• 527
    su anki kadromuza gore en uygun dizilis. bunu birkac yerde dile getirdim, dun parma maniac/tardini bufe/emre ozcan da dile getirince 2. defa ayrica mutlu oldum. *

    99/00 yilindaki baklava orta sahayi oynayacak oyuncular da
    12-13 yilindaki elmander necati arkasindaki emre colak, engin baytar, selcuk inan, felipe melo tarzi bir orta sahayi da oynayacak takim bizde var.

    belhanda sol ic, feghouli sag ic, ortaya lemina/seri, geriye n'zonzi.
    ayni kosulda yedeklerde omer bayram, lemina/seri, emre mor, jimmy durmaz, gibi oyuncular da mevcut. babel'i hamle oyuncusu yapabiliriz, andone ve falcao ileride baslarlar.
  • 529
    her zaman söylüyorum, söylerim, söyleyeceğim, söylemekten bıkmayacağım, 4-2-3-1 veya 4-1-4-1 veya 4-3-2-1 veya 4-3-3 gibi sistemler tek ayağı topal sistemlerdir. neden tek ayağı topal sistemlerdir? çünkü santrforda 1 adamın var. evet yalnızca 1. o açıkta duran oyuncular kanat forvet olabilirler ama onlarda onyekuru gibi ligde sezonda 10-15 arası gol atamazlarsa ligi domine etmen ve ligde şampiyon olman kolay değil. ayrıca o 1 adet santrforun da ligde 20-25 civarı gol atamazsa yine şampiyon olma şansın zor. ayrıca rakiplerin 4lü savunma oynadıkları bir durumu da düşünecek olursak o 4 kişinin kucağına sadece 1 adet santrforunu bırakıyorsun. o 4 kişi senin 1 kişi bekleyen santrforunu orada yiyorlar maç boyunca, hırpalıyorlar, yoruyorlar. haaa bana ibrahimoviç, drogba, levandowski gibi sırtı dönükte oynayabilecek, servis yapabilecek, hem kafa toplarında, hem de yerden şutlarıyla etkili bir santrfor bulursan ileride tek oynatırsın bu 1 adet santrforunu. ama günümüzde bu tarz komple santrfor dediğimiz santrforlar kalmadı. şimdiki santrforları 4lü savunmanın içine atınca orada kayboluyorlar. bir de şu ama 4-2-3-1 veya 4-3-3'te takım sahaya daha iyi yayılıyor, daha iyi parselizasyon yapıyor, takım savunması daha iyi yapılıyor geyiği çıktı son zamanlarda. kardeşim sen attığından fazlasını atıp galip gelmek mi istiyorsun? yoksa ben takım savunmamı çok iyi yapayım, arkada kompakt bekleyip 1 gol atayım 1-0 kazanayım diye mi düşünüyorsun? ikincisini düşünüyorsan senden şampiyon takım olmaz kardeşim bu kadar net. sen garanticisin demektir ve bu sana her zaman maç kazandırmaz. tıpkı barca'nın sürekli tiki taka olayında olduğu gibi. sen kale içine kadar paslaşır şut çekmeyi unutursan rakip kalenin önüne otobüsü çektiğinde ceza sahası dışından ekstra şutlar atmaya programlanmadığından rakibi çözemezsin. tıpkı bunun gibi.

    neyse giriş kısmını geçtikten sonra gelelim gelişme ve sonuç kısmına. evet konumuz 4-4-2. bence bu saha parselizasyonu ve oyuncuların birbirlriyle eşleşmesi muhabbeti tamamen bir safsata. 4-4-2'de ileride biri muhtemelen uzun, diğeri kısmen kısa ama hızlı, aralara girip çıkacak bir santrfor yapısıyla maçı sen domine edersin ve rakibi her daim tehdit etme durumunda olursun. maçın 1. dakikasından 90+lara kadar oyunun içinde olursun ve bu durum sana kendi yarı sahanda sürekli stoper ve kalecilerinle paslaşma durumunu vermez. ileride falcao tek oynarken muslera'nın ileri şişireceği topu falcao indirdi diyelim maçta kime indirebilir? indirdiği topun galatasaray'da kalabilme durumu nedir? falcao'nun tek başına rakibi tehdit etme durumu nedir? 4-4-2'de ise falcao ve andone'nin çapraz koşularla rakibin savunmasını dengesiz yakalanmasını, özellikle falcao'yu 2 hatta 3 savunmacının kapatmaya çalışırken aradan çıkacak ve boşta kalacak olan andone'nin bulacağı pozisyonlar ve rakibe oluşturacağı tehlikeler nedir? şeklinde baktığımızda bile 4-4-2'nin diğer devşirme sistemlerden daha etkili olacağı kesindir. zaten her sistemde üç aşağı beş yukarı savunma ve orta sahaların neler yapacağı, neler oynayacağı belli. tek ileride 2li mi yoksa tek santrfor mu oynandığında bazı şeyler değişiyor günümüz futbolunda. peki şunu sormak istiyorum neden 1-0 geriye düşüldüğünde hemen orta sahadan bir kişi çıkartılır ve 1 santrfor daha oyuna alınır? nedeni basit, gol atmak için, rakibe ilerde basıp, baskı kurup hataya zorlamak ve gol atmak için. doğru mu? doğru. peki o zaman neden maça 2 santrfor başlayıp işi daha ilk yarıda bitirmeye gidilmez ki o zaman? maça 4-4-2 başla, skoru al, gerekirse maçın ikinci yarısı 60. dakikadan sonra 4-2-3-1'e dön. zaten bu 4-2-3-1 sistemi, maçı kazanmak isteme sistemi değil. 4-2-3-1 sistemi ben önce bir maçı tutayım, daha doğrusu maçı tutayımın neti, maçı bir kilitleyeyim sonra duruma göre, maçın gidişhatına göre bir hamle yaparım'dır.

    buradan fatih hocama seslenmek istiyorum. artık maçlara 4-2-3-1 tek ayağı topal sistemiyle başlayıp, maçlara rölantide başlamayalım. 4-4-2 ile başlayalım, atak oynayıp skoru erken bulalım, sonra ikinci yarıda yine sıkıştığımız durumlarda rölanti sistemine yani 4-2-3-1 sistemine dönüş yaparız. bana kalırsa hiç dönüş yapılmamalı ama 4-4-2'nin hiç olmamasından iyidir. zatn bu lanet 4-2-3-1 modası çıktı çıkalı süper ligdeki her takım aynı tornadan çıkmış gibi bu topal sistemi oynuyor ve çok kötü maçlar izliyoruz ligde maalesef.

    edit: ayrıca şunu da eklemeyi unuttum. hani 1 adet santrforumuz 20-25 gol atmalı şampiyonluk için demiştim ya, 4-4-2'de böyle bir zorunluluğunuzda olmuyor. çünkü o ilerdeki 2 adet santrforunuz 15er gol atsalar yine yeterli oluyor. çünkü tek santrforun atması gereken gol miktarını toplamda 2 santrforunuz atsa da yeterli oluyor yani şampiyonluk için. sabırla okuduğunuz için çok teşekkürler. :))