• 74
    maçı bir kahvede, kuzen ve enişteyle birlikte izliyorduk. tabii sadece biz yoktuk, kahve mahşer gibi kalabalıktı. 15-20 sırada sandalyeler arka arkaya dizilmiş yukarıdaki ekrana bakıyoruz. daha kötüsü bi o kadar sandalye de kahvenin diğer yarısında tam ters tarafa dönük, bizim arkamızdaki ekranda fenerbahçe'nin maçı izleniyor. fenerlilerle aramızda duvar, perde vb. hiçbir şey yok. arkanı dönsen fenerin maçına bakabiliyorsun yani o derece. sadece 1-2 metrelik bir boşluk ve birkaç kolon var arada.

    neyse bizim maçta golü yedik, fener de tam o aralar kopardı kendi maçını. yandaki fenerliler hafiften şampiyonluk kutlama moduna girdi. şarkılar türküler, lakayıt tavırlar. dışarıda hazırlıklar. şampiyonluk kutluyoruz diye bağıranlar. bizim psikoloji yerlerde tabii. bir yandan maç döner mi diye umutsuzca izliyor, bir yandan da kaybedersek kutlamaların arasında kalmadan nasıl götüm götüm eve geçeriz onun hesabını yapıyoruz.

    60. dakika gibi kendi maçları cepte olan fenerliler yavaş yavaş bizim ekrana dönmeye başladı. birer ikişer yanda dikilip bizim maça dikkat kesildiler. biz de kaybedersek direkt tura çıkıyorlar. berabere biterse de son maçta 1 puan bile yetiyor. eğlenmeye başlasalar yeri yani. fenerin maçı bizden biraz önce bitmiş olmalı. uzatmalara girdiğimizde tüm fenerliler ayakta dikilerek bizim maçımızı izliyordu artık. ortam iyice gerilmeye başladı. fenerliler kıpır kıpır. maç berabere bittiği anda eğlenceye, nispete başlayacaklar. biz de gerildikçe geriliyoruz. fenerlilerin şampiyon olması zaten sıkıntı, bir de yanıbaşımızda, kafamızın dibinde kutlayacak olmaları... derbi izleyelim derken kabus gibi bir ortama düşmüştük.

    derken o müthiş an geldi. hasan kabze'nin son dakikada yaptığı vuruş içeri girdi. o anı unutamıyorum. herkes sevinç içinde birbirine sarılıyor. eniştemin gözü fenerlilerde. kalktı ayağa. adamlara doğru dönüp, sonradan ilhan cavcav'la özdeşleşecek olan kol hareketini birkaç defa yaptı. ve şöyle dedi: "bekleyin bakalım bir hafta daha kutlama için pezevenkler"

    bana hala komik gelen, o an şampiyonluk ihtimalini aklına dahi getirmeyen eniştemin, sadece fenerlilerin hevesinin kursağında kalmasına sevinmesi. sadece bir hafta sonra çok daha büyük bir darbe yaşayacaklarını ve şampiyonluk kutlamasının bize nasip olacağını nereden bilebilirdi ki?