• 189
    dışının boyanmasının mimari bir değişiklik olarak geçmesi saçma olan konu. stadın herhangi bir yeri değiştirilmiyor ki dışı boyanıyor ya da ışıklandırılıyor. bu bence mimari bir değişikliğe girmez. bir de bu bir tarihi eser değil ki dışını mimar zamanında böyle yaptı ömür boyu böyle kalacak gibi bir durum olsun. zamana yenik düşmüş, değiştirilmesi-iyileştirilmesi uygun görülen yerleri yenilenir-restore edilir. 2000 bin yıllık eserler saçma sapan restore ediliyor on yıllık stad zamana, şartlara, isteğe uygun yenilenemiyor saçmalığa bakın.

    bu nasıl bir şerh ki sanki adam stadı kendi kendine yapmış, masrafını ödemiş. sonra da demiş ki bu stad da galatasaray'ın olsun madem top oynayacak yeri yok benden hediye. ama bir şartla! ben buraya çok emek verdim, çok güzel yaptım. sizin olsun ama değiştirmeyin. yok böyle de bir şey yok.

    yok oğlum güzel de yapmamışsın. öyle inşaat gibi kalmış. herkes seni böyle kötü anacağına dışının iyileştirilmesine dair bir şerhin varsa onu kaldır, olay sende bitiyorsa iznini ver. milyonlarca insan tarafından stadın inşaat gibi kalmasında ısrar eden adam olarak anılmaktansa adam iyi yapmış ya, biz de dışına biraz şekil verdik çok güzel stad oldu densin. güzel anılan kısımda kal.
  • 190
    on bin yıldan fazla yıldır ayakta kalan tarihi eserler, türkiye’nin medar-ı iftiharı yapılar ‘ben yaptım oldu’cu zihniyetteki siyasal islam sanatının iğrençliğiyle yoğrulup, bir boka benzemeyen şekilde restorasyonlardan tadilatlara, yenileme adı altında çok afedersiniz adeta götüme benzetilirken kimsenin sesi çıkmıyor da buna karşı çıkıyor ya, hayret ediyorum.

    üç günlük stadı sırf ‘emeğe saygı’ ve bitmiş halinin bu olduğu şeklinde savunabilen garip mimarımız, acaba bilmem kaç yüz yıllık hasankeyf’in içine edilirken; en güzel ormanlık, mesire alanlarımız rant uğruna betona yenilirken de aynı hisleri yaşadı mı? yazıklar olsun.

    istense neler yapılır o dış cepheye var ya…
  • 192
    brüt beton özellikle 2000 li yıllardan sonra şık bir tasarım ürünü yerine geçer. hatta duvarlarda brüt beton dokusu veren boyalar ve kaplama ürünleri (fibercement) fazlasıyla revaçtadır. özellikle amerika ve ingiltere son yıllarda tamamen minimal tasarımlara dönmüş ve brüt beton önemli bir tasarım malzemesi haline gelmiştir. yani özetle, duvarlar brüt beton, tavanlar brüt beton, zemin parlatılmış beton üzerine yapılmış olan epoksi. hatta tesisat malzemelerini saklamak için asma tavan bile yapılmıyor.

    stadyumumuz dünyanın sayılı mimarlarından mete arat tarafından tasarlanmıştır. ancak tasarladığı proje inşaat firması tarafından tam niteliğiyle uygulanmamıştır.

    örnek olarak, stadyumun çatısının projede tasarlandığı gibi ışık geçirgenliği yoktur bu yüzden çimler düzenli güneş ışığı alamadığından sürekli yapay güneş ışığıyla müdahale edilmektedir. yine çizmiş olduğu projede stadyum çatısı kapatılabilen bir sistem olarak tasarlanmıştır ancak şuan sadece kayar çatının karkasları çatıda yer almaktadır. stadyumun iç mimari planları yayınlanmadığı için pek bir yorum yapamam, ancak pek de yeni stadyum havası vermemektedir. kapalı alan mobilizasyonlar yapılarak bölünmüş tasarım adına pek hoş bir durum değil.

    gelelim başlığın konusu olan stadyumun dış cephesine. en başta belirttiğim gibi brüt beton artık global olarak kullanılan bir tasarım unsurudur. ancak inşaat mühendisleri çok iyi bilir, kalıp temiz değilse ve iyi yağlanmadıysa, ya soğuk derz oluşur ya da segregasyon. bizim görünürdeki brüt beton maaşallah grinin 50 tonunu çizgi çizgi bizlere sergiliyor.

    taraftarın cepheyi ateş kırmızısı istemesi normal. hatta brüt beton hissiyatını seven beni bile mevcut dış cephe rahatsız ediyor. ancak birincisi o işler o kadar kolay olmuyor. bir kere bu yapı bir eser ve eser sahibi mimar mete arat. altına imzasını attığı bir projeyi onun rızası olmadan değil dış cephe rengini, içerdeki duvarın bile rengini değiştiremezsin. ikincisi diyelim ki rızasını aldın ya da değişiklik yaptığımızda bizi mahkemeye vermedi ve betonun üzerini 2 usta tutup yağlı boya ile boyatma kararı aldın. işte o da öyle olmaz. yani o işte o kadar kolay değil. kompozit ya da prekast tarzı bir mekanik kaplama ürünü ile renk sorununu çözmemiz gerekir. yoksa tem otoyolunun dibinde bütün egzos gazını ve otoyolun tozunu çeken stadyumun 2 sene sonra o kırmızından eser kalmaz.

    evet baya kafa ütüledim. bu sözleri sosyal hayatımda söylediğimde "saçmalama" diyenler oluyor. belkide haklılar. ne de olsa bu ülkede yasalarda, kanunlarda 5 dakikada değiştiriliyor.
  • 193
    4. sınıf mimarlık öğrencisiyim, inşallah seneye mimar olacağım. bu başlık altında yazılanları okumak gerçekten çok üzücü. özellikle galatasaray sözlük gibi bir ortamda mimarlık gibi dünyanın en önemli mesleklerinden birine karşı en ufak bir saygı bile kalmamış.

    dış cephenin mevcut durumunu savunmuyorum yanlış anlaşılmasın, ben de beğenmiyorum. ancak bu yapıyı yapan mimarın eserine saygı duyulmalı, kanunlara saygı duyulmalı. adam o şekilde tasarlamış, sözleşmeye ben istersem değiştiririm diye bir madde de koydurtmamışsın. adamın talep ettiği miktarı ödeyip cephe üzerinde değişiklik yapma hakkına sahip olursun, bu kadar basit, biz yaptık oldu stad bizim demek eşkıyalıktır.

    benim de tasarladığım eseri benim kafama yatmadıkça kimse değiştiremez, değiştirtmem. eğer bir bedel talep ettiysem ve o bedel karşılanırsa kabul edebilirim bir ihtimal, sadece bedel konusu da değil, kafama yatması da önemli. ne bedel öderseniz ödeyin eserinin değiştirilmesini kabul etmeyecek mimarlar da tanıyorum. özellikle dış cephe bir mimarın imzasıdır, itibar meselesidir.

    yaşadığınız binaların dahi dış cephesini mimarının onayı olmadan değiştiremezsiniz. burada yazanlarının bir çoğunun mimarlık mesleği hakkında bir bilgi sahibi olduğunu da düşünmüyorum. hatta bir çoğunun "iç mi dış mı" sorusunu sorduğuna da eminim.

    tekrar ediyorum stadın dış cephesinin mevcut durumunu savunduğumdan değil, esere ve onu yapan mimara herhangi bir bilgi sahibi olmadan yapılan saygısızlıklara karşı tepkimi koyuyorum. açıkçası çok rahatsız oldum bu durumdan.

    sözlük moderasyonundan da rica ediyorum. hangi meslek olursa olsun bu mesleklere saygısız söylemlerde bulunan entrylere ve yazarlara yaptırım uygulanmalıdır.
  • 194
    brüt beton beğenen bir mimar olarak mevcut halini ben de doğru bulmuyorum. bu bir spor yapısı, burada müsabakalar düzenleniyor ve binlerce insan geliyor. brüt beton cephe o enerjiyi hiç yansıtmıyor. her malzeme her yapıda kullanılmaz.

    fakat bundan daha önemli bir şey var;

    ''tarihi eserler bile istendiği gibi tahrip ediliyor. biz de stadı kafamıza göre boyayalım ne var ki?'' zihniyetini stadımızdan uzak tutmamız lazım. adamları bıraksak beş katlı apartman boyar gibi ruloyu kovayı kapıp stadı boyayacaklar.

    projesiz-plansız her iş patlar. bu iş şöyle yapılır; bütçeni belirlersin, yapının mimarı ile bir toplantı yaparsın ve proje istersin. mimar bunu yapmak istemiyorsa başka bir mimar ile çalışırsın ve yapının mimarından onay istersin. koca camia bunu istiyorsa kolay kolay karşı çıkmaz. zaten iyi bir çalışma yapılırsa; mimar-taraftar ve yönetim arasında bir ortak nokta bulunur.
  • 195
    dış cepheye sonradan yapılacak olan her müdahale yapının tasarım anlayışına etki edecek ve en başından o şekilde tasarlanmadığı için muhtemelen yine beğenilmeyecektir. kaldı ki çok kolay bir iş değil zira önerilen yeni cephenin taşıyıcı sisteme dahil olması gerekir. e zaten şu andan sonra var olan taşıyıcı sistemlere bu yeni tasarlanmış dış cepheyi entegre etmek zor olacaktır.

    ancak yine de tek umudum en başında stadyum çatı ile beraber tasarlandığı için taşıyıcı sisteme binecek ekstra yükün problem yaratmama ihtimali. bunun için de ciddi çalışma gerekir. kullanılacak olan malzemenin ağırlığı ve güneş ışığına yıllar içinde vereceği tepki de dış cephe tasarımının bir diğer endişe noktası. kullanılacak olan malzeme ayrıca en azından yarı ışık geçirgeni olmalı çünkü stadyumun dış çeperinde ışık alması gereken ve aynı zamanda penceresi olması gereken kullanım alanları mevcut.

    boyamak ise tüm dünyayı bize güldürecek mimari facialar yaratır. zaten dış cepheye yapılacak olan her şey tasarımın içi ile dışının dillerini etkileyecek.

    bana göre ilk tasarlandığı şekilde kalmalı. geceleri ışıklandırma ile zaten güzel görünüyor. mimari fikrime göre de tasarımın kötü bir tasarım olduğunu düşünmüyorum. maalesef brüt beton haz alınan profesyonel küçük bir haz noktasıdır bazı mimarlar için. brüt beton tutkum olmasına rağmen bir stadyum tasarımında da kullanmazdım. kullanılmasını da istemem. lakin mete arat brütalist anlayışta bir stadyum tasarımı için iyi iş çıkarmıştır her ne kadar beğenilmese de.