• 1
    aynı gün fenerbahçe tarafından yapılan ''zorunlu açıklama'' başlıklı bu açıklamaya ,

    https://fenerbahce.org/...9/6/zorunlu-aciklama

    cevap niteliğinde olan ve ''daha zorunlu açıklama'' şeklinde verilen cevaptır.

    https://www.trabzonspor.org.tr/...nlu-aciklama7-6-2019

    yeri gelmişken bir kaç basit hatırlatma ile tarihe not düşmek isterim;

    1-şike davasında deliller gerçektir.

    2-fenerbahçe'nin kurumsal kimliği için geçerli olan sportif yargılamadır. bu yargılamada şike hükmü cas ve ifm kararları ile kesinleşmiştir.

    3-adli yargıda yargılanan fenerbahçe değil aziz yıldırım'dır.

    4-beşiktaş'ın kumpas iddiasıyla açılan davaya müdahil olamamıştır, zira adli yargıda yargılanan kulüpler değil kişilerdir.

    şimdi en önemli mesele olan şike davasında delillerin gerçek olup olmadığı meselesi ile başlayıp bu gerçekleri detaylandıralım.

    sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; şike davasında kullanılan tüm deliller gerçektir, davada üretilmiş herhangi bir delil bulunmamaktadır.

    davanın ele alındığı hiç bir yargı makamı deliller sahte dememiştir, diyememiştir; buna, aziz yıldırım ve diğer sanıklar için anayasaya aykırı olarak yeniden yargılama ve beraat kararı veren 13. acm'de dahil.

    13. acm, 16. acm, yargıtay, uefa disiplin ve temyiz kurulları ve de cas. şike davasına dair yargılama yapan tüm bu kurumlarda, gerek sanıklar gerek sanık vekilleri, dava dosyasında yer alan delillerin gerçek olmadığına dair tek bir yazılı veya sözlü beyanda ya da itirazda bulunmamıştır. böylesi bir beyan veya itirazın da ötesinde bu türden bir şüphede sanık vekilleri tarafından en basit ve zaruri başvuru yolu olan davadaki delilleri değerlendirecek bir bilirkişi talebi dahi gündeme getirilmemiş, bu yönde bir başvuruda dahi bulunulmamıştır. sanıkların ve sanık vekillerinin delillere dair tek savı, dinleme kararlarının hukuksuz olduğudur. yani savunma tarafı hiç bir zaman deliller sahte savunması yapmamış; tam tersine "dinlemeler gerçek ama alınan dinleme kararları hukuksuz dolayısı ile bu dinlemeler yokmuş gibi yargılama yapılsın" söylemiyle savunmalarını sunmuşlardır.

    sürekli ergenekon ve balyoz davalarını örnek veren fenerbahçe için şike davasının ergenekon ve balyoz davalarından ayrıldığı nokta da tam burasıdır. bu davalarda sahte delil olduğu sanıklar tarafından en başından beri yazılı ve sözlü olarak dile getirilmiş ve bu savlar bilirkişi raporlarıyla belgelendirilmiş ve desteklenmiştir.

    bu nedenle şike davasını ergenekon ve balyoz davaları üzerinden aklamaya çalışmak ergenekon ve balyoz'da sahte delil üretenlerin eylemleri kadar alçakça bir eylemdir.

    sportif yargı ve adli yargının yargılama usulleri farklıdır. sportif yargıda yargılamayı yapan kurulun, dinlemelerin gerçekliğine ve şike teşebbüsünde bulunulduğuna ikna olması karar vermeleri için yeterlidir. cas, yoldan geçen on yaşında bir çocuk bile bir şike pazarlığını telefonu ile kayıt altına alsa bunu delil olarak kullanır ve bu delil üzerinden hükmünü verir. sportif yargıda hüküm için makul şüphe yeterlidir.

    şike davasında da cas, sanıkların hiç bir mahkemede itiraz etmediği deliller üzerinden karar vermiş, adli yargılamada alınan kararların kendini bağlamadığını açık bir şekilde ifade etmiş ve kendi yargılamasını yapmıştır.

    cas gerekçeli kararından;

    540) tek tek maçlarla ilgili sonuçlarında kurul, sadece, kendisine bu temyiz davasında tarafların sunduğu delillere dayanmıştır. kurul kendi sonuçlarına varmış ve mevcut konuyu geçmişte incelemiş olan kuruluşlar tarafından varılan sonuçlara özel bir önem atfetmemiştir. bu anlamda kurul, bu davada de novo (yeni baştan) olarak karar verme takdirini tamamen kullandığı ve olguları ve yasaların yeni baştan incelediği konusunda ikna olmuş durumdadır.

    541) bununla birlikte kurul, fenerbahçe'yle ilgili şike iddialarını inceleyen kurumların hemen hepsinin (tff etik kurulu, tff pdfk, tff temyiz kurulu, istanbul 16. ağır ceza mahkemesi, uefa cdb ve uefa temyiz kurulu) fenerbahçe'nin en az bir yetkilisinin, mevcut temyiz davasında soruşturulan maçlarda şike yapmaya teşebbüs etmekte suçlu bulunmuş olması karşısında, fenerbahçe yetkililerinin, kendisi tarafından soruşturulan dört maçın hepsinde de şike teşebbüsünde bulunduğu konusunda rahat bir şekilde tatmin olmuştur.

    542) kurul, çeşitli kişilerin temyize gitmesi nedeniyle istanbul ağır ceza mahkemesinin kararının henüz kesinleşmemiş ve bağlayıcı hale gelmemiş olmasını göz önünde bulundurmuştur. her ne kadar kurul, bu karardan kesin sonuçlar çıkarmamaya dikkat ettiyse ve olguları kendi başına değerlendirdiyse de, kurul, yargıtay savcısının, bütün fenerbahçe yetkililerinin mahkumiyetlerini teyit ettiğini gözlemlemektedir.

    543) bu anlamda kurul, ukraynalı bir kulüp olan fc metalist'e yönelik şike iddialarıyla ilgili yakın zamanda verilmiş bir cas kararına atıfta bulunmaktadır. bu davada bir ukrayna ceza mahkemesi fc metalist'i beraat ettirmiştir. bununla beraber cas kurulu mahkûmiyet kararı vermiştir. bu farklı sonuçları açıklarken cas kurulu, temelde yatan olguların değerlendirirken, başka şeylerin yanı sıra, kurulun mevcut davada makul şüphenin ötesinde şeklindeki ispat standardını takip etmediğini, bunun yerine rahat bir şekilde tatmin edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. (vas 2010/a/2267, paragraf 746)

    544) bu açından kurul, uefa'nın, cas'ın, ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararını takip etmek zorunda olmamasının, cas'ın bir ceza mahkumiyetini göz önünde bulundurmak zorunda olmadığı anlamına gelmediği düşüncesine katılmaktadır. her ne kadar daha yüksek bir standardı kullanan ceza mahkumiyeti otomatik olarak kesin olmasa da, daha düşük bir standart olan rahat tatmini kullanan cas nezdindeki soruşturmanın aksi yönde sonuçlanması hiç muhtemel görünmemektedir.

    yani cas, gerekçeli kararının yukarıdaki maddelerinde; ben yargılamamı salt deliller üzerinden ve diğer adli yargılamalardan bağımsız olarak baştan kendim yaptım diyor. diğer adli yargı makamlarının kararı benim için ancak teyit anlamı taşır diyor. metalist kulübünü örnek göstererek isterse adli yargıda beraat etsin, adli yargıda alınan kararlar beni bağlamaz ben kendi yargılamamı yaparım cezamı veririm diyor.

    bunun dışında adli yargının standardı yüksek bir ceza yargılaması yaptığını dolayısı ile burada çıkacak bir mahkumiyetin sportif yargıda mahkumiyeti çok daha zorunlu kılacağını da belirtiyor. yani diyor ki; bir adam adli yargıda beraat edip benden ceza alabilir, çünkü benim yargılama standartlarım adli yargıdan farklı olarak makul şüphenin ötesini aramayacak kadar düşük. ancak aynı gerekçe ile adli yargıda ceza alan adamın da benden beraat etmesi neredeyse imkansız diyor.

    netice itibariyle kulüpler adli değil sportif yargıya tabidir. ve sportif yargının nihai karar mercii olan cas, fenerbahçe yönetiminin defaatle ve organize olarak şike yaptığına hükmetmiştir. bu hüküm, fenerbahçe'nin itirazı sonrası, ifm tarafından verilen karar ile kesinleşmiştir. süreç, yerel ligde verilmeyen cezalara dair trabzonspor gerekli başvuruları yapmıştır. ideal şartlarda fenerbahçe'nin üç alt lige, sivasspor ve eskişehirspor'un bir alt lige düşürülmesi ve de şikeye adı karışan tüm yöneticilerin futboldan ömür boyu men edilmesi ile son bulması gerekmektedir.

    er ya da geç bu cezaların verileceğine dair inancım tamdır.
  • 2
    bu konuda ekşi'deki bir entryi alıntılamak istedim.

    --- alıntı ---
    7 haziran 2019 fenerbahçe sk açıklaması'na karşılık resmi siteden yapılacak açıklama.

    https://www.trabzonspor.org.tr/...nlu-aciklama7-6-2019

    açıklama linkte. açıklamadan ayrı olarak şike kayıtlarını aşağıdaki linklerden
    dinleyebilirsiniz.

    17-25 aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu yapıldı. paralar sıfırlandı. ses kayıtlarında(http://gss.gs/Uno) her şey aşikardı. kimse reddetmedi bakara makaraları. fetö operasyonuydu evet ama yolsuzluk da hırsızlık da çok net ortadaydı kayıtlarda.

    3 temmuz şike ve teşvik operasyonu yapıldı. tarlalar yeşillendi. ses kayitlarinda(http://gss.gs/KOK) her şey aşikardı. kimse reddetmedi inşaat işçilerini, sivas kalecisine alınan mini cooperları, tum bu konuşmaları. fetö operasyonuydu evet ama yolsuzluk da hırsızlık da çok net ortadaydı kayıtlarda.

    kafası basmayan, çomar diye dalga geçilen akp'liler rüşvetin yolsuzluğun ses kayıtlarını reddetti. yolsuzluğu arsızlığı yapan egemen bağış, erdoğan bayraktar dahi konuşma kayıtlarını reddetmemişken, evet biz yaptık demişken, akp'liler toz kondurmadı biricik partilerine.

    entelektüel, solcu, adalet yanlısı fenerliler şikenin ses kayıtlarını reddetti. şikeyi, adiliği yapan aziz yıldırım, korcan çelikay, ibrahim akın vd. cas'da, isviçre federal mahkemesinde kayıtlarını reddetmemişken, evet bizim konuşmalarımız bunlar demişken, fenerliler toz kondurmadı biricik takımlarına.

    kuş kadar beyni ve vicdanı olan insan, şu iki mevzunun tamamen birbirinin kopyası iki olay olduğunu görmekte zorlanmaz.

    ama fanatizm, kişiyi aptallaştıran ve etikten, vicdandan uzaklaştıran bir kavram.

    --- alıntı ---

    https://eksisozluk.com/entry/90991959