• 506
    efes pilsen bu ülkenin basketbolda, avrupa'daki galatasarayidir. koyduğu vizyon ve devamliligiyla bizi de geçtiğini düşünüyorum. çok büyük işler yapıyor. koç aydın ors ile serüvenine başlayan ergin hocam şuanda avrupanin en formda kocudur. üç yılda üç şampiyonluk almasını korona gibi bir illet önledi. seneye bunu da yapabilir. ancak koçun gözü nba'de bu da unutulmamalıdir.
  • 508
    bu ülkenin spor alanında tartışmasız en başarılı ve en iyi yönetilen, eski adı efes pilsen olan kulüp. bir takım arap sevdalılarının oyunlarıyla önüne engeller konulsa da türk basketbolumuzun lokomotifi. milli takıma belki de en fazla basketbolcu veren-yetiştiren kulüp. üstüne avrupada tekrardan türkün göğsünü kabartan başarılar elde etmeye başlaması bir takım kesimi mutsuz etmiş olsa da belki de her galatasaraylının galatasaraydan sonra sempati beslediği ikinci takım olabilir.
    2 ayyaşın kurduğu* kulüp. +1 dinlene dinlene bu iflah olmaz kesimi kudurtmaya devam efes pilsen.

    edit: takım tutmak farklı sempati beslemek farklı. bu iki kavramın farkını bilmeyenler bir zahmet yazmasın bu sözlüğe zaten.
  • 510
    asıl adı efes pilsen olan 90'lardan beri desteklediğim türk basketbolunun en büyük destekçisi kulüptür. yine kimi ne kadar destekleyeceğimize başkaları karar veriyor. en galatasaraylı siz olun arkadaşlar ben biraz galatasaraylıyım derim rahatsız oluyorsanız.

    ayrıca dün akşam efes kupayı aldıktan sonra bein'de neredeyse bütün programı izledim. her konuşan fenerbahçe'yle bu iş başladı demesi çok garip. kupayı türkiye'den kazanan ilk kulüp olabilir ama kimse sallamazken efes bir dünya yatırım yapıyordu basketbola, çok istiyorsan kupayı aldığı için tebrik edin de "başlattı" demek ayıptır bu organizasyona.
  • 511
    benden önceki jenerasyonu bilmem ama benim dönemime basketbolu sevdiren takımdır efes. koraç kupasına giden yoldur. teamsystem bologna maçında rakibi ezen, stefanel milano'yu geçip kupayı alan ufuk sarıca'lı, conrad mcrae'li, murat evliyaoğlu'lu, petar naumoski'li takım. aydın örs de bu ekibin başında saygı duyulan bir isimdi. fenerbahçeli olması bunu değiştirmedi. nitekim aynı ekipte yer alan doğan hakyemez de galatasaray'a menajer oldu, keza aydın örs'ğn öğrencilerinden oktay mahmuti ve ergin ataman ile basketbol branşımızda görülmedik heyecanlar yaşadık.

    efes'i avrupa arenasında ülke olarak sahipleniyoruz. milli takım maçı gibi hissediyoruz. sadece galatasaray taraftarına özgü bir durum da değil ki bu. efes-panathinaikos eşleşmelerinde günler öncesinden tüm biletler satılırdı. bu adamların normal maçlarına giden seyirci sayısı kısıtlı iken kritik maçlarda, milli davaya dönüşen eşleşmelerde bu kadar destek almalarının açıklaması da bu. futbolda hangi kulübü desteklediğine bakılmaksızın basketbolseverler efes'e her zaman sempati beslemiştir.

    ergin ataman'ın başarılarıyla gölgede kalmalarının verdiği öfkeyle fenerbahçe taraftarının efes'e bilenmesi söz konusu. bu da çok ciddiye alınabilecek bir durum değil. birkaç yıllık zirve yaşamış bir ekiple 40 yıldır ülke basketbolunun zirvesinde her zaman yer almış bir kulübü kıyaslamak boş olur.

    basketbolu da geçelim. voleybola bakalım. eczacıbaşı'nı, vakıfbank'ı desteklemiyor muyuz? irina ilchenko'lu eczacıbaşı'nın kazandığı avrupa kupası finali dün gibi hatrımda. ülkece mutlu olmadık mı?

    veya bireysel spor dallarına bakalım. mesela güreşte, boksta, atletizmde nasıl yapmak gerekir? olimpiyatlara giden sporcularımızı desteklemeyelim mi o halde? ya bu abb sporcusu, bu da enka, bu zaten fenerli, bu da ibb'nin sporcusu diyip desteklersek galatasaraylılığımdan eksilir mi diyelim?

    elma ile armutu karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum.