• 5703
    bugün mal fenerli diye tabir ettiğimiz, dünya üzerindeki her katmanı kendisine ve kulübüne düşman gören, ülkelerin gizli servisleri dahil tüm birimlerin fenerbahçe'nin başarısızlığı için çalıştığını düşünen beyni bomboş kitlenin yaratıcısıdır. bir dönem türk futbolundaki her pisliğin arkasındaki kişidir de ayrıca. bugün görevinden uzakta olması yaptıklarını unutturmamalı.
  • 5704
    ali koç’un en az yüz katı daha fazla futboldan anladığı aşikâr olan yönetici. bizimle suyun karşı tarafının arasındaki fark bu işte. biz hiçbir zaman güce tapmadık. biz her zaman takımımızı kim ileriye taşıyacak ona baktık. yeri geldi faruk süren’i, yeri geldi fatih terim’i itin götüne soktuk. her zaman aslolan galatasaray ve menfaatleri oldu. bu arkadaşların en büyük hatası ali koç çok paraya sahip diye kulübü kurtaracak zannettiler.

    rakibe taktik vermek doğru mu, yanlış mı bilemem ama bizim kendimize güvenimiz tam. o sebeple rakibi uyarmak, bize yakışandır. gücün ve paranın değil takımınızın yanında olun.
  • 5705
    türk futboluna, nifak tohumlarını ekmiş, fenerbahçe başkanı değilde, galatasaray düşmanı olan kişidir, kendisi. gerçi devamı da farklı olmamaktadır. bu düşmanlıkların ve paranın getirdiği kibirliliğin ellbette karşılığını almış ve döneminde imkansız olacak şeylerden olan şampiyonluk sayılarında galatasaray'a geçilmiş üzerine de uefa kupası, süper kupa görmüştür yetmemiş uzay kadrosuna rağmen denizli' de şampiyonluk vermiştir.
    bize ise galatasaraylılığımızla gurur duymayı hep hatırlattığı için kendisine teşekkür etmek düşer.
  • 5706
    başkanlığa geldiği 98 senesinde hedeflerinin uefa kupası olduğunu açıklamış, gayet de ılımlı bir profilde başkan iken, galatasaray'ın uefa'yı kazanması sonucu gözünü karartmış, 2000'lerin ortasında yıldız oyuncu yarışını, 2000'lerin sonundan itibaren de transfer çalımı denen ve kulüpleri borç sarmalına sokmaktan başka bir şeye yaramayan gereksiz rekabeti başlatmıştır. maalesef bizim de buna ayak uydurmaya çalışmamız sonucu avrupa'dan çok yerel rekabet önem kazanmış ve kulüpler çok büyük yükümlülüklerin altına girmiştir. fenerbahçe'yi ileri taşıyacağım derken türk futbolunu yirmi yıl geri götürmüştür.
  • 5707
    kendisini sevmem ama zengin rambo'dan kat be kat daha adamdır. türkiye'nin en zengin ailesinin ferdi olmasa en fazla üst düzey bir firmada beyaz yakalı çalışan olabilecek zengin ramboya nazaran daha samimidir. aziz yıldırım en azından yol yordam bilir, fatih terim'e laf etmez mesela. çirkeflik yapar ama sayın cengiz'e yapar. denklik nedir bilir ki muhtemelen racon da bilir. bi de türkiye'nin en zengin ailesinin tee amerikalarda okuyup gelen oğlunun hal ve hareketlerine bakıyorum... paçalarından samimiyetsizliğin tillahı akıyor. racon kesmeye çalışıp tribünden atlaması falan başka bir ülkede öyle bir karikatürize edilir ki aklı gider ama bu ülke kraldan çok kralcıların yaşadığı bir ülke olduğu için böyle bir şeyler hayal tabi...
  • 5708
    açılın !! bensiz başkanımı övüyorlar ..!!

    kendisi galatasaray efsanesidir. başkanlığı döneminde galatasaray sadece futbolda 1'i uefa kupası 1'i süper kupa 9'u lig olmak üzere 22 kupa kazanmıştır.

    erkek basketbolda eurocup , kadın basketbolda ise hem euroleague hem eurocup kazanılmıştır. lig - kupa şampiyonluklarına girmiyorum hiç.

    dalgamızı geçt.. şey bilgilerimizi verdikten sonra ise esas konuya gelirsek; kendisi türk spor camiasının başına gelmiş en korkunç şeydir. başkanlığa başladığı 1998'den başlayarak 2018'de -bir zamanlar istifa etmesin diye yürüyüşler düzenleyen- camiası tarafından yaka paça kapı dışarı edilene kadar türk sporunun altına kademeli olarak dinamit yerleştirmiştir.

    devamlı olarak taraftarlar arasına kin ve nefret aşılamış, ezeli rekabet kavramının içine ettiği gibi düşmanlık yaratarak ebedi dostluğun da içinden geçmiştir.

    oyuncu dövmekten başlayarak yıllar ilerledikçe teknik direktör tartaklamak, hakem tehdit etmekten en son rakip takım başkanlarını darp etmeye kadar da skill geliştirmiştir. bayağı bildiğiniz çar kasmıştır. kendi adının önüne geçen veya geçeceğini düşündüğü kim olursa takımın efsanesi dahi olsa harcamış, kimseye acımamıştır. '' `doğru mu samet ?`''

    yıllarca wellcome to helle karşılık gelecek bir şey yapma çabası olarak burası kadıköy buradan çıkış yok dedirtmek için çoğu zaman aleni ara ara tarla sürerek teşvik ve şike işlerine bulaşmış bu zaman içerisinde 3-4 kırmızı kartlı derbiler, ilk devre rakip yarı sahaya geçemeden 3 farklı geriye düşüp devre arası siyah siyah çantalarla 4-3 lük comebackler, smaçla atılan goller ve kurtarılan puanlar yaşatmıştır.

    rakip takımların yıldızlarının birebir aynısını yaratmak için 10 numaraya alex'ler, forvete boyu da uysun diye p.v.hooijdonk'lar, orta sahaya appiah'lar, defansa patron edası ile lugano'lar gelmiştir. ama tarihte yazılı popescu-bülent-okan-emre-suat-hagi-h.şükür kalmış diğerlerini yerlerden kazımıştır. kalk appi kalk allah'ın dediği olur

    rakiplerin almaya çalıştığı tüm futbolcular 2-3 katı fiyatlara ya satın alınmış yada satacak kulüp başkanları ile bir şekilde anlaşılıp satılmamaya ikna edilmiştir. ne futbolcular piç, ne jenerasyonlar hiç edilmiştir. eğer 2002 sonrası dünya kupası için 2022'yi bekliyorsak fener'in anasını ağlattığı yeteneklere bakmak gerekli.

    onun döneminin serdar ali çelikler'i gibi -ki prime dönemi bir mehmet demirkol mesela- yardakçıları şimdinin trolleri özellikle futboldaki rezilliklerini örtmek için türkiye'de amatör branşlar onun sayesinde önem kazandı demiştir. lakin başarı olduysa bile m.a.aydınlar tarafından fonlanan kadın voleybol ve m.ülker tarafından bağışlanan basketbol takımları ile oldu kendisinin bu işlerde zerre kadar katkısı yoktur. ama allah'ı var masa tenisi branşında çıtayı arşa kadar çıkarmıştı. sahi melek hu şimdilerde napıyor acaba ? *

    bir de işin b.ka sarmaya başladığını düşündüğü zamanlarda kitlesini uyutmak için "sataram bu köyü haaa" dercesine "banane banane istifa ediyorum ben ya banane" derdi en az 2 yıl kafası rahat olurdu işine bakardı. bu dönemlerde de tamam lan hadi git bak şu var onu getiririz diyemesinler diye de ne bilal kutlualp ne sadettin saran ne de bir başkasını bıraktı hızını alamayıp alayını kulüpten ihraç etti. paralı köpekleri de tribünlerden men etti ? bizi de hani o hastaneye taşındığınız günler ile başlayıp genç fenerbahçeliler ile biten güzel tezahürattan etti. :(

    belki ama bakın büyük bir belki tüm başkanlık döneminde dediği ve yaptığı tek doğru şey ligin ismine sponsorluk alınması ve ligin tv yayın haklarının çok daha yüksek fiyatlardan satılması gerektiğini söylemesiydi. ha onu da haneme az da olsa sevap yazılsın diye değil o aralar şampiyonluk sayısında önde olan takımının gelecek paradaki toplam şampiyonluk bonusunun artması için yapmaya çalıştı. yoksa fbtv de 144p çözünürlük ile türkiye'de 45 (!) milyon fener taraftarına, tüm dünya'da çin'den amerika'ya, avustalya'dan kutuplara kadar herkese fenerin olamadığı şampiyonluğu timsaha yatarak kutlamasını göstermek için abonelik satılırdı siz ne sandınız be !?

    velhasıl kelam 20 yıl başkanlığı döneminde düşünülenin aksine fenere ne maddi ne manevi hiçbir şey katmamıştır. 20 yıl herhangi biri başkanlık yapsaydı da fenerbahçe 4 kere lig şampiyonu olurdu zaten ama arkasında 600 m euro borç da bırakmazdı.

    siz siz olun çapsız bir yalı çocuğu için bu futbol teröristine amanda şöyle ponçikti aman da böyle şirindi demeyin. o bize kazandırılmayacağını bile bile gittikleri deplasmanlarda üzerine sidik dökülen, at tezeklerinin üstüne oturmak zorunda bırakılan, maçtan 2-3 saat önce içeri alınıp maçtan 2-3 saat sonra salınana kadar hayvan gibi hoparlörler ile sağır bırakılmaya çalışılan tüm galatasaray sevdalılarının, dostlarımızın, kardeşlerimizin ahını alırsınız. yapmayın ...
  • 5709
    fenerbahçe’nin en çok gururlandığı, taraftarın her zaman rakiplere karşı argüman olarak kullandığı “fenerbahçe kadıköy’de kaybetmez.” mottosunu taraftara aşılamış kişi. aziz yıldırım’ın 20 sene de en sürdürülebilmiş başarısı da bu. hatırlayın özellikle 2000-2010 arasına. kadıköy’e giderken biliyorduk bir şeyler olacağını. ama hakemle, ama farklı şeylerle bir şekilde kadıköy’de kaybetmiyordu fenerbahçe. aziz yıldırım’ın takıntısıydı bu. eski futbolcuları da bunu dile getiriyor. ama ali koç sağolsun geldi ve bunu bitirdi. iç sahada rakiplerini boğan (psikolojik anlamda) hakemi baskı altına alan fenerbahçe gitti sürekli ağlayan saçma sapan bir takım geldi. fenerbahçe taraftarı gözünden objektif bir şekilde bakmaya çalışırsam aziz yıldırım ali koç denen yalı çocuğundan kat kat daha başarılıdır. ama bizim için kesinlikle badem gözlü değildir. ali koç ile eğlenmesi daha zevkli çünkü, çok güzel ağlıyor*
  • 5711
    önder turacı gibi verimsiz topçuları silah sunumuyla sözlesme feshine ikna eden başkandır.
    mesela tarık çamdal olgun bir aziz yıldırım döneminde olsaydi. tazminatsız kılçıksız fesih yapardı.

    başlarda kullandığı sonra işin suyu çıkıyor diye vazgeçtiği iddia edilen bir ikna yöntemidir.

    ali şen sonrası naif spor ortamina her türlü pisliği ekmiş millet ekmek bıçağıyla, döner bıçağıyla maca deplasmana gider olmuştu.
    haa eskidende vardi bunlar belki ama tekrar harlamış ve ortalık şu sıralar ancak yatışmıştır.

    nato ihale gücünün ekmeğini çok yemiştir.

    ekleme: o meşhur 6 kasim maçında sınıf arkadaşımız tribundeydi. tvde görmüştüm yüzüne atılan kırık seramik parçalarını palto ve eliyle savuşturuyordu.
    o maçta tuvaletleri taraftarımiz kullanamamış, parcalanmişti. sadece tezek, sidik torbaları degil cam vs parçalari da taraftara atılmıştı.
    şerefsizliğin dik alasıdır o maçta yaşananlar. biraz su atıldı sahaya sulu derbi diye ağlayanlara o maçtaki tribün eziyeti defalarca yaşatılmalıydı , belki mamalanan algılar açılırdı.
  • 5712
    her fenerbahçeli’de olduğu gibi kendisinde çocukluğundan beri süre gelen bir galatasaray kompleksi bulunmaktadır. başkanlık döneminde de futbolda sportif başarı konusunda galatasarayın sürekli gerisinde kalması, kendisini şuursuz bir kişi haline getirmiş olup, altta kalmanın vermiş olduğu acı ve öfkeyle galatasaray’a nasıl saldıracağını şaşırmış başkan eskisidir.

    şike davasının 5. duruşmasında savunmasını yaparken diz üstü bilgisayarda avukatları ile birlikte 7 kasım 2000 galatasaray sturm graz maçı‘nı izlemiştir.
    şampiyonlar ligi grubundaki diğer maçta glasgow rangers ile monaco arasındaki maçın berabere bitmesinin ardından ali sami yen stadı’ndaki galatasaray - sturm graz maçındaki 2-2’lik skor her iki takımı da üst tura taşıyordu. galatasaray ve sturm graz’lı futbolcular da son dakikaları hiç atak yapmadan karşılıklı paslaşmalarla tamamlamıştı.
    aklınca maçın son dakikalarında hiç atak yapılmaması bu zata göre şikeydi, eminim ki hakim buna götüyle gülmüştür. işte bu denli kompleksli bir adamdı kendisi.

    bir başka örneği de yılını ve maç tarihini hatırlayamadım; fenerbahçe’yi türkiye kupası finalinde 1-0 yenip kupayı kazanmamızın ardından muhabirlere “ben şike yapmadım ama galatasaray hep şike yapıyor” diyerek büyüklüğümüzün altında nasıl bir aciz insana dönüştüğünü görmüş olduk.

    bu arada sen ve kirli kulübün, “şike”den değil, “usülsüz dinleme”den aklandınız. yani tapelerin hepsinin gerçek olduğu kanıtlandı. baz istasyonundan tut, cep numaralarına kadar her şey belliydi zaten de neyse.

    koyunlarınızı kandırırsınız ama sadece koyunlarınızı kandırırsınız.
  • 5713
    türkiye cumhuriyetinin yüz karası top 10 listesinde ilk 5’i zorlayan biridir.

    1998 yılında diyarbakırdan gelip haraçla, şantajla, tehditle ve gayri meşru her işle bir yerlere gelip bunu birde sosyal hayatın içinde meşrulaştıran, şahsiyetten yoksun suyun karşı tarafının başkanıdır.

    allah ; maç öncesi kadrolarımızı yayıncı kuruluşta çalışan şerefsizlerden alan, şike yapıp insanların emeklerini hiç etmeye çalışan, şantajla silahla futbolculara imza attıran, hakemleri ayarlayıp bunu barizce söyleyen, devletin işlerine girip hegemonya kurmak isteyen bu karakter yoksunu şahıstan daha çok hakkımızı çıkarsın. amin.
  • 5714
    o kadar rahat tehdit ederdi ki.
    bu rahatlıkla söylediği tehditler, insanlara normal gelmeye başlardı.

    "özgür yankaya bizim maça bir daha gelemez. gelse de o stadyumdan çıkamaz"
    "hakem odasını basmam gerekiyorsa, orayı da basarım"

    şunları, bırakın kulüp başkanı'nı şimdi ben bu halimle söylesem beni içeri alırlar.
    hep kendisine ayrıcalık beklerdi. normal kurallar onun menfaatlerineyse geçerliydi.
    kendisi türk futbolu'nun marka değerini yerle bir eden harekettir.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!