• 37
    2015-2016 sezon öncesi transfer dönemine benzettiğim bir dönem geçiriyoruz. o dönemdeki kadar hatalı hamleler yapmadık belki ama tıpkı o dönemki gibi yapmamız gereken hamleleri de yapmadık.

    öncelikle kulübün giderleri çok yüksek. maaşlar konusunda ipin ucunu kaçırdığımız için para harcayamıyoruz büyük ihtimalle. ama bu tutum devam eder ve gerekli hamleler yapılmazsa zaten halihazırdaki giderlerimiz de haybeye gitmiş olacak. bunu da avrupa başarısı ekseninde söylüyorum.

    rakiplerimiz çok fazla para harcıyor, oyuncular alıyor olabilir ama bizim mevcutta harcadığımız para salt yerel başarı için çok fazla. avrupa başarısı için mevcut planlama hiç yeterli değil, çok çarpık bir kadro yapısı kurduk yıllar içinde.

    özetle zarardan kısmak için para harcamamız gerektiği gibi paradoksal bir durumun içindeyiz. yüksek maaşlı isimlerden en az zararla kurtulup yeni bir yapı kurmayacaksak - ki onun için de geç kaldık - kısa vadede yapabileceğimiz tek şey harcayarak gelişmek. o yola da girilmeyecek gibi duruyor.

    açıkçası tablo böyleylen benim avrupa başarısı için hiçbir beklentim yok. en azından tur geçebilirsek çok sevinirdim.
  • 38
    https://www.uefa.com/...ings/club/?year=2027

    kulüp sıralamasında 51. sıradayız.
    22/23 sezonundan sıfır puan geliyor.
    seneye son 5 yıl ortalamasından kaynaklı o sıfır puan silinecek.
    bu yıl da eğer son 16 yapabilirsek ortalama 17-18 puana tekabül eder ki sıfır puan karşısına olduğu gibi artı girer. bu durum da bizi rahatlıkla ilk 30 a sokar.
    gelecek sezon da şampiyonlar ligine gidersek o zaman ilk 20 içine gireriz.

    bu durum seri başı olmak demek.
    seri başı olunduğunda da yeni düzende daha fazla para/pay alıyoruz demek.
    sonuç olarak, hem finansal sürdürülebilirliğimizi devam ettirmek hem de kulübün marka ve prestijini arttırmak için avrupa başarımızın olması beklentinin ötesinde şart.
  • 40
    galatasaray'ın olmazsa olmazıdır. hatta kulübün kuruluş felsefesinin en temel parçalarından biridir. buna aykırı bir anlayış galatasaray kimliğiyle bağdaşmaz.

    yönetimin tavrı ne olursa olsun, galatasaray formasını giyen her futbolcunun ve teknik ekibin birinci hedefi avrupa'da başarı olmak zorundadır. bu hedefi benimsemeyecek olan varsa, kapı oradadır.

    zamanında çıta o kadar yükseğe konmuştur ki avrupa'da kupa kazanılmadan elde edilen her başarı, galatasaray taraftarının içinde bir ukde bırakır. bu da bazen "önce ligi garantiye alalım" düşüncesini doğurur. oysa bu düşünce, galatasaray'ın ruhuna terstir.

    galatasaray, avrupa'dan elenene kadar tüm enerjisini ve önceliğini avrupa'ya vermelidir. lige olumlu yansımaları, fikstür avantajları veya şampiyonluk hesapları ancak bundan sonra konuşulabilir. çünkü galatasaray'ın varlık amacı sadece türkiye'de kazanmak değil, adını avrupa'da gidebildiği en ileri noktaya taşımaktır.

    ancak avrupa hedefi dediğimiz şey, bir sezon bayern münih ile başa baş oynayıp sparta prag'a elenmek, ertesi sezon young boys'a takılmak ya da az alkmaar karşısında oyun üstünlüğü kuramamak değildir. galatasaray'ın referans noktası bunlar olamaz.

    bu kulüp, aynı sezon liverpool'u iki kez yenmiş, juventus'u elemiş, atletico madrid ile kafa kafaya oynamış, ajax'a amsterdam'da üç gol atmış bir kulüptür. dolayısıyla hedefimiz, o seviyeyi tekrar yakalamak ve üzerine koymak olmalıdır. kendimize "prag'a neden elendik?" diye değil, "liverpool deplasmanında neden varlık gösteremedik?", "juventus karşısında üç farklı üstünlüğü neden koruyamadık?" gibi sorular sormalıyız. çünkü ancak standartlarını en yüksek seviyedeki maçlara göre belirleyen kulüp ve camialar gerçek anlamda büyüyebilir.

    galatasaray'ı büyük yapan da tam olarak budur. çıtasını rakiplerine göre değil, kendi tarihine göre belirlemesi. avrupa, bu kulüp için bir vitrin değil, kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın