deki 4 büyük takımın, fransa 2. liginin, norveç liginin, mısır liginnin baş altı takımlarının çerlerini çöplerini bedelsiz olarak kadrosuna katıp, hatta çoğunun maaşını bile aldığı kulübe ödettirerek her sene sıfırdan kadro diziyor. bir galatasaray taraftarı bu takımlara yenilmeyi başarısızlık, bu takımları yenmeyi başarı olarak görüyorsa zaten tartışacak bir şey yok. bu bütçeyle, bu imkanlarla 4 büyük kulüp harici diğer takımlara bayern tarifesi çekip 7 tane atamıyorsan zaten gerisi hikaye.
  • 97
    bu taraftar profiline karşı çıkanları gördükçe hayretlere düşüyorum. insanlar başarı için takip edecek tabi. başka ne getirisi var futbol takımlarının? 'maaşa endeksli çalışan' demek gibi bişi benim gözümde.

    neymiş 14 sene şampiyon olamayınca beklemişler. desteklemeye devam etmişler. bitmedi şu romantizm. biz galatasaray şampiyon olamayınca desteklemeyi bırakacağız sanki. 'bu takım niye şampiyon olamıyor arkadaş?' diye sormak suç mu? başarızlığı kabul etmek bu kadar kolay mı? biat edelim, olduğumuz yerde konuşmadan oturalım. bu mudur yani?
  • 99
    galatasaray'ı galatasaray yapan şey tam da budur. aslında bu mevzu fatih terim zamanında daha da yoğunlaştı zira hocanın bizzat kendisi başarısızlığa tahammül edemeyen biri(ydi).

    ayrıca 14 sene bekleyiş falan büyük efsane. derwall zamanında idman basıp topçulara daldı o çok sabırlı taraftar. esas onlar şimdi olsa ne hoca ne topçular florya'ya girebilirdi. bulmuşlar kuzu gibi sadece ıslıklayan taraftarı, sallayıp duruyorlar.
  • 101
    başarı dediğimiz şey konulan hedeflere ulaşıp ulaşmama olarak değerlendirildiğinde hepimizi içine alan bir profil tanımıdır. problem taraftarın "başarıya endeksli" olup olmamasından çok "skora endeksli" olmasıdır.

    başarı tek bir maç ile değerlendirilmemeli, herhangi bir konuda koyduğunuz hedefe ne ölçüde ulaştığınız ile tanımlanmalı. örnek vermek gerekirse genç bir takım kurma hedefine ulaşma yolunda doğru adımlar atılmıştır. sahada iyi bir oyun görme hedefi henüz istenilen seviyede değildir. ligde ve avrupada hedeflenen başarı kriterlerine ulaşma konusu ise henüz ölçülebilecek seviyede bile değildir çünkü yeterince maç oynanmamıştır.

    skora endeksli taraftar problemi ise ciddi bir problemdir. çünkü ana hedeflere ulaşma yolunda sapma olmasa bile anlık duruma göre kısa vadeli tepki gösterir ve bu tepkiler sizin başarı hedeflerinizi de olumsuz etkileyebilir. spor medyası bu konuda çok güzel bir örnektir, neredeyse tamamı maçın sonucuna göre oynanan oyundan bağımsız olarak söyleyeceklerini değiştirmektedir. (bkz: 19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçı) eğer kazanılsaydı sahada aynı oyun olsaydı bile rotasyon yapılmamasının ne kadar doğru olduğu, geçen sene beşiktaş'ın bu sayede başarılı olduğu yorumlarını okuyacaktık.
  • 102
    birkaç sene evvel küme düşmekten zor kurtulan kulüp tam tersi profilde taraftara sahiptir. bu yönden bu şekilde anılmakta ben bir beis göremiyorum. elinizde bir malzeme yoksa, bir iddianız yoksa başarı umrunuzda olmayabilir. fakat eğer bir hedefiniz varsa başarı, değişimin gerçekleşip gerçekleşmemesi adına önemli bir indikatördür. bu bakımda her taraftarımızın başarı ve sürdürebilirlik odaklı düşünmesini öneriyorum.
  • 103
    ülkenin en büyük futbol kulübünü destekleyen taraftarın ana mottosudur.

    başarı nedir? mesela bir anadolu kulübünün ligde kalması da kendi çaplarında bir başarıdır. biz galatasaray'ız, galatasaray'lıyız. o zaman galatasaray üzerinden konuşalım. bizim için başarı şampiyonluk demektir. şampiyonluk olmasa bile sürekli oraları kovalamak demektir. bizim için başarı avrupa da ses getirmek demektir.

    bizim için başarı iyi futbol oynamak demektir. her maçı kazanamayız evet, her sene şampiyon olamayız evet ama her maçı iyi oynamak zorundayız çünkü burası ga la ta sa ray.

    bu kadar basit.
  • 104
    galatasaray taraftarının yavaş yavaş evrildiği durum, korkutucu.

    galatasaray'ın her zaman türkiye'nin en başarılı kulübü olduğunu zanneden arkadaşlar, galatasaray'da eleştiri kültürünü efsanesine sayıp sövmek, hakaretler yağdırmak, bahane arıyor demek zanneden arkadaşlar tarafından biz tabii ki başarı endeksliyiz diye savunulucak durum. buna alıştıran da o hakaret edilen adamın ta kendisi.

    bu arkadaşlar galatasaray tarihi 1996 yılında falan başlıyor zannediyor sanırım. bi bakın bakayım 87 öncesi döneme. oturup kemal sunal filmi de mi izlemediniz hiç, neden sürekli fenerbahçe var ekranlarda sanıyorsunuz?

    çünkü galatasaray taraftarı cefakardır. 1987'ye kadar evet, türkiye'nin en büyük kulübüdür galatasaray ama en başarılısı asla değildir. her durumda, her şartta takımını desteklemeyi o cefa yıllarında öğrenir. o sayede, 1996 yılında alp yalman, ilk kez borçsuz bir kulüp bırakır. neden? çünkü taraftar her başarısızlıkta baskı kurmaz, cefasını çekmeyi, desteklemeyi bilir.

    eleştiri dediğiniz şey galatasaray kültüründe vardır, evet. ama yeteneği doğrultusunda elinden geleni yapan adamı sahada galatasaray formasıyla çabalarken, kötü yaptığı bir şey yüzünden ıslıklamak eleştiri değildir. onun adı işini yapmaya çalışana mobbing yapmaktır. milyon euro alan adam nasıl pas veremez bir eleştiri değildir. olur, bazen formsuz olursun, kötü oynarsın, bazen yeteneğin bir şeyleri yapmaya yetmez.

    sizin o söylediğiniz başarıya endeksli taraftar 96 sonrası fenerbahçe taraftarıdır işte tam olarak. senelerce aldıkları şampiyonlukları, pohpohlanmalarını bertaraf eden fatih terim sonrası fenerbahçe taraftarının girdiği ruh halidir. sonucu da "are you player" gibi saçmalıklar, futbolcuların dövülmesi falan olmuştur. mesela 2000'li yılların başında aziz yıldırım şımarıklıklarından sonra, kendilerini yine gelip tokatlayan fatih terim sonrası fenerbahçe taraftarının stadı yakmasıdır başarıya endeksli taraftarlık. rakibin sahanda kupa kaldırınca ışıkları söndürmektir. öyle sorunlu, sağlıksız bir ruh halidir.

    böyle giderseniz onlardan bi farkınız kalmayacak. takımınızı, efsanenizi, renklerinizi desteklemek yerine "ağbi ben başarı endeksliyim yeeaaağ" itirafını yapabiliyor olmanız güzel en azından, aferin. belki bi şeylerin farkına varmanıza ön ayak olur.
  • 105
    başarıya endeksli bir taraftarım ama önümüzdeki 3 sene boyunca başarının b’sini ağzıma dahi almayacağım.

    fatih terim’i de burak elmas’ı da sıkça eleştiren biri olarak en gözü kapalı şekilde desteklediğim bir sezonun içerisindeyiz.* hala oyuna babel veya feghouli girince sinirleniyorum, hevesim kaçıyor ama yine de hocayı sonuna kadar destekliyorum. 1 sene kaldı bu iki arkadaştan kurtulmaya. sabrediyorum.

    ömrü hayatımda aklımın futbola ermeye başladığı günden beri ilk defa böyle bir transfer dönemi geçirdim. kafam o kadar rahat ki, maçlarda yapılan hataları tolere edebiliyorum, ligin başı olur bu hatalar diyorum. kızamıyorum ya sahada oynayan bir oyuncuya dahi kızamıyorum. hepsi bebek gibi geliyor bana.** hepsi yontulmak için yaratılmış transferler.

    biliyorum hepiniz farkındasınız ama tekrar edeyim, 16 eylül 2021 galatasaray lazio maçında bir kez olsun yıkılmadık arkadaşlar. biz bu maçı şansla falan kazanmadık. emek harcadı bu takım. aldığı galibiyetle bir yeni transferin maaşını ödedi. en son ne zaman bir galibiyetle oyuncu maaşı ödedik hatırlamıyorum.

    ben bu potansiyeli gördükten sonra hocayı desteklerim. çünkü bu baskıyla bu ülkede sadece fatih terim gibi bir profil başa çıkabilir. hocaya bir sene de değil direkt olarak 3 sene hatta 5 sene kredi veriyorum.

    farz edin ki hoca takımdan ayrıldı. eğer bu mantıkta transfere devam edeceksek hiçbir problem olmayacak, aldığın oyuncular şimdiden 2-3 milyon euro değer kazandı. hadi değer kazanmadı diyelim, aldığın fiyata satabilirsin. takımı sil baştan mı yapılanmaya sokacak yeni gelen hoca? dilediğini yapabilir. aldığın oyuncuları satamama imkanın yok. bu bile beni o kadar rahatlatıyor ki.

    beşiktaş taraftarı goygoy yapadursun, oyuncuları teker teker sakatlanınca göreceğim ben o ağlakları. nefret suçu falan işlemiyorum baştan söyleyim. görünen köy kılavuz istemez. beşiktaş’ın sahaya çıkan yaş ortalamasının bu takvimi kaldırabilmesi mümkün değil.

    bizim rakibimiz fenerbahçe, onların transferlerini de hiç detaylı incelemedim ama onlarda da ufak bir gençleşme operasyonu görüyorum. bize göre daha kapalı kutu transferler. ve geçmişten gelen hala yüklü kontratları var.

    hocaya da gençlere de sonuna kadar destek veriyorum. vurduğunuz gol olsun!

    bak yine aklıma geldi, bitiremiyorum entry’i. eskiden takımda 1 hadi bilemedin 2 oyuncuyu severdim. şimdi hepsini seviyorum. kanımın ısınmadığı bir genç dahi yok. hepsi mücadele ediyor lan. hepsi. lütfen sakin kafayla düşünün, sevmediğiniz genç oyuncu olmadığını göreceksiniz siz de. bugün değilse bile yarın başaracaklar. inanıyorum.
  • 106
    galatasaray taraftarı özelinde böyle bir şeyin olduğu bariz. uzağa gitmeye gerek yok, yakın örneklere bakalım;

    galatasaray: 4 yılda 4 kupa kazanmış, ülkenin en başarılı futbol kulübü. müthiş bir lazio maçında bile stat doldurulmadı, dönüşünde indirimli biletlerin satıldığı bir pazar günü gene stat doldurulmadı. gelenlerin çoğu da ultraslan kesimi.

    fenerbahçe: 10 yılda doğru düzgün başarısı yok, 4 yılda ali koç yönetimiyle teneke bile kazanamadı ama taraftarları limiti aşacak kadar dolduruyor stadı.

    beşiktaş: yakın dönemde başarılı oldukları için statları hep dolu. olası bir başarısızlıkta da stadı doldurma konusunda bizden daha başarılılar.

    ekonomi, stat mesafesi cart curt bunlar hep bahane kısacası. galatasaray taraftarı bariz şekilde ülkede en fazla başarıya endeksli taraftar kesimidir. keşke sosyal medyadaki yangının çeyreğini statta da görebilsem.

    gençlere yatırım yapalım, dedelerden bıktık diyenler bugün 1 mağlubiyet ile nelsson'a semih kaya diyor, keşke ghezzal gelseydi diyor. bu taraftar kültürü ülkenin genel sorunu. ancak galatasaray içerisinde bu çok daha fazla ve kulübe inanılmaz zarar veriyor. fatih terim değil x biri olsa bu kafa yapısı, kültür ve sabırsızlık ile yapılanma falan tamamen hikaye.

    galatasaray'ın bu başarı endeksli taraftarını mutlu etmenin tek yolu;

    2015 - 2017 arası beşiktaş ve galatasaray'ın yaptığı gibi 50 milyon euro para harcayıp, 60 70 milyon euro maaş verip lig kupasını alıp sosyal medyada ego tatmini yapmak. tek istedikleri, tek dertleri bu. galatasaray'ın geleceğiymiş, artan borçlarmış falan bunlar hikaye bu kitle için. ben bu kafa yapısının hiç bir şeyi hak ettiğini düşünmüyorum ve bu kafa yapısı bu ülkede egemen olduğu sürece de hiç bir kulübün kendini kurtarabileceğine, başarılı olabileceğine inanmıyorum.
  • 107
    aklı başında tarafatardır. cunku;
    - futbol artık milyar dolarların dondugu bir endustri
    - taraftar dediğin kişiler bu endustrinin spornsorları
    - futbol takımlarının neredeyse tamamı artık birer şirket
    - bu şirketlerde taraftar hariç herkes parasını alan profesyoneller
    - profesyonel oldukları için bugun burada yarın baska takımda ter dokuyorlar
    - aldıkları paraları bırakın, işlerini yaptıklarında gördükleri ilgi ve sevgi başka hiç bir işte yok.
    - kabul edin etmeyin, futbolun bir taraftarın hayatına katacagı şeyler gurur, mutluluk ve eğlencedir. onun dışında zaman ve maddi giderdir.
    - doğal olarak bir taraftarın sponsoru olduğu bir konuda kendisini mutlu edecek olan başarıyı beklemesi çok da garip olmasa gerek.
    - ayrıca bugunun dunyasında bırakın 20 sene oncesini dunu bile referans alarak iş yapamazsınız, sadece bugun vardır. gecmise takılır kalırsanız tarih olur gidersiniz.

    aksi acıdan romantik bir bakıs acısı ile sikayet etmeden desteklerim derseniz, futbol şirketinizin basarılı calısanları basarısız sirketi terkeder, geriye kalan moronlara siz bakmaya devam edersiniz.
    hele o klasik " taraftarız biz cekeriz cefa ... bizi bırakma "arabesk kulturu ovmek acınası birsey, yok yıllarca sampiyon olunmamıs da, yok deli gibi cefa cekilmişte vs vs.
    cefayı sen cekmeyi kabullenirsen, cektiren cok olur. o zamanlar, o cefakar denen taraftar belki azıcık sesini cıkartabilseydi, o kadar zaman sampiyonluk icin beklemezlerdi.
    ayrıca elestri yapmayı tamamen yıkmak, yok etmek zannetmek de taraflı bir bakıs acısı. basımızdakiler en iyisini bilir derseniz basarıya odaklı olmayan aziz yıldırım taraftarı, o zaman olursunuz. eleştri olmadan gelişim olmaz.
    ben kendi adıma galatsarayın basarısına odaklıyım. fatih terim de galatasarayın hem calısanı, hem de benim gibi taraftarıdır. galatasaraya hizmet etmiş ve yine galatasaray sayesinde dunyaca unlu bir teknik direktor olmustur.
    fakat acık ve secik ortada ki, su an başarısızdır. dogal olarak herkes gibi o da elestirilir. gecmiş basarılarına istinaden daha fazla kredi verilir, ki veriliyor da ama başarısız da olsa desteklemek lazım o bizim efsanemiz demek en guzel tabiri ile saflıktır.
  • 108
    takimi basarisiz olunca homurdanan taraftar dünyanin her yerinde var, bati'da daha az görsek de bu böyle. yine de "yav bunlardan olmayacak" diye takimini degistiren de yok. spora has bir özellik bu ve demek ki destek basariya endeksli degil. yine de bu konuda bir elestiri getirilecekse "basariya fazla endeksli taraftar"a olabilir. her maç 3 puan alip her sezon sampiyon olamazsin.
  • 109
    angara agziyla, ba$ariya endesklenmeyecez de, neye endesklenecez garda$ dedigim ba$lik türüdür.

    yani, kisa, orta veya uzun vadede yerel veya uluslararasi arenadâ hepimizin ortak arzusu ba$ari.

    2011-12 sezonunda arenada gaziantepspor'a 4-2 yenildigimiz bir maç vardi. o yil hem normal sezon, hem de süper finalde $ampiyon olmu$tuk. yani o maglubiyet çok $ey kaybettirmedi bize, aksine o maçtan sonra nerede ise bilegimiz bükülmedi bir daha.

    yani 19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçındaki gibi arada sirada sürprizler ya$ayabiliriz, daha önce de ya$adik ancak iki hafta üst üste öne geçmemize ragmen kaptirdigimiz puanlar canimizi sikmiyor da degil.

    ben $ahsen kendi adima konu$acak olursam takimdan ve fatih hoca'dan ümitliyim. en geç 10. haftadan sonra kolay kolay durdurulamayacak bir çiki$a geçeriz. hatta üstüne de koyuyorum. birak bu seneyi, galatasaray önümüzdeki yillara da ambargo koyacak.