• 831
    gelenin gideni aratmadığı victoria secret defilesi gibi takımdır. 2006 yazında fernando torres'i liverpool'a sattılar ve yerine diego forlan geldi. torres'li dönemde atletico uefa'ya bile katılamazken forlan'lı dönemde şampiyonlar ligi bileti aldıkları gibi uefa avrupa ligini müzesine götürdü.

    2011 yazında forlan ve agüero'yu gönderip yerini falcao ile doldurdular ve bu dönemde takım bir kez daha uefa avrupa ligini kazandı. ayrıca ligde uzun yıllar sonra 2012-13 sezonunda şampiyonluk yarışı verdiler ve sezon sonu 13 yıl sonra real madrid'i kupa finalinde bernabeu'da yenerek kupayı kazandılar.

    2013 yazında falcao'yu sattılar, yerine david villa gelse de bu açığı kadrolarında ki diego costa ile kapattılar ve la liga şampiyonluğu'nu kazandıkları gibi üstüne şampiyonlar ligin'de final oynadılar.

    2015 yazında bu sefer diego costa chelsea'ye gitti. bu sefer griezmann ve mandzukic hamlesi yaptılar. hırvat santrafor tutmasada griezmann tuttu. fransız oyuncu takımın 5 sezon boyunca lideri oldu ve uefa kupası kazanıldı. ligde şampiyonluk yarışları verildi ve 2015-16 sezonunda şampiyonlar ligi finalini penaltı atışları sonunda kaybettiler.

    bu yaz ise barcelona serbest kalma bedelini ödeyerek griezmann 'ı atletico'dan kopardı. ancak atletico riskli bir hamle ile joao felix'i kadrosuna kattı ve şuana dek oynadığı futbolla belkide geleceğin en iyi iki futbolcusundan birini kadrosuna kattı. felix kısa zamanda oynadığı futbol ile ileride belkide messi vs ronaldo tartışmasının yeni sürümünde rakibi mbappe olacak.

    tabii tüm bunlarda hücum oyuncuları üzerinden örnekler verdik ama aynı durum de gea ile başlayan ve courtouis , oblak'la devam eden kaleci sürecinde yada stoperler süreci içinde geçerli. son yıllarda porto, dortmund, benfica transfer başarılarıyla övülürken onların bu başarısı underrated kalıyor. sonuçta bu takım ilk 6'ya giremezken bugün transfer başarılarıyla barça ve real'e kök söktürüyor. transfer'de son yılların en başarılı takımları bence atletico madrid'dir.
  • 832
    çok iyi işleyen bir sistemleri var. iyi bir hocaları var ve iyi çalışıyorlar. hal böyle olunca da bir oyuncu gittiğinde sistemin neye ihtiyacı olduğu çok net belli olduğundan ona uygun bir dişliyi alıp eksik yere monte ediyorlar ve hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ediyorlar. başlarındaki hoca da yeni gelen oyuncunun artılarını ön plana çıkartıp eksilerini önemsizleştirecek ufak dokunuşlar yapıyor.

    giden birinin kopyasını aramıyorlar. forvet lazımsa kendi sistemlerine uygun forveti arıyorlar. bu ikisi arasında çok fark var. bir oyun kurucu aramakla yeni hagi aramak, koşan bir santrafor aramakla yeni hakan şükür aramak aynı şey değildir. birinde sisteme uygun bir dişli alıp sistemde ufak rötuşlar yaparsın yeni gelene göre; diğerinde ise dişliyi eski dişliye benzetmeye çalışırsın.
  • 833
    düzgün çalışan makine ve oturmuş sistemlerin küçük ve sadece gereken parçalarının değişmesiyle neler yapılabileceğini örnekleyen ispanyol takımı. eğer sisteminiz varsa, galatasaray taraftarı (genelde istanbul'un 3 büyükleri denilen takımların taraftarları) gibi maymun iştahlı değilseniz, her yıl sil baştan yapmaktansa, yapacağınız güzel rötuşlarla atletico madrid gibi ileriye doğru olumlu hamleler yaparsınız. ve en önemlisi, kaynaklarınızı, hadi adını koyalım, alt yapınızı çok daha verimli kullanırsınız. bu ülkede taraftar baskısını göğüsleyip, yapacağı işleri taraftarına detaylı bir şekilde anlatıp kabul ettirecek yönetimler, sporda devrim yapacaklar; henüz bu cesarete sahip olanını görmedik.
  • 835
    herseyin basi hoca kalitesinden geciyor. yatsinlar kalksinlar simeoneye dua etsinler kurbanlar adasinlar pamuklara sarsinlar. simeone olmasa suan olduklari konumu hayal dahi edemezlerdi. kaliteli teknik kadro olunca kaliteli oyunculardan da muazzam katki alabildiler. ben acikcasi atleticodaki durum hakkinda karar vermek icin simeoneden sonrasini gormemiz gerektigini dusunuyorum.