• 1787
    bu zengin çocuğunu neden koç grubunun başına getirmediklerini şimdi daha iyi anlıyorum.

    koç grubu yeni zengin değil, dededen kalma ve öyle ya da böyle bir ağırlıkları var. kendilerince bir kültürleri var.
    basitçe örnek vermek gerekirse seviyelerini bilirler ve buna göre davranırlar. atıyorum x bir gazetede y bir muhabir koç grubunun tepe yöneticisi hakkında asılsız ya da hoşlarına gitmeyen bir haber yapsa o tepe yönetici o muhabir ile veya onun müdürü ile falan doğrudan muhattab olmaz, gördüğü ilk kameraya "yalan söylüyorlarrr" diye böğürmez.
    bunun yerine iletişim birimi lisanı munasip ile "yasal haklarımızı kullanacağız" şeklinde bir açıklama yapar. diğer yapılması gerekenler yapılır illa ki.

    kurumsal bir anyaşıları vardır ve protokole önem verirler. bu zamana kadar verdikleri imaj bu yöndeydi en azından.
    ama bu herif bundan zerre kadar nasibini almamış. göreve geldiği günden bu yana güvenlik kamerası görse fatih terim hakkında konuşuyor.
    ve hepsinde madara oluyor.
    bırakın koç'u vs. ortalama bir yönetici bile protokolde kendi seviyesinde olmayan biriyle bu kadar muhattab olmaz.
    daha açık anlatmak gerekirse yahu bizim camianın bazı hareketlerini beğenmediği abdurrahim albayrak bunca yıllık yöneticilik hayatında rakip takım teknik direktörü hakkında kaç kere konuşmuştur ?

    özet olarak ali bu kafayla gittiği sürece 2 seneye kalmaz fenerbahçe'nin başkan seviyesinde temsil edildiği yerlerde galatasaray yardımcı antrenörünü gönderse yeterli olacak : )
    fatih terim'i geçtim işi ergin ataman'a kadar getirdi. siz anadolu grubu başkanını bir kere olsun x bir teknik adam hakkında konuştuğunu gördünüz mü ?
    bunu koç grubunun başına getirselermiş arabasını düzgün yere park etmeyen vale ile tartışırmış herhalde.

    işin mübalağa kısmı bir yana babasının parasıyla bile kazanamayacağı bir savaşa girdi geçmiş olsun.
  • 1791
    --- alıntı ---

    zamaninda daha gencken abd'den yeni dönmüştü. babasi buna bir kac ufak şirkette yöneticilik yaptiriyordu. abd 'de beraber zamparalik yaptigi kankalarini sirketlerde ust seviye yoneticiliklere getirdi. saat gibi calisan sirketlerde istifalar mutsuzluk huzursuzluk basladi.
    o kadar kötü yönetiyordu ki. yillarin muhendisleri uzmanlari hep farkli yerlere kacti gitti.
    ne kimseyi dinliyordu. ne birilerinden akil almak aklina geliyordu. 1 seneden biraz fazla sürdü bu durum. babasi bunu tekrar abd ye postaladi. git orada yasa istanbulda seni gormeyeyim gibi sert bir mesajla.
    sirketlerdr yaptiklari fikra gibi islerdi. anlatsak kimse inanmaz.
    kicini tuta tuta abdye gitti. sonra araya halalari girdi. ailenin en kucuk en sevilen cocuguydu. tekrar geldi ulkeye. ama hic bir sirkette gorev almayacak fenerbahceyle ugrasacak sartiyla.
    azizin yanina girdi.

    federasyon baskani olan tupcu nasil bir baltaya sap olamamis baba mirasi yiyen bir adamsa ali koc da ayni sekilde zengin karizmatik babanin simarik beceriksiz vasat ogludur.
    fiziki goruntusu ailesi kamuoyundaki makyaji bunu ortuyor.

    muhtemelen ayni koc sirketlerinden sepetlenemsi gibi tekme tokat rezil olarak fenerbahceden de sepetlenecektir.

    --- alıntı ---

    alıntı: ekşi sözlük, tarih: 30.09.2018 19:46
  • 1792
    ford otosan'da rahmetli mustafa koç'la tanışmışlığımız, yürüttüğümüz projede süreci anlattığımız olmuştu. bize gelene kadar hiyerarşide kaç basamak vardı; ancak bunlara takılmazdı, ilgilenirdi, sohbet ederdi. hatta bir keresinde her şeyden elini eteğini çektiğini düşündüğümüz rahmi koç bile gelmişti. ancak şirketten sorumlu olan aile üyesi ali koç'u hiç görmüyorduk. kendi aramızda ara ara neden acaba diye konuştuğumuz oluyordu.

    yeni yeni taşlar yerine oturdu.