1992-93 UEFA Kupası 3. Eleme Turu İlk Karşılaşması
19:45 Roma Olimpiyat Stadı
3 - 1
  • 12
    çocuğum. 8 yaşındayım. kastamonu'nun tosya ilçesindeyiz. oralı değiliz ama kız vermişiz. kuzen evlenecek. kına var, düğün var vs... 3-4 gün ailecek damadın aile evinde kalıyoruz. annem, babam, halamlar, babaannemler falan. kocaman ev. akşamları 20-30 kişi sohbetler ediliyor. kenarda küçük bir televizyon. kimse izlemiyor. bir ben, bir de damat tarafından 400-500 yaşlarında bir dede. spor haberlerinde uefa kupası eşleşmelerini takip ediyorum. kurada roma çıkıyor. onlar da sarı kırmızı diye deli gibi seviniyorum. bağırıyorum. manyak gibi koşuyorum orta yerde. millet bana bakıyor. halam tutuyor kulağımdan, çekiyor beni kenara. durumu babama anlatıyorum. babam bu canavarı kendi yarattığı için gülüyor. "ama onlar aslan değil, kurt" diyor. hafif moralim bozulsa da sarı kırmızı bir takımla eşleşmemize (nedense) çok seviniyorum!

    düğün gecesi salon önünde benden 2 yaş küçük amca oğluna araba çarpıyor ama ben 1992'yi roma eşleşmesi ile hatırlıyorum.

    not: amca oğlu iyi.
  • 13
    kalli'nin ilk geldiği 92-93 sezonu, takımın yavaş yavaş canavara dönüştüğü, ligde 10 kişi ile fener'i kadıköy'de tokatladığımız, 65 dk 9 kişi oynadığımız trabzonspor'u tokatlamaya ramak kala elimizden kaçırdığımız, avrupa'da eufa kupası'nda bu turun öncesinde dönemin bundes liga'sının en iyi birkaç takımından biri olan frankfurt'u elediğimiz, sonunda 4 kupa ile sezonu tamamladığımız......vb. birçok güzelliğin yaşandığı, benim için galatasaray tarihinde şahit olduğum, oyun olarak tatmin olduğum birkaç sezondan biri.

    söz konusu roma maçı öncesi de yukarıda ne kadar formda olduğumuza dair saydığım örneklerden mütevellit oldukça umutluyduk. ancak, önce ilk yarıda uğur'un atılması ile 10 kişi kalmamız, akabinde maçın son dakikalarına 2-0 geride girmek suretiyle umutlarımızı yitirir gibi olduysak da, 80li dakikaların başları gibi roma stoperi aldair ve kalecilerinin ortak hatasını gole çeviren hakan şükür ile farkı 1'e indirip rövanş için umutlarımızı tekrar yeşertmişken, 90+'larda aldair'in neredeyse yarı sahamızın ortalarından çektiği şuta, o dönem yayıncı kuruluşta maçı yorumlayan totem reis'in (bkz: hıncal uluç) bu gole tepki verdiği şu sözleri maçtan kalan anektotlardan biri oldu hafızamda;
    "aman hayrettin, yeme bunu hayrettin, yeme bunu evladım, yeme bunu, yeme...."