• 46
    ben de diyorum ki iyi bari trabzonspor için iyi bir tarih ayarlanmış. tam bjk deplasmanı* öncesi. fakat o da ne? adamlar trabzon'a geri dönüyor. yahu kalsanıza istanbul'da. ne gerek yolculuk ve ekstra yorulmaya. şimdi otele geçip dinlenmek varken havalimanında röportaj yapıyorlar.

    edit. sağlık ile ilgili diyen de var. bilemedim. ilginç geldi bana.
  • 47
    maçı izlemedim, sadece pozisyonlarla ilgili erman toroğlu’nun yorumlarını izledim. iki pozisyonda penaltı itirazı yapılmış ve erman toroğlu iki pozisyonun da penaltı olduğunu söylüyor ve ekliyordu, “kolların öyle açısı falan diyorlar geçiniz onu. futbolcu kollarını arkaya gizlemeli” diyor ve türk futbolunu yine çorbaya çeviriyor.

    arkadaş defalarca söyledik. şut çok uzaktan gelmiyorsa (örneğin 15-30 metreden) kolların vücutla açısı 45 derece ve altındaysa penaltı ol-maz. tekrar ediyorum ol-maz. futbolcu her pozisyonda kollarını arkalarına gizlemek zorunda değildir kardeşim. erman toroğlu’nun bu tür yanlış yorumları yüzünden hakemler baskı altına giriyor, futbolcular kollarını nasıl konumlandıracakları konusunda ikileme düşüyor. bu konuda önce erman toroğlu’nun eğitilmesi gerekiyor. çünkü belli ki açı deyince erman toroğlu’nun başı dönüyor çünkü açıdan falan hiç anlamıyor. ortaokuldan üniversiteye kadar, “x” deyince başı dönen arkadaşlarım vardı. anlamıyorlardı denklemlerden. aynı şey geometri ve açılar için de geçerliydi. erman toroğlu belki de hayatında geometri görmemiş. o nedenle açı deyince anlamıyor ve anlamayınca da yanlış yorumlar yapıyor. bu nedenle bu konuda erman toroğlu’nun eğitilmesi gerek. çünkü herkes maç sonunda o’nun yorumlarını bekliyor. şimdi hakkını teslim edelim ki erman toroğlu hiçbir takımın amigoluğunu yapmadığından söyledikleri daha kıymetli oluyor. örneğin ahmet çakar son üç yıldır fenerbahçe amigosu gibi yorum yaptığından söyledikleri pek ciddiye alınmıyor. erman toroğlu ise bazen yanlış yorum yapıyor ama bu tamamen bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. bu nedenle şu eller ve kolların konumunu tekrar açıklamak gerekiyor.

    1-şut uzaktan mı yakından mı çekilmiş ona bakılır. şut, futbolcunun kolunu ya da elini vücuduyla birleştirecek kadar zaman sahip olacak bir uzaklıktan çekilmiş ise ve futbolcu da kolunu ya da elini vücuduyla birleştirmemiş ise çarpma değil elle oynama kabul edilir.

    2-şut, kollarını arkaya gizlenmesini imkansız kılacak kadar yakından çekilmiş ise (örneğin 15 metreden az bir mesafeden) kolların ya da ellerin vücutla yaptığı açıya bakılır. açı 90 derecenin üzerinde ise ve de oyuncunun kafasından sekip gelmemiş ise yine elle oynama kararı verilir. çünkü kollar doğal konumda değildir. 45-90 derece arasındaysa hakemin yorumu önemlidir. 45 derecenin altındaysa kesinlikle devam kararı verilir. çünkü 45 ve altı konumları doğal konum kabul edilir.

    3-oyuncunun kendi kafasından sekip gelen toplarda kol 90 derecenin üzerinde ise yine elle oynama ama altındaysa, örneğin 90-60 derece arasındaysa hakemin yorumuna bırakılır. açı 45 derecenin altındaysa kesinlikle çarpma kabul edilir ve devam kararı verilir. hava toplarına sıçramada kolların doğal konumu değiştiğinden bu konuda hakemlerin yorumu çok önemli ama genellikle açı doksan derecenin altındaysa devam kararı verilir.

    4-çekilen şutun yakınlığı-uzaklığı şutun hızıyla da ilgilidir. çok sert ve hızı 100 km/h üzerinde ise 15 hatta 20 metreye kadar mesafeler yakın mesafe kabul edilebilir. çünkü hız nedeniyle rakip futbolcunun el ve kollarını vücuduyla birleştirecek kadar zamanı olmayabilir. bunun yorumu hakeme bırakılmıştır. ancak şut yavaş ise, futbolcu el ve kollarını vücuduyla birleştirecek zamana sahip olmasına rağmen birleştirmemiş ise şut 15 metreden de çekilse elle oynama kararı verilebilir.

    bu bilgiler ışığında başakşehir-trabzon spor maçında maçın başlarında başakşehirli oyuncunun koluna çarpan topta penaltı yoktur. çünkü şut yakın mesafeden çekilmiştir, hızı yüksek bir şuttur ve rakip futbolcunun kolu 45 derecenin altında bir açı yapmıştır. yani devam kararı doğrudur. erman toroğlu’nun bu pozisyona ilişkin yorumu kesinlikle yanlıştır. daha sonra trabzonlu futbolcunun eline ya da koluna çarpan topta ise pozisyon kesinlikle penaltı. çünkü bu pozisyonda şutun uzak ya da yakından çekilmesinin önemi yoktur. kollar doğal konumda değildir ve vücutla olan açısı 90 derecenin bile çok üzerindedir.

    sonuç olarak bu iki penaltı pozisyonu ile ilgili erman toroğlu’nun değerlendirmesi birinci pozisyon için yanlış, ikinci pozisyon için doğru. yani hiç sevmesem de yaşar kemal uğurlu’nun ilk kararı doğru, ikinci kararı yanlıştır ama yanlış karar var hakeminin müdahalesiyle düzeltilmiştir.

    eprianu’nun kırmızı gördüğü pozisyonda da yaşar kemal uğurlu’nun kararı kesinlikle yanlış. çünkü bu pozisyonda eprianu topa önce sıçrıyor ve hakim pozisyonda. rakip futbolcu ise geç kaldığından gelip kafasını eprianu'nun kolunun altına sokuyor. eprianu’nun kolu tamamen doğal konumunda. bu pozisyonda faul bile yok ama yaşar kemal uğurlu ikinci sarıdan kırmızı vererek hakem olmadığını bir kez daha ispat ediyor.