• 257
    tam da istediğim gibi biten maç. sakatlıksız *, gol yemeden, önemli kart problemi yaşamadan 2-0 kazandık.

    en güzeli ise yapabileceğimiz maksimum rotasyon ile bunu yaptık.

    falcao, arda, emre, belhanda, luyindama, omar dinlendi.

    tek korkum * öncesi feghouli ve taylan'da oluşabilecek yorgunluk. derbide zinde olmaları çok önemli. feghouli-omar ile caner'e hayatı kusturecegiz daha...

    çok şükür kazandık. turu atladık. darısı g.rangers'a...
  • 261
    8 rotasyon oyuncusuyla oynadığımız ve sonunda belhandanın oyuna girişiyle kilidini açtığımız maç. günün kare ası marcao-etebo-belhanda-taylan bana göre.

    etebo tam hazır olmamasına rağmen bugün gayet güven verdi ama 3-5 maç daha görmek lazım tam anlamıyla konuşabilmek için. taylan 4/4 gidiyor maşallah. belhanda oyuna girince kilidi çözdü, sözleşme için mi böyle oynuyor bilemiyorum ama sezonu çok iyi başladı. linnes görevini yaptı kapasitesi dahilinde. marcao yine inanılmaz bir maç çıkardı adam her geçen gün değerine değer katıyor bu adam elit stoper olacağım diyor resmen.

    milli araya kadar zorlu 7 maç oynayacaktık bunun 4 ünü başarıyla ve dominant oyunla kazandık, sezona güzel başlamak mutlu etti. şimdi kaldı 3 maçımız bunların ikisini geçmemiz çok önemli biri fenerbahçe diğeri rangers maçları. bu iki maçı da kazanırsak kasımpaşa maçında puan kaybına razıyım açıkçası.
  • 262
    marcao ve taylan değerlerinin üzerine gittikçe değer koyuyorlar. belhanda aldığı kilit oyuncu maaşının hakkını vermeye sonunda başladı. emre taşdemir rotasyonda bende varım diyor. fatih gol yemedikçe güveni artacak, olumlu yansıyacaktır. etebo orta saha için harika bir joker hakkı.

    diagne bir gol atsa hem gelecekte pazarlama adına hem de moral olarak iyi olurdu. babel hala güven vermiyor. taylan biraz dinleneydi iyiydi.

    sonuç olarak avrupada rakip kim olursa olsun galibiyet almayı çok özlemişiz. umarım gruplara kalır, baba takımlarla oynaya oynaya mahvettiğimiz avrupa galibiyet oranımızı biraz yukarıya çekme şansı yakalarız. bu arada en iyi antrenman maçtır. samatta yarın idmanda topsuz koşu yapacak, gustavo ve sosa açma-germe yapacakken biz iyi bir rakiple çok daha iyi hazırlandık. bekle bizi fener...
  • 263
    çok risli bir iş yaptık, split forvetleri biraz yetenekli olsalar başımız ağrır, minimum uzatmaya giderdik. ancak terim'in karakteri de bu, risk almaktan çekinmiyor. kafasında lige sözde transfer şampiyonu olarak giren fenere büyük darbe vurmak ardından rangers'ı elemek var. ideal kadro bu iki maçta da topuyla tüfeğiyle saldıracak. bu nedenle split maçında rotasyona gitti. oysa bu üç maç içinde yenilse en çok eleştirileceği maç split maçıydı . fener maçının ne de olsa telafisi olurdu. rangers da elenince çok şaşırılacak bir rakip değil bu ortamda.
  • 265
    tek maç olması ve derbi öncesinde olması sebebiyle bizim için son derece kritik bir maçtı. oyuncu performansları açısından bakacak olursak;
    fatih öztürk; az sayıda gelen topu güvenle karşıladı. çok üst seviye kaleci olmayabilir ama kendine güvenen bir kaleci ve bu sayede baskıyı kaldırdı.
    emre taşdemir; beklentilerin üzerine çıktı ve ilhan parlak faciasının özrünü diledi.
    linnes her iki bekte de oynadı ve son derece dinamikti, özlenen linnes dönmüş.
    donk biraz durgundu ama marcao sayesinde pek sırıtmadı.
    diagne hücuma çıkarma ve stoperleri kaleye taşıma konusunda yine çok iyiydi, pozisyona girdi ama basireti bağlandı yine.
    belhanda ilk kez bu kadar baskın bir on numara performansı verdi.
    taylan istikrarlı oyununu korudu allah kaza bela vermesin çıkış yakalayan oyuncumuza.
    babel ve feghouli oyunun biraz dışında kaldılar, özellike babel bazen çok basit hatalar yaparak topu rakibe teslim etti.
    bizim için güzel bir maç oldu, en güzel şey sık sık galatasaray izlemek. fakat rangers ile yarı finalde karşılaşsak kimse şaşırmazdı adamlar oyunun başında karşımıza çıktılar.
  • 266
    takımın yarısından fazlası rotasyonda olmasına rağmen temiz maç oldu.

    etebo'yu çok beğendim.

    belhanda bu şekilde devam ederse sezonun en önemli oyuncusu olabilir. görmek istediğimiz belhanda bu.

    fatih öztürk bizdeki 2. clean sheet'ini yaptı.

    marcao bu transfer döneminde satılmamalı. maç sonrası abdurrahim albayrak'ın açıklamasından da satılmayacağı sonucunu çıkardım.

    omar oyuna girdikten sonra fark oluşturdu.

    diagne büyük işler yaptı. sert savunma içinde ezilmedi. pres yaptı, boğuştu.

    babel daha iyisini yapabilir ama doğru zamanda, doğru yerde bulunup çok doğru bitirişler yapıyor.
  • 267
    ilk yarıyı izleyemedim ve iyi ki de izleyememmişim. pozisyon ve heyecen olarak sıkıcı (fatih terim’in deyimiyle) bir ilk yarı olmuş.

    ikinci yarı ise galatasaray hızlı ve tek pas oyununa döndü ve rakibini sahadan sildi. tabi ki pozisyonlar da verdi ama bunların sayısı sadece ikiydi.:) bulduğumuz pozisyon sayısı ise altı.

    bu güne kadar oynadığımız maçlardan biraz farkı vardı bu maçın. o da oyunu kenarlardan kurma ağırlıklı olmasıydı. dikkat edilirse, attığımız iki gol, (he ne kadar ikincisi korner sonrası oluşmuş olsa da) babel’in kaçırdığı, diagne’nin kaçırdıkları ve linnes’in değerlendiremediği bir pozisyon da kanat akınları sonucuydu. merkezden pozisyonumuz yok muydu? vardı ama benim aklımda kalır cinsten değildi.

    kanat akınları ve merkezden delme artı defans arkasına atılacak toplarla rakip kaleye gidebilirsin ve rakibine karşı hangisini ağırlıklı taktik olarak uygulayacağını rakibin zaaflarına göre belirlersin. dünkü maçta rakibin bekleri ağır olduğundan taktik gayet isabetliydi ve verimli de oldu.

    akınlarda uygulanabilir olan bu üç taktiğin (ve türevleriyle birlikte onlarca taktiğin) hepsini birlikte de uygulayabilirsin. öyle rakip olur ki beklerinden ya da stoperlerinden biri ya da ikisi zayıf olabilir. stoperler ağır olabilir. o zaman yapılması gereken çok basit, her üç taktiği de aynı maç içinde uygulamak.

    kanat akınlarından da olsa, merkezden de olsa yeterince pozisyon buluyoruz ama pozisyonları gole çevirme yüzdemiz çok düşük. yani çok gol kaçırıyoruz. pozisyonları golle sonuçlandırma konusunda yeterince motive değiliz. kanaatimce bu konuda mental bir sorun yaşıyoruz. başakşehir maçı dahil sezon başından beri girdiğimiz pozisyonların yaklaşık %25’ini gole çevirebildik. bu çok düşük bir oran. bu oran avrupa’da %33, birinci sınıf takımlarda %40 civarıdır. bu yüzdelerde %1’lik dilimin bile çok önemi var. bayern münih son zamanlarda on pozisyona giriyor yedisini gole çeviriyor.

    bizde sanki ikiden-üçten fazla atmak ayıpmış gibi bir mentalite var. gaziantep ve başakşehir maçında en az on pozisyonumuz var ama attığımız gol sayısı iki ve üç. daha çok gol atmaya odaklanmalıyız çünkü pozisyona giriyoruz. pozisyona girip gol kaçırmak rakibi motive etmekten başka işe yaramaz.

    bu maç özelinde dikkatimi çeken üç konu var. birincisi etebo öyle tek gözle bakılacak bir futbolcu değil. orta sahayı resmen karartıyor. pas yeteneği çok iyi ve temaslı oyundan hiç kaçınmıyor. sanıyorum aradığımız 8 numarayı bulduk. ikincisi emre taşdemir. bize transfer olalı bu kadar iyi emre taşdemir izlememiştim. yine eski zaaflarından örnekler sunmadı değil ama sadece iki pozisyonda. oynadığı süre içinde gerçekten farklı bir emre taşdemir izledim. üçüncüsü ise babel. o kaçırdığı pozisyon herkesi yerinden kaldırdı. o pozisyonların profesörü sneijder’di. hafif çapraz pozisyonda kaleciyle karşı karşıya iken topa nasıl vurulur açıp izlemeli sneijder’i. hatta ceza olarak yüz tekrar yapmalı ve hafta boyunca o pozisyonlara çalışmalı. çünkü oyun-oyuncu yapısı olarak böyle çok pozisyon yakalayacağız. ancak benim değineceğim asıl konu, babel’in ilginç futbol yapısı. maçlara yeterince motive olamama sorunu var gibi. gamsız dediğimiz tiplerden. tıpkı donk gibi. ancak ben farklı bir açı gördüm dünkü maçta babel’de. babel fizik güç olarak henüz yeterli seviyede değil kanaatimce. uzun kaslara sahip olan futbolculara daha fazla yükleme yapmak çok mükemmel sonuçlar verebiliyor. örneğin van basten, gullit, van nistelrooy, lewandowski, gomis, gomez ve daha onlarca hücum oyuncusu sayabilirim. dolayısıyla babel hatta donk ve diagne gibi futbolcuların dinamizmi artınca harika sonuçlar alınabiliyor. çünkü saha görüş açıları, rakiplerin konumu vesair olarak uzun boylu futbolcuların avantajları var. oyunu ve sahayı kuş bakısı izlerler. ben öyle hissettim bu üç futbolcuyu dün. diğer futbolcularımıza göre biraz daha antrene edilip seviyeleri yükseltilmeli kanaatimce. (luyindama da dahil bunlara)

    gol varyasyonları, taktikleri ve stratejileri demişken falcao’ya değinmeden olmaz. falcao’nun en önemli özelliği, ceza alanında topla buluştuğu zaman %50 ihtimalle golü yapması. kalecinin ve defansın konumunu onun kadar radarına alabilen başka bir futbolcu tanımadım dünyada. o nedenle falcao’yu ceza alanında topla buluşturmak için çok uygun bir takım yapısına sahibiz şu anda. hem kanatlardan, hem merkezden hem de defans arkasına toplarda diagne ve falcao’yu birlikte kullanmak da ayrı bir seçenek. özellikle son yarım saatlerde bu ikili sahada olursa çok kolay goller bulabiliriz. örneğin maçın sıkıştığı son yarım saatlerde diagne ön direk koşuları yaparsa arkada falcao, falcao ön direk yaparsa arkada diagne fişi çekebilir. çünkü kanatlarımız özellikle omar geldikten sonra harika çalışmaya başladı. omar-emre kılınç-feghouli-taylan dörtlüsü sağ kanatta harika üçgenler oluşturabiliyor. aynı üçgenleri sol kanatta da saracci (linnes-emre taşdemir)-arda-emre kılınç-etebo ile kurabiliyoruz. hatta bu üçgenkere marcao ve luyindama’yı da ekleyebiliriz. yani falcao ve tabi diagne için harika bir ortam var şu anda takımda.

    son olarak takımda henüz forma şansı bulamayan gençlerden bahsetmek istiyorum. berk balaban, emin bayram, atalay, kerem aktürkoğlu ve oğulcan çağlayan gib gençler asla demoralize olmasınlar. bu takımın antreman maçlarında olmak bile futbolda doktora yapmak sayılır. kendilerini göstermek istiyorlarsa sabırla çalışmalılar, kendilerini hemen yarın sahaya atmayı değil bir yıl içinde olgunlaşarak formayı kapmaya programlamalılar. tıpkı taylan gibi. üstelik önümüzde türkiye kupası maçları var ve gençlerin bu maçlarda forma şansı bulacakları kesin. işte o günlere hazır olmalılar. öyle hazır olmalılar ki fatih terim’i zor durumda bırakmalılar. formayı hangisine vereyim diye en az üç gün düşünmeli fatih hoca.:)
  • 269
    çıkabileceğimiz en iyi rotasyonlu kadroyla, sakatlık vermeden, çok yıpranmadan tertemiz bir şekilde 2-0 kazanıp turu geçtiğimiz maç.

    ilk yarı takımın oynadığı oyun çok ortalamaydı. özellikle ilk 20 dakika net bir hajduk split baskısı altında geçti maç. 20-45 arası ise tam ortada bir oyun oynandı. iki takımın da pek pozisyonu olmadı. orta saha mücadelesi şeklinde geçen bir ilk yarı oldu.

    ikinci yarı yorgunluktan mıdır moralsizlikten midir nedendir bilmem ama hajduk split sahada yoktu. öyle ki belhanda ile 77. dakikada 1-0 öne geçtik ve öne geçtiğimiz dakikalarda ilk 20 dakika kurduğu baskının çeyreğini bile kuramadı hajduk split. ikinci yarısında galatasaray'ın daha baskın oynadığı, 60. dakikadan sonra ise golün geliyorum dediği maçta önce 77. dakikada belhanda, sonra 86. dakikada babel'in golleriyle 2-0 tamamladık ve bir sonraki turda nispeten hajduk split'ten daha güçlü rangers takımıyla eşleştik.

    şimdi ilk rotamız 27 eylül 2020 galatasaray fenerbahçe maçı. derbide 3 puan almak hem kaosta ve ne oynadığı belli olmayan fenerbahçe'yi iyice çökertir hem de galatasaray'ı çok morallendirir ve geleceğe daha umutla bakmasını sağlar. sonraki rotamız ise 1 ekim 2020 rangers galatasaray maçı. beşiktaş ve alanyaspor da elendikleri için ülke puanına çok daha fazla ihtiyacımız var. muhakkak rangers takımını da geçip gruplara kalmalıyız ve başarılı sonuçlar almalıyız, alacağız.