• 1
    bizim ülkemizde avrupa maçları; tivibu, d-smart vs. gibi tv platformlarında verilince, hemen internetten hangi kanallarda şifresiz veriliyor diye baktığımda, genellikle az tv ve idman tv'yi görüyorum. evde uydu olunca uydudan, yoksa da genellikle internet üzerinden bu kanalları izliyorum. ya da katlanıyorum desem daha doğru olur. azeri dili ile türkçemiz arasında belli oranda benzerlikler olduğu için (yüklem sonda, birçok kelime söyleniş aynı vs.), spikerlerin söyledikleri cümlelerinin bazen başını, bazen ortasını, bazen de sonunu anlayabiliyorum. ya da maçtaki pozisyona göre; anlayabildiğim kelimeyle, anlamadığım kelimeyi birleştiriyorum. örn; spikerin ''topu kapıcıya öteledi'' demesi gibi. iş öyle bir hal alıyor ki; maç oynanırken bir süre sonra, maçtan çok bunların dediğine takılmaya başlıyorum, heyecan meyecan kalmıyor yani anlayacağınız. saha ambiyansı vs. yaşamak için sesi de kapatamıyorum. hele maçı anlatan azeri spikerler, ağızlarına ne gelirse söylüyorlar. hatta anladığım kadarıyla, arada iyi giydiriyor namıssızlar.* bir de, azeri dili bana çok karmaşık geliyor. ayrıca; kelimeleri söyleyiş tarzlarından ve bizdeki anlamından farklı kullanmalarından dolayı ( kaleci-kapıcı gibi ), komik bulduğumu da söyleyebilirim. velhasıl kelam; el mahkum idare ediyoruz işte. ama; haklarını da yemeyelim şimdi; başkaları tivibu'dan falan şömine karşısında, full hd tv'sinde maç izlerken;* bizim gibi soğuk odalarda oturan, kotalı internetlere sahip garibanlara; bilgisayar karşısında iyi hizmet veriyor adamlar.