• 251
    ne yapar eder rusya 2018'de bir yari final yapar demistim kendileri icin. winner diye de eklemiştim. bu bir temenni degil gecmis tecrubelere dayanan bir öngörüydü. almanya grubunda sonuncu olup kupaya veda etti. ben öngörümün yanlış cikmasina sevindim çünkü almanya'ya ve ekolüne saygı duysam da ben hep hollanda tarafında oldum. ha tabi almanya yine geri gelecektir ve belki de bir sonraki avrupa şampiyonasında şampiyon da olacaktır ancak simdi almanya'nin elenişinin keyfini çıkarma zamanı!
  • 252
    rusya 2018 öncesinde mesut özil ve ilkay gündoğan'ın içinde bulunduğu şu poz ile başlayan süreçte çok ciddi bir konsantrasyon kaybı yaşadılar.

    https://cdntr1.img.sputniknews.com/...42/81/1033428116.jpg

    bu durum milli takıma da yansıdı. biz buradan çok fark etmedik ama ciddi linç yediler almanya'da. haklı haksız orasını bilmem ama mevzu büyüdü ve iş löw'ün de süreci yönetememesi ile 1938'den sonra ilk kez gruptan çıkamamasına geldi.

    bundan sonrası mesut özil'in ve belki ilkay'ın alman milli takımını bırakması ile devam edebilir.
  • 255
    alman basınında da dalga geçilmekten kaçamıyorlar. almanya'nın zaytung-vari bir geyik haber sitesindeki efsane haber:
    http://www.der-postillon.com/...oezil-guendogan.html

    başlık kısmı çevirisi;
    --- alıntı ---
    bir hükümet temsilcinin duyurusuna göre gruplarda elenen alman milli takımının kötü performansı sonrası türkiye cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan, daha önce mesut özil ve ilkay gündoğan tarafından kendisine hediye edilen formaları iade etti.
    --- alıntı ---
  • 258
    2018 yılında çıktıkları maçlarda tokatlanıp duruyorlar. üzülüyor muyum? aksine zevk alıyorum. daha beter olsunlar. ırkçı tutumları yüzünden gram üzülmüyorum. nerde o eski almanya...

    2018 yılında 5'i özel, 5'i resmi olmak üzere toplam 10 maça çıkmışlar.
    özel maçların 2'sini kazanıp 2'ini kaybetmişler. 1 maç berabere bitmiş.
    resmi maçların sadece 1'ini kazanabilmişler, 3 mağlubiyet ve 1 beraberlik almışlar.
    toplamda 10 maçın 3'ünü kazanıp, 2'sinde berabere kalmışlar. 5 kez de mağlup ayrılmışlar.
    kaybettikleri 5 maçın sadece birinde 1 gol atmışlar, diğer maçlarda gol dahi atamamışlar.
    kazandıkları 3 maçı da 2-1 kazanmışlar. hiç 1'den fazla farkla kazanamamışlar.
  • 260
    yeni hoca olarak löw yerine yılmaz vural'ı tavsiye edebilirim. hem çift pasaportu da var. en azından başımızdan atmış oluruz, biraz nefes alırız. adam 3 büyüklerde ne zaman yer açılsa ortaya çıkıyor. milli takım teknik direktörü değişecek olduğunda televizyon televizyon dolaşıyor. hayatımda bu kadar 'esnek' adam görmedim. futboldan ekmek yiyor yıllardır.
  • 262
    2022 dünya kupasına katılmamayı düşünen mili takım.

    federasyon başkanı fritz keller ; “almanya futbol federasyonu olarak, kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde gerçekleştirilecek turnuvalara milli takımlarımızı göndermeyeceğiz. kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde futbol oynamayacağız” açıklamasında bulunmuş.

    olası bi katılmama durumunda fifa'nın bu durum karşısındaki tutumu ne olacak merak konusu.

    dip not: 2022 dünya kupası katar'da düzenlenecek.
  • 263
    https://skor.sozcu.com.tr/...upasi-resti-1412474/

    kadin haklarina saygi gostermeyen ulkelere takimlarini gondermeyecegini aciklamistir.

    --- alıntı --- https://eksisozluk.com/entry/97962547

    silah satarken sikinti yok, petrol dogal gaz ticareti yaparken sikinti yok, bankalarinda seyhlerin paralarini tutarken sikinti yok, borsada hisse alip satmalarinda sorun yok. ama maca cikmayalim, liberal almanlar da bunu yalaya yalaya yesin.

    --- alıntı ---
  • 264
    dünya kupaları tarihinde en çok maç oynayan, en çok maç kazanan ülke de turnuvaya önem göstermiyorsa bu milli takımlar meselesi baya önem kaybetmiş demektir. almanyasız dünya kupası hidrojensiz su molekülüne benzer yani su mu değildir. kadın hakları falan lay lay lom meseleler. suudi'lerle ticaret yaparken, silah satarken iyi de futbol turnuvasına mı karşısınız?
  • 265
    --- alıntı ---

    kadın hakları konusunda spor alanında en büyük adımlardan birini atmaya hazırlanan almanya, fritz keller’in açıklamasının ardından dünya kupası’na katılmayabilir. fritz keller, almanya’nın die welt dergisine yaptığı açıklamada “almanya futbol federasyonu olarak, kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde gerçekleştirilecek turnuvalara milli takımlarımızı göndermeyeceğiz. kadın haklarına saygı duymayan ülkelerde futbol oynamayacağız” sözleri ile kararını duyurdu.

    bu durum, katar’ın 2022 yılına kadar kadın hakları konusunda adım atmaması durumunda, almanya’nın dünya kupası’nda yer almayacağı anlamına geliyor.

    katar’da eşi izin vermeyen kadın çalışamıyor ve erkeğin birden fazla eşinin olması (çok eşlilik) yasal…

    --- alıntı ---

    https://skor.sozcu.com.tr/...upasi-resti-1412474/
  • 266
    fritz keller denen bi adamın açıklamaları kendi kişisel görüşüdür tahminim. herhangi bir yaptırımı olmaz. almanya da seve seve katılır turnuvaya.

    ama batının iki yüzlülüğünü ortaya çıkarmış. ufak bir araştırmayla dünya kupası için altyapı çalışmalarını alman şirketlerinin yaptığını, almanya'nın deutsche bank gibi büyük şirketlerinde katarlıların hisselerinin olduğunu, almanya'nın niyeyse lüks araba satarken hiç başka şeyleri düşünmediğini söylememiş bu adam. tipik batı ikiyüzlülüğü işte. kendi işlerine geliyorsa bi şey yok.
  • 268
    kadın haklarına saygı duymayan bir ülkede düzenlenecek dünya kupası'na katılmama opsiyonlarını kullanabileceklerini dile getiren ülke. haliyle birçok arkadaşımız, batı riyakarlığı temelli tezlerle, haklı olarak almanya'yı eleştiriyorlar. uluslararası ilişkiler mezunu bir hıyar olarak, çok daha kritik sonuçları olan, dillere destan ''batı'' ikiyüzlülüğüne yüzlerce örnek sayabilirim. peki sadece bu riyakarlık örneklerini ortaya koymak, bizlere ve dünyaya hangi katma değeri sağlar?

    spor, özellikle futbol, uluslararası kamuoyu oluşmasında etkin bir roldedir. almanya'nın bu çıkışı, şu an dünyanın en uzak noktalarında bile konuşulup, tartışılıyor mesela. bu değerlidir. söz gelimi katar'da yaşayan, 53 yaşındaki bir adamın 5. karısı olan 19 yaşındaki bir kadın için değerlidir. tıpkı ağrı'da ya da pakistan'daki benzer durumda olan bir kadın için değerli olduğu gibi.

    türk toplumu olarak bir türlü aşamadığımız bir hastalığımız var. bir olay ya da probleme bakarken, (özellikle uluslararası düzeyde ya da futbolda) meselenin özünü genellikle ıskalıyoruz. karşı tarafa ait bir günahı geçmişten çıkartıp, hohlayıp, parlatıp, yine karşı tarafın önüne koyuyoruz. evet, bu haklı bir gerekçe. ama mevcut sorunla alakalı değil. bu bakış açısı ile kayda değer yalnızca üç şey oluşuyor: paradoks, çözümsüzlük ve anlık tatmin. söz gelimi, artık geleneksel hale gelmiş, abd temsilciler meclisi'nin nisan ayı ermeni soykırımı(!) kararı. peki bizim abd'ye verdiğimiz geleneksel nisan ayı cevabımız ne: ''asıl sizler kızılderililere soykırım yaptınız. önce kendinize bakın'' bu bakış açısına sahip olduğumuz için, ermeni meselesinde uluslararası arenada kendimizi yeterince ifade edemiyoruz. ve itiraf etmek gerekirse, ciddiye de alınmıyoruz. çok önceden çözülebilecek bir mesele, kangren olmaya devam ediyor. ve türkiye cumhuriyeti devleti ile sorun yaşayan her ülke, bu meseleyi ısıtıp önümüze koyuyor. paradoks demiş miydik?

    evet almanya tıpkı diğer batılı muadilleri gibi riyakardır. ancak doğu toplumlarının ve devletlerinin de kendilerine özgü riyakarlıkları var. bunları iyi bilmek, araştırmak değerli ve önemlidir.

    ancak almanya'nın bu çıkışıyla oluşturduğu kamuoyu da değerlidir. belki de örneğimizdeki o 19 yaşındaki kadın, şu an kendisi ve kendisi gibi kadınlar için ufak da olsa bir umut hissediyor. belki şu anda sırf bu yüzden gülümsüyor.

    bu gülümsemenin cevabı ''sizler şu zamanda şunları şunları yaptınız. riyakarsınız. siktirin gidin'' olamaz.
  • 269
    2022 dünya kupası'na katılmamasının hiçbir işe yaramayacağı takım. medeniyet götüren batı kafası, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir zaman işe yaramadı. tam tersi savaş, terör, yoksulluk, diktatörler yarattı. bu iyi niyetle yapılsa da sonuç budur ki asıl amacın sömürü olduğu aşikardır.

    kamuoyu yaratma olayı da kendi memleketinde mastürbasyondan başka bir işe yaramaz. zaten almanya'nınki de bundan farklı bir şey değil. sadece müslüman coğrafya değil, dünyanın herhangi bir yerinde insanların çoğunun yaşam tarzlarından şikayetçi bile olduğunu sanmıyorum. toplumların gelişimi dışardan parmak sallayan öğretmenler ile olmaz. evrim ile olur. toplumlar bunun için kendileri mücadele etmelidirler. batı dışı toplumlar için demokratikleşme batı sayesinde değil, genellikle batı ile mücadele ederek olmuştur.

    buna en güzel örnek türkiye'dir ve mücadelesi hala çok sert bir şekilde devam etmektedir. batı tamamen kendisi açısından haklı olarak çıkarlarını düşünür. batı karşıtı bir demokrattan ise kendi yandaşı bir diktatörü tutarlar. zaten dünyanın birçok yerinde demokratik gelişimleri böyle boğmuşlardır. dediğim gibi asla kendilerini suçlamıyorum. kim olsa aynısını yapardı. sorun zaten bizlerde.

    dünya kupası'na gitmemek yararlı olmadığı gibi tam tersine zararlıdır. bariyerler kurup sınırlar çizmek herhangi bir toplumu geliştirmez. tam tersi kendilerini dışladıkları için katarlı kadınlarda da dahil, öfke ve düşmanlık doğurmaktan başka bir işe yaramaz.

    amerika'nın da turist gören kıyı şehirleri, iç şehirlerine göre daha açık görüşlüdür türkiye'nin de. dünyanın her yeri için bu geçerlidir. bırakın insanlar birbirini tanısın, görsün. onlar senden bir şey öğrensin, sen onlardan bir şey öğren. o zaman belki o toplum değişime ihtiyaç duyar ve kendi evrimini sağlar. hatta belki senin de yapamadığın şeyleri yapar. daha güzel yollar bulur. sonuçta dünyada tek doğru yok. hele tek doğru batı'nın yolu hiç değil.