• 402
    durumu kördüğüm olan norveçli santrafor..

    kiralama anlaşmasına imza atan 3 tarafta son derece aptalca ve bencilce davranmaktadır. bu olay çok önce çözülmeliydi.

    iyi anlaşmalar , özellikle insan faktörünün işin içinde olduğu anlaşmalar , basit ve kolay uygulanabilir olmalı. ne kadar detaylandırılırsa uygulaması o kadar zor olur.

    * 2 yıllık kiralama ne demek bir kere? kira bir yıllık olur. kötü oynasa ; ikinci yıl bir taraf sulandırır, iyi oynasa, öbür taraf oyun bozanlık eder, nitekim öyle oldu. sanki trabzon ili , istanbul, antalya, bodrum gibi bir yer, yabancı oyuncu zevkli olduğu için yaşayacak. adam ya düşüşte olduğu için, ya da tanınmadığı için geliyor ve para/kariyer sıçraması için sabrediyor. senin başkanların bile trabzonda oturmuyor, istanbulda trabzondan fazla trabzonlu varken, elin futbolcusundan burada oturmaktan zevk almasını nasıl beklersin?

    *2 yıl boyunca istediği her zaman trabzon 6 milyonu euro verip bonservisi alıyor. bu sörloth ve menajeri buna nasıl razı olmuş? mal mı bu adam , insan. ne büyük bir belirsizlik ve özgüven eksikliği. crystal palace’a göre hava hoş , formsuz bir yatırımı oynayıp forma giyecek, onlarda kontrat bedelinden kurtulacak.

    *ama bu 2 yıl boyunca trabzon 6 milyona bonservisi alırsa , crystal palace’a 9 milyona ( ya da her takıma konyrat fesih bedeli, tam anlamadım ) bonservisi tekrar geri alma hakkı verilmiş. bu şartı kesin trabzonlular saat 12:00 den sonra kabul edip imzalamışlar. sonra laz aklı deyince kızıyorlar. böyle kapasitesi olan bir forvet oyuncusu biraz kıpırdansa 9 milyon ingiliz kulübü için çerez parası. bunun yarısı kadar oynamış olsaydı da gene çerez parası. ingilizler için bu “al sana 3 milyon, şu adama 2 yıl içinde maç kondisyonu sağlayın, forma sokun, sonra geri alıp büyük para yapacağım “ demek gibi bir şey. iş hayatında, bir anlaşmada muhatabının şartlarını ve gücünü iyi ölçüp ona göre imza atacaksın ey golfçü. bir delik, bir sopadan daha kapsamlı işler bunlar.

    en büyük hatalardan biri kişisel ve kültürel araştırma yapmamış olmaları. norveçliler, zannedilenin aksine şartlar değişince çıkarları gereği sözünde durmamalarıyla tanınırlar. gerek eğitim, gerekse iş hayatında iki farklı olayda bu dönekliğin bedeli bizzat ödediğimden o zamanlar bu durumu araştırmıştım. gerek ülkenin petrol rezervlerinden gelen zenginlikten, gerekse de bu çıkarlarına göre sözünde durmamalarından iş aleminde onlara “ avrupa’nın arapları” denir. bu terimi lütfen bir ayırımcılık olarak algılamayın çünkü intercultural kitaplara girmiş sosyolojik bir saptamadır. istisnalar dışında , bir isveçli, hele bir finli sözüne bu anlamda çok daha sadıktır.

    bu anlamda trabzon, (çok hatalı bir anlaşmayı son güne kadar kibirle savunmuş olsa da,) hukuken sonuna kadar haklıdır. sörloth tan umudu kesip adamın kontratını kitleyip en yüksek tazminatı / satış payını almaya çalışmalıdır. ama bu arada hazırlıksız yakalanıp koca sezonu çöpe atmıştır.
  • 403
    açılın, kafalardaki soru işaretlerini gidermek amaçlı belki de daha fazla soru işareti doğurabilecek bir durum analizi ile geliyorum. malum saat olmuş gece yarısı. sörloth - leipzig - trabzonspor üçgeni müthiş bir karmaşaya bürünmüş durumda. bunu bir açıklığa kavuşturmamız lazım ki sürecin kalanı için herkes kolayca tahminlerde bulunabilsin. ancak bunu yapmadan önce zorunlu satın alma maddesi nedir onu kavrayabilmek lazım.

    zorunlu satın alma dediğimiz olay aslında ffp'nin ardından dolanabilmek için kullanılan bir açık gibi gözüküyor. fakat kazın ayağı öyle değil. bu zorunlu satın alma dediğimiz hede aslında uefa ve/veya fifa tarafından da desteklenen, göz yumulan bir durum. arkasına bir anda arap ekonomik desteğini almamış, kendi yağında kavrulan büyük kulüpler bile ffp kıskacına girdiğinde zor durumlar yaşadı ilk etapta ve o an çıktı bu madde ortaya, mazisi çok eski değil. zorunlu satın alma maddeli kiralama dediğiniz şey aslında ertelenmiş ödemeli bonservisli satın almanın ta kendisi. bunu özellikle italyan kulüpleri sıkça kullanıyorlar birkaç senedir. örnek vermek gerekirse ffp kıskacındaki ac milan 2017 yılında kessie'yi 2 yıllığına kiralıyor ve 2019 yazında, yani ffp denetiminden çıkacağı yıl ödemek üzere zorunlu satın alma maddesi koyuyor. aslında oyuncuyu 2017'de alıp, bonservisini 2019'da ödüyor. tabi kessie'nin bonservisini elinde bulunduran atalanta da 2017 yazında bankalara bu maddeyi teminat göstererek 2 yıl sonra ödemeli (veya ekonomik durumuna göre daha önce ödemeli) kredi çekip parasına 2017'de kavuşuyor. uefa buna göz yumuyor çünkü ac milan gibi sözü geçen kulüpleri ffp'den ayrı tutamazsınız ancak mağdur da edemezsiniz. bir nevi danışıklı dövüş. 2019 yazında bonservis ödemesi yapan ac milan ilk ffp anlaşması bittiği için de herhangi cezai işleme maruz kalmıyor ve 2019 yılında yeni bir anlaşma imzalıyor.

    zorunlu satın alma maddesi nasıl konulur? yine aynı örnekten gidelim. ac milan atalanta ile anlaştığı vakit kessie'nin kapısını çalıyor ve diyor ki ben senin bonservisini aldığım anda (en geç 2019) devreye girecek bir kontrat imzalayalım. kessie ile oturuyorlar ve bir kontrat hazırlayıp iki tarafın da onayıyla imzalıyorlar. bu ön koşula bağlanmış (bonservis ödemesi) resmi bir sözleşme. yani protokol anlaşması gibi cayılabilir bir şey değil. eğer ac milan 2017 yılında kessie ile anlaşamamış olsa bu zorunlu satın alma bedeli, satın alma opsiyonuna dönüşürdü. ki o zaman da iki yıllık süreçte kessie ya da milan tarafının cayma hakkı olurdu.

    trabzon - sörloth ilişkisine dönecek olursak. trabzonspor 2019 yazında sörloth'u kiralarken, ki bu kiralama yine 2 yıllık çünkü ffp denetiminde trabzon, böyle bir madde koyuyor. en geç 30 haziran 2021'e kadar trabzonspor'un 6 mn eur ödemesi lazım crystal palace'a ve ödediği günü takip eden ilk ana transfer döneminde de sörloth ile trabzonspor'un 2019 yazında yaptığı sözleşme devreye girecek. trabzonspor için işler yolunda çünkü iki yıl sonra ödemeli bir forvet transferi yapmış durumdalar, crystal tarafı için işler yolunda çünkü kadroda düşünmedikleri oyuncuyu 2019'da satmış durumdalar zira bu sözleşmeyi ve zorunlu satın alma maddesini teminat göstererek bu bedeli bankada kırdırabilirler. ancak sörloth tarafı taa o zaman yapılan, sonradan devreye girecek olan trabzonspor-sörloth sözleşmesi görüşmelerinde araya bir madde sıkıştırıyor. o da çıkış maddesi ve 9 mn eur değerinde. aslında muhtemelen o gün dahi trabzonspor bu maddeden hoşnut değildi fakat o günün şartlarında kasadan para çıkmadan forvet transfer edebiliyor olma durumu aslında sörloth'un sözleşme pazarlığında elini güçlendiriyordu. ayrıca crystal palace'ın zaten sörloth'u satma taraftarı olması bu zorunlu satın alma maddesini mecbur kılıyordu, bu madde olmadan crystal tarafı oyuncuyu kiralık gönderme taraftarı değildi. yani o 9 mn eur'luk maddeyi koymak trabzonspor yönetiminin çok da hatası değil, el mecbur koydular. onlar da sörloth'un böyle bir performans göstermesini beklemiyordu muhtemelen. yakın tarihte vittek'i falan oynatmış kulüp forvetten fazla beklentisi olduğunu da sanmıyorum geçtiğimiz sezon sörloth sezona iyi başlamasa şampiyonluk iddiasına falan da girmezlerdi. onların planı muhtemelen iki yıl forvete para harcamayız, iki yıl sonra da 6 mn eur öderiz, o şekilde de bir yıl oynatır sonra 3'e falan bırakırız bile olabilirdi o gün. çok da haksızlık etmemek lazım bugüne kadar patlama yapamamış bir isimdi sörloth potansiyeline rağmen. tüm bu şartlar altında eli güçlü olan sörloth tarafı bu çıkış maddesini şart koşarak kabul etti sözleşmeyi ve trabzon'un 6 mn eur'u crystal'a ödediği gün başlamak üzere haziran 2023'e kadar geçerli bir kontrat imzaladı trabzonspor ile.

    buraya kadar olabildiğince net yazmaya çalıştım umarım anlaşılır olmuştur. şimdi gelelim 2020 yazına. sörloth'un gerçekten muhteşem performansı avrupalı kulüplerin ilgisini çekmiş durumda. ve trabzonspor'u oyuncunun bonservisini erken almaya zorluyorlar ki kendileri de transfer edebilsin. bu modeli aslında biz merih demiral'da gördük. 2019 ocak ayında sassuolo merih'i alanya'dan bir buçuk sezonluğuna kiraladı. ancak juventus ile de anlaşarak opsiyonu erken kullanarak 2019 yazında yani sadece altı ay sonra aldı ve hemen juventus'a sattı oyuncuyu. hatta aynı şeyi alanyaspor da yapmıştı oyuncuyu sporting'ten alırken. önce sassuolo ile anlaştılar ve öyle kullandılar opsiyonu. leipzig tarafının trabzonspor'dan isteği de bu. fakat trabzonspor da haklı olarak diyor ki kardeşim sadece 3 mn eur'luk kâr için neden bunu yapayım? zaten ortalık karışık neden sörloth'u bir yıl daha kullanmak yerine forvet transferi maliyetine gireyim? ama bir yandan da satmak istiyor fakat kendi belirlediği rakama. sörloth da gitmek istiyorum diyor. trabzonspor bu süreçte leipzig tarafıyla görüşmeler gerçekleştirdi ve leipzig'in çıkabileceği maksimum tutarı aslında öğrenmeye çalıştı. bir yandan da gitmek isteyen sörloth'a sana kolaylık sağlarım ancak aramızda imzaladığımız sözleşmeyi revize etmemiz ve bu çıkış maddesini kaldırmamız lazım diyor. eğer kaldırırsak ben seni isteyen kulüplerle görüşür ve pazarlık yaparım diyor. ancak sörloth tarafı da sözleşme revizesinde yine kendisini sağlama almak için yeni bir çıkış maddesi koymak istiyor. çünkü sonuç olarak trabzonspor'un "satmirem ule dünyaları da verseğez satmirem" çakallığını yapmaması için bu çıkış maddesine ihtiyaç duyuyorlar. burada da sörloth tarafı haklı.

    bundan sonra ne olacak? ben sörloth'un katiyen trabzonspor'da kalmayacağını düşünüyorum. leipzig - sörloth - trabzonspor bir masaya oturur, leipzig ve trabzonspor bonservis konusunda anlaşırlar. sonra anlaştıkları bu bedel sörloth ve trabzonspor arasında revize edilecek sözleşmeye çıkış maddesi olarak eklenir. takip eden süreçte trabzonspor crystal palace hesabına 6 mn eur yatırıp sözleşmeyi aktif hale getirir, leipzig de anlaşılan bedeli trabzonspor hesaplarına eft geçerek sörloth'a formayı giydirir. cyrstal palace tarafının yapacağı tek şey trabzonspor'un yatıracağı 6 mn eur'un hesaba geçtiğini doğrulayıp oyuncunun lisansını fakslamak, onlara bu süreçte pek söz düşmüyor.

    medyada* son konuşulan rakamlar 15-20 mn eur arası. bence çok daha fazlası da eder de işte trabzonspor'un bir zamanlar imzalamak zorunda kaldığı o 9 mn eur'luk çıkış maddesi burada da elini kolunu bağlıyor.

    bilmiyorum ne kadar açık ne kadar karmaşık oldu ama kafalarda yeni soru işaretleri doğarsa mesaj atmanız yeterli. sörloth süreci şimdilik bu.

    ekleme: zorunlu satın alma maddesinin aktif olabilmesi için ön koşul varmış. bu durumda erken satın alma için crystal da masada diyebiliriz. ancak yine de trabzon şartlar istediği gibi olmazsa o masadan kalkar ve önşartı yıl içerisinde yerine getirip 6 mn eur'a alır. bu kozla sanırım crystal tarafını elimine etmeye çalışıyorlar mümkün olduğunca. ekleme için teşekkürler yazar arkadaşlara.
  • 404
    --- alıntı ---
    futbolcunun, 2020/21 sezonundaki resmi maçların (süper lig, uefa avrupa ligi veya uefa şampiyonlar ligi) %50'sinde ilk 11'de başlaması halinde 6.000.000.-eur bonservis bedeli ile kesin transferi gerçekleşmiş olacaktır.
    --- alıntı ---
    https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/779662

    trabzon'un 6 milyon euro'ya istediği zaman alamadığı oyuncu. sözleşmedeki forma giyme şartlarının yerine gelmesi gerekiyormuş. bu durumda transferde crystal palace da işin içinde olmuş oluyor. hem trabzon hem palace hem de sörloth yeni takımıyla anlaşmak zorunda.
  • 405
    sörloth'un transferinden trabzonspor'un 3 milyon euro değil, daha fazla kazanması daha muhtemeldir. trabzonspor takımının 04.08.2019 tarihli yaptığı kap açıklamasına göre:

    --- alıntı ---
    futbolcunun, 2020/21 sezonundaki resmi maçların (süper lig, uefa avrupa ligi veya uefa şampiyonlar ligi) %50'sinde ilk 11'de başlaması halinde 6.000.000.-eur bonservis bedeli ile kesin transferi gerçekleşmiş olacaktır.
    --- alıntı ---

    trabzonspor, crystal palace’dan futbolcuyu iki yıllığına kiraladığı ve hâlâ sözleşme şartları bonservisini satın alma kaidesi geçerli olmasa da sürdüğü için bu transfer hususunda trabzonspor 3 milyon euro fazlasını kasasına katacaktır.

    insani açıdan sörloth trabzonspor'a uygunsuz bir davranışta bulunmuştur. yıllık 1.5 milyon euro maaşla trabzon şehrinde aramızda kim yaşamak istemez? elbette bu tamamıyla düz bir mantık ve birkaç bin lira maaşla ortalama yaşayan çoğumuz için hayal kurarken bile fakir edebiyatı yapma ihtimalimiz yüksek oluyor. fakat bu transfer olayında hoşuma giden tek şey, trabzonspor'un itici başkanın haleti ruhiyesidir. 1 aralık 2019 trabzonspor galatasaray maçı sonrası başkanları şu açıklamayı yapmıştı:

    --- alıntı ---
    "sörloth şu anda trabzonspor'un 2 yıllığına kiraladığı bir oyuncu. ben 2 sene sonra vereceğim 6 milyon euro'yu şimdi niye vereyim? herkes 'alalım, alalım' diyor. 6 milyon euro'yu faize koysanız, 2 sene sonra 9 milyon euro. bazıları 'gidin crystal palace ile pazarlık yapın, 4 milyon euro'ya alın' diyor. oldu, adamlarla o masaya oturursak, 15 milyonluk olup masadan kalkarsınız. ''
    --- alıntı ---

    başta belirttiğim gibi 3 milyon euro değil, daha fazlasını kasalarına sörloth'un transferi sonucu koyacaklar. lakin sörloth gibi efektif bir forvet bulmaları çok ama çok zor olacak. bu yönüyle imkanını bulduğunda 'bizans çocukları' diyerek bir nevi dışlama, galatasaray'ı kategorize etmeye çalışmalarından dolayı başarısız olmalarını görmek şahsen bana keyif veriyor.

    biraz abartarak belki ahmet alioğlu'na karşı hoşnutsuzluğum üzerinden bu transfer sürecini yorumluyorum ama son yıllarda çokça kullanılan ve benim de sevdiğim söz olan cim bom'la uğraşanın çocuğu olmaz klişesini trabzonspor bu transfer sonrası ne kazanırsa kazansın kendilerine ithaf ediyorum.
  • 406
    buyuk ihtimalle uc kulubun kendi arasinda anlasmasiyla hali hazirda yaziya dokulenlerin disinda cozulecek transferi. sorloth acilen leipzig'e gitmek istiyor, palace satin alma opsiyonundan fazla herhangi bir parayi koparmak, trabzon da haliyle 6 milyona alip tum parayi kendisi kazanmak istiyor.

    benim tahminim palace ile trabzon 30 milyon civari bir meblagi aralarinda 50/50 paylasacaklar. leipzig ve oyuncu hemen gidecegi icin mutlu, palace 6 milyonun uzerine para alacagi icin mutlu, her ne kadar trabzon tarafindan "serefsiz sorloth" falan soylemleri gelecekse de onlar da davalik olup cok gelecekte alabilecekleri 9 milyon fesih bedeline kalmak istemeyeceklerdir.
  • 407
    alexander shörloth için trabzonspor’un yaptığı sözleşme saçma bir sözleşme. bence hata ilk baştan yapılmış.

    futbolcunun satın alma opsiyonunu kullanma süresi net değil aksine karmaşık ve farklı şekillerde yorumlanabilir. ikinci devrenin maçlarının yarısında oynarsa altı milyona alış zorunluluğu doğuyor tamam ama o anda da dokuz milyon euro’ya serbest kalma maddesi var. bu madde yüzünden opsiyonu kullanamıyor trabzonspor. opsiyonu kullanmadan satmak kolay değil çünkü önceki takımından olur almak zorundasın. yani serbest çıkış maddesi koymuşsan daha yüksek bir ücreti nasıl alacaksın. elinde tek imkan var o da c. palace ile anlaşmak.

    neresinden tutsan elinde kalıyor. böyle saçma bir anlaşma olmasa shörloth gelmiyorum demeye cesaret edebilir mi etse bile onu almaya cesaret edecek bir kulüp bulabilir mi?

    ekleme: ikinci senenin maçlarının yarısında oynama halinde opsiyon zorunluya dönüyor. yani bence trabzonspor şu anda isterse opsiyonu kullanabilir ama dokuz m euroya serbest kalır şartı olduğu için kullanamıyor.
  • 408
    gerçekten enteresan bir transfer hikayesine konu olmuş futbolcu. hemen hemen bu transferin tarafı olan herkes de kendince haklı.

    fakat anladığım kadarıyla trabzon, oyuncunun opsiyonu oynama şartına bağlı olduğu için sörloth'un bonservisini alamıyor. trabzon, bugün sörloth'un bonservisini alabiliyor olsa belki de bu işten sadece 3 milyon € kar ile çıkacaklardı. ama bugün ise trabzonspor'un alacağı bonservis bedeli, aslında sörloth'un kiralık sözleşmesinin feshi için istedikleri tazminat. sonuçta bu sözleşmenin feshi tek taraflı olmayacağı için ve palace da oyuncunun fiili olarak sahibi olduğu için trabzon ve palace leipzig'den gelecek paranın 50-50 bölüşülmesi için anlaşmış gibi gözüküyor.

    son tahlilde trabzon, 2 sene kiralamak için 750bin € verdiği bir oyuncudan hem 1 sene üst düzey performans aldı ve ligi 2. bitirdi, hem de sörloth'un satış bedeline göre 10-15 milyon € arası net bir kar elde etmiş olacak.
  • 411
    yakın zamanda gördüğüm en garip sözleşmenin sahibi olan forvet.

    özetle;
    palace ts'a diyor ki, kardeşim bu adamı sana 2 seneliğine kiraladım. ikinci sene maçların yarısından fazlasında oynarsa 6 m euroya alabilirsin, ancak oyuncu sana 9 m euroyu getirirse elin kolun bağlı.

    en makul senaryo,25-30 arası paraya gidip, palace ve ts'un ortak pay alması. sörloth gibi bir adamın 9 milyon euroya gitmesiyle 15 m euroya ts'dan gitmesi arasındaki 6 milyon euro ts'un işini görmez. olay bence burada tıkanıyor.