• 32
    süper lig 2001/2002 sezonu 34. hafta mücadelesi.

    galatasaray bu maça şampiyon olarak ve 3. yıldızı ilk takan kulüp olarak çıkmıştı. yimpaş yozgatspor ise açık ara farkla lig sonuncusuydu ve küme düşmüştü.

    bu maç öncesi gol krallığı yarışında beşiktaşlı ilhan mansız 21 gole, galatasaraylı arif erdem ise 19 gole sahipti.

    31'de sebastien perez ile 1-0 öne geçtik. 34'te radu niculescu skoru 2-0'a taşıdı ve ilk yarı 2-0 bitti. ikinci yarıda 56'da arif erdem skoru 3-0'a getirdi ve ligdeki 20. golünü attı. 71'de yine sebastien perez sahne aldı ve skor 4-0 oldu. 86'da arif erdem ikinci golünü atarak 21 gole ulaştı ve ilhan mansız'ı yakaladı. kalan dakikalarda bütün takım arif gol atsın ve tek başına kral olsun diye uğraştı ama maalesef olmadı.

    https://www.youtube.com/watch?v=yBdjtbYlZWE

    maç sonrası bir televizyon programına bağlanan arif'e spiker "son dakikalarda penaltı kazansaydınız sen mi atacaktın?" gibi saçma bir soru sormuş, arif de "aut bile olsa ben atacaktım" deyip güldürmüştür.
  • 33
    unutulmaz maçlar arasındadır. kişisel anıları yazmayı çok sevmesem de bu maç beni maziye götürdü.

    henüz 14 yaşındaydım ve o zamanlar yılda en fazla 1 maça gidebilirdim o da en fazla. hatta gittiğim üçüncü maçım falandı. ilk 2 maçıma babam götürmüştü. babam öldükten sonra ise ilk maçıma gidiyordum. mahalleden çok sevdiğim bir ağabeyime aylar öncesinden yalvarmaya başlamıştım. bilet bulamadı, malûm hem son maç hem şampiyonluk hem de stat kapasitesi... o zamanki üzülüp içimin sızlamasını hala hissedebiliyorum. neyse karaborsadan bilet bulmuştu bizim ağabey. artık gideceğimiz kesindi. mutluydum.

    o maçın öncesinde yediğim köftenin bile tadı hala damağımda. stada girerken mutluydum aynı zamanda keşke babam da olsa diye düşünüp mutsuzdum. stat tıklım tıklım.. belki var 40 bin kişi.. tek ayak üstünde maç izliyoruz. ikinci ayağı yere indirmeye yer yok.

    arif erdem'e odaklandı herkes. gol kralı yapacaktık onu. tribünler arif diyordu, takım arkadaşları sürekli arif'e pas atıyordu.. nihayetinde arif gol krallığını paylaşacak kadar gol atabilmişti.

    ilerleyen dakikalarda bugün reyiz dediğimiz genç sabri oyuna girmişti. yanılmıyorsam a takımda ilk maçıydı. kimin yerine girdi tam hatırlamıyorum. herkesin bu genç çocuğu alkışlaması çok hoşuma gitmişti. o zamanlar 18 yaşındaki futbolculara çocuk muamelesi yapardık çünkü. hayran kalmıştım resmen. o genç yaşta galatasaray'da oynamasına sanırım. o günden beri sabri hayranlığım var her ne kadar yeteneklerini yetersiz bulsam da. sanırım duygusal bir dönemimde girdi sabri hayatıma.

    velhasıl kelam güzel ve keyifli maçtı. gereksiz anılarım için kusura bakmayın. dedim ya maziye gittim..