• 2847
    kendisine üzülmeye başladığım yönetici.

    mustafa cengiz yönetiminin en eleştirdiğim konularından biridir bu. galatasaray yönetim kurulu başkan hariç 10 üyeden oluşuyor fakat bizim buradan gördüğümüz hemen hemen tüm işleri abdürrahim albayrak yapıyor.

    -basın sözcülüğü yapıyor.
    -florya ile ilgileniyor.
    -hoca ve yönetim arasında ki bağı kuruyor.
    -transferlerle ilgileniyor.
    -yerli yabancı tüm futbolcularla tek tek ilgileniyor ki biz bunu oyuncuların beyanatlarından anlıyoruz.

    e bu kadar görevi kime yüklesen başarısız olur. görev dağılımında tüm görevleri kendisinin talep ettiğini düşünmüyorum, neticede adamın karakteri, söylemleri yada vizyonu tartışılabilir ama bu adamın galatasaray'ın iyiliğini düşündüğü ve sevgisi asla tartışılmaz. mustafa cengiz'in devreye girerek bu adamın üstünde ki yükü alarak diğer yöneticilere dağıtmak.

    bu yüzden artık o kadar da eleştiremiyorum kendisini. kalan 9 yöneticinin sadece etiket olmadığını ve sorumluluk almalarını bekliyoruz.
  • 2848
    üç gündür uykusuzum diyor,
    asya kupası diyor sıvıyor,
    10 futbolcuyla görüşüyoruz diyor
    oyuncu ve kulübüyle anlaştık diyor
    3 ay önce diyor
    daha hiç bir şey bitmiş değil diyor
    hastası olabilir bilemem ama geçerli bahane değil bence
    vs.

    23 ocaktaki transferlerle ilgili açıklamalarını dinleyince bakıyorsunuz ki tam bi panik havası hakim, gergin çuvallamanın etkisiyle. kendini kurtarmak için yalan makinesine dönmüş. inandırıcı hiç bir tarafı yoktu. resmen dalga geçer gibi yalanlarla insanları avutmaya kalktı. utandım. adam gerizekalı yerine koydu bizi.
  • 2851
    vallahi forvet alınmama hususunda kesinlikle kendisine kızmam. bu adam kurumlarla galatasaray arası köprü olur. oyuncularla yönetim arası köprü olur. bence yetersiz ama hadi basın sözcün olur. transferlerden sorumlu adam olamaz. olursa da böyle olur. sen şirketindeki çok güvendiğin ve yıllardır çalışan çaycına hadi sen bu şirketi çok seviyorsun, her şeyi yapıyorsun, git satşçı ol, git satın alma uzmanı ol, git muhasebeci ol dersen aynen bu olur.

    yaşı doğru düzgün yetmeyenler ya da hafızası zayıf olanlar da haldun üstünel'e diyor ki ne yaptı? parayı bastı aldı. e para var? alsın albülrahim? alamıyor? e alsın fatih terim'in yardımcısı şükrü hanedar da gidiyor, sonuç? alacağın adam da çin liginden. e hadi küçümsüyorsun, kötülüyorsun haldun üstünel'i? o haldun bir aydır herkesin bildiği, basının her gün yazdığı adamları almadı, çin ligi'ne gitmedi. bu adamı nasıl aldık lan diyeceğin 5 tane taşaklı adamı, üst düzey liglerden ve üst düzey takımlardan aldı. ayrıca o adamlar kadro dışı falan da değildi. albayrak'a böyle bir yük bindirmek de hata, bu olmayan transflerde bu işlerin acemisi olan bu adamı suçlamak da hata. benim işletme mezunu biri olarak ameliyata girmem, evin iç mimarisini yapmaya çalışmam kadar normal bu adamın transfer yapmaya çalışması.
  • 2853
    vasıfsız futbol yöneticisi. asıl işinde belki çok iyidir bilemem ama futbolda vasıfsız.

    bu düşüncelerim son transfer olayları ile ilgili değil 2011 yılından başlıyor. hagi'ye isyanındaki üslubundan beri hoşlanmam kendisinden. bulunduğu kurumun ağırlığını taşıyamayan, verdiği demeçlerle ve duruşuyla yine aynı kurumun itibarını aşağıya çekecek insanlardan yönetici falan olmaz.

    transfer, başarı bunlar hakikaten geçici şeyler. önemli olan vizyonu olan insanlarla çalışmak. ben abdürrahim beyde bunu göremiyorum ve galatasaray a yakıştıramıyorum.

    ne hikmetse kimin yönetimindeyse o başkan adayı seçimi kazanıyor. bundan dolayı sürekli yönetimimizde sürekli. mustafa cengiz için umarım her şey iyi gider ve gelecek sene yapılanma içinde kendisiyle çalışmayı bırakır.
  • 2854
    büyük lafların gölgesinde yaşamanın zorluklarını tecrübe eden karadenizli yönetici. tüm bu transfer çıkmazı sürecinin içinde yaşadığımız kültürle doğrudan alakası var. kötü giden bir dönemi mümkün olduğunca realist bir şekilde analiz edip potansiyel plan kurgularından bahsetmek yerine ''herkes ocak ayını beklesin'' diyerek bilinçsizce bir algı oluşumunu sağlamak niyeyse çok tanıdık geliyor. problemleri ertelemek ve salt günü kurtarmak üzerine hareket etmek adeta genetik kodlarımıza işlemiş.

    sadece transfer komitesi özelinde değil, kulübün her kademesinde planlı ve sistemli çalışmaya daha önce hiç olmadığımız kadar çok ihtiyacımız var. bu ihtiyaç sadece özel olarak seçilmiş kişilerle tatmin edilebilir. kulübümüz son yaptığı açıklamada profesyonellik konusunda ne kadar titiz olduğunu belirtti. madem bu konuda bu kadar hassasız, kulübe katkı vermesi gereken profesyonellerin ne kadar 'profesyonelce' çalıştıklarının gözden geçirilmesi gerekiyor.

    herkes iyi olduğu işin başında olmalı. abdurrahım albayrak da dahil.
  • 2855
    (bkz: #2306052) daha onceden de oldugu gibi simdi de yonetimden tamamen uzak durması gereken gayri profesyonel kisilik. hala kendisinin sadece transferde basarısız oldugunu dusunenler var. ama galatasaray etigi zamanında hagi icin, tudor icin, gomis icin yaptıgı acıklamaları da kabul etmemeli. televizyona cıkıp sacmalamalarını kabul etmemeli, emre akbaba transferinde oldugu gibi aglamaklı gozlerle ama fenerbahce araya girdi diye konusmasını kabul etmemeli. motivastyon kaynagı albayrak olan oyuncuyu transfer etmemeli. ne zaman hem taraftar hem yonetim olarak bu kafalardan kurtuluruz o zaman her sene sampiyonlar liginde en az ceyrek final oynayan bir takım olma yolunda adım atmıs oluruz.
  • 2856
    mustafa cengiz yönetimine ilk girdiğinde, mustafa cengiz ile trt de spor programına katılmıştı. programda ünal aysal ile yaptığı telefon konuşmasını aktarmıştı:
    “ bana bir gün telefon açtı ve dedi ki abdürrahim bey o futbolcu suyun öteki yakasına gitmeyecek ne yap et transferi bitir” . sonra programda şöyle devam etti “ başkan iyi döylüyorsun da o işler öyle yapılmaz. ben galatasaray’ın 100 k € su için 2 gün pazarlık yaptım.”

    şu an galatasaray’a böyle bir adam lazım. bitirin artık kardeşim yeter diyebilen birisi olmalı. 100k daha az verecem diye paha biçilmez zaman kaybını, şampiyonluktan olunduğunda yüklüce gelir kaybını hesap edebilen birisi olmalı.
  • 2857
    kendisinin beş yıllık yöneticiliğinde beş kere şampiyon olmuşuz. mükemmel bir yüzde. peki böyle bir insanı niye dün yokmuş gibi eleştiriyoruz çünkü kendisi beş yıllık yöneticiliğindeki görev tanımı dışında çalışıyor. futbolcu, hoca ve yönetim arasında köprü olması gerekirken kendisi ikinci başkanlık ile beraber basın sözcülüğü, transfer komitesi gibi yapamayacağı görevleri yapmaya çalışıyor. *

    şu anki durumundan mustafa cengiz'in sorumlu olduğu mustafa cengiz yönetimindeki kişiler içerisinde en son eleştirecegim yöneticimiz. *