• 808
    taktiklerini zerre sevmiyorum ancak bunun için sergiledikleri disipline saygı duyuyorum yine de oynadıkları futbol olsun, teknik direktörleri olsun, futbolcu tavırları olsun evlat olsa sevilmeyecek bir kulüp. tarafsız olarak izlediğim maçlarda bile bir şekilde midemi bulandırabiliyorlar. iticilikte bir seviye oldu, o düzeyin ismi oldu artık atletico madrid benim için.
  • 810
    yıllardır büyük başarılara imza atan ama hala ilk gün sahip olduğu tutkuya sahip olan ve hala da çok genç olan çok büyük bir teknik direktörleri var. kim giderse gitsin yerini bir şekilde dolduran bir yapıları var. inanılmaz savaşan ve her biri atletico madrid taraftarı gibi tutkulu olan futbolcuları var. yıllardır bu kulüpte olan ve hala son derece verimli oynayan bayrak adamları var. inanılmaz tutkulu bir tribünleri var.

    juventus'u eşleşmenin ilk ayağında 2-0 mağlup ettiler.* italya'dan hüsranla da dönebilirler konu bu değil. bu adamlar böyle bir yapı oluşturup her sene tüm dünyaya kafa tutuyorlar ya... işte konu bu. imrenmemek elde değil.
  • 811
    madrid ve barca’nın formlarından uzakta olması, ingiliz takımlarının verdiği şampiyonluk yarışı, bayern ve dortmund’un eski gücünde olmaması vs. vs. derken kendilerini paris saint germain ile birlikte 2018-2019 sezonu şampiyonlar liginde favori görüyorum. 20 şubat 2019 atletico madrid juventus maçını iki farkla kazandılar. çok büyük bir sürpriz olmazsa juventus’u geçerek sağlam bir mesaj verecekler.

    not: no ramos, yes party!
  • 813
    açıkçası tam hayalimdeki takımlardan biridir kendileri. dikkatli izlerseniz 11 oyuncu da sahada birlikte hareket ediyor. bir ahenk var. herkesin görevleri ve yetenekleri belli. yaratıcı oyuncuların belirli serbestiyeti var. takımda müthiş bir disiplin ve ahenk var. bu tip takımlar için rakibin ne kadar kaliteli olduğu sonucu değiştirmiyor genelde. o gün dişlilerde bir sıkıntı varsa işler iyi gitmiyor ama genelde çalışıyor.
  • 814
    real madrid, barcelona, bayern münih, manchester city, paris saint germain, juventus, milan ve manchester united gibi itici takımların arasında neden itici olarak anıldıklarını anlamadığım takımdır. nedir bu takımın size zararı? milyon eurolarla kurulan takımları komik maliyetlerle kurulan kadrolarla mat etmesi mi? boşa demiyoruz defansif oyun anlayışları türkiye'de de futbola dahil edilmelidir diye... chelsea conte varken güzel bir örnekti şu ara bozdu, ranierili leicester, bu sezondan örnekler de benfica ve schalke gibi avrupa'da deneyimli ortalama takımlar... özellikle sami yen'de 0-0 biten schalke maçından sonra benfica'ya karşı da aynı tuzağa düşmemizi hazmedemiyorum. her iki maçta da rakip topsuz oyunu aynı şekilde oynadı, bire bir defansif dizilişe kadar aynı diyebiliriz... bazı konularda gereksiz bir hamasetimiz yok mu sizce de? ne olur kabul etsek artık, "iyi bir hücum takımı kurmak nereden baksan 100 milyon euroluk bonservisten geçiyor." diye? ben sözlüğün geneline göre gencim ve algım da bu defansif oyuna karşı daha açık. gelecekte ya bu oyunla varolacağız ya da barcelona-madrid-münih üçlüsü altında ezileceğiz. geçmişte iyi kötü bileğini büktüğümüz iki rakibimiz bu sezon bizi nasıl mat etti sizce? sahadaki benfica 2015 kasım ayında yendiğimizden daha mı iyiydi? ya elendiğimiz schalke? huntelaar, bastos, farfan, draxler gibi adamları kadroda tutan schalke'den daha mı iyiydi?
  • 815
    önce durdur sonra vur felfesinin bir takımda vücut bulmuş hali. oynadıkları taktiğin disiplinini sağlamak için üst düzey fizik gücü gerekiyor. ayrıca griezmann gibi bir oyuncu ben defans yapmam demiyor yeri geliyor kendi ceza sahalarına kadar rakip oyuncuyu kovalıyor. bunlar anlatması kolay uygulaması zor şeyler. futbolcuları böyle bir felsefeye ikna etmek gerçekten kolay değil. hatırlarsanız arda turan simeone’nin takımında tam bir savaşçı gibi mücadele ediyordu, atletico madrid’de işleyen çarkın bir dişlisiydi. barcelona’da yıldız oyuncu hüviyetinde yok oldu, fizik gücünü kaybetti bunda 6 ay oynayamaması da etkili oldu.
    simeone’nin atletico madrid’inden alınacak çok güzel örnekler var. herşeyden önce oynadıkları oyun için o fizik gücüne nasıl erişiyorlar. ne yiyip ne içiyorlar. o fizik gücü şuan takımımızda olsa avrupayı sallarız.

    durmadan darbelerini sabırla rakibe savurup en sonunda nakavt eden bir boksör gibi oynadılar dünkü maçta. avrupa’nın en iyi 5 takımından biri olan juventus’un son yarım saatte başı döndü resmen. juventus’a oyun aklını kaybettirdiler resmen dün sahada. merakla rövanş maçını bekliyorum. aynı şekilde oynayabilecekler mi.. (bkz: 20 şubat 2019 atletico madrid juventus maçı)
  • 818
    dün oynanan juventus maçında bir penaltıları ve bir golleri iptal edilmesine rağmen maçı 2-0 kazanmışlardır, bunun haricinde diego costa ile net bir pozisyondan yararlanamamışlardır. juventus ise atletico’nun çeyreği kadar pozisyon bulamamıştır. savunma deyince akla ilk gelen ülke italya olmasına rağmen simeone’ nin bu kadar uzun süredir bıkmadan usanmadan takımına bu istek ve arzuyu aşılaması muhteşem bir olay, galatasaray dün atletico’nun oynadığı gibi juventus’u yense eminim ki çoğumuz burada orgazm olmuştuk. her takım allah allah diye hücum yapacaksa bu futbolda defans kavramı niye var iki takımda 10 hücumcu ile oynasın.
  • 820
    formayı sırılsıklam eden, mücadelen ödün ve taviz vermeyen, tek vücut halinde oynayıp sonuca ulaşan takım. bu profildeki takımlara saygı duyuyor ve işin açığı da izlemekten zevk alıyorum. çünkü sahadaki o hırs, azim, tutku bu oyunda görmek istediğim şeylerden ve kendileri bunu harika uyguluyor.