• 259
    akılıma gelince göğsümde nahoş hisselerin oluşmasına vesile olan maç. bunun sonu maç saatinde el ayak buz kesmesi şeklinde maçın izlenmesi olarak gerçekleşecektir, hiç sekmez.

    maç saati yaklaştıkça taktik, diziliş, kadro gibi saha içi konuları düşünmek benim için daha da zorlaşıyor. üstünde boncuk gözlü ali koç'un dün basın toplantısı ile hakem konularını konuşması yine bize buradan 3 puan almamamız için ne gerekiyorsa yapacaklar hissini veriyor.

    bunlara rağmen genel olarak bizim tarafta artık eskisi gibi kadıköy deplasmanının getirdiği psikolojik eziklik pek kalmadı. bunun baskısı biz değil de aman yenilmeyelim seri bozulmasın kafasına giren fenerbahçe'de olduğunu düşünüyorum. son dönemlerde oynanan derbilere bakacak olursak galibiyeti kaçıran bir taraf varsa o da biziz. biraz da şans yanımızda olsa çoktan bitirmiş olabilirdik bu seriyi.

    neyse bunlara girip yine umutlanmayalım sonra üzülüyoruz. çıkalım yine aslanlar gibi oynayalım ve zirvede puan kaybı yaşayan takımlara biraz daha yaklaşalım.

    inandık biz sizlere
    #ben23rsiz
  • 260
    biz eksiklerimizden bahsediyoruz ama karşı yakanın durumu bizden iyi sayılmaz. rodrigues, emre, gustavo gibi adamları yok.
    yani hücumcu kanatları yok, sol bekleri yok, orta saha zayıflamış durumda, stoperde ne olduğu belli olmayan falette oynayacak herhalde. kalede kaleci de var sayılmaz sonuçta altay takımın zayıf karnı.
    tek avantajları hakem ve kadıköy.
    bu takımın farkı temposu ve vedat’ın ileride top saklaması olacaktır.
    ahmet çalık’lı 3 lü savunma çıkmamız lazım bence. marcao bütün kafa toplarını kaybediyor maalesef tedbir amaçlı ahmet önlem olabilir.
  • 261
    fenerbahçe'nin puan veya puanlar almasını sağlayacak en önemli oyuncunun ozan tufan olduğu karşılaşma.

    evet, ozan tufan, şaka değil.

    ne stoperleri, ne bekleri ne de kanatları gerçek mevkisi olmayan oyunculardan kurulu olacak takımda, kendi mevkisinde oynayıp takımı toparlayacak tek adam belki de ozan olacak.

    bu yüzden ozan'ın tempoyu ayarlamasına müsade edilmemeli ve orta saha muhakkak elde tutulmalı.

    lemina'nın olmayışına en çok üzüldüğüm nokta bu. ozan'ın tempo yapmasına izin vermez, baskı altında kalmaz, topun bizde kalmasını sağlardı.

    yerine oynayacak seri-belhanda baskı altında top kaybı yapacak adamlar, donk oynasa onun da ne yazık ki temposu yetersiz kalacak.

    sanki adem'i biraz geride kullanıp orta sahaya pres gücü ve sertlik katmasını sağlayabiliriz.
  • 262
    sporda kazanma isteği ve arzusu en önemli şeydir. bir şeyi başarmak için çok istemeliyiz. bu maçı kazanmayı çok istiyor muyuz gerçekten? yani bizim içsel olarak kazanma arzumuz ve inancımız ne durumda? bence önemli bir konu bu.

    diğer taraftan bir paranoya haliyle oynayacağımız hiçbir maçı kazanamayız. tarihimiz boyunca da paranoya olduğumuz tek yer kadıköy deplasmanı.

    nedir bu paranoya?

    bu maçı bize kazandırmayacaklar... kim peki bu maçı kazandırmayacak güç? soyut veya somut her şeye atıfta bulunuldu şimdiye kadar... batıl inançlardan siyasete tff'den hakemlere ondan atmosfere her şey. bunların bir kısmı(hakemler) kesinlikle etken ama 20 küsür yılı da sadece dışsal nedenlerle açıklayamayız.

    bence bu maçın kazanılması tepeden tırnağa içsel bir psikolojik sınav. sadece futbolcular ile ilgili de değil. tüm camia ile ilgili. kendimizi tepeden tırnağa bu maçı kazanacağımza gerçekten inandırmamız gerekiyor. odak noktamız oynaycağımız oyun ve kazanma arzumuz olmalı. fatih terim, hiçbir zaman biz şampiyon olacağız demedi. her zaman biz böyle oynarsak kazanırız dedi. kariyeri boyunca kupaları değil oyunları işaret etti. hep gurur duyulacak güçlü oyundan bahsetti... ve kazanmadığı şey kalmadı neredeyse. bizim bu yoldan gidip içsel olarak kazanma arzumuza ve sahada oynadığımız oyuna odaklanmalıyız. bu iki güç bence tüm dışsal faktörleri aşarak zafere bizi ulaştırır.

    ben kadıköy'de galip gelmeyi çok istiyorum ama bu 20 yıldır kazanamadık diye ortaya çıkan bir istek değil. orada hep kazanmak isterim... her zaman. bence buraya odaklanmalıyız. ve bunun kesinlikle bize bağlı olduğunu düşünüyorum. tüm camiamız gerçekten derinlemesine ve gerçek şekilde kazanmak istemeli. taraftardan yönetime ondan medyaya oradan her türlü galatasaray unsuruna kadar.
  • 263
    seri ve belhanda'dan en fazla birinin sahada olması gerektiği karşılaşma. birinin top kayıplarını belki telafi edebiliriz ama ikisi birden sahada olursa mağlubiyet kaçınılmaz olur. zira fenerbahçe derbilerde hakemin de desteğiyle 12 kişi oluyor. e belhanda da genelde rakibe çalışıyor top kayıplarıyla. 13 e 10 oynanan bir derbi hele ki rakip sahada bizi zor duruma düşürür.
  • 265
    günlerdir her birimiz kafamızda oynuyoruz bu maçı, benim de kendime göre bu maça dair bir senaryom var. tabii ilk olarak en olası ihtimale göre saracchi'nin sahada olacağı lemina'nın ise sakatlıktan dönemediği bir senaryo öngördüğümü belirtmem gerek.
    özellikle lemina'da sahada yokken sert ve fiziki mücadeleye bağlı oynayan fenerbahçe orta sahasına karşı benim beklentim seri'nin kenarda tutulması, belhanda tam bir gamsız ancak burada iş hocaya düşüyor. sezonun kalanında isterse yatsın kalkmasın ama bu maçta belhanda bizim için şart oğlu şart gibi duruyor.

    muslera
    mariano-donk-marcao-saracchi
    belhanda-ömer
    feghouli-emre-onyekuru
    adem

    şeklinde bir dizilişle sahaya çıkmamızın daha iyi olacağını düşünüyorum. oyuncu oyuncu sebeplerine gelirsek.

    muslera: zaten takımda gözü kapalı yazılan ilk adam, kaptan, abi, evlat, kardeş. özetle takımın her şeyi.

    mariano: özellikle sezonun ilk yarısında rezalet bir futbol oynamış olsa da ikinci yarı daha derli toplu göründü, 10 gündür maç yapmamış ve dinlenmiş olması bizim için kıymetli rakibin sol bekinin olmayışı ve kanat oyuncularının da verimsiz olmasını avantaj çevirebilir.

    donk-marcao: özellikle ikili olarak yazdım çünkü luyindama'nın yokluğunda çok ciddi sıkıntılar yaşayabileceğimizi düşünürken zamanla standart bir uyumu yakaladılar ve 3-4 maçtır gayette iyi götürüyorlar, sertlik ayarları gayet iyi. sadece bazen düşüncesizce hamleler yapıyor olmaları risk teşkil ediyor, daha iyi bir seçeneğimiz yok zaten.

    saracchi: sakatlıktan dönüp sahada olması en elzem adam bana kalırsa, fb'nin bekleri ve kanat bindirmelerindeki savunma yapıları bana göre çok zayıf. gustavo gibi bir toparlayıcı da sahada yokken ciddi sıkıntılar yaşayacaklardır özellikle hızlı hücumlarda. saracchi bu profil için en iyi seçenek.

    belhanda-ömer: neden seri veya ön libero donk istemiyorsun denebilir. seri fiziken çok zayıf ve top kazanma noktasında çok etkisiz. bunun yanında donk'u ön liberoya çekmek pek tabii mantıklı geliyor olabilir ama donk'un yerine stopere ahmet çalık'ı koymak isteyen olacağını sanmam. iyi niyetli ve bazı maçlarda güzel iş çıkardı fakat burası saraçoğlu deplasmanı. belhanda geldiğinden beri bir var bir yok, şu sıralar hiç yok ama oynamayı istediğinde orta sahadaki mücadeleye dahil olması her maçta bizi öne çıkardı. hocanın burada kendisini psikolojik olarak hazır tutmasını umuyorum. ömer zaten takımın en iyilerinden, merkez orta sahada sezon başında çok sıkıntı yaşadık ve ömer denemsi olumlu olmuştu. tekrar kendini bulduğu mevkide görmek isterim, seri'nin fiziki zayıflığı ve lemina'nın yokluğu derken savunmadan top çıkarma işini layıkıyla yapabilecek tek adam.

    feghouli: inanılmaz kötü oynuyor. oynamasını istememin tek nedeni belhanda-mariano-feghouli üçgeninin bizi defalarca kurtarmış olması ve yorgun olmayan bir mariano'nun varlığı. o risk alınır.

    emre akbaba: sezonun ikinci yarısından beri her maç fiziken daha yukarı çıktı, bazı maçlarda bir şey yapmamış gibi görünüyor ama boş koşularıyla, rakip savunmayı şut tehdidi ile zorlamasıyla hücumda rahatlamamızın en önemli faktörü. mutlaka sahada olması gerek.

    onyekuru: 16 şubat 2020 galatasaray yeni malatyaspor maçında kendisini gayette toparlanmış buldum. son vuruşlarında geçen sezonki kadar verimli noktada değil ama bunun bir sebebi de maç eksiği, henüz tam hızına ulaşamamış hastalık sonrası fakat önemli değil. galibiyete ihtiyacı olan fenerbahçe karşısında bizim için en değerli hücum silahı olacak. geçtiğimiz hafta oynanan 15 şubat 2020 ankaragücü fenerbahçe maçında hızlı kanatların fenerbahçe savunmasını ne hallere düştüğünü gördük.

    adem büyük: beni inanılmaz şaşırttı. oynadığı her saniyenin hakkını veriyor ne kazanıyorsa bizden helali hoş olsun. adem'in yetenek ve hırs olarak kariyeri boyunca hep sivrilen bir oyuncu olduğu malum, problemi mental olarak sorunlu bir adam olmasıydı ki fatih terim bunu halletmişe benziyor. bu maçta benim için en kilit, en olmazsa olmaz adam. falcao büyük kalite ama adem hem formunun hem de hırsının ödülünü almalı. fb savunmasının türlü pislikler yapıp zorlayacağı malum, kendisini iyi motive edip provokasyonlara kapılmadan savaşmalı. ki sert savunmalara karşı hiç çekinmeden savaşabilen bir yapısı da var. o gol senden gelecek buna inanıyorum.

    bunların yanı sıra yedek kulübemizde falcao, seri, linnes (olurlarsa lemina-andone) gibi hamle şanslarımızın olması inanılmaz kıymetli. sakin kalıp, saldırmadan, kazanmak zorunda olanın fenerbahçe olduğu bilinciyle oynamalıyız. bu pek tabii defansa çekilip beklemek değil, kontrollü bir şekilde topu rakibe vermemiz lazım. fenerbahçe hızlı çıkan takımlar karşısında dağılıyor. haydi hayırlısı.
  • 267
    lemina'nın yokluğu ile beni kara, kara düşüncelere daldıran süper lig müsabakası;

    uzun, uzun düşünüp kafa yorduktan sonra bu maç özelinde lemina'nın yerine oynayabilecek tek oyuncunun maalesef ryan donk olduğuna karar verdim. bazı renktaşlar ömer bayram, belhanda gibi fantastik seçimler yapmışlar. ne belhanda ne de ömer bu görevi yapabilecek oyuncular değiller. o pozisyonda ki oyuncu ne zaman savunma arasına girecek, ne zaman rakibe basacak, nasıl pozisyon alacak bilmesi lazım. ayrıca baskı altında top dağıtması, oyunu yönlendirmesi gerekecek. solda oynama alışkanlığından ömer sürekli topu soluna çekerek oynuyor. ayrıca yine sürekli dikine oynamaya çalışıyor. belhanda'nın da en temel problemlerinden biri zaman, zaman konsantrasyon kaybı yaşaması ve tembel paslar atması. daha belhanda ve ömerin savunma taraflarından hiç bahsetmedim. bizim kadroda selçuk veya seri lemina'nın görevini üstlenebilirler ama onlarda fizik güç olarak çok yetersiz kalırlar. yani mecbur donk'u ortasahaya çekip savunma tandemini ahmet çalık&marcao ile oluştururum. donk daha önce önlibero oynuyordu ve o mevkiye alışkın. ayağı fena değil. topla çıkabilir. savunma tarafında da gayet iyi. ahmet çalık zaten kendi mevkisinde oynayacak. konyaspor, denizlispor, alanyaspor maçlarında oynadı ve maç eksiği yok.

    saracchi tam olarak hazırsa onbire koyardım. yok hazır değilse sol bekte linnes'i oynatırdım. onyekuru ve falcao'yu tam olarak hazır olmamaları, mücadeleye dayalı bir maç olacak olması nedeni ile 2. yarıya saklardım.

    benim bu maç için onbirim şu: muslera-mariano, ahmet, marcao, saracchi (linnes)- feghouli, donk, seri, ömer bayram- emre akbaba, adem

    çok zor maç olacağı kesin. 4 puan önde gidiyoruz ve fenerbahçe kendi saha ve seyircisi önünde mutlak kazanmak zorunda. sahaya sakin ama çok kararlı çıkmalıyız. kadıköy deplasmanlarında ilk golü yemek bizim açımızdan mağlubiyet demek oluyor. bilinç altına yerleşmiş "biz ne yaparsak yapalım bu sahada kazanamıyoruz" duygusu hemen öne çıkıyor. oysa 0-0 geçilen her dakika bizim lehimize olacak, fenerbahçe ve seyircisi baskı altına girecek. o açıdan ilk 20 dakika mağlup duruma düşmememiz çok önemli. ilk 10 dakika takımımın özgüven kazanması, saha ve atmosfere daha çabuk alışması için şok bir tam saha pres ile başlardım. stoperlere hatta kaleci altay'a kadar varan bir baskı. bize aynısını geçen yıl tt arena'da benfica ve bu yıl fenerbahçe yapmıştı. başarılı da oldular. ancak tabi bu bir deplasman maçı ve uzun süre bu oyun anlayışı ile oynayamayız.

    ana taktiğim şöyle olurdu: fenerbahçe'de rodrigues'in olmaması ve savunma arkasına koşu yapabilecek oyuncu eksikliğinden savunma tandemini öne çıkararak takım boyunu kısaltır, kompakt bir düzenle fenerbahçe'nin oyununu 2. bölgede alan daraltıp, 2'li-3'lü sıkıştırmalarla bozmaya çalışırdım. f.bahçe'nin tutulma, yani oyundan düşürülme sırrı nerede yatıyor?.. tabii ki; ozan'la jailson'un (veya tolga ciğerci) üzerine kurulacak baskıda. burada adem'in, emre akbaba'nın sürekli bu oyunculara baskı yapıp, bozmaları çok önemli. kruse'da çok hareketli oynamadığı için f.bahçe'nin hatları arasındaki bağlantı umudu sadece muriç'in omuzlarına kalırdı. burada da savunma dörtlümüz ile donk ve seri'nin iyi yerleşerek boş alan bırakmamaları çok önemli. kruse'a yakın olan stoperimizin markaj yapması elzem. muriç'e de donk ve yakın olan stoperle markaj yapılarak fenerbahçe hücumda etkisizleştirilebilir.

    hücum açısından ise fenerbahçe presli oynayacağı için basit top kaybı yapmamamız ve atakları sonlandırmamız şart. pas yapıp oyunu soğutamaz ve atakları sonlandıramaz isek savunmamıza çok büyük yük binecektir ve hata yapmaları kaçınılmaz olacaktır. prese karşı sakin ve sabırlı oynamamız lazım. adem, feghouli ve emre akbaba'nın performansları da belirleyici olacak. eğer bu oyuncularımız top tutabilirlerse savunmamıza soluklanma fırsatı yaratacaklar. bilhassa feghouli ve emre akbaba bu maçta savaşmalılar. feghouli gizli oyunkurucumuz ve top tutabilme özelliğine bu maç çok ihtiyacımız olacak. 2. devre fizik olarak toparlanmış görünüyor. mariano ile uyumu da bu maç için feghouli'yi ilk on bire yazmaya mecbur kılıyor.

    fenerbahçe bize karşı ankaragücü'ne karşı oynadığı gibi oynamayacaktır ve daha kontrollü oynayacaktır. ama eğer skoru tutmayı başarabilirsek ikinci yarı yorulan ve daha çok risk alan fenerbahçe'ye karşı onyekuru ve falcao hamleleri bize avantaj sağlayabilir.

    bu maç özelinde en kritik oyuncularımız adem, feghouli ve emre akbaba olacak. bilhassa emre akbaba'nın performansı skora direkt etki edecek. rakip önliberolara yapacağı baskı ve hücumda da sorumluluk alıp pas istasyonu olması, top tutup takımı rahatlatması çok ama çok önemli. bu maç oyunkurucularımız (emre, feghouli) savaşmalı ve sahaya karakter koymalılar. alabileceğimiz puan yada puanların anahtarı bu...
  • 270
    olur da dakika maçın bitimine çok az bir süre kala farkı ikiye çıkartacağımız bir gol olursa, zaten patlamaya hazır bir durumda olan fenerbahçe taraftarının sahaya girerek büyük olaylar çıkartacağı ve kadıköy sokaklarını yangın yerine çevireceğini düşündüğüm maç. abartısız bir şekilde bunun olabileceğine inanıyorum.
  • 271
    lemina oynamazsa 5'li savunma ile çıkacağımızı düşündüğüm maç olacaktır.

    3'lü diyenlere de şaşıyorum bekler hücuma hiç çıkmayınca nasıl üçlü olur?
    açıkçası ben bir galatasaray'lı olarak bu sistemi takımımıma yakıştıramıyorum.

    bana göre bu maçta yapılması gereken; ahmet'e güvenip marcao'nun yanında tandemde oynaması, donk'un lemina'nın yerine ön liberoda oynaması. sağda feghouli - solda ömer; hücumda yine emre ve adem ile başlayıp 60'dan sonra falcao ve onyekuru takviyeleri ile sonuca gidilmeli.
  • 274
    fenerbahçe iç sahada ilk yarı 8 gol, ikinci yarı 2 gol yemiş.

    galatasaray ise ilk 30 dakika 1, son 30 dakika 6 gol yemiş.

    bu durum takımımızın kondisyon problemini bariz bir şekilde ortaya koyuyor. ne yapıp edip ilk yarı boyunca gol bulmalıyız.

    son 20 yıl boyunca da deplasmanda oynanan tüm maçlarda toplam 18 dk önde kalabilmişiz.
  • 276
    ilk 20 dakika çok önemli. 20 dakikayı gol yemeden atlatırsak izlemesi de bizim için kolay olur. erken gol yemek maçı izlemeyi işkenceye çevirebilir.
    topu fenere verip basmak en iyisi. emre sayesinde baskıyı dindiriyorlardı ama artık o da yok. basıp topu onyekuru'ya aktarmak lazım. ama sakın feguli'ye aktarmayalım. dönecek de pas verecek de... feguli ile bunu asla başaramayız. bu maç feguli dahil herkes koşacak, koşmalı. bence feguli yerine seidika olsa afallar fener. bunlar ne yapıyor der. sonra şakkadanak mariano'yu da öne atacan.
  • 277
    lemina süprizi olmazsa benim de içten içe üçlü savunmayla çıkabileceğimizi düşündüğüm maç. açıkçası futbolun tadını kaçıran bir taktik olarak görüyorum ama buna mecbur kalabiliriz ve bu sene büyük maçlarda epey denedik bu dizilişi.

    bir haftadır herkes bu maçı konuşuyor, şampiyon olarak tamamlamak istiyorsak, bu sene önümüzde iyi bir trabzon varken kazanmamız elzem görünüyor.

    falcao haftaiçi nasıl görünürse bence ona göre de şekil alacak. evet herkes adem büyük üzerinde duruyor, kendisi elbette formuyla haketti. ama yine de tercih falcao olabilir gibi.

    ayrıca dörtlü savunma ile dizilirsek ortada muhtemelen belhanda şans bulacaktır, ki bunu çoğumuz istemiyor.

    hayırlısı olsun cimbom kazansın!