• 124
    bu maç fenerbahçe’nin neyden yapıldığını görme açısından çok iyi olduğunu söylemekle başlayayım.

    fenerbahçe, oyunu genişletemeyen, rakibin savunma boyunu enlemesine uzatamayan, tek hücum opsiyonunun bir şekilde topu vedat muriqi ile buluşturmak üzerine kurmuş sıradan bir takım. bu akşam, okan buruk’un direkt oyuna döndürmeye çalıştığı başakşehir yerine abdullah avcı’nın başakşehir’ine karşı oynasalardı muhtemelen 4-0’lık bir maç olurdu.

    neden?
    çünkü fenerbahçe’nin geriden oyun kurma, merkez sıkıştığında topu kanatlara aktarma, bekler ile birlikte rakibin savunma boyunu enlemesine genişletme gibi şeyleri yapabilme ihtimali yok. çünkü öyle bir niyetide yok.

    topa sahipler gibi görünüyor ama aslında herhangi bir yaratıcılıkları yok. ilk kaleyi bulan şut ozan tufan’ın 65’de vurduğu kafa vuruşu.

    vedat’a uzun oyna, o indirsin ve hücum et saçmalığı sezon başında meyve verir ama ilerleyen dönemde, takımlar ve savunmalar oturduğunda vedat’a maskeleme yapıp, etrafındaki fenerbahçelileri kontrol ettiğinde büyü bozulur.

    son olarak okan buruk’un pas üzerine inşaa edilmiş pozisyon oyunu takımını bir direkt (geçiş) oyun takımına dönüştürmeye çalışmasını hayretle izliyorum.
  • 126
    fenerbahçe balı kendini önce elia'nın sakatlanması ile, ardından okan buruk'un ikinci yarıda çok saçma sapan bir defansif ve kontra futbol benimsemesiyle, ve son olarak da tolga ciğerci'nin muhtemelen 100 tane atsa 3'ü falan asist olabilecek topunun asist olmasıyla kendini gösterdi.

    eğer sol kanatta elia oynayabilse ozan tufan'ı maymun ederdi. zaten sakatlanana kadar başakşehir genelde soldan oynuyordu. elia'nın yerine giren kerim frei oldukça etkisizdi.

    okan buruk'un defansif anlayışı, orta sahasında 38 yaşındaki bir emre belözoğlu oynayan bir takım için bulunmaz nimet oldu. normal tempolu bir maçta emre'nin 65'ten sonrasını görmesi zor olurdu ama ikinci yarı neredeyse tamamen başakşehir yarı sahasında geçince 90 dakika oynadı. hayır yani ilk yarıda kafa kafaya oynadığın bir rakibe neden alan tanıyorsun?

    pes yani. sen sağ açıktan bozma sol bek, on liberodan bozma stoper, yine on liberodan bozma sağ bek, 38'lik orta saha ile sahaya çık, yenilmemeyi geçtim bir de galibiyet al.

    fener kötü değil, geçen seneye göre oldukça toparlamış görünüyorlar ama şimdiden şampiyon ilan edilecek bir top da oynamiyorlar. ayağı iyi bir stoper ve sol bek almazlarsa işleri yaş. bu maçı kazanmalarının kötü yanı haftaya olası bir trabzon galibiyetinde bizimle 6. haftada oynayacakları maça kadar rüzgarı arkalarına almaları olur.
  • 127
    kedisine pek sevmiyorum ama abdullah avcı'nın başakşehi'i bu fenerbahçe'yi rezil ederdi. bakın yenerdi demiyorum rezil ederdi diyorum. okan buruk vasatın da altında bir teknik adamlık örneği sergilemiştir. neden iyi bir teknik adam olamayacağının ispatı bu maçtır. aynı zamanda başakşehir'in şampiyonluk zırvalarına son veren maç olmuştur. alkışlar ve kapanış.
  • 128
    orijinal olmayan sağbek, solbek ve stoper düzeniyle sahaya çıktıklarında, rakip kim olursa olsun bu zaafın üstüne oynarsa, kazanır diye düşünüyordum. kaldı ki rakip sıradan bir takım değildi. kendilerini hala bu sene çekişeceğimiz rakibimiz olarak görmüyorum. kağıt üstünde zaaf kokan bir 11 ile başakşehiri yenmeleri tabi az da olsa taraftarımıza acaba mı? dedirtti.
  • 129
    bu maçta maalesef şampiyon takım şansını gördüm. visca oyunun 3'te ikilik bölümü tamamlanırken karşı karşıya kaçırdı ve beraberlik geldi. daha sonra da son dakika golüyle fenerbahçe önemli bir 3 puan kazandı. umarım ikincisi olmaz. ligimizde son dakika golleri yıllardır şampiyonu belirliyor. buna örnek olarak fenerbahçe'nin 2005,2014 şampiyonlukları, bizim 2002,2006,2008,2013,2015 şampiyonluklarımız verilebilir.
  • 130
    şu macı biz oynasaydık net olarak 4 tane yemiştik.

    bizde hiç şans yok. bjk de fener de kötü oynayıp maç kazanıyor ama biz ne zaman kötü oynarsak yeniliyoruz.

    vişça armudu azıcık ciddiyet koysaydı ortaya çok rahat 3 olmuştu maç.

    gereksiz oldu bu maç. fener 6 puanla başladı ve de başak hibi başımızın belası bir takımı deplasmanda yendi.
  • 131
    yok tolga ciğerci beckham tarzı orta acmista yok vedat muriqi ibrahimoviç golü atmista , yahu bozuk saat bile günde 2 kez doğruyu gösterir be kardeşim nedir bu rakip takım futbolcusu sevdaniz anlamadım ki , utanmasaniz toplu halde kombine alıp sahada izleyelim diyeceksiniz. kendi futbolcularımıza sürekli elestiri rakibin futbolcularına hep bir övgü yapma isteği duymak nasıl bir taraftarlik anlayışı. kuşların attigi ilk golün özeti tolga cigerci muhtemelen biri kafayi vurur mantığı ile topu sisirmistir, defansın beceriksizliği ile top vedatin ayağına gelmiştir oda gelişine sağa sola falan güzel bir vuruş değil ha kalecinin üzerine vurmuş ve gol olmustur. gol dediğin soso nun attığı gibi atılır.
  • 132
    fenerbahçe'nin 2-1 kazandığı ve 2019-2020 sezonuna 2 de 2 ile başladığı karşılaşma.

    maça fenerbahçe hazırlık maçlarında ve ilk süper lig maçında olduğu gibi 4-2-3-1, istanbul başakşehir'in 4-3-3 gibi dizildiği maçın ilginç kısmı, ilk yarı oyun kontrolünde olan, istedikleri daha çok yapan, orta sahayı daha seri paslarla geçen fenerbahçe ilk yarıyı 1-0 geride kapatırken, oyununun tamamen başakşehir'in kontrolüne girdiği, 2'yi çok rahat bulabileceği bir oyuna dönerken yediği 2 golle maçı kaybettiği bir maç oldu.

    ilk yarı fenerbahçe'nin iyi oynamasında en büyük etken emre belözoğlu'nun yaşına rağmen sahanın en iyisi olmasından kaynaklanıyordu. 3-4 defa arda'nın ayağından top çaldı, aldığı topları hızlı, kısa ve uzun topları takım arkadaşlarıyla buluşturmasıyla orta sahayı çabuk geçti ve savunma hattını orta sahaya yaklaştırabildi. en iyi oynadıkları zamanda bile çok net pozisyon bulmakta zorlandı fenerbahçe. özellikle emre'ye baskı olduğu zamanlarda kruse'nin de orta sahaya yaklaşmasıyla tek alternatifleri deniz'in açacağı ortalarla pozisyon bulmaktı. bunu da 1-2 kez yaptı fenerbahçe ama başarılı olamadı. fenerbahçe'nin bu kadar etkili olmasında başakşehir'in azubuike haricinde orta sahada top çalan, basan oyuncusunun olmamasıydı. mossoro ve arda, tempoları ve mevcut durumlarıyla fenerbahçe orta sahasına karşılık veremedi. arda'nın en iyi olduğu zamanlarda bile box to box orta saha oynayamadığı göz önünde bulundurulursa okan hoca'nın bu denemesi takımın kazandığı topları çabuk kaybetmesine sebep oldu. gerçi, mahmut ve irfancan'ın olmadığını düşünürsek çok da alternatifi yoktu. bütün bu olumsuzluklara rağmen mert günok'un asistinde crivelli'nin attığı güzel golle ilk yarıyı 1-0 önde kapattı.

    ikinci yarı, fenerbahçe emre 'nin yorulmasından mı yoksa emre'yi ileride daha aktif kullanmak istemesinden mi bilmiyorum, ilk topları tolga almaya başladı. tolga hayatının hiç bir anında yapamadığı geriden oyun kurma işini yine yapamadı ve maç tamamen başakşehir'in kontrolü altına girdi. bu dönemde visca iki defa çok net pozisyon buldu, biri direkten dönerken bir pozisyonu çok götü bitirdi. oyun ilerledikçe başakşehir tamamen geri yaslandı. orta sahada top tutamadığı için de sadece azubuike'nin kendi çabasına kaldı. fenerbahçe ise oyun kuramadığı ve pas bağlantısını iyi yapamadığı için sadece iki seçenek kaldı hücuma çıkmak için. 1. si vedat'a şişirmek, ikincisi ozan'ın sağ bekten topla beraber kat ederek topu karşı alana taşıması. bu arada ozan'a değinmek istiyorum. ne tam bir sağ bek ne de tam bir orta saha oyuncusu. dripling yeteneği ve gücü gerçekten türkiye standartlarının üstündeyken, oyun kurma ve oyun görüşü açısından vasatın altında. bence kendisinden en iyi verim tudor'un badou ndiaye'yi kullandığı gibi, yani 3-4-2-1 sisteminde sağ iç olarak kullanılarak ya da 4-3-3 te box to box orta saha olarak kullanılarak alınabilir . bu maçta da ozan oyun kuramayan fenerbahçe için x faktör oldu ama gerçek x faktör tolga'nın uzun topunun asist olması oldu. tolga tudor zamanında da bu uzun ters topları denerdi ve çoğunda başarılı olurdu. bu sefer biraz daha merkeze atarak asist oldu ve gerçekten oyun kurmada ve pozisyon bulmada çok sıkıntı yaşayan fenerbahçe için can simidi oldu. maç berabere olduktan sonra tekrar başakşehir'in kontrolüne girdi fakat çok kısa sürdü. son dakikalarda daha fazla enerji ve istekli olan takım fenerbahçe kazandığı topu iyi değerlendirerek maçı kazandıran golü attı.

    maç fenerbahçe ve başakşehir'in artılarını ve eksilerini göstermesi açısından iyi bir gösterge oldu. fenerbahçe'nin enerjisi ve isteği, bütün taraftarı ve yöneticileri arkasına almasına sebep oldu. bu gerçekten çok önemli ve bu psikoloji çoğu zaman ligi sonuna kadar kovalamasına yardımcı olabilecek bir durum. tabi ki bunun yanında takım sistemi de önemli. fenerbahçe defans oyuncularını orta sahaya kadar çıkararak oynamaya çalışıyor. bu oyunu oynaması için tempolu ve ayağında topu tutabilen oyuncularla oynaması lazım. emre ve kruse tempo açısından, ozan, tolga ve garry ise pas alma ve verme özelliklerinden dolayı bu oyunu sürekli oynaması çok zor. geri ikilisinin zanka ve adil rami olacağını da düşünürsek, bu sistem fenerbahçe için sıkıntı olabilir. bence çözmeleri gereken en büyük sıkıntı bu.

    başakşehir ise, hala pas oyunundan geçiş oyununa uyum sağlayamadılar. bir de en büyük sıkıntıları visca olacak gibi duruyor. başakşehir'in hedefsiz kalması moralini bozabilir ve daha büyük takıma gitmek isteyebilir. bu maç , türkiye'ye geldiğinden beri en kötü oyunlarından biri olabilir.