• 124
    3 yıllık planlama, 3 yıl boyunca başarısız olacağız demek değildir. 3 yılın sonunda mali olarak rahatlamış, bir sistem ve kültür oturtmuş takım olacağız demektir. planlama daha ilk yılında avrupada güzel sonuç vermiş, ligde de penaltıları çıkartıldığı zaman, en fazla xg üreten takım haline getirmiş. sadece skora bakarak konuşmayı bıraktığımız zaman, ileri gitmeye başlayacağız.
  • 125
    kapsamının ve hedeflerinin ne olduğu taraftara anlatılmalıdır. aksi halde her başarısız sonuçta bu konu kaşınır.
    insanlara:
    'bu planlama acaba ghezzal ve rosier'i alabilseydik olmayacak mıydı?'
    'bir gecede mi verildi böyle bir karar, bir alt yapısı yok mu?'
    'etraflıca, derinlemesine hazırlık sonucu yapılmış bir planlama değil mi?'
    'yoksa kervan yolda düzülür mantığı mı var?'
    diye sorgulatır.
    zira as türk futbolcularımıza gelen iyi teklifte işler sarpa sarabilir. taraftar -ben de dahil- bir yıl daha takım oturacak diye bekleyemez.
  • 127
    zorunlu olarak yapılması gerekendi ve yapılıyor. her şeyi anlarım, oyunu eleştirirsin, ligde geride olmayı kabul etmezsin ama "yönetimin scout fantezisi" diye de eleştirmezsin ya. sanki bu yönetim 25 milyon euro'yu beşiktaş gibi "yıldızlara" gömmeyi bilmiyor. yapardı olmuş oyunculardan bir kadro, 3 senede de 1-2 şampiyonluk alır sonra döner giderdi. ülkenin hali ortada, kur durumu malum, bankalar birliği anlaşması devreye girecekken 3 sene sonra kulübe kayyum atandığında görürdük "burası gaagsarayy" geyiklerini. türkiye'deki kulüpler, bir an önce yapılanmasını tamamlayıp gelecek yıllardaki sıkı harcama kurallarında oyuncu satarak ayakta kalabilir, bunun başka çaresi yok. bunu anlamak bu kadar zor olmamalı.
  • 129
    saygı duyuyorum ancak beşiktaş'ın feda diyerek şampiyon olabildiği bir ligde, planlamayı neden şampiyonluktan vazgeçmek gibi göreyim? üst üste 3 maç kazanan takımın bir anda şampiyonluk potasına girebildiği ortamda, hem de böylesine iyi kadromuz varken ligdeki başarısızlığın üzerini örtmek için argüman olarak kullanılmasına karşıyım.
  • 130
    ülkemizde çok havalı bir kelime planlama, ek olarak uzun bir vade ile kullanırsan bu kelimeyi çoğu insan resmen büyüleniyor. üstelik siyaset, ticaret, futbol, ekonomi vs. nerede kullanılırsa kullanılsın etkisini yitirmiyor.

    özellikle hoca arada da başkan, ekseriyetle sezon öncesi ve zorda kaldıkça da devam eden süreçte kullandılar bu 3 yıllık planlama tabirini. söylemlere ve yapılanlara baktığımda yüzde 10 uyum bile göremiyorken ben, bu başlık altında onlarca güzelleme yazıları da okudum üzülerek.

    ama en baştan kaybettik bu planlamada çünkü işin başında efsanemiz fatih terim var. 3 yıllık planlama adı altında rekabetçi ama genç bir takım vaadi veren hocamızın son 2 sezonda takıma getirttiği; isimleri ve özellikle yüksek maaşları olan kiralık ya da 3'er sene sözleşme isteyen bonservissiz yaşlılara bakarsak eğer hikaye anlatıldığını net bir şekilde en başından görebiliriz.

    düşünün, yeterli tesisi ve liyakata sahip antrenörleri olmayan ve yine torpille getirilmiş gençlerin doldurulduğu bir altyapısı olan bir kulüp uzun vadeli bir planlama ile başarıyı hedefliyorsa ilk işi ne olur? cevap net, tabi ki önce altyapı tesislerini düzenlemek, net bir oyun planı doğrultusunda iyi bir teknik ekip kurmak ve yetersiz futbolcuları gönderip iyi bir kumaşı olan gençleri getirmek olur. amaç tabi benfica, ajax, porto gibi olmaksa başlanılacak yer tartışmasız altyapı ama yapılmayanlar ortadayken taraftarların çoğu bu rüyayı görmeye de garip bir şekilde devam ediyor.

    bu seneden vazgeçtiysek tek dönemde 25 milyon euro harcayamazsın transfere ülkemizde. kötü oyuncular demiyorum asla ama takıma alparslan'ı kazandırıp donk'la makul bir ücrete anlaşabilecekken ve 8 milyon euro yatırım yaptığın lyundama da varsa takımda gidip 7 milyona sağ stoper; yine elinde kerem, babel, soso, emre kılınç, oğulcan, yunus akgün ve ne yazık ki arda turan gibi 7 tane kanat oyuncusu varken morutan ve barış alper'e 5.6 milyon euro ödeyip 2 tane daha kanat oyuncusu alamazsın. yine diagne ve mustafa gibi 2 net santrafor takımdayken 1 milyona forvet kiralayıp başkasının oyuncusunu geliştirmeye, değerlendirmeye de kalkamazsın. gençleşeceğiz düşük maliyetli oyuncular getireceğiz deyip 3 senede 5 milyon eurodan fazla maaş vereceğin 31 yaşındaki ortalama bir sol beki de takıma getiremezsin. hem nitelik hem nicelik olarak eksik olduğumuz ortasahaya alınan cicaldau ve berkan, faydalanamadık belki ama 1 milyona alınan sacha ve maliyetini karşılayamadığımız gedson yerine gelen assuncao doğru transferlerdir. iyidir kötüdür bu isimler belki ama takımın net eksiğine yönelik doğru hamlelerdir.

    teknik ekip hakkında da söyleyeceklerim var ama öyle bir fanatizm var ki burada ne yazsam doğru okunmayacak. o yüzden hayırlısı diyorum artık. velhasıl popülizm ile gündemde tutulan 3 yıllık planlama politikası asla ve asla olması gerektiği gibi uygulanmamaktadır. taraftar böyle oldukça da net bir şekilde aynı düzen devam edecektir ne yazık ki.
  • 131
    tek basina eksik olan planlamadir. umarim kulubun 5, 10 ve 20 yillik planlari da mevcuttur. galatrasaray her degisen yonetimle planlama degistirecek luksu olan bir kulup degildir. nasil uefa kupasina giden yol aslinda 80'lerin sonunda jupp derwallla baslamissa, bugun atilan adimlarin meyvelerini de belki anca 2030li yillarda gorebilecegiz.

    takimin tum bolgelerinde piril piril 21, 22, 23 yasinda onu acik yetenekli cocuklar oynuyor. bu takimi ve planlamayi desteklememek en buyuk galatasaray dusmanligidir.
  • 132
    futbol takımımızın bu yaz başladığı kadro planlaması. benim bu planlamaya inanmam için kerem aktürkoğlu ve marcao'nun satılması ve yerlerinin doldurulması gerekiyor. çünkü benim sahada gördüğüm kadarıyla bu iki oyuncumuzun üstün performansı olmasa bu takım küme düşmemeye oynar. berkan kutlu ve cicaldau'yu da çok beğensem de asıl takımı taşıyanlar değiller. kerem ve marcao'nun satılması çok büyük problem yaratacak gibi görünüyor.
  • 133
    her puan kaybında karşımıza çıkacak söz öbeği. işimize gelince xg fazla ama şanssızız işimize gelmeyince 3 yıllık planlama. euro kuru falan diyoruz lig şampiyonluğunu çöpe atıyoruz daha baştan. sen ligde şampiyon olamazsan nereden karşılayacaksın bu adamların paralarını ? satar yenisini alırız dersen her puan kaybında bu sefer de yeni gelecek futbolcuların uyum problemleri olduğunu, zamana ihtiyaçları olduğunu savunacaksın. neresinden tutarsan elinde kalıyor bu iş kısacası ligde şampiyon olamazsan işler sarpa saracak.
  • 134
    gelecek sezon takımın euro maaş gideri avrupa liginden (kötü olasılığı düşünerek yazdım) gelecek gelire eşit, hatta daha da az olacak gibi duruyor.
    yani otomatikman kur farkı zararını sırtınızdan atmış oluyorsunuz.
    devre arası kerem, marcao ve cicaldau 3’lüsünü toplam 50 milyon euroya sattığımızı düşünelim.
    tl olarak karşılığı 775 milyon tl yapıyor.
    yani banka borcunun neredeyse yarısı ediyor.
    şu ana kadar uefa avrupa ligi gelirimiz 17 milyon euroyu aşmış durumda, ki lider bitirip son 16’ya kalırsak 20 m euro civarına yükseleceği söyleniyor.
    süper ligde şampiyon olana en fazla 230 milyon tl gelir veriliyor.
    bu miktarları vermemin bir sebebi var, artık böyle yapacağız ve yapmak zorundayız.
    alacağız, satacağız, avrupa’da son 16, bazen çeyrek final yapıp yüksek kur sayesinde tl borçları daha hızlı eriteceğiz.
    3 yıllık planlama denilen şey bu aslında, 3 yılın sonunda kulübün borcunu sıfırlamak olmasa da doğru düzgün bir yerlere çekebilmek.
    bu hamle yapılırken şampiyonluklar da kaçabilir.
    roma, sevilla, atletico madrid gibi takımlar bu yöntem ile bataktan çıktılar.
    bizim onlara göre avantajımız euronun yüksek, banka borçlarının da tl olması. burada kritik nokta avrupa kupalarında olmak ve maksimum gelire ulaşmak.
    bu planı beğenmeyen veya istemeyenler olacaktır tabii ki ama başka çıkış yolumuz yok.
    3 yılın sonunda geldiğimiz noktayı görünce herkes yapılan işin doğru olduğunu söyleyecek.