• 3
    bisiklet sporunu bilmeyenler tarafından twitter ve ekşi sözlük gibi yerlerde linç edilen bisikletçilerimizden biri. diğeri de onur balkan

    1) türkiye'de bisiklet yarışları oldukça az sayıda yapılıyor. sporcularımız yurtdışında yarış tecrübesi kazanamıyor. kendisi israel cycling academy ile anlaştıktan 3 ay sonra sözleşmesini feshetmek gibi bir saçmalıkta bulunmasa belki çok daha iyi bir yerlerde olabilirdi.

    2) kendisi bir sprinter. bu sene olimpiyat yol yarışı fuji dağı eteklerinde koşuldu. gerçekten önceki yıllardaki dünya şampiyonalarına ve eski olimpiyatlara göre oldukça sert yokuşlara sahipti. sprinterler için dağ tırmanmak gerçekten çok zorlu. tour de france gibi büyük turlarda sprinterler yanlarına bırakılmış bir miktar domestikle "grupetto" oluşturarak dağ etaplarını tamamlamaya çalışırlar. tabii olimpiyatlarda grupetto oluşumuna yardım edecek domestik olmayınca herkes başının çaresine bakmaya çalışıyor.

    3) zaman limiti konusunda olimpiyatlar gerçekten oldukça gaddar. tdf'de organizatörler "hadi size kıyak geçelim" diyerek zaman limitini oldukça geniş tutarken, olimpiyatlarda ise pelotondan 12 dakika geride kalırsanız arkanızdan gelen süpürge "seni şöyle kenara alalım kardeş" diyerek yarıştan alıyor. bu sene pelotonu taşıyan ve 2016 olimpiyatlarının altın madalya kazanan yarışçısı greg van avermart da bu sene yarışı tamamlayamadı. kasper asgreen, omar fraile, zdenek stybar, ılnur zakarin, maciej bodnar, remi cavagna, juraj sagan, geraint thomas farklı nedenlerle yarışı tamamlayamayan diğer büyük isimler.

    4) peki burada suçlu kimse yok mu? olmaz mı?? bu sene aşırı derecede kırıcı olan yarışa 2 sprinter göndermenin akıl alır tarafı yok. türkiye'de maalesef yokuşçularımız sprinterlerin daha gerisinde ama en azından ahmet örken ve onur balkan'a göre daha iyi performans gösterme ihtimalleri vardı. teşekkürler otobanda akan trafikte yarış düzenlemeye kalkan bisiklet federasyonu....