en büyük zaafı olan fiziksel gerilemenin ne boyutlara ulaşabildiğini maalesef lukaku karşısında net bir şekilde gördüğümüz stoperimiz.
geçen sezonki o diri, temaslı oyunda rakibi sindiren, hamle zamanlaması iyi olan adam gitti yerine ilk adımı bariz ağırlaşmış, belini döndürmekte zorlanan ve ikili mücadelelerde eski caydırıcılığından uzak bir apo geldi.
süper lig'in temposuz ortamında pozisyon bilgisiyle, tecrübesiyle veya sol ayağının kalitesiyle bir şekilde idare ediyor gibi görünüyor ama seviye biraz yükselip karşısına sırtı dönük oynayabilen ya da tempolu bir forvet çıktığı an o fiziksel erozyon kabak gibi sırıtıyor.
eğer devre arasında bu bölgeye hızlı, atletik ve dinamik bir alternatif transfer edilmeyecekse, okan buruk’un ne yapıp edip bu adamı geniş alanda rakiple birebir yakalatmayacak bir taktiksel önlem alması şart.
sen takımı 50-60 metreye yayıp savunma hattını santraya kadar çekerken, sol beki hücuma fırlatıp apo’yu arkadaki koca tarla gibi boşlukta tek başına bırakırsak bu sene maçlarda adını çok anarız.
ne geri koşacak deparı kaldı ne de geniş alanı süpürecek çevikliği. önde pres kırıldığı an stoperin önünü kapatmak mı olur, yoksa bloklar arası mesafeyi daraltmak mı olur bilmem ama okan hoca'nın acilen önlem alması lazım.
sol ayağına, geriden oyun kurmasına, attığı diyagonal paslara ve hücumdaki duran top tehdidine diyecek tek kelime yok, hepsi elit seviyede. ama stoperin asıl işi savunma yapmak
bu fiziksel düşüşü sistemle maskelemezsek üst düzey maçlarda büyük hayal kırıklıkları yaşarız.
(bkz:
2 ekim 2026 belçika türkiye maçı)