• 84
    bir yolculuk nedeniyle iki gün sözlüğe giremedim neler olmuş böyle. idari ibrasızlık da neymiş. bunun hukuken hiçbir anlam ifade etmediği yargıtay kararı ile sabit. buradan hiçbir şey çıkaranazlar ancak bu akıl dışı liseci zihniyetten kurtulmanın zamanı gelmiştir.

    sayın başkan en kısa zamanda bir tüzük değişikliği yapacak bir genel kurul çağrısı yapmalı. bu tüzük değişikliği ile;

    -galatasaray lisesi mezunlarının üyeliğine iliişkin madde değiştirilmelidir. lise mezunlarının üye yapılması mecburi olmaktan çıkarılıp tamamen yönetim kurulunun kararına bırakılmalıdır.

    -üyelik kontenjanı artırılmalı (%20 olabilir) ve üyelik aidatları her üye için eşit hale getirilmelidir.

    şu anda aklıma gelenler bunlar. yine bir iki maddede daha değişiklik yapılmalıdır ama şu anda inceleyip detayları yazacak durumda değilim. daha sonra detaylandırabilirim.

    tüzük değişikliği için tam bir seçim havası yaratılarak katılım artırılmalı ve değişiklik kesinlikle genel kurulda kabul edilmelidir.

    mustafa cengiz ve yönetimi bunu yapabilecek güçtedir ve de bunun için en güçlü dönemdedir.

    idari ibrasızlık verenler asla unutulmamalı ve bunların dertlerinin galatasaray olmadığı kalın harflerle not edilmelidir. nokta.
  • 85
    şampiyonluk şansı olan bir takıma bugünlerde nasıl çomak sokmak isteyen bir azınlık 358 liseli varsa, onları galatasaray’a yakınlaştırmayacak 30,000,000 galatasaray’lı vardır. kimse galatasaray ‘dan büyük değildir. liboş birkaç liseli hiç değildir. taraftar isterse hiçbir liboşu o stada sokmaz, etmen duvar örüp yine sokmaz. evet...
  • 88
    "kulüp zor durumda, taraftar göreve."

    "galatasaray kulübünün ayrıcalığı, lisenin kendine has yapısıdır. bu yapı olmadan galatasaray, galatasaray olamaz."

    yani:
    para lazım olunca, derbi olunca, şampiyonluk hedefi olunca taraftar koşsun gelsin;

    kulübü kimin nasıl ne şekilde yöneteceğini de içerideki cemiyet belirlesin, taraftarın söz hakkı olmasın.

    farkında değil ama liseciler kendi ayağına ilk kurşunu sıktı. kaçıncı kurşunda devrilirler bilmiyorum ama ilk gerçek darbeyi aldılar. çirkin yüzlerini ilk defa bu kadar ne gösterdiler. bu tüzüğün, bu kulüp yapısının, bu delege yapısının değişmesinin şart olduğu anlaşılmıştır artık. 3-5 kişinin ego savaşlarıyla, lobi faaliyetleriyle, çıkar hesaplarıyla bu kulüp idare edilemez. sizin çapınızın çok üzerinde bir kulüp galatasaray. taraftarını dışarıda bırakarak daha fazla ileriye gidemezsiniz.

    görüşlerime paralel bu bildirinin altına büyük bir inançla imzamı atıyorum.

    er ya da geç, kazanan mutlaka taraftar olacaktır.
  • 90
    öyle büyük bir skandal ki mustafa cengiz'in ibra edilmemesi, 1000 ayrı bildiri yazılır hakkında, 1000'i de alkış alır. fakat bu da çok yerinde ve ölçülü olmuş. galatasaray sözlük yönetimi gibi ölçülü davranan insanların bile böyle sert ifadeleri sahiplenip paylaşmaları gerçekten de taraftarın durumuna ayna tutar nitelikte olmuş.

    alkışlıyorum ve destekçisiyim.
  • 91
    --- alıntı ---
    kendini ayrıcalıklı gören bir takım lümpen züppeler istanbul boğazı’nda malibusunu yudumlarken galatasaray hakkında, galatasaray taraftarı hakkında, galatasaray yönetimi hakkında, galatasaray’ın geleceğini etkileyecek böyle bir karar alamazlar.

    --- alıntı ---

    altına imzamı koyduğum bildirinin en can alıcı cümlesidir, özetidir. galatasaray'ı züppe lümpenler değil, canını yoluna feda edecek taraftarı ve istediği yönetim yönetir.
  • 94
    ilgili bildiride "kendini ayrıcalıklı gören birtakım lümpen züppeler" şeklinde bir ibare kullanılmış ise de; adı geçen ifadede yer

    verilen lümpen kelimesi sık kullanılanın aksine "ayak takımı, sınıfsız, yoksul" manasına gelmektedir.

    bu konuda birçok kaynak gibi türk dil kurumu sözlüğü de kelimenin aynı anlamlara geldiğini açıklamaktadır.

    oysa ki adı geçen kelime bildiride "ayrıcalıklı , zengin sınıf" manasında kullanıldığı aşikar olduğundan bildirinin sıhhati açısından
    gözden geçirilmesi faydalı olacaktır.

    http://www.tdk.gov.tr/...8e3ac139141.52427321