• 558
    juventus'u 2020-2021 sezonunda şampiyon yapamazsa son yılların en büyük geyiklerine maruz kalacak olan italyan eski furbolcu yeni teknik direktör. rakipleri de dişli. conteli inter, balkanların bulunmaz hint kumaşı vedat muriqi'ye sahip lazio ve yenilenen kadrosu ile ümit veren milan 2020-2021 sezonunda juventus'u çok zorlayacak belki de bir hegemonyaya son verecekler. benim favorim vedat faktöründen dolayı lazio. pirlo'nun rezil olmasını keyifle izleriz inşallah.
  • 559
    juventus kulübünün 2020/2021 sezonunda teknik direktörü olan şahıs.

    juventus'u ayrı sevmem bu pirloya da ayrıca gıcık olurum. juventus, 9 senedir şampiyonluğu kimseye bırakmıyor ama ilk defa pirlo gibi tecrübesiz teknik direktör ile yola çıkıyorlar. pirlonun başarısız olacağını düşünüyorum. italya'da adam gibi adam olan gattuso'dan yanayım.
  • 561
    kabul ediyorum ki juventus italya futbol ligi tarihinin en başarılı takımıdır. son dokuz sezon evet son dokuz sezonda ligi birinci olarak tamamlamaktadırlar. fakat bu kadar baskın bir başarı ve her daim güçlü olmak o ihtiyacımız olan asıl rekabetin ve kültürün neresindedir?

    şayet aynı durumda galatasaray olsaydı sıkılırdım. galatasaray'ın dört sene şampiyon olması gibi fenerbahçe'yle olan tarihi rekabette arayı kapatıp, geçmesi sonucu oluşan durumla, juventus'un durumu kesinlikle aynı değildir. aynı durum almanya cephesinde bayern münih için geçerli gibi gözükse de ve hatta ekonomi şartlarının kendi ligleri açısından benzerliği bile olsa da (ezici ekonomi gücü) yine de bayern münih her sene şampiyon olsa da, son yirmi yılın avrupa şampiyonlar ligi karnesini ortaya koyup baktığımızda juventus üç kere finale kalsa bile, tek şampiyonlar ligi şampiyonluğunu 95/96 sezonunda ajax karşısında alabilmişlerdir. bayern münih'in bu anlamda karnesi daha parlaktır. totalde üç şampiyonlar ligi kupasına sahip oldukları gibi, yarı final safhaları juventus karşısında daha parlaktır.

    gelelim andrea pirlo'nun teknik direktörlük görevine. kendisinin futbolculuk anlamında son anlamlı imzasını attığı ve dört sezon oynadığı juventus değil milan onun asıl yuvasıdır. hocamızla yıllardan beri süregelen ' sen kötü hocasın kötü sinyor terim' tarzı yaklaşımına karşılık hayat ona inanılmaz bir fırsat sunmuştur. ancak format değişikliği sonrası son otuz yıldır şampiyonlar ligi genelinde yedi kez kupayı müzesine götüren milan yerine, avrupai başarısı en üst seviyede bir kupa olan juventus'un başında ilk teknik direktörlük deneyiminde yer alıp yüksek ihtimalle başarısız olma ihtimali, bizim gibi onu tavrı ve söylemeleri dolayısıyla itici görenlere 'haydi meydan, er mi yaman bey mi yaman' deme fırsatı sunmuştur.

    hep beraber yaşayıp göreceğiz.
  • 563
    tipik bir kuzey italyali. empatiden yoksun, insanlara tepeden bakan bir tip. terimin mimikleri ve hareketleri güney italyanlara benzedigi icin ona karsi tavirli olmasi muhtemeldir. terime salladigi otobiyografisinde cingene asilli oldugu söylentileri yalanlama derdine düsecek kadar burjuva biridir.

    simdi sakin kravat takmayi, kruvasan ve cappuccinodan olusan müthis italyan kahvaltisini(!) unutma sevgili andrea. sahada gösterdigin futbol bilgisini o miymiy karakterinle takima nasil aktaracaksin cok merak ediyorum.
  • 564
    keşke erol bulut’un ve kendisinin olası bir başarısızlığının ertesinde yolu fenerbahçe’ye düşse de son yılların en büyük keyiflerinden birini bize yaşatsa dediğim eski klas futbolcu. tam da fenerbahçe dinamiklerine uygun bir olay olur diye düşünüyorum. pirlo’nun fenerbahçe’nin başında alacağı bir kadıköy mağlubiyeti ardından fatih hocamın; basın toplantısında üç farklı dilde, tanıdığım en kötü hoca andrea pirlo, demesi çok acayip olabilirdi.
  • 566
    fatih terim'in o dönemlerdeki taktik ve oyun anlayışında, regista yada deep lying playmaker'ların şans bulması pek olası değildi. bunlardan biri de tugay kerimoğlu'dur. tugay'da hocanın takımlarında pek şans bulamadı yada oynadığı maçlarda etki gösteremedi diyebiliriz. pirlo, inter'den transfer edildiği dönemde yukarıdaki arkadaşlarında dediği gibi hoca kendisine pek şans vermedi. ama bunu oyuncuya kişisel bir husumeti sebebiyle değil, taktiksel anlayışına uymaması sebebiyle yapıyordu. anlaşılan kendisi bunu kişisel bir husumet olarak algılamış.

    avrupa'yı çok iyi bildiğimi iddia edemem fakat birkaç defa batı avrupa'yı ziyaret etmiş, orada farklı farklı ülkelerde(isviçre, almanya, italya) kuzenleri olan biri olarak söyleyebilirim ki italyanlar, batı avrupa'nın en geri kafalı milletidir. hani cem yılmaz'ın bir stand up gösterisinde italya'da yaşadığı balzamik olayı vardır ya, tam klasik italyan tarifi.

    şuraya linkini bırakayım, şunu izleyin klasik bir italyan nasıl karakterde biridir bilmeyenler için açıklayıcı olacaktır; https://www.youtube.com/watch?v=CGs78Li3H0E
  • 567
    galatasaray'la her eşleşmesinde türkiye'ye gelmemek için ağlayıp zırlayan ve geçmişinde şike lekesi bulunan juventus'un teknik direktörü.

    kime ne demiş, kitabında hangi karalamaları yapmış bilmiyorum, hayatı da ronaldo ya da messi mertebesinde bir yetenek olmadığı için çok ilgimi çekmiyor. lakin, bu adamın yazdıkları ya da yazdığı iddia edilen şeyler üzerinden fatih terim'e laf etmeye çalışan rakip takım taraftarlarına, sosyal medya maymunlarına ve malesef ki sözlükte yazan bazı yazar arkadaşlara şaşırıyorum. acaba arkasından aylarca ağladığınız ersun yanal, öve öve bitiremediğiniz sergen yalçın ya da bir dönem fatih hocamla kıyaslama gafletine düştüğünüz şenol güneş hayatının hiçbir aşamasında milan seviyesini görebilecek mi? bahsettiğimiz dönemde milan takımı paolo maldini, andriy shevchenko, ivan gennaro gattuso, rui costa, filippo inzaghi gibi yıldızlarıyla dünyanın en baba kulüplerinden biri konumundaydı. fatih terim ise 48 yaşında (yani günümüzde genç diye lanse edilen sergen yalçın'la yaşıt) bir teknik direktördü. rui costa, gattuso, albertini varken pirlo'yu uygun bulmamıştır, oynatmamıştır; tercihlerini yaparken de pirlo gibi tepeden inerek değil, tırnaklarıyla kazıya kazıya büyük bir takımın başına geçmiş bir hoca olduğu için kimseye açıklama yapmak zorunda olduğunu düşünmüyorum.

    hadi bunları da geçtim. pirlo'nun söylediği "idmandan çıkar, bbg'yi izlemeye giderdi" sözü üzerinden hocama vurmak nedir? internetin ve sosyal medyanın olmadığı, cep telefonlarının yeni yeni yaygınlaştığı o dönemde sizin aileniz de ne yayımlanırsa onu izliyordu. sizin anne babanız da bbg izleyip eray'ı destekledi, sizin ablanız da melih'e aşık oldu, sizin abiniz de çıktığı gün tarık'ın kasetini aldı. bu neyin havası?

    edit: burda kasdedilen bbg, başka anlamda kullanılmışsa pirlo denen koyu bilal'den daha fazla nefret ettim.
  • 570
    juventus'tan kovulduktan sonrasını garantiye almak için doğru kartları kullanıyor. olası bir juventus ayrılığı sonrası bu topraklarda yeri hazır. ayrıca teşekkür ettiği eski teknik adamlarından ismini yazmadığı tek isim olan fatih terim yardımcısı igor tudor kovulduktan sonra galatasaray'ın başına geçti(acaba çok mu bir şeylerin içinde bahane arıyorum?)
  • 571
    şampiyon olmadığında yada aldığı kötü bir sonuçta, türkiye'de dönecek geyikleri bir bilse, kelebek etkisi ile yaptığı işi bırakıp dağa bayıra göç edecek taze teknik direktör.

    bu adamda ki kuyruk acısı ersun yenal'da, aykut kocaman'da yok gerçekten.

    inter ,milan, juve.
    kapı kapı dolaşıp, en sonunda ben doğuştan juve'liyim, damarımı kesseniz siyah beyaz akar diyerek kendini bir şekilde juve'ye mal etmesi ile emre belezoğlu'na mesaj yollamış italyanın çubuklu tosunu...
  • 572
    juventusun başındayken, başka yerlerde çalışacak hamleleri yaptığı iddia edilen eski futbolcu yeni teknik direktör.
    bunu da tez çalışmasından çıkarmışlar ki, bu engin düşüncelerin sebebi torbacı numarasını merak etmeden yapamıyor insan.
    mevzu çok basit aslında:
    andrea pirlo büyük futbolcudur. fatih terim hakkındaki düşünceleri onu değersizleştirmez.
    ayrıca fatih terim de büyük hocadır. pirlo nun terim hakkındaki düşünceleri terimi küçültemez.
    fakat, fatih hoca 2000'lerin başında italyada oynattığı futbolla ve futbol anlayışıyla, çığır açmıştır.
    italya taktiksel anlamda futbolun beşiği diyebileceğimiz bir ülke iken bu taktiksel yeniliği ayak uyduramamıştır.
    hatta prerag mijatoviç "toplu hücum toplu savunma gibi saçma sapan fikirleri vardı" diye demeç bile vermiştir.
    pirloyu kullanmamasının sebebi, fatih hocanın taktiksel anlayışıdır.
    o regista ile oynamayı tercih etmemiştir. pirlo registaların şahı olmasına rağmen tercih etmemiştir.
    pirlo da bu taktiksel gerçekliği kibriyle karışık anlayamamış ve işi şahsileştirmiştir.
  • 575
    pirlo 2000'li yılların başında regista oynamıyordu. 10 numara mevkisinde oynuyordu ve terim de bu mevkiye uygun oyuncu olmadığı için de oynatmıyordu. zira kendisi de bunu anlamış olacak ki ön libero bölgesine regista olarak konumlandırdı kendisini. hatta önceleri merkez orta sahaya, 8 numaraya evrildi sonrasında registalığın kitabını yazdı.

    10 numaralı mevki için yeterince tempolu, kıvrak ve de en önemlisi skorer bir oyuncu değildi. kaldı ki o yıllarda terim'in elinde o bölgede harikalar yaratan bir rui costa vardı ve o bölgenin hakkını veremeyen pirlo'yu da oynatmaması gayet doğaldı.

    yine o dönemde adam yiyen ön libero modası hakimdi (claude makélélé effect). bu iş için biçilmiş kaftan olan gennaro gattuso da çiğ çiğ adam yerken baygın bakışlı çocuğun forma giymesi yine imkansızdı. ha bu arada o yılların örnek 8 numarası diyebileceğimiz demetrio albertini de kadronun tecrübeli ve yeri garanti oyuncusuydu.

    massimo ambrosini, genç yıldız adayı massimo donati ve hatta fernando redondo gibi rotasyonda atmaca gibi forma bekleyen adamlar da cabası.

    böyle bir ortamda mevkisini bulamamış 22 yaşındaki bir genci kim oynatır. kaldı ki terim'in de taktiğinde regista falan yok o zamanlar. koşan pres yapan adamları çok tuttuğu yıllar.