• 1147
    derbiyi kazandıktan sonra onca şey yazmama rağmen maç başlığına hiç entry girmediğimi fark ettim. o zaman buyrun;

    maçın taktik yönü: #2873162

    maçın oyuncusu: #2872191

    neden olmasın*: #2871906 , #2873234

    iki takım arasındaki farklar: #2873250 , #2874373 #2874861

    ne dediler: #2872933 , #2874837 , #2874823

    ve son olarak başarılı gidişatın bitmemesi için yapmamız gerekenler: #2872905 , #2872922
  • 1150
    vücudum bazı olaylara ilginç tepkiler veriyor. örneğin halı sahaya gittiğimde o gece ya da ertesi gün herhangi bir ağrı yaşamam. maçtan sonraki 2. sabah ağrılar olur.

    23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçını deplasman bileti bulamadığımdan evde izledim. rakip penaltı kazanıp bir de ters köşeye atınca evde birkaç eşyayı tekmeledim. hatta hanım kısa süreli küstü bana. :(

    donk eşitliği sağladığında sağlam bağırdım. hanım yine kızdı binadakiler rahatsız olacak diye falan. falcao ve henry'nin gollerinde ise daha insani sevinçlerle geceyi tamamladım. o gece bir problem yoktu. pazartesi sabahı da bir problem yoktu. salı günü sağ elmacık kemiğimde ve sağ çene kemiğimde muazzam bir acı duymaya başladım. ne yaşadım, ne yaptım hiç bilmiyorum. kendimi tyler durden gibi hissediyorum. ali sami yen'deki maçlardan sonra çene kemiğimde oluşan ağrıların top rakipteyken çaldığım ıslıktan olduğunu biliyorum ama evde izlediğim maçta kendimi nasıl kastım, ne oldu anlayamıyorum.

    welcome to fight club amk
  • 1151
    maç bittiğine * göre artık yazabilirim. totem bozulmasın diye maç öncesi bundan kimseye bahsetmemiştim ama maçı kazanacağımızdan emindim.

    şöyle ki 2005 türkiye kupası finali olan 11 mayıs 2005 galatasaray fenerbahçe maçını da bu derbiyi de aynı şehirde* izledim. bu kadar yıl içinde o şehre en fazla 2-3 kere gitmişimdir. yine gündüz saatlerinde kahvede kağıt oynadık ve yanımda 2005'te de yanımda olan arkadaşım vardı.

    (bkz: maç saatini beklerken yapılabilecek aktiviteler/#2870294)

    maç öncesinin öceki yıllardan farklı olduğunda hemfikiriz sanırım. nedense hepimiz çok rahattık.

    büyüyü bozmak için stada gidip fetih suresi okuyan, dua eden, stat etrafında arabayla gezip sirke döken, wodoo büyüsü yapan, totem yapan, sinerji oluşturan herkes buna katkı verdi.

    başkanımızdan hocamıza, oyuncumuzdan malzemecisine, statta izleyenden, maçı izleyemeyen taraftarımıza kadar herkes inanmıştı.

    o sene bu seneydi ve en güzeli de zerre konuşamayacakları şekilde, ezici bir oyunla koyarak yendik ki en güzeli de buydu.

    teşekkürler galatasaray...
  • 1152
    fırsat buldukça tekrar tekrar izlediğim maçtır. her izleyişimde de falcao penaltı noktasına geldiğinde yine hafif bir stres vücudumu ele geçiriyor. o ortamda, senelerin yükü varken, belki de dönüşü olmayacak bir dakikada bu soğukkanlılığı nasıl gösterdi de o yan ağlara topu bu kadar rahat vurdu hala anlayamıyorum. sanırım falcao'nun takıma katılmasını istememizin nedenlerinden biri de bu tarz ortamlarda kalitesini göstermesiydi.

    tüm takıma ve teknik heyete tekrardan helal olsun ve teşekkürler. inşallah sezon sonunda 23. şampiyonluğu da coşkuyla kutlayacağız.
  • 1158
    tarihi gecenin keyfini çıkarmak için oturdum bilgisayar başına, youtube'den tribün çekimi videoları izlerken bir videoya denk geldim. mutlaka izleyenler olmuştur, hatta belki sözlükte de paylaşılmıştır. maç başlığında baya bir aramama rağmen bulamadım. daha önce paylaşıldıysa özür diliyorum.

    5-6 arkadaş evde derbiyi izleyip arka plana bir kamera koymuşlar ve bu müthiş anlar çıkmış ortaya. falcao'nun penaltısında salona gelen muhtemelen anneannenin duaları gözlerimi yaşarttı, allah uzun ömür versin ona.

    ülkenin dört bir yanında birbirinden habersiz dualar eden, totemler yapan bütün renktaşlarımdan allah razı olsun.

    https://www.youtube.com/watch?v=xem3ndpez6E
  • 1159
    galatasaray'ın rakibe çalışarak çıktığı maç..

    maçtan önce fb'nin jailson'u önlibero'ya alacağını, bu yüzden leminanın yerinde serinin yumuşak kalabileceğini düşünmüştüm.
    orada sertlik sağlamak için taylan'ı veya mevkisi önlibero olan gençlerden birini koymasının iyi olacağı kanaatindeydim. ama adamlar şapkadan tolgayı çıkardı, bizimkiler seri'yi. tabii galatasaray , orta sahayı geriye yanaştırıp önlerine belhanda ve ömer'i koyunca, seri ezilmedi. hakem de klasik fb zorbalığına müsaade etmeyince korktuğumuz başımıza gelmedi.

    peki nelere çalışmış galatasaray?

    -fenerin fiziksel gücünü ve baskısını pasla kırıp son çeyrekte ki final darbe için yormak,

    -ne olursa olsun sakin kalıp, rakibin siniri ile oynamak(galatasaray'ın bu kadar kurnaz ve bileğe yönelik faulünü görmedim hiç, alışılmadık).

    -takım boyunu kısa tutup(kendi sahasında 8'li, 9'lu blokla karşıladı) fenerinkini uzatarak(fuleli onyekuru ve yer değiştiren falcao tehdidi yüzünden rakip defans geride kalmak zorunda kaldı) yorulmalarını sağlamak,

    - stratejilerden biri serdar azizi hataya zorlamak (geriden oyun kurmasına müsaade edildi), konsantrasyonunu bozmak ve fiziki darbe almasını sağlamak(herkes rotasyon halinde bir şekilde darbe vurdu, kışkırttı), hava zaafiyeti üstüne yan top, hava topu ve duran top çalışmak( yan ortalarda , kornerlerde, serbest vuruşlarda),

    -ankaragücünün yaptığı gibi en hızlı oyuncuyu , yani onyekuru'yu kaçırmak. (yalnız seri değil, belhanda ve marcao'da ona uzun top atmaya çalıştı.)

    -kendi sağ kanadımızdan, çizgiye inmeden mariano ve feghouli ile diagonal,içeri arkaya kesip rakip sağ bek ve jailson arasına yapılan ortaları onyekuru ve falcao ile buluşturmak. fenerin bu sağdan sola diagonal rakip geçişlerini karşılama problemi var.

    - daha önce çok defa sebep olduğu gibi jailson'un kontrolsüz girişlerinden penaltı ve kırmızı kart çıkarıp topun başına falcao'yu geçirmek: penaltı olan pozisyona dikkat edelim. onyekuru bekledi jailsonun kontrolsüz çarpmasını.. vitesi düşürdü ve yan gözle çarpmasını bekledi.yoksa topu önüne almıştı, maçta hep yaptığı gibi ikileyip gidebilirdi.
    altay , büyük takım için vasat kaleci , ama penaltılarda iyi. ademin penaltıları da artık deşifre olmuştu. falcao bunun için hazırlandı. hem ismi, hem terübesi, hemde penaltıda daha az tahmin edilebilirliliği ile galip geldi.
    bu arada jailson yalnız yatarak müdahalelerde değil, kafayla müdahalelerde (bir kafa topunu, bir stoperin hiç yapmamamsı gereken şekilde, kendi onsekizine doğru havadan uzaklaştırdı, kaleye tam karşıdan onyekuru kötü vurdu) son derece kötü.

    bunu dışında b,c ,d planları da vardı.
    tahminim (hocanın söylediğine dayanarak) , eğer son çeyrek dilime yenik veya berabere girse idik, savunma ileri çekilip
    andone'li, akbaba'lı, adem'li başka bir set daha olacaktı. haldır haldır, bunaltmak için gelecekti galatasaray o zaman. onu izleyemedik ne yazık ki çünkü gerek kalmadı , olay daha önce koptu.

    fatih hoca avrupa maçına hazırlanır gibi çalışmış ve bilenmiş.. yalnız yenmeye değil, rencide yenmeye çıkmıştı.
    belli ki bay vizyon'a bilenmiş. hedefine ulaştı, uçtu uçtu vizyon uçtu tribünden aşağıya.

    bu arada son gol de çok rencide ediciydi. sneijder'in volkanı sağa sola yattırdığı goller gibi.bir yarı sahadan öbürüne 80 metre top sürüp kaleciyi geçerek golü atmk çok fena. sonra tabii ''sulu, sulu, sulu, kuru, kuru, kuru....'' diye bağırırlar, bağıracaklar.

    burada bir parantez belhanda'ya açmak istiyorum. bu oyuncuyu hiç sevmem, gelişine hele o paralarla gelişine karşı çıkmıştım.

    ama türkiye ortamında , özellikle böyle derbilerde ne yazık ki böyle isyan eden, kafa tutan, pis işleri yapan, sindirme üstüne oyunu kuran rakipleri bozan bir deli, sokak çocuğu, bitirim karakterli oyuncuya ihtiyaç var. melo'da öyleydi, ama daha sevimli ve iyi futbolcuydu. adamın daha kadıköy mağlubiyetinin olmaması bir tesadüf değil taşra takımı montpellier şampiyonluğunda yer alması tesadüf değil. akıllı oyuncu zor ortamlarda siner, ama bu tipler başkaldırır. aynı zamanda rakibin konsantrasyonunu bozuyor. fener oyunu belhandayı sinirlendirip attırma üzerine kurmuştu. etkiledi oyunlarını.onun yerine tecrübesiz sarachi ve yavaş marianonun kanatlarına çalışmaya yoğunlaşsalar daha yararlı olacaktı kendileri için. adam pislik panzehiri.

    -
  • 1160
    2 gün sonra 1 mart 2020 galatasaray gençlerbirliği maçına çıkacak olan takımın "ben şampiyonluğu kadıköyde galibiyete tercih ederim" diyen taraftarının hala konuşmaya devam ettiği maçtır.
    kısacası artık unutulması gereken müsabakadır. bitti artık. her gün bu başlığı görmek gerçekten rahatsız etmeye başladı.
    konsantrasyon ve hedef 23 diyorsak bu maçı unutmak ve önümüzdeki maçlara odaklanmamız gerekiyor.