• 3567
    kendisinin galatasaray'a, aziz yıldırım'dan daha fazla faydası olmamıştır.

    milyon dolarlara sattıkları ali sami yen arazisinn üstüne türk telekom arena'yı bize lütufmuş gibi gösteren, stadın yollarında iki haftada bir gelmişini, geçmişini andığım zaat. kendisinin galatasaray'ı düşürdüğü duruma, dursun özbek dahi düşürmemiştir. çok nazik bir şekilde gönderilmiştir. yargılanmada dahil, her türlü mahkemenin önünün açılması gereklidir. neden mi?

    2010-2011 sezonunda dönen şikeyi bilmeme ihtimali sizce var mı? ligi 8. sırada bitirdiğimiz sezonda, önümüzdeki fenerbahçe, beşiktaş, eskişehirspor, gaziantepspor, trabzonspor'un ismi şikeye karışmıştır. bu zaat-ı muhterem hesap sormak yerine kankası aziz yıldırım'ı kanatları altına almış, adeta şov yapmıştır. şimdi soruyorum bu arkadaşa. kankan aziz yıldırım'a sahip çıktığın kadar, camianın efsanesi fatih terim'e neden sahip çıkmıyorsun. kişisel kavgaların yüzünden mi? şike yapınca, galatasaray'ın haklarını gözetmeyen adam, kendi kavgaları yüzünden hocaya demediğini bırakmayacak bir insan. egoist, iş bilmez, yalaka, ne olduğu belirsiz bir adamsın.

    galatasaray'da bir çivi çakmış herkese dua ederim. dursun özbek'te dahil. ama bu arkadaş bu dünyada cezasını çekmezse, öbür dünyada iki elim yakasında. galatasaray'ı düşürdüğün durumların binlerce katını sen yaşarsın umarım.
  • 3568
    kendisiyle fotoğrafımın olduğu ibra edilmemiş eski galatasaray başkanı.

    anısı da enteresandır, anlatayım.

    19 mart 2011 galatasaray fenerbahçe maçı. türk telekom arenanın ilk derbisi.
    gitmesek olur mu? olmaz.

    çorum'dan kalkım gecenin bir yarısı yola düştüm otobüste. yanımda bir arkadaş da vardı. gittim önce mecidiyeköy'e, stad yıkımı yanlış hatırlamıyorsam başlamamıştı. önünde bir fotoğraf çektirmesek olmaz. *

    https://scontent.fesb3-2.fna.fbcdn.net/...3f1d&oe=5EA2FF44

    şimdilerde anlıyorum bunun ne kadar kıymetli olduğunu bir fotoğraf olarak. hey gidi sami yen be.

    sonrası standart, nevizade'de biraz kafa çekip feneri güzel güzel anmalar falan. ebedi dostluk sonuçta. *

    stada geçtim peşine. bilet bulduğum yer locaların önündeki sıralar. yani ne alt tribündeyim ne üst. tam arada. o zamanki pegasus tribününden sahaya baktığında sağ tarafta kalan alanda, sonradan öğrendim digiturk yayın odasının tam önündeki koltuklar. hatta yanımdaki 2 koltuk boştu, maç başlayacak kimse yok gelen giden. sonradan o maçta yorumcu olan sinan engin ve büyük kaptan bülent korkmaz gelmişlerdi yanıma. ilk yarısını kaptanla izlemiştim maçın, onunla fotoğrafım yok çünkü hem telefonun hem makinanın şarjları bitti o kadar fotoğraf çekinince. ne bileyim yanıma onun geleceğini. *

    neyse, stada vardık oraya çıkacağız ama geçirmiyorlar. locaların arkası, restorant var oranın içinden geçmem lazım ya da locaların birinden. kapıdayız içeri almıyorlar bilet var gösteriyorum yok diyorlar. o ara adnan polat geldi güvenlik anlatınca tamam geçsinler buradan geçmeleri lazım zaten dedi bizim orası için. ben direk zıpladım tabi "başkanım nasılsınız" falan diye. "iyiyiz çok şükür şu maçı alsak daha iyi olacağız" dedi, "inşallah" dedim. fotoğraf dedim çok kişi var şimdi tamam desem hepsi gelecek fenerbahçeliler var onların yanına geçmemiz lazım dedi o ara bir iki taraftar daha lafa girdi bir şeyler sordular ben de makinayı arkadaşa verdim dedim yapıştır olum bu an kaçmaz.

    https://scontent.fesb3-1.fna.fbcdn.net/...cfc4&oe=5EA56CCA

    bellidir zaten polat'ın yüz ifadesinden hiç beklemediği, ben alacağımı aldım diğer arkadaşın fotoğrafını çekemeden hemen uzaklaştı yanımızdan. *

    neticesi el kadar alex de souza gökhan zan ve servet çetin'in arasından kafayı vurdu attı maç gitti. çorum'a 2 hafta dönemedim istanbul'dan ayrılamadım sinirimden.

    bu da böyle bir anımdır işte. zaten ondan kısa süre sonra da ibra edilmedi.