• 37
    vefatının üzerinden bir sene daha geçmiş olan güzel adam. bir pankartla hikayesi yakın arkadaş çevresinden dışarıya çıkmıştı. ülkenin her yerinde kan verme kampanyaları düzenlendi. biz de izmir'de olan ve okulu bitirme şansı birer birer azalan rahatsızlar olarak gider gelirdik bazen hastahaneye. yanına çıkamazdık, hastahane olduğu için kimseyi rahatsız etmemek için bağıramazdık da.. oralarda olurduk, yukardan bi yerlerde birileri bakar bizi görür ona söylerdi yine gelmişler diye.. yanımızda da okuldan, otobüsten, ordan budan topladığımız birileri olurdu koca adama gidiyoruz deyince ben de geleyim diyen. onlar da kan örneği verirdi. bir gece bir kanal yayın yapmıştı hastahane önünden, sırf orda görünmek için kalkıp gitmiştik mesela.

    sonra bir gün haber geldi, uygun ilik bulunmuştu. bir kere bile oturup konuşmuşluğumuz olmayan birinin hayata tutunması karşısında mutlu olmuştuk, millet birbirine haber verip duruyordu. olasılıkları parçalamıştık ama koca adam olarak anılmasına sebep olan vücudu bu savaştan çok yorulmuştu. aylardır yoğun bakımda olmasına rağmen vücudun direnci tükenmeye yakındı, olmadık bir şekilde zatürre oldu. daha ilik nakli yapılamadan da bir gecenin sabaha karışmaya hazırlandığı dakikalarda illet lösemi ile olan savaşını malesef kaybetti...

    o gün karşıyakalı özgür soylu da bir akaryakıt istasyonunda pompalı tüfekle vurularak öldürülmüştü. iki genç tribün simasının ölüm haberi arka arkaya geldi. sıradan, maçsız bir işgünü izmir sokaklarını atkılı formalı bir dolu tribün insanı doldurdu ve izmir'in iki ucuna bölünüp iki genç ve güzel insanı son yolculuğuna uğurladılar...

    adı hep anılsın diye sloganıyla bazen hatırasına işler yapılıyor, en son kütüphane açılmıştı galiba. ev arkadaşı olan yalın doğu yarkaya, can dostları olan peşindeyiz ekibi diğer tribün yoldaşları tarafından. hala daha hesapsız kitapsız, bir vesileyle birlik olabildiğimiz güzel günlerdi...

    o günlerde camianın her kademesinden çeşitli manevi destekler olmuştu, kimisi arayıp sorarak, kimisi telefon ederek, kimisi bir şekilde bir yerden mesaj göndererek.. ama bülent korkmaz'ı da bu noktada anmak, ayrı bir parantez açmak gerekir. hayran olduğu isim bülent korkmaz'dı rahmetlinin. bir yerlerden rica minnet bulunan numaraya yapılan tek bir arama ile tereddüt etmeden atlayıp gelmişti kaptan izmir'e. biraz daha morallensin diye bir süpriz yapmaktı amaç, ama işte bir yandan da son dileğini gerçekleştirmiş oldu bu ziyaret...

    ruhun şad olsun...