• 280
    kritik derbiyi çok sevdiğim iki insan murat ulusan ve chakiz ile beraber plase dergi podcast yayınında değerlendirdik. buna ek olarak maçın analizini yazma fırsatı buldum. dinlemek ve okumak isteyenler için linkleri aşağıya bırakıp analizime geçeceğim:
    https://open.spotify.com/...dcqD3Ng09VxpxVLpHueU
    http://plasedergi.com/...isi-mac-onu-analizi/

    fenerbahçe ile başlayacağım:

    1. ersun yanal sezon başındaki baskın takımı bozdu

    biraz geriye gidelim. ligin ilk haftaları, fenerbahçe'de bekler sakat, moses formsuz. belki mecburiyetten de olsa sağ bekte ozan, sol bekte dirar'ın oynadığı, kanatlardan birinde deniz türüç'ün yer aldığı bir kadro ile sahaya çıkıyordu fenerbahçe. esasında bu tercihler, ersun yanal'ın basın toplantılarında tarifini verdiği basan, hücum yapan ve baskın takımın anahtarıydı. takımın her iki beki de çizgiden bindiren, rakip oyuncular tarafından öngörmesi zor, en önemlisi de teknik kapasitesi yerlerini aldıkları isla ve hasan ali'den yüksek futbolculardı. oyunun sıkıştığı alanlarda topun fenerbahçe'de kalmasını sağlıyorlar, fenerbahçe'nin topla oynama yüzdesini yükseltiyorlar ve oyunun rakip sahaya yıkılmasını kolaylaştırıyorlardı. ozan-dirar bek ikilisine ön alanda deniz türüç de eklenince, rakipler için fenerbahçe'den topu kapmak gerçekten zordu. zira deniz da orta saha kökeni sayesinde, içe kate eden yapısıyla bir istasyon görevi görerek atak olgunlaşmasında rol oynuyordu. öte yandan deniz-ozan çizgi kombinasyonu oldukça uyumluydu. ligimizin koşu kapasitesi en yüksek oyuncularından olan ozan tufan, deniz'in içe kat edip rakip beki üzerine çekmesiyle açtığı boşluklara yorulmaksızın bindirip sağ kanadı müthiş kullandı bu süre zarfında.

    aynı uyumlama sol kanatta da geçerliydi. bu kez açık oyuncusu yerine sağ ayaklı sol bek dirar hücum esnasında içe kat ediyor, topu sola yakın forvet arkasında konumlanan kruse'ye aktarıyor, kruse çizgideki rodrigues'i topla buluşturuyor ve atak yaratılıyordu. basit bir sirkülasyon gibi duran bu aksiyonlar sırasında rakip savunmalar ciddi düzeyde dağıldıklarından, oluşturulan atakların tehlike düzeyi de yüksekti. üstelik takımda birçok teknik kapasitesi yüksek oyuncu vardı o dönem. bir stopere göre tekniği yüksek jailson, önceki beklere göre tekniği yüksek dirar ve ozan, orta sahada yerine oynadığı ozan'a göre tekniği yüksek emre belözoğlu, yine aynı şekilde tolga'ya kıyasla daha yüksek teknikli deniz türüç ve ek olarak max kruse ile gustavo. hal böyleyken fenerbahçe'nin pas trafiği etkin ve uzun süreliydi. rakip ceza sahasında en çok topla oynayan takımlardan biriydi ersun yanal'ın takımı ama bazı maçlarda şanssızlıkların da payıyla puan kayıpları geldi. şampiyon havasının yavaş yavaş azalmaya başlayacağı an tam da burasıydı fenerbahçe için. ersun yanal sabredip doğru ve güçlü oyun kurgusunu devam ettirmek yerine, aceleyle hemen her puan kaybından sonra oyun kurgusunu değiştirdi ve ortaya bugünün baskınlık kuramayan, rakip savunmaları zorlayamayan, agresifliğini kaybetmiş fenerbahçe'si ortaya çıktı.

    derbide ozan-dirar bek ikilisinin sahaya çıkması özellikle yeni malatyaspor karşısında savunmada sıkıntı çeken ömer bayram ve savunma zafiyeti bilinen bir gerçek olan mariano'nun bölgelerine yapacakları koşularla fenerbahçe adına büyük bir silah yaratacaktır. ancak merkezde iki oyuncunun, emre belözoğlu ve luiz gustavo'nun yokluğu, bunlara ek olarak açıktaki rodrigues'in sakatlığı büyük bir mevki sirkülasyonunu mecburi kılmakta. merkezdeki bir oyuncunun jailson, rodirgues yerine geçecek oyuncun da tolga ciğerci olarak seçilmesi durumunda merkezde yine bir boşluk kalmakta. burayı da mecburen ozan tufan dolduracak gibi duruyor. dolayısıyla ozan-dirar bek ikilisini galatasaray karşısında sağlamak oldukça güç. bu şartlar altında da ersun yanal dirar ve isla ikilisini tercih edecektir.

    2. emre belözoğlu on birden çıkınca savunma önündeki boşluklar arttı

    emre belözoğlu'nun içinde olduğu orta saha ikililerinden, emre-ozan ikilisi sahaya çıktığında emre savunma önünde stoperlere yakın konumlanarak rakip kontratakların önlenmesine katkı sağlarken ozan ise daha önde, patlayıcı gücüyle rakip orta saha için bir tehlike unsuruydu. emre-gustavo ikilisinde ise savunma önüne gustavo geçiyor, pas dağıtımını kendisi yapıp emre'nin rakip yarı sahada savunma arkasına paslar atmasına olanak sağlıyordu. her iki versiyonda da savunma önünde bir oyuncu, etkin biçimde alan kapattılar. ancak iş ozan-gustavo ikilisine dönünce, ozan'ın merkezdeki pas kalitesi oyunu tutmada ve rakip saha yaratıcılığında etkisiz kaldı. bu etkisizliği kapamak amacıyla maç içinde sürekli öne çıkan gustavo ise bölgesini boşalttığından fenerbahçe stoper hattı ile orta saha hattının arasındaki mesafe açıldı ve rakipler daha fazla gol bulmaya başladılar.

    ersun yanal'ın derbide bu nedenlerle bir oyuncuyu savunma önünde konumlandırması gerekiyor. gustavo ve emre'nin sahada olmayacağını düşünürsek bu bölge için iki alternatif tolga ciğerci ve bu sezon neredeyse hiç orta saha başlamayan jailson. tolga'nın savunma önünde hantallığı nedeniyle başarılı olacağını sanmıyorum. bu bölgede oynayacak oyuncunun ya yüksek temaslı ya da iyi alan kapatan tarza sahip olması elzemdir. tolga hem temassız hem de iyi alan kapatamayan bir oyuncu olduğundan, görece daha dinamik, çok daha sert, pas kalitesi daha yüksek jailson'un oynaması en doğru tercih olur.

    3. zanka'nın yokluğu önde basan takım kurgusunu sekteye uğrattı

    her ne kadar pek beğendiğimi söyleyemesem de, zanka hamleli ve durdurucu kimliğe sahip bir savunmacı. merkezi aşan atakları öne çıkarak tek hamlede kesiyor, ikili mücadelelerde top kayıplarını asgari düzeye çekiyordu. bununla birlikte serdar aziz ve jailson'a kıyasla daha dikine düşünen bir oyuncu olduğundan savunmadan oyun kurulumunda ve kontrataklarda rol oynadı ligin ilk yarısında. üstelik mevcut stoper ikilisine nazaran hızlı yapısı sayesinde savunmanın önde kurulması mümkündü. fenerbahçe'nin ligin ilk yarısında rakibi dövercesine, deyim yerindeyse tek kale oynadığı maçların tümünde sahada zanka vardı. sonrasında ersun yanal'ın tercih etmeye başladığı jailson-serdar aziz ikilisi ise inanılmaz uyumsuz, savunmadan oyun kurulumunda tamamlayıcı değil ve yeterli mücadele gücünü sağlayamıyorlar. yanal'ın çoktan falette'i takıma ısındırması gerekiyordu. derbide sahada olsa dahi takım arkadaşlarıyla uyumu düşük. eh, yukarıdaki iki kısımda da bahsettiğim üzere jailson'un mecburiyetten orta sahaya çekilme ihtimali de söz konusu. son dönemde jailson'un stoper mevkinde yaptığı hatalar ve taraftarların eleştirilerini de göz önüne alırsak galatasaray karşısında fenerbahçe'nin stoper hattında değişime gidilecek ki bu da ya falette-serdar ya da rami-serdar olacak. rami ve serdar'ın yan yana oynadığı sadece bir iki maç var. falette-serdar ikilisi ise hiç beraber oynamadılar. yani vurgulamak gerekirse fenerbahçe derbiye korkunç bir kadro sirkülasyonu ile giriyor. adeta bir rulet olacak fenerbahçe adına. bu arada sarı lacivertlilerin stoper rotasyonunda sadık çiftpınar sakatlığı nedeniyle maçta forma giyemeyecek. zanka ise devre arasında gönderildi. rami en son türkiye kupası'nda kayserispor karşısında forma giyerken falette ise hiç şans bulamadı.

    4. max kruse'nin sahadaki konumu belirleyici olacak

    geçtiğimiz haftalarda yazdığım fenerbahçe analizinde ersun yanal'ın ligin ikinci yarısıyla birlikte kruse'yi uçta serbest oyuncu rolünde kullanmaya başladığını söylemiş, bu değişikliğin takımın hücum kalitesini arttırdığı belirtmiştim. hatırlarsak ligin başlarında kruse sol kanatta görevlendiriliyordu ve bu da oyuncunun hareket alanını daraltıp ceza sahası etkinliğini düşürüyordu. ikinci yarıyla birlikte ikinci bir forvet gibi ceza sahasında yer aldı ve goller buldu. tabi şunu da söylemek gerek, iyi bir uyumlama ve rol dağılımı ile kruse forvet arkasındayken de takımın iyilerinden biri oldu sezon boyunca. ama ve lakin galatasaray karşısında maça ikinci forvet çıkması fenerbahçe için daha doğru olacak. neden?

    birincisi, fatih terim'in lemina'nın sakatlığı sonrası orta sahaya donk'u kaydırıp, sağ stoperde ahmet çalık'ı oynatma ihtimali var. ahmet çalık ve marcao beraber çok az maça çıktılar ve her iki oyuncu da ceza sahası içinde anlık hataya meyilliler. bu hatalardan seken veya kaptırılan toplar kruse için fırsatlara dönüşebilir. ikincisi, galatasaray tandemi bu sezon çift forvetli rakiplere karşı az sayıda maça çıktı. burada donk-marcao oynasa dahi iki oyuncu da birebir eşleşmede, adam markajında zayıflar. bu nedenle ceza sahasındaki hücumcu sayısını bir arttırmak bölgedeki dengeyi bozup fenerbahçe'ye avantaj sağlar.

    gelelim galatasaray'a...

    1. seri'nin savunma önünde konumlanması gerek

    seri fiziki durumu temaslı oyuna elverişsiz bir oyuncu. en büyük artısı ise pas kalitesi. oyuncu, rakip yarı sahada temaslı oyunun en yüksek seviyede olduğu bölgede konumlandırıldığında ikili mücadelelerde kayıplarla takıma kontratak tehlikesi yaşatabiliyor. sıkışık alanda pas kalitesi de düşüyor. dikkat edersek galatasaray'ın son maçı yeni malatyaspor karşılaşmasında oyunun belirli dönemlerinde lemina savunma önüne geçerken seri daha önde görevlendirildi. seri'nin, öne kaydığı bölümlerde birçok pas hatası yaptığını ve rakibe kontratak imkanı verdiğini gördük. halbuki fatih terim 17. haftadaki antalyaspor maçı itibariyle seri'yi 8 numara değil, savunma önündeki oyun kurucu olarak görevlendir ve büyük bir katkı almıştı. çünkü bilhassa hücum esnasında oyunun en temassız alanlarından biri savunma önü ve seri burada ligin ilk yarısındaki gibi yalnız kalmıyor, etrafında daha fazla oyuncu bulunuyor. rakip yarı sahada oynatıldığında etrafında en az 3-4 rakip oyuncu tarafından hapsedilen ve destek için takım arkadaşı bulamayan oyuncu, savunma önündeyken ise donk, marcao, mariano, linnes, lemina ve emre akbaba'nın (oyun kurulumunda merkeze desteğe geliyor) ortasında konumlanıyor ve çevresinde altı pas opsiyonu bulunuyor. bununla birlikte doğal olarak daha az rakip oyuncu ile karşılanıyor.

    seri'nin savunma önünde konumlandırılmasının artıları bunlarla sınırlı değil. seri gibi pas kalitesi ve oyun zekası yüksek bir oyuncu varlığında mariano-donk-marcao-linnes-lemina-seri arasında müthiş bir pas bağlantısı oluşuyor. bu, linnes hariç kalan oyuncuların yüksek teknik kapasitesinden kaynaklanıyor. rakiplerin baskı ile galatasaray savunmasından topu kazanması zorlaşıyor ve bir yerden sonra baskı hattını ikinci bölgeye çekiyor. baskı yapmaya çalıştıkları bölümlerde de seri'nin organizatörlüğündeki altılı oyuncu grubu pas trafiği ile baskıyı kolayca kırıp kontratağa çıkıyor. seri, direkt rakip savunma arkasına attığı toplarla da büyük avantaj sağlıyor burada.

    2. serbest hücumcu emre akbaba'nın oyuna etkileri

    fatih terim'in antalyaspor karşısında ilk kez serbest hücumcu rolünü denediğini ve fark yarattığını söylemiştim. peki bu serbestliğin artıları neler? birincisi, serbestlik rakip ceza sahasına daha fazla koşu demek çünkü bu rolde kullanılan oyuncunun önceliği atak gelişimine katkı sağlamak. böylelikle en uçtaki forvetin markajı bozuluyor ve daha fazla boşta kalıyor. keza ceza sahasında kruse bölümünde değindiğim üzere artı bir olunuyor. ikincisi, serbest oyuncu bir sekiz numaraya kıyasla daha önde konumlandığından (belirli bir konumdan söz edemeyiz ancak ağırlıklı olarak bu şekilde) rakibin savunmadan çıkışlarında bir değil iki oyuncu ile baskı yapılıyor ve ön alan baskısının şiddet ve etkinliği artıyor. üçüncüsü, oyunun sıkıştığı ve ikinci bölgeye geçişte zorlanıldığı bölümlerde serbest oyuncu santraya kadar gelip oyun kurulumuna yardım edebiliyor.

    burada önce taylan’a yer verildi. iyileşmesiyle beraber de yerini emre akbaba aldı. emre, top takımdayken bir forvet edasıyla ceza sahasında rakip savunmayı bozmakta ve top rakibe geçtiğinde de orta sahayı desteklemekte. (hatta son maçlarda top galatasaray'dayken klasik 4-4-2 izledik birçok periyotta.) half space koridoru üzerindeki koşuları rakip bekleri üzerine çekiyor ve mariano ile linnes'i çizgide boşa çıkartıyor. sıkışan bölümlerde de seri-lemina ikilisine destek için santraya kadar geri geliyor. ayrıca adem büyük'ün son dönemde bu denli skor üretmesinde de emre akbaba'nın rakip savunma üzerine yaptığı dağıtıcı koşuların etkisi büyük. kadıköy'de de emre akbaba serbest hücumcu olacak biçimde emre-adem ileri ikilisinin değişmemesi gerektiğini düşünüyorum. ki, özellikle başta ele aldığım fenerbahçe'nin kadro sirkülasyonu ve stoper tandeminde değişime gitme mecburiyeti, olası bir uyumsuzluk halinde emre-adem uyumunun ceza sahasında gol veya gollere dönüşmesini sağlayabilir. galatasaray'ın derbide en büyük kozu, serbest hücumcu emre akbaba ve forvet adem büyük ikilisi olacak.

    3. mario lemina'nın sakatlığı ve maçta oynamama durumuna göre ihtimaller

    lemina ikinci bölgeye geçişte rakip orta sahayı delen profiliyle önemli bir isim galatasaray adına. artıları saymakla bitmeyeceği gibi en önemli artılarından biri seri'ye tabiri caizse bodyguard'lık yapmasıydı. fizik gücü ve çevikliğiyle seri'nin üzerine basan rakiplere siper olup top kayıplarını önlüyordu. ancak fenerbahçe karşısında lemina'nın oynaması zor gözüküyor. bu durumda da seri bodyguard'sız kalıyor. galatasaray cephesinde çözüme muhtaç en baş sorunlardan biri bu konu olacak derbide. zira takımda donk dışında lemina yerine merkezde seri'ye siper olacak, rakibi durduracak yahut takımın top kayıplarını önleyecek fizikli bir başka orta saha bulunmuyor. donk da uzun süredir stoperde marcao'yu tamamlıyor ve iyi bir uyumları var. yani lemina'nın yerine donk kaydırılırsa bu kez stopere ahmet çalık geçiyor. ahmet çalık ise bazı artı eksilere sahip.

    ahmet çalık'ın eksileri: düşük teknik kapasitesi, pas trafiğini sekteye uğratacak olması, maç temposunun düşüklüğü, tecrübesizliği. buna karşın stoperde ahmet çalık'ın tercih edilmesi demek büyük bir avantaj yaratabilir galatasaray tarafında. donk ve marcao birebir markaj eşlemesine müsait stoperler değiller. her an marke ettikleri oyuncuyu kaçırma potansiyeline sahipler ve birebir markaj için gerekli temaslı oyun ile sertlikleri yeterli değil. ahmet çalık ise birebir markajı konstrasyonunu yakaladığında etkin gerçekleştiren bir savunmacı. fenerbahçe'nin kruse'yi sık sık ceza sahasına sokmayı planlayacağı, hatta kruse'yi ikinci forvet oynatabileceği düşünülürse vedat'a kıyasla daha hareketli ve koşuları tehlikeli olan kruse'ye birebir markaj uygulamak galatasaray'a ciddi bir avantaj sağlayabilir. hem birebir marke edildiğini gören kruse stoperler bölgesinden kendini uzaklaştıracak, dolayısıyla galatasaray kalesinden de uzaklaşacak ve etkinliğini yitirecektir. böylece bir üst paragrafta sorunlardan biri şeklinde nitelediğim seri'nin ve tüm merkezin bodyguard'lığını üstlenecek oyuncu açığı donk ile kapatılabilir. (ahmet sadece ceza sahasında birebir eşlenebilir kruse ile. ceza sahası dışında da bir eşleme şart ancak takımda lemina'nın yokluğunda buna uygun bir oyuncu yok, en yakını donk.)

    kruse'yi neden seri marke etmeyecek sorusu sorulabilir. evet, sahadaki konumlar itibariyle kruse'nin bir savunma önü oyuncusuyla marke edilmesi daha doğru olacaktır ancak galatasaray'da savunma önünde seri oynuyor ve oyuncu birebir markaja uygun bir oyuncu değil. sadece alan savunmasında katkı sağlayabiliyor. bu nedenle asla kruse'yi birebir marke edemez ve etmeyecektir de. tabi lemina eğer oynarsa, işte o zaman markaj için ahmet çalık'a ihtiyaç olmaz ve bu görevi lemina üstlenebilir. oynarsa, üstlenecektir.

    özel notlar:

    1. kruse'nin sol açık ve forvet arkası/serbest hücumcu performanslarının karşılaştırması

    max kruse'nin merkez hücumcu-sol açık pozisyonlarındaki performansları değerlendirildiğinde oyuncunun solda görev aldığı maçlarda fenerbahçe'nin rakip ceza sahasında etkinlik kuramadığı net şekilde gözlenebilirken, forvet arkası yahut ikinci forvet olarak görev aldığındaysa tam tersine takımın bu alandaki etkinliğini yüksek seviyeye çıkarttığını görüyoruz.

    https://resmim.net/f/YEotsw.jpeg
    https://resmim.net/f/pFf28B.jpeg

    kruse'nin sol açık pozisyonunda oynadığı gaziantep fk maçının ısı haritasını incelediğimizde merkez yerine çizgide oynayan bir kruse varlığında fenerbahçe'nin rakip ceza sahası, ceza sahası önü bölgelerini ne denli az kullanabildiği anlaşılıyor. öte yandan kruse'nin forvet arkası veya ikinci forvet oynadığı maçlardaysa bahsettiğim bölgelerin etkin kullanılmaması gibi bir durum söz konusu değil. burada şuna geleceğim, galatasaray karşısında rodrigues sakatlığı nedeniyle oynayamayacak ve orta sahadaki emre-gustavo ikilisinin de yokluğunda son haftalarda rodrigues yerine oynayan tolga ciğerci'nin merkeze kaydırılma ihtimali var. böyle bir seçenekte de sol çizginin en büyük adaylarından biri en azından ersun yanal için, kruse olacaktır ancak yukarıda belirttiğim üzere kruse'nin sol açıkta görevlendirilmesi fenerbahçe'nin tüm hücum etkinliğini öldüreceğinden asla ama asla tercih edilmemeli.

    https://resmim.net/f/QEn978.jpeg :kruse'nin merkezde görev aldığı maçlardan bir tanesi. ceza sahası ve ceza sahası önü sıkça kullanılmış.

    2. ozan tufan'ın sağ açık ve sağ bek performanslarının karşılaştırması

    derbide fenerbahçe tarafında pozisyonu şüpheli oyunculardan bir tanesi de ozan tufan. mevcut durumdaki kanat oyuncusu eksikliğinde sıkça dillendirilen senaryolardan birinde ozan tufan'ın daha önce sezon boyunca çok kez olduğu gibi sağ açıkta değerlendirilebileceği söyleniyor. ancak bir gerçek var ki ozan tufan'ın sağda görev aldığı hiçbir maçta fenerbahçe tatminkar bir performans sergileyemedi, hücumda ise kısırlık çekti. bunun nedeni ise ozan tufan'ın her ne kadar bindirme özelliği olsa da, birebirde adam geçebilen profilde bir futbolcu olmaması. çizgiyi etkin kullanabilmesi için önden değil geriden bindirmesi ve boş bir alan bulması gerekiyor ki bu da bek oynaması şartıyla gerçekleşebilir zira sağ açık oyuncusu içe kat ettiğinde, bek arkadan bindirdiğinde önünde boş bir alan bulur. yani ozan tufan sağ açıkta kullanılmamalı galatasaray karşısında.

    https://resmim.net/f/g46OeN.jpeg :ozan tufan'ın sağ açık oynadığı sivasspor-fenerbahçe karşılaşmasının ısı haritası.

    yukarıda görülebileceği üzere sağ açık ozan'ın bölgesi çok az kullanılabilmiş. ancak oyuncunun sağ bek performansı ise etkileyici. bakalım...

    https://resmim.net/f/KtKRUy.jpeg

    3. derbide feghouli-dirar eşleşmesi

    feghouli içe kat etmeyi seven, yani sola çeken bir sağ kanat oyuncusu. dirar ise mecburiyetten sol bek oynayan sağ ayaklı bir futbolcu. dolayısıyla sağ ayaklı dirar, feghouli'nin çalım hamlelerini çok kolay biçimde savuşturabilir ki ligin ilk yarısındaki derbide de tam anlamıyla böyle oldu. ilk maçta feghouli kanadından neredeyse hiç ilerleyemeyen galatasaray, kısır bir hücum performansı göstermişti. 23 şubattaki maçta fatih terim'in feghouli yerine onyekuru ile başlamasının daha doğru olacağına inanıyorum.

    4. savunmadan topla çıkış bölgeleri ve oyuna etkisi

    bir diğer önemli nokta da takımların savunmadan çıkarken tercih ettikleri bölgeler. galatasaray'da savunmadan çıkışlar, seri ve lemina önderliğinde bek bölgesi civarından gerçekleşti bu maça kadar. fenerbahçe ise merkezden oyun kurulumunu tercih etti. kenardan oyun kurmak bir noktada merkeze nazaran avantajlıdır. kenardan oyun kurulumunda yapılacak top kayıplarının kalede gol pozisyonuna dönüşme ihtimali, merkezdekine göre daha azdır. bu doğrultuda derbide fenerbahçe'nin merkezdeki top kayıpları, maçın sonucu için büyük bir etken olacaktır. aynı şekilde galatasaray'ın ön alan baskısı da burada bir etken olacak.

    takımlar hangi kadrolarla maça çıkabilir?
    *fenerbahçe'nin her şeyden önce iç sahada seyirci desteğini arkasına alacağı bir maçta baskın ve ofansif beklerle sahaya çıkması gerektiğine inanıyorum. bunun yolunun da her ne kadar biraz fantastik dursa da ozan-dirar bek ikilisi olacağı aşikar. jailson ise artık artan tepkiler nedeniyle stoperde oynatılmamalı. yani dezavantajlı dursa da, taktiksel bakımdan mantıklı durmasa dahi stoperde falette'in yer alması daha doğru olur ki, böylelikle emre akbaba jailson ile birebir marke edilebilir. orta sahada ise pek seçenek bulunmuyor. sağ bekte ozan'ın düşünülme durumuna göre jailson-tolga yahut jailson-ozan ikilileri merkezde kullanılacaktır. fenerbahçe'de en büyük sorulardan bir tanesi de kanatlarda kimlerin oynayacağı. evet belki tecrübe hele ki derbide önemli bir faktör ancak tolga ve deniz gibi iki orta saha orjinli statik oyuncu, hücumda büyük bir kısırlığa neden olacaktır. dolayısıyla sol kanatta ferdi kadıoğlu, sağ kanatta deniz türüç tercihleri en doğru seçenek olacak fenerbahçe adına. hücumun ileri ucunda da tabi ki kruse ve vedat yer almalı.

    *galatasaray'da ise gerek seri'nin bodyguardlığını yapabilecek gerek kruse'yi nispeten marke edebilecek bir oyuncu olmasından donk'un lemina'nın yerine oynaması en uygun seçenek. keza yukarıda feghouli-dirar eşleşmesinin feghouli'yi kilitleyeceğine değinmiştim, burada da daha öngörülemez çizgiden hücum edebilen bir profile sahip olduğu için şahsen onyekuru'yu tercih ederim. ileri uçta ise emre akbaba ve adem büyük ikilisi mutlaka bozulmamalı. yani mariano-ahmet-marcao-saracchi geri dörtlüsünün önünde seri-donk ikilisi, sağ açıkta onyekuru ve sol açıkta ömer bayram, ileride de emre-adem ikilisi oynamalı.

    maçin en'leri

    fenerbahçe;

    *en çok şut çeken oyuncular sırasıyla vedat ve kruse. (ortalama 4,0 ve 3,1)

    *en çok top çalan oyuncular isla ve gustavo. (2,7 ve 2,5)

    *en çok top kaybeden oyuncu vedat muriqi. (1,8)

    *en çok kilit pas atan oyuncular kruse ve deniz türüç. (2,3 ve 1,8)

    *en çok asist yapan oyuncu kruse. (6)

    *en çok gol atan oyuncu vedat. (12)

    *en yüksek pas yüzdeli oyuncular gustavo, alper potuk ve jailson. (90,8-90,6-89,7)

    *en fazla sayıda pas yapan oyuncu gustavo. (62,6)

    *iç sahada en efektif oyuncu kruse. (2,9 kilit pas)

    *iç sahada en çok top çalan oyuncu isla. (3,1)

    *iç sahada ikinci yarılarda en çok top kaybeden oyuncular vedat ve gustavo. (1,1 ve 0,8)

    galatasaray;

    *en çok şut çeken oyuncular sırasıyla falcao ve feghouli. (2,7 ve 2,4 maç başı şut ortalaması)

    *en çok top çalan oyuncu mario lemina.

    *en çok top kaybeden oyuncu ömer bayram. (2,0)

    *en çok kilit pas atan oyuncular onyekuru ve ömer bayram. (2,7 ve 2,2)

    *en çok asist yapan oyuncu ömer bayram. (8)

    *en çok gol atan oyuncu adem büyük. (6)

    *en yüksek pas yüzdeli oyuncular taylan antalyalı, lemina, marcao ve seri. (92,2-92,0-89,8-89,4)

    *en fazla sayıda pas yapan oyuncu mariano. (ortalama 63,9)

    *dış sahada en efektif oyuncu onyekuru. (4 kilit pas)

    *dış sahada çok top kapan oyuncu mariano. (1,8)

    *dış sahada ikinci yarılarda en çok top kaybeden oyuncular adem ve belhanda. (0,8 ve 0,7)

    maça dair bazi istatistikler?

    *galatasaray'ın bu sezon ligde en etkili olduğu dakikalar 16-30. dakikalar arası. galatasaray bu süre diliminde rakip kaleye 11 gol gönderdi.

    *fenerbahçe'nin ise ligde en çok gol yediği dilim ilk 15 dakikalık bölüm. bu periyotlarda fenerbahçe kalesinde 5 gol gördü.

    *galatasaray kadıköy'de fenerbahçe'ye karşı son 20 yılda sadece 18 dakikayı önde götürebildi. sadece 3 maçta öne geçebilen galatasaray sırasıyla 5, 8 ve 5 dakika üstün oynayabildi.

    *her iki takımın gol tipleri, atak yönleri ve hareket bölgeleri:
    https://resmim.net/f/IEkMc7.png
    https://resmim.net/f/6QhIL6.png

    buraya kadar dayanıp okuyan herkese çok teşekkür ederim. *
    bu haftanın, beşiktaş trabzonspor maçı da dahil olmak üzere en hayırlı şekilde bitmesini umuyorum. maç çok zorlu geçecek...
  • 281
    --- alıntı ---
    fenerbahçe - galatasaray derbisini iki farklı kanaldan iki farklı spikerle yayınlanacak. bein sports hd 1 kanalında mikrofonda ercan taner, bein sports hd 2 kanalında ise mikrofonda özkan öztürk olacak.
    --- alıntı ---

    maçla ilgili ilginç bir bilgi. daha önce böyle bir şey yapıldı mı emin değilim. iyi bi skorla bitirirsek izlemediğim diğer spikerin anlatımıyla da izlerim kesin 90 dakikayı.
  • 283
    fener kaybederse şampiyon olabilir mi? hayır. galatasaray kaybederse? bir ihtimal... o da önündeki rakiplere bağlı. bu maçta beraberlik kimseyi üzmeyeceği için kısır bir maç olacağını düşünüyorum. bir yanımda gollü beraberlik diyor. artık pazar günü gelsin, ne olucaksa olsun da işimize gücümüze odaklanalım. her maç hakkında teknik entry girebilirim ama fenerbahçe-galatasaray derbisi hariç. hiç gerek yok... %80 işin mental yönüyse %20 taktik yönü artık. her zaman derim bunu derbilerde kimi sahaya sürersen sür farketmez. gustavo sakatmış, emre yokmuş... daha geçen sene olanları dün gibi hatırlamakta fayda var. rakibin 10 kişi kalmış ligin dibine demir atmış ve biz hala yan top yapıyoruz. *

    9 şubat 2020 kasımpaşa galatasaray maçı sonrası adem büyük röportajında biz kadıköyden istediğimizi almaya gidicez dediğinde benim aklıma ilk gelen 1 puan oldu. bazı fenerbahçe taraftarları da sen yenisin galiba tarzı yorumlar yapmıştı. bence kazasız belasız 1 puanla çıkmak var şuan takımın aklında. gerisine sonra bakarız...
  • 285
    fenerbahce son kursununu atacak, ve kapanan takimlara karsi calisan bir formulu yok. psikolojik olarak cok kirilgan bir haldeler. ustune takimi onde tutacak luiz gustavo yok, bekleri tehdit edecek rodrigues yok, oyunu yonlendirebilecek emre de yok.

    bu sartlarda fenerbahce karsisina hayli defansif bir kadroyla cikilmasi durumunda,
    topa sert oynayip tahriklere karsi sakin durarak,
    duran toplari dikkatli savunarak,
    ve geri dusme durumunda dahi sabirli kalip mucadeleye devam ederek,
    bence cok zorlanmadan kazanilabilecek mac.

    benim kadrom soyle:
    kalede muslera.
    onunde omer-marcao-ahmet-donk-mariano'lu bir 5li.
    onunde belhanda-seri-feghouli'li bir uclu.
    onunde emre akbaba, onunde adem buyuk.

    bu galatasaray'in cikarabilecegi savunma acisindan en oturakli, diri ve sert kadro. bu kadroyla oyunu kirarak 60'a kadar oyunu berabere goturup rakibin baskiyi iyice hissetmesini saglamak mumkun. sonra da falcao-adem, onyekuru-emre gibi degisikliklerle hucumu daha diri tutma ve kalitesini artirmaya yonelik degisiklikler yapilabilir. belhanda veya omer de performanslarina gore saracchi'yle veya linnes'le degisebilir.

    isin ozeti bu maci bence fenerbahce kazanamaz, ancak galatasaray kaybedebilir.
    diger yandan eger galatasaray kazanirsa, fenerbahce'yi krizin gobegine ve sampiyonluk yarisinin disina iter, ve sampiyonlugun 1 numarali adayi pozisyonuna gecer.
  • 286
    makus talihi yenecek miyiz, hakemlere rağmen bu sefer kazanabilecek miyiz, fenerbahçe'nin tek dayanak noktası olan yenilmezliğine son verebilecek miyiz gibi sorularla kafamızın meşgul olmasına neden olan maç.

    şu an deseler ki beşiktaş trabzonu yenecek*, galatasaray berabere kalacak maça çıkmaya gerek yok diğer haftaya geçelim derim. tabi bu durum galibiyetsiz bir kadıköy deplasmanı daha demek ancak şampiyonluktan daha önemli değil. açıkçası bir türlü hakemin bizi doğrayıp fenerbahçe'nin puan ya da puanlar alacağı gerçeğini aklımdan çıkaramıyorum. bu şartlarda dediğim senaryo olabilecek en iyisi gibi duruyor.

    hoş bunları yazıyorum ama maç saati yaklaştıkça nabız yükselecek, el ayak buz kesecek, çakın lan şu şikeci ibnelere modu açılacak.

    göreyim benim aslanlarımı, allah yardımcınız olsun!

    inandık biz sizlere
    #ben23rsiz
  • 289
    bazı yorumcular ve renktaşlar tarafından üçlü savunma ile oynamamız gerektiği iddia edilen süper lig müsabakası;

    başta uğur karakullukçu olmak üzere bazı renktaşlar lemina'nın yokluğunda ancak 3'lü savunma ile oynayabileceğimizi iddia ediyorlar. örnek gösterdikleri maçlar ise şampiyonlar liginde oynadığımız paris saint germain ve real madrid maçları.

    fenerbahçe deplasmanında üçlü savunma ile oynamak çok büyük risk. nedenlerime geleyim:

    1- tt arenada psg ve real maçlarında üçlü savunma ile oynadık. ortaya konan mücadele, birçok renktaşımı memnun etmişti. ama unutulan çok önemli bir detay var: bu iki maçında yıldızı muslera idi. üçlü savunmayla psg, real tehlikelerinin giderilebileceği umudu muslera olmasaydı iflas etmiş bir oyun planı olarak karşımızda duracaktı.

    2- fatih terim formasyon konusunda esnek olmayı seven bir teknik direktör. örneğin 1999-2000 sezonunda bologna ile oynadığımız uefa kupası 3. tur rövanş maçında ikinci devre (skor o an 2-1 idi ve bize turu getiriyordu) üçlü savunmaya dönülmüştü. skoru tutmayı başarıp turu geçmiştik. ancak o zaman kadroda yıllarca libero oynamış popescu gibi bir usta, bülent korkmaz, fatih akyel gibi üçlü savunmada yıllarca oynamış stoperlerimiz, kanatlarda 100 metrede gidip, gelebilecek ümit davala, ergün penbe, hakan ünsal gibi oyuncularımız vardı. 4. fatih terim döneminde kaç maçta 3'lü savunma ile oynadık? 2 yılda 4 maç, bilemedin 5. oyuncularımızın üçlü savunma ile oynama pratikleri, tecrübeleri yok. mariano o fiziğiyle 100 metrelik alan uzunluğunda ne kadar gidip gelebilecek?

    3- gözden kaçan bir diğer hususta psg ve real maçlarında toplamda kaç pozisyona girebildik? 2 hadi bilemedin 3. hücuma çıkamadık abi bu maçlarda. hücumda sahaya bir türlü doğru yayılıp pas yapamadık. sürekli top kayıpları yaptık. kabakta belhanda'nın başına patlamıştı. (real maçında ıslıklanarak oyundan çıkmıştı) en büyük zaafımız rakip alanda kaybedilen toplardan sonra geniş alanda yakalanıp pozisyonlar vermek. bu sezon yeni, yeni takım olmaya başladık, sistemimiz oturmaya başlıyor. tekrar sistemle oynamaya, sahada kargaşaya gerek yok.

    aaa rakip fener mi hadi üçlü savunmaya dönelim. dönelim de elinde bu sisteme uygun oyuncular var mı? oyuncularının oynama pratiği var mı? gerçek hayat fm gibi değildir arkadaşlar. inşallah fatih hocam üçlü savunma ile çıkmak gibi bir maceraya girmez..
  • 290
    bir forvet arkası olan emre akbaba olduğu için, çift forvet oynayamıyoruz hepimizin bildiği gibi. onun için adem büyük ve radamel falcao değişmeli oynamak zorunda. adalet adem ilk on birde başlamalı diyor. fakat falcao 60. dakikada adem'in yerine girip, allah korusun 70. dakikada sağlığından dolayı kenara gelmek zorunda olursa, takım ne yapacak. malum falcao'da o potansiyel var. oraya da mı ryan donk yetişecek.

    işte tam bu sebepten radamel falcao ilk on birde oyuna başlamalı ve bıraktığı yerden adem büyük devam etmeli ki, tüm maç sahada en az bir forvetimiz olsun.
  • 291
    herkesten iddia'da fenerbahçe'ye yüklü oranda bahis oynamasını istiyorum. yenilirsek en azından cebimiz para görür ve ona seviniriz. ama bu kadar kişi yüklü miktarda fener lehine bahis oynarsa da evren asla o kadar paranın cebimize girmesine müsaade etmez ve beraberlik garanti olur. ben 70 tl bastım. maç gününe kadar 200 tl basmış olurum fener'e.

    edit: beraberlik ve fener oyanasak önerisi geldi ama olmaz, tutmaz. ama 10.000 tl falan basacaksanız olabilir. o galibiyet şansımızı arttırır. çünkü olası bir galibiyette ocağınız sönecek, 10.000 tl gidecek. evren, böyle bir durumda galibiyet sevinci yaşamanıza müsaade edebilir.
  • 292
    evet,herkes mac oncesi taktik-teknik duzenisleri yaziyor. benim bakis acim daha farkli.

    1-) kirmizi kart gormemiz gereken yerler var. orta saha ve defans pozisyonlarindan alternatifimiz yok. bu macta gorulen her kart onunuzde ki maclar icin cok kritik yerlerde bize yara verebilir.

    2-) bu bir derbi ve fener direk saldirirak basliyacak. daha once ki her mac gibi. kritik durum ise su; fener gol yedimi daha da dagiliyor.
    mutlaka gol atmamiz lazim erken ozellikle.

    3-) hakem ve var hakemi kolay duduk calan hakemler degil. ozellikle ikili mucadelelerde ayakta kalmaliyiz. bunun kotu tarafi ise bizi dogruyabilirler ki cogu zaman kadikoy de dograndik.

    4-) benim sahsu dusuncem maci kaybedecegimiz yonunde bununda sebebi arada ki fark 4 puan. misal,3 puan filan olsaydi o zaman rahat olurdum. biz severiz fenere umut vermeyi ama sezon sonunda mutlu olamazlar.

    5-) minimum top kaybi.seri,omer ve emre akbababa normal mac zamaninda cok pas hatasi yapiyorlar. derbi bu pas hatalarini kaldiramaz.
    arada uzun vur,kazma fener stoperleri arkaya cok adam kaciriyor.

    muslera

    mariano donk marcao saracchi

    soso seri omer onyekuru

    emre

    adem

    allah yaninizda olsun.
  • 298
    iki takımın da önemli eksiklikleri olan maç olacak. teknik direktörler maça çıkaracakları ilk 11'ler ile takımlarının maça önde ya da geride başlamasına neden olacaktır.

    bizim tarafımızda lemina'nın yokluğunda aslında 2 seçenek var. ya lemina yerine doğrudan donk'u oynatıp stoper'e ahmet'i koyacağız ya da marcao donk ikilisini bozmayıp orta sahayı düzenlemek için takımın tüm hücüm hattında ciddi oynamalar yapacağız. bunun sonucunda orta sahayı daha yumuşak mı yoksa daha sert mi tutacağız bizim açımızdan kader niteliğinde bir karar olacaktır.
    onyekuru yedek başlayıp ilerleyen dakikalarda yorulmuş ve stoper olmayan jailson'u madara etmek için oyuna girebilir. serdar da dahil olmak üzere kartlara sebep olabilir rakipte. 11'de başlarsa fizik olarak henüz hazır değilken maçlara güçlü başlayan fb oyuncularına karşı varlık gösteremeyebilir.

    ileri uçta ise keşke falcao hazır olsa da oynasaydı ama hazır görünmüyor. o çok daha büyük maçlarda oynadı ve bu tür ortamlarda deneyimiyle fark yaratabilirdi. ama hazır değil işte. adem 11'de başlarsa serdar ile çok fazla didişir ve serdar'ı yıpratır. falcao ise sonradan oyuna girdiğinde onyekuru ile birlikte çok ciddi hasarlar verebiliriz rakibe.

    fb'de ise dikkat etmemiz gereken isim bence isla. isla'nın oynadığı derbilerde (bize karşı da dahil) bence en iyi fb'li oyuncu hep kendisi oluyor. arkaya koşuları bindirmeleri bizi de çok zor durumlara düşürdü ve yine düşürebilir. fb yine isla'yı kullanacaktır. fb'nin sol tarafında ise bu bindirmeleri ve koşuları bir tek tolga yapabilir gibi görünüyor ama etkisi tartışılır. fb'nin en güçlü tarafı sağ kanadı (bizim solumuz). saracchi'ye çok büyük bir görev düşüyor o kanatta.

    savunmada hatalar yapmazsak bu maçtan 1 puan almak şaşırtmamalı. ama bizde bek oyuncularına büyük görev düşüyor.

    maçı kafamda hayal ederken serdar aziz'i sürekli koala gibi hücum oyuncularımızın sırtına çıkmış tepik atarken görüyorum. hakemler serdar'a izin verirse ve bu kişi adem olursa korkarım ki adem sindirilmeye gelmez ve kırmızı karta sebep olabilir gibi geliyor bana.

    oyuncularımız her şeye dikkat etmeli. penatı kazanırsak kesinlikle ama kesinlikle topa vurulmadan diğer oyuncularımız ceza alanı çizgisine bile basmamalı mesela.
    fb her taraftan her türlü pisliği yapacaktır sahada çünkü fb için bu maç bir ölüm kalım maçı durumunda. bizi yenemezlerse şampiyonluğun tamamen uçup gideceğini biliyorlar. böyle durumlarda tarih biliyor ki bunlar pisleşecek. bizimkiler ayak uydurup tepkiler verirse çok cezalı oyuncumuz olabilir bu maç sonunda. maçı kazansak da maç sonunda kavga çıkarıp ceza yedirmeye çalışacaklar.

    ek: fb'nin son maçlarında bir hücum taktiği dikkatimi çekti. kanattan ceza alanı yayına doğru yerden bir top atılıyor ve fb'li 2 ya da 3 oyuncu o anda yanyana duruyor. ilk 1 veya 2 oyuncu ya topun üstünden atlıyor ya da topu perdeleyip bir fb'li oyuncuyu ceza yayı önünde kaleye cephe almış şekilde pozisyona sokuyorlar ki bu oyuncu genelde ozan oluyor. buna çok dikkat etmemiz gerekiyor.
  • 299
    kulüp aracılığıyla 1 deplasman bileti bulduğumuz ve kardeşimin yoğun ısrarıyla kardeşimin gideceği maç. benim de kendisinin de kadıköy deplasmanı tecrübesi yok. bu kıyağımın değerini umarım bilir.

    işin ilginci bilet devri az önce oldu. koltuk sırası 23.

    tabi ki deplasmanlarda sıranın, koltuğun bir önemi yok ama bu sayıların bir anlamı olmalı.

    edit: inanmayan olur sinerji bozulur diye biletin görüntüsünü ekliyorum.

    https://gss.gs/wvC.jpeg
  • 300
    --- alıntı ---

    yaşanmasi kesin olan bir senaryo!

    kadıköy'de skor 0-0, 5 dakika uzatma verilmiş ve 94. dakikadayız. emre akbaba feghouli'yi soldan kaçırıyor. feghouli çizgiye iniyor, içeri bakıyor. içerde falcao var. yılların tecrübesi öne doğru bir sahte koşu yapıyor, bu sahte koşuyu savunma oyuncularından önce bizim şaşkoloz ömer bayram yiyor ve o da öne doğru hareketleniyor. bunu gören jailson, falcao'yu bırakıp ömer'e doğru yöneliyor.

    falcao içerde artık sadece serdar aziz'le kalıyor. fakat o da ne. bu sahte koşudan etkilenen altay da öne adım atınca serdar'la çarpışıyor ve enayiler yere düşüyor...

    şimdi falcao arka direkte bomboşşşş. feghouli nefis giriyor topun dibine, müthiş bir orta. tam falcao'nun kafasına doğru. falcao harika sıçrıyor, kale boş. kafayı vuruyoooooooorrrr derken bir ejderha gelip falcao'yu havada kapıp kaçıyor.

    halil umut meler son düdüğü çalıyor ve maç 0-0 bitiyor.

    --- alıntı ---

    *
  • 302
    adamların her mevkisi bizden daha sorunlu. bugün de zaten bir şey oynamayan ama elinde stoper opsiyonu olan rami ile yolları ayırmışlar.
    stoperde herhalde yine ne olduğu belli olmayan falette oynayacak. jailson orta sahaya çekilecek.
    kanat namına ellerinde adam yok. moses gitmişti rodrigues ise sakat.
    gustovo’nun ve emre’nin yerlerini doldurmaları zor.
    üstelik solbek uzun süre oynamayan büyük ihtimal hasan ali kaldırım olacak.
    eğer bunları yine yenemezsek ayıptır.
  • 303
    beraberligin iyi bir sonuc ve en yuksek ihtimal oldugu mac. ozellikle de trabzon onceki gun kazanamadiysa 0-0'a baglanir gibi.

    bu arada kiminle konussam, hemen herkesin kafasindaki kadikoy galibiyeti senaryosu son dakikalara beraberlikle girilen macta atilacak bir gol ve 0-1 ya da 1-2 gibi bir skor. tabi ki bu cok dramatik ve fenerbahce icin yikici olurdu ama bana gore kadikoy galibiyeti gostere gostere gelecek, 0-3, 0-4 gibi bir skorla olacak. oyle son dakikalara heyecan icinde girmeyecegiz, keyiflene keyiflene bitecek mac.

    ama o macin bu mac oldugunu sanmiyorum ne yazik ki.