• 249
    geçtiğimiz bu kritik zamanda bu maçın özelinde önemli olan kazanmaktı ve ilk yarısını 1-0 geride tamamladığımız maçı ikinci yarı ağırlık koyarak 2-1 kazandık. bu haftalar geçiş ve kopma haftaları. ne olursa olsun kazanmak gerekiyor.

    mücadele anlamında takımı beğendim. takımın üzerinde çok fazla stres vardı. bu stres de sahaya yansıdı.

    bunun yanında pandemi nedeniyle taraftar sayısı az ama özdü. taraftar özellikle ikinci yarıda takıma oldukça itici güç oldu.
  • 250
    kabaca 11 dakika mevcut sistem dışı oynayıp golleri bulduğumuz kalan dakikalar mevcut sistem pratiği yaptığımız mac oldu. 11 dakika bize yetti de denebilir belki de.

    ilk yari mevcut sistemimizle sahada oynadık. pas temposunu cok kısa süre yüksek tutabildik. ancak orta alan baski ve presimiz iyiydi tabi rakip de biraz zayıf olunca oyunu yıkabildik ancak hızlı paslaşmaları hala yapamadığımiz icin boşa bir arkadaşımizi kaçırip pozisyonlari da üretemedik. sistemden bağımsız kişisel hata ile gol yedik. devreye 0-1 girdik.

    2.yarı skoru alabilmek için santraforu çiftleyip denemeleri arttirdik. bahsettigim mevcut sistem dışında oynadik. kaleci hatasından gol geldi ve sonrasında mevcut sistemin hucum repertuarlarından biri olan* (oyunu sol orta alan 4 kareye sıkıştırıp terse uzun top) taktik ile morutan'ı topla buluşturduk. orada golu morutan ile bitirmek birinci tercihimiz olmasa da morutan ustun yetenekleri ile çalımlarini atti ve nefis sekilde terse bıraktı. 2-1 one geçtik.

    öne gecer gecmez halil'i sola attık kerem destek forvet olarak diagne'ye daha yakın durdu. mevcut sisteme döndük aslında tekrar. hoca bence burada skoru alalim bir de öyle zorlayalım oyunu diye düşündü. ancak kötü denmez ama yine de cok iyi uygulayamadık.
  • 251
    kötü oynadığımız ama neyse ki güç bela 3 puanı aldığımız maç. zaten marcao ve sacha boey dönene kadar pek iyi oyun beklemiyorum artık. belli ki bu adamlar olmadan -özellikle marcao- biz sıkıntı yaşamaya devam edeceğiz.

    yine de geriden gelip maç kazanmamız hem de biraz da kavga ederek kazanmamız takım olmamız açısından önemli diye düşünüyorum. en nihayetinde yeni bir takımız. kavga etmeyi öğrenmeliyiz. ayrıca geri düştüğümüz maçlar için de bu saatten sonra umuyorum ki maçı kapatan bir takım olmayız. en azından takım bu refleksini hatırlar.

    ayrıca bu maçın 2. yarısında diagne-halil ikilisinin aynı anda sahada olması, bundan sonrası için bize bazı ipuçları vermiş olabilir. diagne-halil ikilisi, lig için kesinlikle denemeye değer bir ikili.
  • 252
    ligde üst üste yaşadığımız puan kayıplarından sonra bu maçın bir şeyleri değiştirme maçı olduğunu düşünüyordum. maç başlar başlamaz ısıran, basan, pozisyon bulan bir galatasaray olur düşüncesindeydim ama gerçekten çok kötü bir ilk yarı geçirdik. göztepe kalecisi irfan can'ın hatası olmasa pozisyon bile bulamayacaktık. bunun dışında defansta paslaşmaktan başka hiçbir şey yapmadık. nitekim bu kadar çok paslaşmadan sonra da her galatasaraylının korkulu rüyası gerçekleşti ve bireysel hata sonucu devreye 1-0 mağlup girdik.

    ikinci yarıya ise istekli başladık ve irfan can'ın büyük hatasıyla beraberliği yakaladık. sonrasında ise belli bir tempo yaparak 2-1 öne geçtik ve kontra kovaladık. 3. gol için fırsatlar bulduk ama bir türlü fişi çekemedik ve maç da 2-1 galibiyetimizle sonuçlandı.

    evet, ilk yarı çok kötüydük ama ikinci yarıda bunu toparladık. takımın halen daha bir sürü eksiği var ama ikinci yarının belli dakikalarında oynanan oyundan zevk alabildim. taraftar desteğiyle birlikte mücadeleden kaçmayan, önde basan ve ikinci yarı boyunca pozisyon vermeyen bir galatasaray'ı görmek mutlu etti beni. 10-15 dakikalık tempoyla yetinmeyip geniş dakikalara yayabilirsek çok daha rahat maçlar çıkarabiliriz.

    oyuncu bazlı değerlendirmem ise:

    muslera: pek iş düşmedi ama yenilen golde yine çıkıp çıkmama arasında tereddüt etti. neyse ki o pozisyonda gol yedik de kırmızı kart çıkmadı. aksi takdirde büyük eleştiriler alabilirdi.
    luyindama: ilk yarının en iyi oyuncularından biriyken, yine basit bir hatayla golü yediren isim oldu.
    nelsson: defanstan çıkarken aralara attığı bazı paslar hoşuma gitti. genel olarak da basit oynadı ve iyi bir maç çıkardı.
    yedlin: havadan yaptığı ortalar yine daha taşa giderken, cicaldau'ya kestiği top güzeldi. kısacası eski maçlara nazaran hem defansta, hem de hücumda belli bir seviyenin üstündeydi.
    van aanholt: hücumda pek gözükmemesinin yanında, defansta da açıklar verdi. oyunun bazı bölümlerinde ise araları çok iyi gördü ve tehlike yarattı. genel anlamda ise vasattı diyebiliriz.
    berkan: her zaman ki gibi yine her yerdeydi. çok koşuyor ve gerçekten iyi mücadele ediyor.
    kerem: ilk yarıda çabalayan ender oyunculardan biriydi. birçok kez top ezdi ama eski maçlara nazaran toparladığı söylenebilir. ikinci yarıda ise bomboş bir pozisyonu değerlendiremedi. son vuruşlara önem verirse çok daha iyi olacak. ha bide en ufak bir darbede, yere düşüp kıvranması pek hoş durmuyor.
    cicaldau: hem savunmada, hem de hücumda müthiş oynadı. ilk yarıda göztepe'nin bulduğu pozisyonda kendini siper ederek olası bir golü önledi. oyun görüşü, pas şiddeti mükemmeldi. nitekim 2. golün asistini yaptı.
    morutan: ilk yarıda kötüydü ve çok top kaptırdı. ikinci yarıda ise kendini toparladı ve 3 kişiyi çalımlayarak galibiyet golümüzü attı. buna rağmen halen daha seviyesinin çok altında olduğunu düşünüyorum. hazır bir morutan çok can yakar.
    feghouli: ilk yarıda, oyunu rakip sahaya yıkamamamızın en önemli sebebiydi. hiçbir şey ortaya koymadığı gibi girdiği pozisyonlarda ise rastgele ortalarla atağı hiç etmekle meşgul oldu.
    halil: ilk yarıda ön alanda bir şeyler yapmak için çabalıyordu ama takım olarak kötüydük. yine ilk yarıda irfan can'ın hatasıyla top önünde kaldı ve bencilce davrandı. feghouli'ye pas verseydi çok daha farklı bir senaryo izlerdik. ikinci yarıda ise yine irfan can'ın hatasıyla beraberlik golümüzü attı ve oyundan çıkana kadar ortalama bir performans sergiledi.
    diagne: ikinci yarıda oyuna girdikten sonra çok iyi oynadı. orta alana gelip top dağıttı, sırtı dönük oynayarak pozisyonlar hazırladı falan... hatta güzel bir asistte yapacaktı ama kerem değerlendiremedi.
    alpaslan: ikinci yarıda luyindamanın yerine oyuna girdikten sonra risk almadan basit oynayarak ortalama bir performans sergiledi.
    emre: duran top sonrası önüne düşen topa çok daha iyi vurabilirdi. bunun dışında son 20 dakika girdiği için pek bir yorumda bulunamıyorum.
    oğulcan: son 10 dakika girdiği için bir şey diyemiyorum.
    mohamed: 90+'da oyuna girdi.
  • 255
    tribünde olduğumdan notlarımın olmadığı, aklımda kaldığı kadarıyla yazısını yazacağım maç. biraz da farklı olarak madde madde yazacağım.

    1 - feghouli'nin bu takımın 11'inde işi yok. ancak ve ancak elzem gol lazım olan karşılaşmalarda 75+ dakikalarda süre bulması lazım. soso'nun doğru kullanımı artık buna evrilmiş, canlı gözle izleyince daha net kanaat getirdim. ilk 45'de oynadığı tempo ile ben de (onun kadar idman yapsam tabi) en az 30 oynardım. 45 dakikada 20 pas deneyip %70 isabetli olmuş, rakip sahada da %61 ile. kazandığı ikili mücadele yok, oyunu sağ tarafta oynamış (maçkolik topla buluşma istatistiklerinden görünen sonuç) ve morutan'ı da bozuyor. ikisinden birisi oynayacak. ikisi aynı anda olmuyor. illa soso oynayacaksa eğer benim önerim morutan çıkıp soso girecek.

    2 - fernando muslera'nın uzun oyun başlatma tercihleri çoğunlukla yanlış ve çok geç. yakın oynadığında da çıkamıyoruz. uzun attığımız her topu bir şekilde oralarda tutuyoruz, top çok absürd bir şekilde gitmezse (taça vs.) atak daha hızlı gerçekleşiyor. ki bence uzun oynamaya alışmamız çok daha önemli.

    3 - terim 2. yarının başında yaptığı diagne hamlesi ile 4-4-2'ye döndü ve maç özelinde doğru hamleydi. ancak 2. golden sonra 4-1-4-1'e geri dönüş ve topu da bu sefer göztepe'ye bırakıp geri çekilmek daha büyük hataydı. 4-4-2'ye dönüp 2 gol bulmuşsun, devam etsene. neden vazgeçiyoruz hemen?

    4 - luyindama'nın ıslıklanması büyük hataydı. adamı zor pozisyonlarda bırakıp opsiyon oluşturmuyoruz, sonra top kaybedince ıslık. arkadaş, bu adamı zor pozisyonda bırakmayacağız. bırakmamalıyız. oyunu luyindama için olabildiğince kolay yapacağız. luyindama zaten oynadığımız oyuna uygun bir adam değil, buna rağmen hep zorda hep terste kalıyor sonra eleştiriliyor. marcao dönene kadar eğer ki luyindama ile oynayacaksak top ona doğru hareket ederken kendisine 2-3 oyuncu çevresinde koşular ile opsiyon olursa bu problemi kısmen de olsa aşabiliriz.

    5 - tribün önceki alanya maçına göre çok çok daha iyiydi. ben kayserispor maçından sonra daha düşük bekliyordum, hem baskısı hem tezahüratı hem sahaya pozitif etkisi daha iyiydi. bu seviyede devam etmeliyiz tribün olarak.

    6 - yoruldum be sözlük. pazar sabah 04:30'da evden çıkıp pazartesi sabah 05:30'da eve girdim, 25 saat uykusuz. ama galatasaray olunca nasıl akan su duruyorsa gelen uyku da duruyor. şu anda içten uyuyorum ama, neyse. *

    7 - "malum takım"a karşı acımasız çıkmalıyız, 5-6-7-8-10-20-30-50 ne olursa atmalıyız. bir 90 dakikada 9000 gol atsak içim soğumaz o "malum takım"a karşı. özellikle de oğulcan oynamalı. kariyerine, hayatına, ekmeğine kast eden o "malum takım"a unutamayacağı bir ders verip o harfini rize alfabesinden çıkarması lazım.

    tabi önce marsilya deplasmanı.

    --- alıntı ---

    içim ürperiyor, ya evde yoksan.

    --- alıntı ---
  • 256
    ıslıklayan taraftarın azınlıkta kalması sayesinde çevirdiğimiz maç
    devre arasında takımı kucaklayıp cesaretlendirmek yerine ıslıklayan taraftar profili çoğunlukta olsaydı en az 2 tane daha yerdik ıslıklamaya devam ederlerdi. sonrası zaten çöp bir sezon.
    bu maçtan sonra hala 'maç esnasında' ıslıklamayı normal karşılayanlarla futbol muhabbetini kesin.