• 62
    ismail çipe 1,5 milyon
    fatih öztürk 4 milyon
    alpaslan öztürk 6 milyon
    semih kaya 4 milyon
    ömer bayram 6 milyon (bence orta saha oynamalı)
    aytaç kara 6 milyon
    arda turan 6 milyon tl
    primler hariç yaklaşık 34 milyon tl yapıyor.
    2021-2022 sezonunda bu arkadaşlar yerine kalede batuhan ve berk, stoper yedeğinde emin&ışık kaan, sol bekte süleyman veya emir, orta sahada bartuğ olsa ne farkederdi?
    kimse aynı anda 5 alt yapı oyuncusu 11 başlasın demiyor.
    yukarıda yazdığım arkadaşlar hiç birşey yapmadan 34 milyon aldılar.
    hiç birşey yapmamayı saydığım alt yapı oyuncuları da becerebilirdi.
    en azından paramız cebimizde kalırdı.
  • 22
    altyapıdan çocuklar oynasın tabii.

    ahmet oynayacağına emin, ışık oynasın.
    emre* oynayacağına süleyman oynasın.
    selçuk oynayacağına atalay, bartuğ oynasın.
    semih oynayacağına emin, ışık oynasın.

    hak etmeyenlerin yerine altyapıdan çocuklar oynasın. zaten hangi bilinçli galatasaray taraftarı şu modele karşı çıkar ki. neticede "luyindama'nın yerine emin, marcao'nun yerine ışık'la başlayalım" denmiyor.

    belli bir mantık çerçevesinde son derece doğru olan bir önerme.
  • 46
    arda turan 12, ozan kabak 11, semih kaya 2 milyon euro kazandırdı kulübümüze. bu süreçte mustafa kapı ve emre çolak bedelsiz gitti.
    galatasaray alt yapısı türkiye ölçeğine göre başarılıdır.
    daha iyi olabilir ama maalesef bunu istemiyoruz.
    oyuncular oynasın geyikten ziyade bir mecburiyettir. hoca bunu yapmak zorundadır, yapmıyorsa yapana bırakmalıdır.
    he bunu isteyen taraftar da 3-5 maç sonra isyan edecektir orası ayrı konu:)
  • 1
    senaryo hep aynıdır: genç futbolcu mahmut “hadi aslanım allah utandırmasın” sesleri arasında ilk maçında formayı giyer.

    kendince uğraşır, bir şeyler oynar, sonra mutlaka hata yapar. taraftardan “kendine gel mahmut, senden daha iyisini bekliyoruz” uyarıları gelir. sonra bir hata daha yapar, maç kaybettirir, taraftardan homurtular yükselir. bundan sonra mahmut’un yapacağı ilk hatada “allah belanı versin, bu forma sana iki beden büyük geldi, nerede o eski mahmut” tepkilerinden mahmut neye uğradığını şaşırır.

    sonraki hatasında “gönderin şu şımarık ibneyi, urfaspor’da sürünsün puşt” denerek döngü tamamlanır.

    semih kaya’ya da aynı şey söylendi, emre çolak’a da, sinan gümüş’e de. hepsi de “parayı buldu ya tabi şımardı, galatasaray forması büyük geldi”. sanki aralarında sözleşmiş, "evet iyi bir başlangıçtan sonra kesinlikle şımarıyoruz arkadaşlar" demişler, bak sen allah’ın işine... genç oyuncu hata yapıyorsa başka sebebi olamaz, %100 ihtimalle, aksi düşünülemeyecek biçimde, mutlaka ama mutlaka şımarmış ve kendini bozmuştur.

    genç forvet gol kaçıramaz, genç stoper gol yediremez, genç ortasaha top kaybı yapamaz. hata yapa yapa gelişmek falan bizim kitabımızda yazmaz asla. bütün şımarıklar da bizi mi bulur arkadaş? genç oyuncuya sabredelim diyoruz ama hep hata yapıyorlar, hata yapmasa ne güzel sabredeceğiz*. bak barcelona taraftarı messi'ye ne güzel sabretti, tottenham taraftarı kane'e keza. santos taraftarı neymar'a sabretti. ama bizim yüzümüz bir türlü gülmedi şu altyapıdan :(

    ironi bir yana, yarın recep gül, atalay gibi çocuklara da aynı şeyi diyeceksiniz. en fazla iki hatasına sabredip üçüncüsünde asacaksınız. altyapıdan çıkan çocuk arda gibi, yusuf yazıcı gibi ilk maçından harikalar yaratan dünya çapında bir yetenek değilse kariyerinin ilk yıllarında sürekli hata yapacak, birçok maçta kötü oynayacak, puanlar kaybettirecek. bunu göze alamıyorsanız "gençler oynasın abi" cümlesini lütfen sarf etmeyin. ben artık bu filmi izlemekten yoruldum çünkü.

    derdimiz altyapıysa, paf ligini hallaç pamuğu gibi atmış sinan gümüş var. 23 yaşında 70 küsür defa farklı kategorilerde milli olmuş, 20 defa a milli takıma çağırılmış ahmet çalık var. ikisi de potansiyelli ve gelecek vaad ediyor. genç oyuncu kazanmaya meraklıysak onlardan başlayabiliriz mesela. ama derdimizin bu olmadığını hepimiz biliyoruz.

    siz siz olun tutamayacağınız sözler vermeyin arkadaşlar. yalan söylemek, palavra atmak büyük bir erdemsizliktir.
  • 24
    şimdi bu konuda yanlış bilinen bir durum var, bunu açıklığa kavuşturmak lazım.

    bir futbolcu altyapıda - örneğin 2005 arda turan gibi - çok sivrilmediği sürece kimse sizin futbolcunuzu kiralayıp oynatmaz. sen şampiyon olur muyum diye bakıyorsun adam küme düşmemeye oynuyor, sen et peşindesin o canının derdinde. dolayısıyla senin bu ligin seviyesinde değil deyip güvenmediğin 18'lik tıfıla o canı burnundayken hiç güvenmez.

    o yüzden altyapı geleneği olmasını isteyen kulüplerin hazır olmasalar da altyapı ürünü futbolcularını oynatıp vitrine çıkarmaları gerekiyor. a takımla 5-10 maç oynamış, ismi duyulmuş, kötü oynasa da 1-2 akılda kalıcı hareket yapmış adamı sonra gelişmesi için kiralık pazarlarsın. öbürü de gelir ha bu galatasaray'da oynuyordu ya diye alır ilk 11 etrafına yazar. ama önce çocuğun ismini duyurman lazım.

    o yüzden evet altyapıdan çocuklar oynasın daha iyi. 18 yaşındaki çocuktan 29 yaşında adam fiziğine gelip formayı kapmasını bekleme yani. sen o ittirmeyi ver ona önceden, olmazsa yine olmasın.
  • 23
    altyapıdan çıkan her sol beki roberto carlos, her stoperi maldini, her forveti crespo sanmazsak güzel hadise.

    bırakalım hepsi star olmasın. atıyorum her çıkan oyuncuya "yeni emre", "yeni arda" demeyelim. 2005-2006 sezonunda epey forma giyen ferhat, mehmet güven, uğur ya da aydın'da olduğu gibi bazı isimler takımın tamamlayıcısı da olabilir. böylelikle kulübeyi doldurmak için yetersiz adamlara da para vermemiş olursun. tutarsa tutar, tutmazsa faydalanabildiğin kadar faydalanırsın, faydalanılamayacak gibiyse yollarsın. arda gibi bir star çıkarsa onu da ona göre konumlandırırsın.

    ama bu gözler, burada ozan için "acemi çocuk, çok penaltı yaptırıyor. oynamasın." diyenleri, "fatih hoca sırf altyapıdan birini oynatıyormuş gibi görünmek için kadroya koydu" diyenleri de gördü.
  • 86
    en sevdiğim ve ne zaman başlığı açılsa yazasım gelen geyik. evet sağdan soldan anadolu takımlarının rotasyon isimlerini şımartan kontratlar vermektense en iyisini yetiştirip bu oyuncuları her sene bir iki a+ futbolcularla harmanladıktan sonra geliştirme yoluna gitmeyi mantıklı buluyorum. hagi-emre-okan-tugay-suat, popescu-bülent, stumpf-bülent, ujfalusi-semih, sneijder-e.çolak gibi mentör gruplar oyuncu gelişiminde ve teknik çeşitlilikte faydalı oldular.
  • 43
    oyuncak oldu çocuklar. sözleşme imzalamayanlara saygı duyuyorum artık. biri bir maçta kaptan çıkar sonra 1.lige kiralanır. diğeri 3 0 mağlupken oyuna alınır, öbür hafta kadroya alınmaz. öbürü 90+ oyuna girer, sonra gene ortada yok. çocuk azıcık parlasa benim sayemde diyecek insanların elinde maalesef alt yapıdan istenilen verim alınamıyor. çok üzücü.

    transfer istemiyoruz kampanyası
    (bkz: 2021 22)
  • 64
    ne zaman ki yüksek bedelli satışlar başlar (bkz: kerem aktürkoğlu)(bkz: arda güler) o zaman tüm takımların dişine kan değer.
    bugün marcao, nelsson, kerem, mustafa satsak 55-60 milyon euro civarı gelir elde ederiz. 1 milyar tl'ye yakın kazanç elde edebiliriz. borcumuzun 4 milyar civarı olduğunu düşünürsek inanılmaz bir rakam.

    yani şuan bu durum geyik olarak gözükse de, kurtuluş reçetesidir, olması gerekendir. fenerbahçe bu konuda bizden daha önde maalesef.
  • 20
    geyik degildir. mevcut ekonomik durumlarda en makul olanidir. en buyuk gelir kaynagin kombine satisi olmayacak.sampiyonlar ligi de yok. hal oyle olunca eskisi gibi yildizlara 3-5 sayamayacaksin.

    onun yerine takima dort tane genc cikar bir tanesi ozan gibi ciksin 10-15’e avrupaya sat, digeri de fena degil gelecek vaadediyor de ugur ucar gibi kullan (allah sakatlik vermesin tabi cok yazik oldu ugur’a.) kalan ikisini de ya takimda tut ya da anadolu’ya kirala.

    gencler yerine 33luk ayagina iki senedir dogru duzgun top degmemis eski yildizlarimizi alinca, yada gidip sakatlik sorunu yasayan dunya yildizlarini (falcao’yu cok severim ama bir gercek var gozlerimiz de goruyor) veyahut sistemimize uymayan adamlari kiralayinca su yapilandan ne kadar daha az zarar goruruz ki?
  • 18
    altyapıdan çocuklar oynasın daha iyi geyiği diye başlık olduğunu öğrendiğim başlık.

    valla söz konusu ahmet çalık'sa, bırak altyapıyı bizim mahallede halı sahadaki göbekli elemanlar oynasın daha iyi. geyik dediğiniz şeyle, dünyanın birçok kulübü para basıyor, bütün bütçesini ayarlıyor, hamlelerini ona göre yapıyor.

    senin vatandaşın fransa'dan çıkıyor, almanya'dan çıkıyor, belçika'dan çıkıyor, hollanda'dan çıkıyor ama türkiye'den çıkmıyor, yetişmiyor. o zaman kapatacaksın altyapını 35'lik adamlara 5 milyon, 5 milyon basacaksın, para bitince de "nerede zengin başkan?" diye bağırıp çağıracaksın. zengin başkan olmazsa da "yaevvvv abi zaten bence galatasaray satılmalı" saçmalığına herkesi inandırmaya çalışacaksın.

    şu ülkeden ne kıymetli insanlar çıkıyor, burada barınamıyor, bilimsel çalışma için abd'ye ingiltere'ye, almanya'ya gidiyor. aynı mantıkla "ne gerek var abi yaeeev zaten teknolojiyi satın alıyoruz" deriz.

    apple dediğin şirketin değeri 1.38 trilyon dolar. senin ülkenin bütçesi ne kadar biliyor musun? 142 milyar dolar. hah işte, bu mantıkla, o kafayla apple kadar büyük değilsin işte.

    elbette altyapıdan her çıkan futbolcu uçacak, kaçacak diye bir kaide yok ama hiç mi adam çıkmaz buradan, hepsi mi çöp kardeşim!

    kendi kendini çevirecek gücün var, ama onu kullanmaktan imtina ediyorsun. niye peki ? hazıra konmayı seviyoruz da ondan. istesen bu ülkeden 20 tane saracchi, 50 tane andone çıkartırsın çıkartmasına da, her sene şampiyon olmaya koşullandırdığın taraftar iki maç sonra seni tefe koyacağını biliyorsun.

    bu ülkenin insanından ümidinizi asla kesmeyin, hem de hiçbir konuda kesmeyin. sorun, yanlış yapılanmış kulüpler ve onun taraftarlarından başka bir şey değil.
  • 35
    mevcut ekonomik durumda bir geyik degil olmasi gereken bir realitedir.

    senin x gelirin varken, bonservis ve maasla x+y cikan giderin oldugu surece de yapilmasi elzemdir. kimse muslera yerine berk oynasin demiyor. kimse falcao yerine ali yavuz oynasin demiyor.

    ilk 11'i ve rotasyonu haketmeyenler yerine neden altyapidaki oyuncular kullanilmiyor diye deliriyor. sen a oyuncusunu* defalarca rotasyonda denemene ragmen, hicbir etki alamiyorsan, elinde de daha ne yaptigi/yapacagi belli olmayan bir altyapidaki b oyuncusunu düşünmüyorsan kusura bakmasin kimse de bu biraz aymazliktir. sonucta ayni seyi defalarca deneyip farkli sonuc almaya calismak neydi? bilim bile bunu soyluyor.

    altyapidaki her bir oyuncudan superstar çıkmasını beklemek de dogru degil ancak, cok az bir yatirimla yetistirdigin oyuncuyu en azindan 300-500 bin eurolara satabilmelisin. bunun icin de vitrine cikarman sart. vitrin de neresi? turkiye kupasi, lig maclari.

    bakıyorsun mesela mac 70. dakika 2-0 ondesin, hooop degisiklik. kim giriyor? veteran. ulan adam macbasi alsin diye mi bu kulup ayakta? sok iste altyapidan 1 adet oyuncuyu. girsin denesin, kendini gorsun. sahada 10 futbolcu daha var, mutlaka aciklarini kapatacaklardir. 10 futbolcu 1 futbolcuyu idare edemiyorsa zaten kapat gitsin kulubu. ama yok, veteran girecek macbasi alacak, malum konut kredisi kullanmis onun odemesi var demek ki! buyuk ligleri takip edenler bilir bu isi, oyunun son bolumune kadar 11 kisi o raddeye getirmis 10 kisi kaldiginda nasil cabaliyorsan, altyapi oyuncusu girdiginde de cabalarsin. ha belki takim o cocugu tasimayacak, cocuk kendisini tasiyacak ve fark olusturacak.

    simdi deniyor ki, bilmem kac tane adam vardi da bunlar hep alt liglerde. e kusura bakma sen o cocugu ust duzeyde degerlendirmeden alt liglere gonderirsen, bunun psikolojisi var, hayalkirikligi uzerine bir de gencligin verdigi degersiz hissetme
    duygusu zaten o adami bitirir.

    ha 3-5 mac değerlendirmişsin sonrasinda da kaybolmus gitmis, o zaman amenna. demek ki olmayacakmis, o futbolcu ozelinde sonuna kadar desteklerim.

    ugur ucar, ferhat oztorun, alparslan erdem falan bu adamlar da bizim altyapimizdan cikti. sen bir sekilde degerlendirdin bu adamlari, agir aksak da olsa ortaya birseyler koydular. sonra ne oldu? bu adamlar bir muddet basaksehirde ust duzey maclarda boy gosterdiler. oldu olmadi, ama ortaya bir urun cikardin. bunlardan bonservis elde edemediysen o da zaten o donemki yoneticilerin beceriksizligidir.

    su algilari bi degistirmemiz lazim. babadan dededen kalma kronik laflarla yürümüyor artik modern futbol. 30 yaşındaki adama yasli diyenlerle, 23 yasindaki futbolcuya da genc diyenler ayni kisiler oluyo ya bu da insani uzuyor.

    mesela bulent korkmaz. eskiler bilir, mert - feti- bulent zamanli galatasaray'i. ne bicim hatalar yapardi. ya o zamanlar sosyal medya yoktu, ama fisilti gazetesi coktu. ben bir macta kahvede ana avrat duz gidildigini bilirim. ama o bulent bir sekilde sonra telafi ederdi hatasini. cabalardi, kendink gelistirmek icin uğraşırdi. 2 kere kadro disi kaldi mesela futbolculuk doneminde. sonra ne oldu? o bulent uefa finalinde arsenale gecit vermedi. kolu sargili bir sekilde duvar olmaya calisti. sen bu adamlari besledin, buyuttun, bir de hadi kocum diyerek desteklersen o adamlar kolu bacagi kopsa sahada kalmaya yemin eder.

    neyse, algılar onemli. birseyleri degistirip kirabilirsek, o batakliktan cikacagiz.

    son olarak, hakikaten gorelim artik su cocuklari. çöpse çöp, askerse asker, liderse lider. en azindan belli olur birseyler. bosuna beslemeye de gerek kalmaz ise yaramayacaklarsa.
  • 57
    son haftalarda tekrar hortlayan durum. herkes istiyor tabi ki galataaaray altyapısından gençler a takım ile maça çıksın ancak bizde bu istekler oldukça sert ve kırılgan yapıda oluyor. futbol böyle bir şey değil. altyapıdan beş oyuncuyu doğru düzgün yeterliliklerini ölçemediğin verilerle a takıma alamazsın. isteği, arzuyu ve heyecanı anlıyorum ancak bu doğru bir istek değil. tüm sezonun stresi ve üzüntüsüyle radikal istekler baş gösteriyor ancak bu sağlıklı bir şey değil.
  • 17
    fatih hocanın olduğu yerde bunu söylemek saçma değil bana göre. fatih hoca bile mecbur kalmadıkça yapmadı bunu çünkü. mecburiyet olduğunda değil, kadro planlamasının içinde altyapı oyuncularına yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum. somut örneklerle gidecek olursak, senin yedeğini jimmy durmaz olsa ne olur yunus akgün olsa ne olur? veya emre taşdemir olsa ne olur, süleyman luş olsa ne olur? 28 kişilik kadroda herkes dünya yıldızı olmayacağına göre tüm yedek oyuncuları transfer etmeye gerek yok.

    yedeğinin de yedeği sakatlanınca, ceza alınca vs. korka korka zorla formayı verirsen oyuncu yetiştirmen imkansız olur. ya da 10 yılda bir kaliteli bir futbolcu çıkar onunla övünür durursun; arda turan, ozan kabak gibi. sistematik olarak her sene bazı mevkilerin direkt olarak birinci yedeğini alt yapı oyuncusu yaparsan hem alt yapıda oynayan gençler a takımda bir gün oynayacağının farkında olur hem de bunu düzen haline getirirsin sürekli ihracat yaparsın.
  • 29
    haklı geyiktir. ozan kabak'a ocak 2019'da teklif gelene kadar bazı taraftarlar hâlâ oyuncuyu zorunluluktan oynattığımızı, ara transferde ozan'ın yerine sağlam(!) stoper almamız gerektiğini söylüyordu.

    ha tabi realist olmak lazım. eldeki altyapı oyuncularımızdan kısa zamanda verim alınabilecek bir ali yavuz var bir de emin bayram. belki yunus'la atalay'ı da dahil edebiliriz. yeni kurulan b takımlar ligi eğer doğru biçimde dizayn edilirse bu geyiğin türk futbolunun yükselmesinin tek yolu olduğunu hep birlikte göreceğiz.

    şunu da eklemeden edemeyeceğim. bu söz konusu argümanı kimse marcao'ya ya da luyindama'ya karşı kullanmıyor. biraz hafızaları tazeleyelim. selçuk inan, emre mor, ahmet çalık, semih kaya gibi oyuncuların 2 sezondur kaç dakika süre aldığına ve nasıl oynadıklarına bakalım. sonra da çalık-semih ikilisinin yerine emin'in; selçuk'un yerine atalay'ın; emre mor'un yerine yunus akgün'ün neden oynatılamamasının cevabını bulmaya çalışalım. makul tek cevap, yerine oynatılması düşünülen oyuncuların, oynayanlardan daha kötü ve yetersiz olması. peki sizce bu doğru mu? cevabı size bırakıyorum.

    son olarak, ligimiz adına asıl kanser zihniyet olarak düşündüğüm geyik şudur: (bkz: ligi bilen yaşlı yabancı futbolcular)
  • 60
    zaten türkiye’de gençler hiçbir durumda oynatılmadığı için oynarlarsa çok kötü şeyler olacağı gibi bir mit yerleşmiş durumda.

    işler iyi giderken gençler riske edilmez, doğru zamanda oynatalım denir.
    işler kötü giderken gençler riske edilmez, doğru zamanda oynatalım denir.

    bu durumda gençlerin oynayabileceği gün cehennemin buz tutacağı gün oluyor herhalde.

    bu kafa yapısıyla gençleri koruduğunu sanan kitlenin kollektif olarak yarattığı bir korku atmosferi sebebiyle bugün büyük küçük dünyadan kulüpler gençlerini bu kadar düşünmeden oynatıp kazanırken biz 10 senede bir oyuncu çıksın diye yırtınıyoruz. bunda pay tüm hocalardan yönetimlere, medyadan taraftara herkestedir.

    bu kadar net bi şekilde gençler oynatılmaz diyen taraftarın takımı en son gerçekten şans verdiği altyapı oyuncusunu 11 milyon euro’ya sattı.

    bu sezonu kötü geçiren fener ve beşiktaş’ın en parlak günleri (hem de taraftarının en mutlu ve ümitli olduğu) arda güler’in ve emirhan’ın oynadığı periyotlar.

    biz de işte yok abi gençler sakın oynamasın aman abi yazık olur kafasındayız..
App Store'dan indirin Google Play'den alın