• 276
    skor 2-1'ken adem'in attığı ve ofsayt gerekçesiyle sayılmayan gol ciddi anlamda kafamı kurcaladı.

    ömer şutunu attığı sırada adem ofsaytta ama top defans oyuncusuna çarpıp önüne düşüyor. o sırada su molası verildiği için arada kaynadı gitti ama bence nizami goldü. inanılmaz, bu var hakemleri ne yapıyor orada?

    edit: karar doğruymuş. endofworld, haz etmem rapidden v2 ve kupa beyi'ne teşekkürler.
  • 278
    fatih hoca maçtan sonra yaptığı açıklamada,''skordan değil ama oyundan zevk aldım.'' dedi ancak ben oyundan zevk almadım. pas yaparak ancak alanya'nın izin verdiği, baskı kurmadığı yere kadar geldik sonra yerleşik halde bekleyen alanya takım savunması önünde bık bık bir şeyler yapıldı. zaten pasla bir şey çıkmayacağı anlaşılınca şut çekildi ama onlar da başarısızdı.

    pas oyunu için çok daha hızlı oynamak ve çok fazla sayıda yaratıcı oyuncunun takımınızda olması gerekiyor. yoksa, ömer'le, taylan'la, linnes'le, emre'yle pas oyunu ancak rakibin izin verdiği yere kadar oluyor ondan sonrası ise top kaybı, hatalı pas, auta giden şut vs...
  • 279
    kalede kalecimizin olmadığını bir kere daha gördüğümüz ve skor olarak ağır bir mağlubiyet daha aldığımız türkiye süper lig maçı. okan kocuk kardeşimiz kaleye geçtiğinden beri maşallah 5 maçta 13 gol yemiş. allahını seversen 1 tanesini de tut be kardeşim, bize de günah, insaf et.

    bir de sevgili yazarlarımız pas oyununa takılmış, 'neden bu oyunu oynuyormuşuz, allah kahır etsin'miş. tabi yani direk futbol yerine pas oyununu tercih etmek, elimizde adem büyük, radamel falcao, emre akbaba, sofiane feghouli, ömer bayram, taylan antalyalı, hatta jimmy durmaz gibi inanılmaz süratli, direkt kaleye giden, adeta uçan forvet ve kanat oyuncularımız varken ne büyük bir ahmaklıktır. insan gerçekten hayret ediyor.
  • 280
    oyun olarak ben çok memnunum. 90 dakika tek kale gibi birşey oynadık. erol hoca kendisi dedi maçtan sonra memnun olmadığını ve skorun adil olmadığını. orijinal forvete sahip olmak alanya’ya maçı kazandırdı.

    ayrıca adem’in sayılmayan golünde top nsakala’ya çarpıp önüne düşüyor. daha 18/19 sezonunda başakşehir maçında kudryashov’un dizine çarpan top offside pozisyonunda olan onyekuru’nun önüne düşmesine rağmen gol değeri kazanmıştı. ben aradaki farkı anlayamadım.

    ek olarak üçüncü golden önce belhanda’ya bariz foul var. düşene bir tekme de mete hoca salladı sağolsun.

    edit: isteyerek hamle yapınca offside’ı bozuyormuş. çarpma bu duruma dahil değilmiş.
  • 282
    şampiyonluk için kötü oynadığınız maçları da kazanmanız gerekirken galatasarayımız artık iyi oynadığı maçları bile kazanamaz hale geldi. bu maç da bu zincirin sadece bir halkası.

    kaldı ki taçtan gol yiyip bireysel hata ile bunu süslememizin ardından 2-0 geriye düşünce zor olan alanya deplasmanını kendimiz için daha da zor hale getirdik. taçtan yediğimiz gol gerçekten kabul edilemez bir hata. marcao ve donk peşpeşe uyuyup cisse'ye kolay bir gol attırmış oldular.

    son haftalarda rakibi sürklase eden bir oyun ortaya koyuyoruz. ligin 2. yarısında pandemiden önceki dönemde ne kadar iyi oynuyorsak en az o kadar verimli ve istekli bir oyun ortaya koyduk bu maçlarda; üstelik temmuz sıcağına rağmen. pas oyunu deseniz var, uzaktan şutu hiç olmadığı kadar bu maçta denedik, son çizgiye indik; ligin ilk yarısındaki kısır ve sancılı futbolumuzu bırakmış, üzerimizdeki ölü toprağını atmış bir galatasaray var son periyotta.

    fakat gelin görün ki kazanmayı unuttuk. fatih hocamın dediği gibi o topu o kaleye sokmamız lazım. sivasspor'un kaybettiği haftada biz de kaybetmiş ve fırsatı onlara sunmuş olduk. üstelik arkamızdaki beşiktaş da kazanırsa bizim üst sıramıza çıkacak.

    kısa kısa birkaç futbolcumuza da değinmek istiyorum:

    taylan antalyalı: top saklaması, yeri geldiğinde top sürmesi ile kalitesini ortaya koydu. rotasyondan gelip böyle oynaması sevindirici. gelecek sezon çok daha fazla şans bulacağını düşünüyorum.

    emre akbaba: birkaç haftadır takımın en iyilerinden biri, belki de en iyisi. ceza sahasına giriyor, gol arıyor, topu ileri taşıyor ve ayağına aldığı hemen her topu doğru ve faydalı kullanıyor. kardeşimsin emre!

    jean michael seri: son haftalardaki performansını sürdürüyor ve orta sahayı yönetiyor. fakat bu sene bunu birçok kez yaptı maalesef. oynadığı bölge hatayı kaldırmayacak bir bölge ve 1-0'ken bu şekilde yaptığı büyük bir hata ile maçın 2-0 olması bizi baya zora sokmuş oldu. kendisine çok güveniyorum ama hata yapınca da maalesef bu büyük bir hata oluyor.
  • 283
    erol bulut'un maç sonu onlardan daha iyi oynadığımızı ve şanslı olduklarını itiraf ettiği maç. skorun tam tersi olması gerekirdi sahadaki oyuna göre ama olmadı. çünkü rakip kaleye yaklaşınca takımdaki yetenek eksikliği ortaya çıkmaya başladı. düşünün ikinci yarı belhanda takımı sürükleyen adam oldu. falcao, feghouli veya onyekuru gibi oyuncularımız sahada olsa bu maçı kazanırdık. bir de bu sene maç içerisindeki tüm kırılma anları aleyhimize çalışıyor. adem bomboş kaleye golü kaçırıyor top dönüp ikinci gol oluyor.

    her şeye rağmen takımın oynadığı oyun iyi olsa bile bazı oyunculara bağımlı olduğu bu maç ile gözler önüne serildi. takımdaki as oyuncuların olmadığında skoru elde etmede büyük sıkıntı yaşıyorsun. oyuncuya bağımlı bir sistem oynamak istediğimiz oyun. ister pas oyunu diyelim ister pozisyon ama bu bir gerçek. takımın takır takır paslaşarak rakip alana geçişi izlerken zevk verse de sonuç alma noktasında sıkıntıları var. futbolda da 3 puan alamadıktan sonra istediğin kadar göze hoş gelen top oyna kimse sana kupa vermiyor.

    hem göze hoş gelip hem de şampiyon olabileceğimiz ve hocamızın uyguladığı bir sistem var. klasik 4-4-2 ile direk oyun. bunu hocamız üçüncü gelişinde takır takır oynattı ve takım ligi 9 puan önde bitirdi. bence yine bu oyuna dönmek gerekiyor. hem mali hem de oyuncu kalitesi açısından başka çıkış yolu göremiyorum ben.
  • 285
    başıma birşey gelmeyecekse takımı hücum düzeni olarak beğendiğim maçtır. takım çok rahat bir şekilde pozisyona girebiliyor. özellikle belhanda'nın ikinci yarının başından itibaren sol kanatta yaptıklarını beğendim ancak kendisiyle seneye kesinlikle yollar ayrılması gerektiğini belirtmeliyim. seri topu kaptırıp bize gol yedirdiği pozisyon haricinde son üc-dört maçtır takımın oyununu çok rahat bir şekilde kuruyor, liderlik yapabiliyor ve sorumluluk alıyor. seneye yeniden kiralanabilirse çok faydasını göreceğimizi düşünüyorum. emre akbaba ve adem büyük kaçırdıklarıyla saç baş yoldurttular. golü koklama işi ne kadar bir yetenek ise, bitiricilik işi bir o kadar tekrar ve antrenman ister. emre akbaba'nın önümüzdeki sezon bu takım ilk on birde oynamak istiyorsa kuvvet antremanlarına ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. konuyu dağıtmadan takım savunması pandemi sonrası yerlerde sürünüyor. taçtan gol yemeler, rakibin duran toplarda çok rahat pozisyonlara girmesi ve kalecimizin çok ciddi tecrübe eksikliğinin yanında savunmamızı, bağırarak seslenerek konuşarak hiç uyarmaması da üzerine mum dikiyor. özetlemek gerekirse, galatasarayımın hücum olarak yeterli ancak takım savunması ve kaleci olarak ligin alt sıralarında oynayan takımlar kadar kötü oynamaktadır. hakemlerin aleyhimize verdiği yanlış kararlar ve kritik oyuncularımızın sakatlanması bizim gözümüzü kör etmemelidir. sahaya 11 kişi çıkıyorsa galatasaray olarak çıkıyoruz.