• 26
    başakşehir bu sezon topladığı puanlar ve gösterdiği performanslarla ligin tepesine kurulmuş vaziyettedir. bu bağlamda da şu an için şampiyonluk yolunda önemli bir rakibimizdir. haliyle bu büyük maçın ciddiyetini gayet iyi bilen futbolcularımızın kendi evimizde orta-alt sıra takımlarına yaşadıkları türden bir konsantrasyon sorunu yaşayacaklarını sanmıyorum.

    başakşehir ait olduğu yere dönene dek bu maçlar büyük maçtır...
  • 27
    galatasaray'ın bu sezon en zorlanacağı maçlardan biri.

    peşinen söyleyeyim , arkamdan, "yenip galatasaray'ın tökezlemesini bekleyenleri üzeceğimiz maç olacak" diye yazanlar olacaktır. hayatım boyunca pollyannacılık oynayarak kendini kandırmanın bir fayda sağladığını görmedim. takımın kazanıyor olması veya kazanması da bu gerçekleri değiştirmiyor.

    ben bu maçta seyircinin azalacağını, kaybedeceğimizi ve matematiksel olarak değil ama psikolojik olarak şampiyonluk havasından kopacağımızı düşünüyorum. ilk haftalardaki rüzgar biraz dağıldı , zaten zorlama maç kazanıyorduk, bu şekilde maç kazanmaya devam ediyoruz ama en zayıf takımlara karşı bile bir varlık gösteremiyoruz. "iyi oynadık" denen maçlara bakın , tek üstünlüğümüz topla oynama yüzdeleri.

    - bruma haricinde pozisyon yaratacak hiç bir alternatifimiz yok.

    - takım langırt misali oynuyor ve aralarında 25 er metre mesafe var.. herkes durup topun kendisine gelmesini bekliyor ve pas alternatifi en fazla 1 olunca topu alan kaçacak yer arıyor ya da sürekli olarak geriye dönmek zorunda kalıyor.

    - selçuk , "oyun kurucu" sıfatına rağmen ön libero gibi sadece güvenli pası tercih ediyor, ama ön libero meziyetlerinin hiç birini yapamıyor. artık attığı ara paslar da yerini bulmuyor. onun yapmadıklarını da tolga yapmaya çalışıyor ama onun da bu meziyetleri yok malesef.

    - bruma haricinde kanat oyuncumuz belli değil. yasin, sürekli bir şeyler yapacakmış gibi görünüp aslında hiç bir şey yapamıyor. podolski ağır, sinan maç temposu kazanabilecek kadar süre alamıyor.

    - sağ bek kangren gibi. linnes 1 maç oynuyor, kötü olunca bir daha oynatılmıyor. cavanda 1 maç kötü oynuyor bir daha kadro yüzü göremiyor. bu adamlar takıma nasıl alışacak ki bu şekilde? sanki çok güvenli bir adammış gibi sabri'ye dönüyoruz. hata bile yapsa linnes ya da cavanda'dan birinde ısrar edilmesi gerekir.

    - carole, bruma ve hatta bu görüntüyle eren'in alternatifi yok kadroda. yeni transferlerden josue, sigthorsson, de jong, cavanda ve serdar 9. hafta itibariyle 0 (sıfır) katkı sağladılar takıma ki bu resmen skandaldır. geçen seneki kadro berbat olduğu için 9-10 tane adam aldık hala geçen seneki kadroyu izliyoruz. tek fark bruma, ve top gelirse eren (ama gelmiyor) ki onlar da zaten gösteriyor etkisini.

    - chedjou, hakan, semih, serdar dörtlüsünden adam akıllı bir stoper tandemi çıkabileceğine inanmıyorum. bu şekilde kolay gol yemeye devam edeceğiz.

    - sneijder çok kötü. bu haliyle takımda hiç bir işe yaramaz. sol tarafta oynuyor sürekli anlamsız şekilde ve pas alış-verişi haricinde bir meziyeti kalmadı. maalesef bu sene podolski de oyun içinde yok.

    - inanılmaz düşük tempoyla ve sıkıcı bir oyun oynuyoruz. kapanan bir takıma karşı duran toplar veya bruma'nın extra çabası haricinde bir olayımız yok.. selçuk, stoper ve beklerin kendi arasında top çevirme bölümlerini hızlandırıp geçmek istiyor insan. bu kadar ağır oynayarak defansta boşluk bulmak için rakibin dersimspor ayarında olması lazım.
  • 28
    küçümsediğimiz adanaspor'u kimse 1'den fazla farkla yenememis şu ana kadar. o kadar da karamsar olmaya gerek yok bu mac ve ilerki maclar icin. sanki real madrid'le oynuyoruz demis arkadaslar sonucta basaksehir ama sezonun en kilit maci bence. basaksehir'i yenersek önümüz ardına kadar acılır. ya sampiyonluk modunu açacağız ya bir ileri bir geri takılacagız bu belli olacak.
  • 29
    herkes daha bugunden konsantre olmaya ve ciddiye almaya basladiysa nispeten rahat kazanacagimiz bir mac olabilir.

    icerideki her mac oncesi fark bekliyorduk ve hepsinde de öne gecene dek canimiz cikti.

    oyuncularimiz da bizim kadar ciddiye alirsa, sneijder yetisirse, kazanma ihtimalimiz daha artar. sneijder olmayinca o pas trafiginin aksadigini daha dun aksam gorduk. gol atmasi zerre skimde degil, oyunumuzun anahtari kilit paslarsa bu konuda dunyanin en iyilerinden biri sneijder...
  • 30
    öyle böyle bir maç değil. yani hani gerekirse 90 dakika tek pozisyon bulamayalım, başakşehir goller kaçırsın ama 90+2'de golü atıp maçı alalım.

    kapanan ve önde basan takımlara karşı hücum, hızlı kontralara çıkan takımlara karşı da defansif zaafiyetimiz var. işin kötüsü başakşehir bu ikisini de oldukça iyi yapan bir takım.

    riekerink dersini iyi çalışmaz, bildiğini okur ve başakşehir'e göre bir kadro ve oyun planıyla sahaya çıkmazsa valla sonuçları çok kötü olabilir.
  • 33
    tamam real madrid'le oynamiyoruz ama bizde alistigimiz galatasaray degiliz. ne tempomuz var, ne pozisyona girebiliyoruz..savunma ise evlere senlik ozellikle chedjou.. uzulerek soylerim ki 3 puan benim icin surpriz olur bu macta. ha cikariz aslanlar gibi dagitiriz o zaman baska. ama o istek ve arzu yok takimda sanki..

    basaksehir'de epureanu kart cezalisi oldu, yalcin'in partneri bekir olur buyuk ihtimalle. bizim icin avantaj olabilir. son macta izledigim tolga cigerci'nin kart cezalisi olmasi pek bir kayip degil bence. cuma gunu olmasi nedeniyle seyirci de az olur herhalde. emre mossoro ikilisinin bizim selcuk de jong ikilisine agir basacagini, visca'nin bizim savunmanin arkasina kacacagi endiseleri ile birlikte skor tahminim : galatasaray 2-2 basaksehir.
  • 35
    2015 2016 sezonunda içerideki başakşehir maçında * durumumuz şimdikinden daha kötüydü, hatta 2010 2011 sezonundaki durumumuzdan halliceydik. buna rağmen o gün 3 3 berabere kaldık. bu sezonsa bir şekilde sonuç alabiliyoruz. rakibimiz ligin en formda takımı ama biz de büyük takımız. bu kadar korkup, endişeyle bekleyip olumsuz sinerji yaratmak bana doğru gelmiyor. endişeli olanlar için hatırlatayım kendi sahamızda favori olarak çıkacağımız maçtır.
  • 40
    30 ekim 2016 fenerbahçe karabükspor maçını izleterek oyuncularını hazırlamalı jan olde riekerink bu maça. bu ligin ne kadar pislik ne kadar kokuşmuş bir durumda olduğunu ve puan kaybına asla tahammülümüzün olmadığını anlatmalı. çünkü eğer puan kaybedersek akbabalar ve çakallar türlü oyunlarla bizi alt etmeye çalışacaklar. bunu oyunculara iyi bir şekilde anlatsın zaten hırslanamayan oyuncu çıkmayacaktır ve galibiyet gelecektir.
  • 41
    çok ama çok zor maç. iç sahada olması yanıltmasın. trabzonspor maçında gördük zaten. kötü oynuyoruz. üstelik biz kötü oynarken rakibimiz mükemmel oynuyor. ligin en çok gol atan ve en az gol yiyen takımı. puan kaybı hakkımızı trabzonspor maçında kullandık. üstelik bu maçtan sonra fenerbahçe derbisine çıkacağız. bu yüzden hem zor hem de kritik bir maç. takıma güveniyorum desem yalan olur. inşallah beni şaşırtırlar.
  • 42
    ne yapılacak edilecek, bu maç alınacak arkadaşlar. lamı cimi kalmadı artık bu işin. jor bu maça pür dikkat hazırlanmalı ve serdar aziz mutlaka ilk 11'de başlamalı. de jong reis zaten 11'de olacak çünkü tolga cezalı bu maçta. konsantrasyon üst düzey olmalı ve sanki bu maçı kazanırsak şampiyonmuşuz gibi, şampiyonluğu ilan edecekmiş gibi oynamalı takım. bir puan kaybı daha gelirse moraller bu sefer hepten çöker. beraberlik bile değil, direk almamız lazım bu maçı. 1-0 olsun bizim olsun, hadi bakalım.
  • 44
    beni korkutan maç, içim rahatsız bu maçtan. fener maçı mesela daha rahat kafamda. hakemlerin itelemesiyle ilerleyen fener hakemden istediği desteği alamayacak bizim maçta. ancak bu maç gerçekten çok can sıkıcı. müthiş bir savunma takımına karşı maç yapacağız ve aynı zamanda mükemmel kontraya çıkan bir takım da olacak karşımızda. riekerink hocam topu ayağında isteyen bir düzenle oynatıyor bizi ve şu ana kadar kimle yapsak inanılmaz tedbirli oynattı bizi. geriye düşersek çevirme ihtimalimizi 0 olarak görüyorum. kontra da veriyoruz, muslera adı spikerler tarafından bolca söyleniyor. korkutucu derecede formda bir hücum hattı var abdullah hocanın takımının.

    ve ekstra not. maç cuma günü. kazanamazsak 16 gün boyunca rahatsız bir şekilde gezicez gs taraftarları olarak. 20 sindeki maçta fener deplasmanı. tüm bunlar göz önüne alındığında vur kır parçala, bu maçı kazan.
  • 45
    bakın şimdiden yazıyorum. iki seçenek var.
    1.si biz bu maçı rahat alırız. fener kupada yine fark yer. aziz çıkar bi açıklama yapar. kadıköy'de bizi yeneler. sonra biz bursa'yı yeneriz

    2.si biz bu maçı ucu ucuna alırız. fener kupada güzel bir oyun oynarsa kadıköy'de berabere kalırız veya gol erken gelmezse yenebiliriz de. sonra bursa'yı da zar zor yeneriz.
    niye böyle dedim? yıllardır takip ederim. hep bu iki senaryo oldu. ama fark şu. bu sefer bizim avrupa'da maç yok fenerin var. inşallah böyle bir totem bozulmasıyla 3te 3 yapar akar gideriz.
    (bkz: ay hadi inşallah )
  • 47
    turnusol maç...

    hem galatasarayımız için hem de başakşehir için "ak göt kara göt" nedir belli olacaktır bu maçla birlikte.

    - galatasarayımız 9 maç 6 galibiyet, 2 beraberlik 1 mağlubiyetle 20 puan ve 3. sırada... ligin başa güreşen takımı gibi görünüyoruz, ligin topa en hakim olan, maçı bütünlemesine en çok kontrol eden takımı hüviyetindeyiz. ancak ciddi bir "atak geliştirme" - "hücum kombinasyonu" sorunumuz ve buna ek olarak çok kırılgan bir tandemimiz var.

    yani şu ana kadar oynadığımız futbol şampiyon olmak isteyen bir takım için hiç de iç açıcı değil. çok zor gol bulup çok kolay gol yiyoruz ve bunu yaparken maç boyu maçı ve topu biz kontrol ediyoruz.

    - başakşehir ise ligin en mükemmele yakın takımı şu ana kadar... ligin en çok atan, en az yiyen ve en az zorlanan takımı. 9 maçta 7 galibiyet ve 2 beraberlikle namağlup lider durumdalar. şu gidiş normal şartlarda takım başakşehir değil de 5 büyüklerden birisi olsa "şampiyonluk yürüyüşü" olarak adlandırılır. abdullah avcı'nın mütevazi ancak yerleşmiş kadrosu, visca, mossoro, mehmet batdal gibi adamların ekstra performansıyla korkutucu bir hal almaya başladı.

    bu adamların defansta ya da ofansta bizde olduğu gibi bariz bir zayıflıkları mevcut değil. haliyle bu seneki en zor maçımıza çıktığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

    * özetleyelim:

    şu anki durumda bizler, galatasaray taraftarları olarak takımımızdan emin değiliz. "çok iyiyiz" de diyemiyoruz, "çok kötüyüz" de diyemiyoruz. kendimizi test ettiğimizi düşündüğümüz beşiktaş maçında 2-0 öne geçtiğimiz maçı galip tamamlasaydık özgüvenimiz tavan yapacaktı, ancak o maç 2-0'dan 2-2'ye gelince zaten "lan acaba?" diyen bünyelerimiz şimdi - bir de trabzon maçını evimizde kaybedince "şampiyon olacak kadar iyi miyiz?" sorusunu sormamıza neden oldu.

    maçın 3 ihtimalini değerlendirelim - maç evimizde:

    1- maçı galatasaray kazanırsa ligin en dişli takımını yenmiş olacak ve rüştünü ispatlayacak. ligin en zor gol yiyen takımına gol atmak ve galip gelmek bu senenin gidişatı için hayati önem arz ediyor. yenebilir miyiz? mevcut futbol görüşü, şu halde galatasaray'ın başakşehir'i yenmesinin çok zor olduğunu gösteriyor. biz zor atıyoruz, onlar zor yiyor, biz kolay gol yiyoruz, onlar kolay gol atıyor. kazanırsak açıkçası "çok iyi iş başardık be!" dedirtecek bir durum olur. - şampiyonluk yarışına asılır hale geliriz. göz dağı veririz.

    2- maç berabere biterse, gollü beraberlik bir nebze bizi teselli edebilir, ligin en zor gol yiyen ve en çok atan takımıyla gollü beraberlik - evimizde olduğu için bizi üzebilir ancak "öngörülebilir puan kaybı" statüsünde değerlendirilir en fazla. kendimize güvenimiz yine soru işareti olarak kalır, ancak "çok kötüyüz" dememize sebep olmaz büyük ihtimalle. öyle olması için berabere kalırken "beraberliği zor kurtaran takım" hüviyetine bürünmemiz gerekiyor, yani maç boyu başakşehir yüklenir, muslera 1 puanı kurtarırsa özgüvenimiz zedelenir, aksi halde "doğru yoldayız" mesajı alınır.

    3- maçı başakşehir kazanır, biz kaybedersek... işte bu bir felaket senaryosu olur. zira ak göt kara göt kısmı burada devreye girmiş olur ve biz "kara göt" kıvamına geliriz. yani bu zamana kadarki formumuzun "fikstür avantajı" gibi faktörlere bağlandığı "aslında çok da bişey yokmuş galatasaray'da" denilmesi söz konusu olur ki, bir sonraki hafta fenerbahçe ile oynanacak maç öncesi hiç iyi olmaz.

    galatasaray 4 maçlık çok zor bir fikstüre giriyor... ha açıkçası bu fikstürden iyi de çıksak, kötü de çıksak ben hocamız riekerink'in arkasında duran tayfadayım, sabır ve kredim çok yüksek kendisine karşı.

    ancak takımımızın hücum varyasyonlarının düşük olması, kombine atak yapamamamız, bruma'ya endeksli skor yükü, eren derdiyok'u besleyemememiz, derin ve çizgi ortaların azlığı, topu dolaştırıp rakip 18'e bir türlü sağlıklı giremememiz beni endişelendiriyor. tandemimiz zaten en büyük korkumuz.

    şu başakşehir maçını az zararla, olabildiğince karlı atlatırsak rahat uyku uyuyacağım. en zor haftasonlarından birisi bizi bekliyor.
  • 48
    sanırım sezonun en önemli maçı.

    önümüzdeki 5 hafta ise bir hayli kritik. sırası ile başakşehir, fener (d), bursa, kasımpaşa (d) ve antep. bu süreçteki en kritik maçlarımız başakşehir ve kasımpaşa olarak görünüyor. bursa'yı ve antep'i içeride rahat yeneriz diye düşünüyorum. fener deplasmanı ise her sezon olduğu gibi ön görülemez. ama başakşehir galibiyeti bir hayli kritik olur bizim adımıza. hep kazanıp puan farkını kapamak hem de bu zorlu periyoda galibiyetle başlamak muhteşem olur.

    başakşehir ile içeride oynadığımız son 4 maçta 2 galibiyet ve 2 beraberliğimiz var. son 2 maçımızda ise 2-2 ve 3-3 olmak üzere berabere kalmıştık. hatanın telafi edilmesi güç olacak türden bir maçmış gibi geliyor bana başakşehir maçı. o yüzden kontrolü elden bırakmadan, skora etki edecek türden hatalardan kaçınarak sağlam bir oyunla 3 puanı almalıyız. normalde içeride, evimizde oynadığımız bir maçta çok rahat olmamız gerekiyor ama içimde tuhaf bir endişe var. umarım güzel oyun ve güzel bir skorla kazanırız.
  • 49
    leş trabzon'a kendi evinde yenilip hemen arkasından küme düşmenin baş adayı adana'ya kalecilerinin beceriksizliğiyle üstünlük kurduğumuz, bruma'nın bireysel becerisinden başka hücum opsiyonu olmayan takımımızdan bu maçtan 3 puan ve şu periyotta 3 te 3 bekleyen renktaşlarımız varsa onların adına sevineceğim. ne güzel psikolojileriniz var lan kıskandım valla. :( neyse tabiki istemek, hayal etmek güzel şey, heleki bu sevdamız olunca ama lütfen biraz gerçekçi olalım ve unutmayalım; "hayallerle yaşayanı gerçekler skertirmiş."
    tanım: zerre umudumun olmadığı karşılaşma.

    (edit: orta saha canavarımız tolga ciğerci'nin de bu maçta cezalı olduğu aklıma geldi. :( biran gözlerim karardı.)