• 46
    'genel kurulun iptali' davasına fer-i müdahale talebinde bulunan ahmet özdoğan ve barış cenk akkaya, üye alımı ve finansal kararlar gibi kritik işlerin yönetim tarafından yürütülmesi ve yazılı görevlerinden men edilmesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulundu. (dha)

    kendisi ve barış cenk akkaya apaçık bir hıyanet içerisindedir. en kısa sürede kulüpten ihraç edilmeleri gerekir.
  • 48
    yönetimin transfer yapma yetkisini durdurmak için başvuruda bulunmuş. böyle durumlarda hep aklıma şiirler ve şairler gelir. çünkü ne kadar yazarsak yazalım şairlerin iki cümlede anlattığını anlatamayabiliyoruz.

    --- alıntı ---

    ben sana bok demem,
    boklar duyar ar eder.
    bir zerren düşse boka,
    onu da mundar eder.

    tanrı senin hamurunu
    necasetle yoğurmuş,
    anan seni s.ç.r iken
    yanlışlıkla doğurmuş.
    --- alıntı ---

    kendisi galatasaraylı değil galatasarayın içindeki hainlerden birisidir.
  • 51
    mustafa cengiz yönetiminin transfer yetkisini durdurmak için mahkemeye başvurduğu söylenen bir zamanların başkan adayı. yani bu mustafa cengiz muhalifleri neyin peşinde bilen var mı?

    bugün ali koç, fikret orman, göksel gümüşdağ hatta ahmet ağaoğlu gibi şampiyonluk adayı kulüp başkanlarını alın karşınıza ve galatasaray ile ilgili yapmak istedikleri ilk şeyi sorun. istisnasız hepsi galatasaray’ın iyi transferler yapıp daha da güçlenmesini istemeyeceklerini söyleyeceklerdir. söyleyeceklerim bu kadar!
  • 54
    haydi kendisi eski üyedir de dünkü üye barış cenk akkaya'nın ne haddine bu işler?

    şöyle hatırlatayım, barış cenk akkaya, ali dürüst'ün yiğenidir. kendisinin nikah şahididir ali dürüst. azılı bir adnan öztürkçüdür. kendisini tanırım. uzun zamandır selamı sabahı kesti benimle. zira tek amacı mevcut yönetimi devirmek olan içi boş eleştirilerine çok kez sert cevap vermiştim. hiç şaşırmadım aslında.
  • 58
    mevcut yönetimin özellikle transfer yetkisini elinden almak için bir başvuru yapmamış tüm zamanların başkan aday adayıdır. ahmet özdoğanın ve barış cenk akkayanın adının şimdi gündeme gelmesi de garibime gitti çünkü kendileri bir başvuru yapmışlardı lakin bu meşhur genel kuruldan kısa süre sonraydı. şimdi verilen haber bir garip geldi, yeteri kadar açıklama içermiyor. neyse...

    olayı izninizle şöyle özetleyeyim: meşhur genel kurulda idari ibrasızlık çıkması üzerine, çoğunuzun malumu üzerine yönetimimiz tarafından iki adet (biri 5. asliye'de okan böke tarafından diğeri de 14. asliye'de abdürrahim albayrak ve yusuf günay tarafından) tedbir kararı talebi olmuştu. bu genel kurulu yok sayın demek değildi, genel kuruldaki idari ibrasızlığın doğuracağı sonuçları (1 ay içinde seçime gidilmesi ve bu seçime mevcut yönetim ve kurulllarının üyelerinin katılmaması) ilgili iptal mahkemesinin sonucuna kadar askıya alın zira bu sonuçları doğuran süreçte genel kurul divanınca çeşitli hatalar yapıldı demekti. ayrıca biz öngörülen süre içinde bu ilgili iptal mahkemesini de açacağız ve delillerimizi de sunacağız demenin ilanıydı. iki talep de mahkemelerce kabul edildi ve sonuçların uygulanmasına tedbirler konuldu. ama dediğim gibi bir şart vardı, hala da var...

    şart: öngörülen sürede mahkeme açılacak ve tedbir talebindeki argümanların doğruluğu (örneğin genel kurulu divan kurulu yanlı davranmıştır, oyları yanlış saymıştır, mevzuata uymamıştur vs.) konusunda hakim ikna edilerek tedbirin devamı ve dolayısıyla da mahkemenin devamı sağlanacak. aksi halde tedbir kaldırılacak ve genel kurulda çıkan idari ibrasızlık kararının sonuçlarına geçilecek.

    bugün içinde sözlükte de yer bulduğu üzere bu iki tedbir talebinden okan bey'in ki zamanında gerekli harc yatırılmadığı için düştü. diğerininki ise harcı zamanında yattı ve duruşma yarın görülecek.

    gelelim muhalefet kanalına; mahkemece tedbir kararının kabul edilmesi üzerine bu kez karşı itirazlar yapıldı. bu tedbir kararlarında gösterilen argümanların hakikatle ilgisi yoktur, tedbir kaldırılsın dendi. işte bu itirazı yapanlar kendilerince onurlarının saldırıya uğradığını düşünen o genel kurulun divan başkanı ve 6 çalışma arkadaşları ve ahmet özdoğan ile barış cenk akkaya ikilisiydi.

    buraya kadar bayıltmadıysam artık toplayayım; özdoğan ve akkaya'nın talepleri tedbir kalksın seçime gidelim yönündeydi. yani doğrudan transfer çalışmaları dursun diye değildi. zaten böyle bir talebe bana kalırsa (hukukçular buyurun) mahkeme güler geçer. nitekim transferi sportif a.ş. (futbol a.ş.) yapmaktadır ve galatasaray spor kulübü üyelerinin bu şirket üzerinde bir söz hakkı yoktur. bu şirketin herşeyi dernekten ayrı işlemektedir. siz bakmayın borcunun gelip divana anlatıldığına, o nezaketen yapılan bir davranıştır. yönetim istemese yok kardeşim bilgilendirme der geçer gider. üyeler gık bile diyemezler. ama işte adet böyle gelmiş böyle gidiyor diye yazılı olmayan kural devam ediyor.

    özdoğan ve akkaya'ya son kez dönersek de tedbir kalksın seçime gidelim talepleri tabii gerçekleşirse zorunlu olarak gidilecek seçimde bu yönetim olamayacağı için ve seçimde ağustos sonuna doğru olacağı için mevcut yönetimin transfer yapma konusunda elini kolunu bağlama sonucunu da getirecektir.

    ben hikayeyi böyle biliyorum. yarına az kaldı, kısmetse yaşayıp göreceğiz.