UEFA Şampiyonlar Ligi 2. Hafta Karşılaşması
21:45 Ali Sami Yen Stadyumu
2 - 1
  • 56
    gheorghe hagi'nin athletic bilbao'ya attığı golden sonra ağladığım maç. sürekli baskı yapıp gol atamadığımızı ve gol geldikten sonra biraz şaşkınlık biraz sevinçten ağladığımı hatırlıyorum.

    o zamanlar şimdiki gibi teknoloji olmadığı için, sonraki gün okulda arkadaşlarıma golü anlatıyordum. hagi bi vurdu, sağ doksana gidecekken sol doksana gitti diye. öyle falso aldı top diyordum.

    hala o falsonun nasıl olduğunu çözemedim. bir sürü maç izledim. aniden yön değiştiren top çok az gördüm. :)
  • 57
    yaş 12.
    o zamanlar anne ve babamla karşıyakada oturuyoruz*
    90lı yıllarda çocuk olmanın geleneği olarak, şampiyonlar ligi maçımızın olmadığı çarşambalarda yaptığımız gibi, bir demet tiyatroyu izleyemedim.
    malum, eve geldim ödevler bitti, yemeğimi yedim ve yattım.
    zira maç 21:45'de. bilirsiniz o dönemlerde gs'li çocuklar şampiyonlar ligi maçlarını izleyebilmek için akşam uyuyup, öyle ekran başına geçerdi.

    tabii yatağıma yattım ama yalandan.
    ne uyku var ne bir şey, heyecanla maçı düşünüyorum kafamda.
    bir de nedense sanki eylül izmir sıcağı değilmiş gibi, baya götümün dondoğunu hatırlıyorum. herhalde heyecandan gelen hafif üşüme kaynaklı*.
    14 gün önce* delle alpi'den beraberlik ile dönmüşüz.
    takım silah gibi.
    hatta galibiyeti kaçırmışız, o yüzden çok umutluyuz.
    hatta hoca juve maçından önce 15 eylülde basın toplantısında;
    burada yenilmek kolay, yenmek olay, ben oyuncularıma kolayı değil olayı yapın dedim.
    açıklamasını yapmıştı.
    böyle bir ortamdayız yani, takıma güven üst düzeyde.

    neyse 20:00 gibi yattım, tam 21:45'de kalkmak niyetiyle.
    nasıl oynayacağız, çok beğendiğim gri forma nasıl gözükecek;
    o zamanlar izleyemediğim, sadece cm3'den bildiğim ve maç öncesi gazetelerde çok tehlikeli oldukları yazan ismael urzaiz joseba etxeberria ve bittor alkiza nasıl diye merak ediyorum.
    ve binbir düşünce & heyecan sonrası, tabii ki sıfır uyku ile 21:30 gibi salondaydım :)

    lakin o gün büyük tv bozuktu. büyük dediğim 55 ekrandı sanırım :)
    o nedenle cem yılmaz'ın gösterisinde askeri gazino anısında "çük ekran" olarak resmettiği mutfaktaki 37 ekran tv'yi salona getirdik.
    bu güzel maçı öyle izledik.
    füme formanın altına bir defa giyilen beyaz konç*
    okan'ın golü ile öne geçerken sevinip, tekrarı gösterilirken urzaiz'in gol atması, tam o anda sabri ugan'ın yanında birinin sanırım "ümiitttt" diye bağırması ve ne olduğunu anlamadan durumun eşitlenmesi;
    bizi zorlayan bask topçular, gergin izlediğim dakikalar ve en sonunda hepimize hayatının en güzel anlarından birini yaşatan o mükemmel gol ve hagi.

    allahım ne güzel günlerdi.
    inşallah en kısa zamanda tekrardan avrupa başarılı günlerimize ulaşacağız.

    bu uğurda 1 ekim 2020 rangers fc galatasaray maçında takımımıza başarılar diliyorum.
    bu entry ve canlanan anılarımla ben gaza geldim.
    allah utandırmasın.
  • 58
    maça çok iyi başlayıp golü bulmuş, akabinde de o dönem türk futbolunun hastalığı olan atılan golden hemen sonra gol yeme hastalığına tutularak kalemizde golü görmüştük. yine de genel olarak o sezon şampiyonlar liginde en kötü oynadığımız maç bu maçtır bana göre. anlaşılmaz bir biçimde tutuk oynuyorduk. çok pozisyona giremedik. girdiğimizi de kaçırdık. böyle bitecek herhalde dediğimiz anda hagi'nin çevirdiği topa tugay mükemmel bir hamle yapıp rakip oyuncuyu ekarte edip topu tekrar hagi'ye kazandırmış ve hagi'nin de olağanüstü vuruşuyla öne geçmiştik. genelde son dakikalarda gol yiyen taraf biz olduğumuz için inanamamıştım gol olduğuna. hadi ben küçüktüm neyse de babam da inanamıştı. aynı duyguyu süper kupayı kazandığımız maçta jardel'in altın golünde yaşamıştım ): o yıllarda tek takım gruptan çıktığı için averajla çıkamamıştık ama o dönem de söylüyordum; o sezon çıksaydık kesin bir yarı final yapardık. cidden deli top oynuyorduk. zaten 2 sene sonra uefa kupası geldi. hayatta hiçbir şey tesadüf değil. hatta iddia ediyorum; 92-98 yılları arasında iyi bir kalecimiz olsaydı taa o sezonlar bi tane kupa getirebilirdik. neyse sağlık olsun.

    neyse maça dönelim; 90larda çocuk olanların unutamayacağı türden bir maçtı her yönüyle. 22 sene geçmiş üzerinden.. püfff...