• 1
    son zamanlarda ligimiz takımlarının sık yaşamaya başladığı ve ileride artacağını düşündüğüm durum. merih demiral ile başlayan bu süreç, ali akman, mustafa kapı, ömer faruk beyaz ve söylentiler doğruysa bartuğ elmas örnekleriyle artış potansiyeli göstermekte. bu durum bence kulüp takımlarımız için bir noktadan sonra devrim niteliği taşıyacak diye düşünüyorum. inşallah bu giden çocuklar avrupa'da çok iyi yerlere gelir ve yüksek bonservis bedellerine ulaşırlar.

    böylece kulüplerimiz, akademilerinden yetiştirdikleri potansiyel yetenekleri yedekte veya anadolu kulüplerinde heba etmek ve yerlerine saçma, sapan kişilere tonlarca para dökmek yerine, bu çocuklara çok daha fazla şans vermek zorunda kalırlar. zaten mevcut finansal durumlar düşünülünce kalacaklar da.
  • 2
    kulüplerin altyapısına ciddi darbe vuracak bir gelişmedir. ben elimdeki en yetenekli ve kadromda değerlendirebileceğim oyuncuyu hiç para kazanmadan göndereceksem altyapıya neden o kadar yatırım yapayım. ben ayrıca oyuncunun avrupa’ya gitmesinin tamamen bir menajer oyunu olduğunu düşünüyorum. muhtemelen menajerler bu transferlerde yetiştirici kulüplerden daha fazla para kazanıyorlar. bu hiç adil değil.
  • 3
    gitseler de çoğu süre bile alamıyor, antrenmanda kalabalık yaratıyor. daha bana 18 yaşında, kendi takımında zor süre alıyor en azından o güveni veremiyor, sonra menajerinin getirdiği ilk avrupa teklifinde gitmek istiyor. açıkçası zaten avrupa'ya gitmeleri çok zor değil futbolcuların. yeterli yeteneğin varsa her türlü gidersin.

    bunlara sıradan insan muamalesi çekip avrupa'ya gidip kendini kurtarsıncılara da ayrı gülüyorum.

    adamların ayran içecek yeteneği yok, tahtırevanla gidiyor avrupa'ya. gideceklerse gitsinler, ayrıca sözleşme uzatmayanıyla da uğraşmayıp, kadro dışı yapmak lazım bunların alayını.
  • 4
    altyapidaki futbolcularin yasi ne olursa olsun cocuk muamelesi gorup adam yerine konulmamasini, itilip kakilmasini, gelisimlerine zaman ve para harcanmamasini, 1-2 istisna disinda as takimlarda sure verilmemesini ve ulkenin de mevcut durumunu dusunursek kizilmamasi gereken durumdur. adamlarin mesleginin futbol oldugunu da unutmamak gerekir, futursuzca elestirirken hali hazirda yurtdisinda yasiyor/calisiyorsan neden geldim ya da yurtdisinda is firsati ciksa gider miyim gitmez miyim diye sormak lazim. ne yazik ki ulkeden sadece genc futbolcular degil, herhangi meslege mensup genc beyinler akin akin gidiyor, ve bunun sonucunda herhangi bir firma ya da ulkenin kendisi o kadar emek harcadigi beyinlerden bir kurus para kazanmiyor; kuluplerin farki ne ola ki? sorun baska sorun, meslek mevki fark etmiyor.
  • 5
    18 yasinda gitti gitti gidemedi türkiye'de kendisini kanitlamak icin bir taraflarini yirtmasi gereken futbolcunun icine dustugu durum, ikilem, paradoks.

    şoyle ki, avrupa birligine uye ulkelerdeki liglerin "genelinde" avrupa birligi disindan belli bir sayida yabanci oynatabiliyor. e haliyle bunlari da genelde afrika ya da cogunlukla guney amerika'dan tercih ediyor. 20'li yaşlarında bir turk futbolcunun avrupa'da oynayabilmesi icin, belli kriterler var. ne bileyim milli takimda oynamis olmasi, super ligde istatistik yapmis olmasi vs. hani kriter derken de oyle gayri resmi tercihler. adam ne yapsin mesela galatasaray'in 25 yasindaki rotasyon oyuncusunu. ya da yerli zorunluluğundan dolayi kontenjan dolduran x futbolcusunu.

    haliyle eger ki onune firsat cikmissa, yurt disindan teklif geldiyse gitmesinde zerre sakinca görmüyorum. cunku bu ulkede sirf yabanci ve genc diye sacma sapan oyuncular banko ilk 11'e aliniyor. hatta mesela tonia tisdell var. adam sirf siyahi ve pir pir diye oynatildi ya bu ulkede. oynatan hocalar da belli zihniyette belli duz mantikta tipler. birazcik arastirmayla bulabilirsiniz. oyle ki bu adam daha 30una gelmeden kulupsuz kalabiliyor. gerek gerek super lig'de gerek 1. lig'de tonla boyle oyuncu bulabilisiniz.

    oteki turlu ne bu tur adamlardan kendisine sira gelecek ne de kendisini gelistirebilecek bir ortam bulacak ne de mac kondisyonu kazanabilecek. ancak kalkip yurt disina yeni bir maceraya atilirsa, farkli kulturlerle bir arada bulunursa dilini gelistirirse, farkli kafa yapilarini gorurse, hem milli takima hem de ulkesine faydali olabilir.

    tabii bu tur cocuklara suc bulmadan once ulkedeki kafa yapisini bir goz onunde bulundurmak sart! 23-24 yasindaki adama yasi küçük diyen mi ararsin, kulube geldiginde kulubun 3-4 yillik futbolcusunun yuzune bakmayan hatta tanimayan hocalar mi ararsin... direkt isim verip hedef gostermek maalesef hukuki olarak mumkun olmadigi icin acik acik yazamıyorum bazi seyleri. ama futbolun icerisinde olup, hatta bu isten ekmek kazananlar beni cok iyi anlayacak hatta hak verecektir.