• büyük ihanet olarak kayıtlara geçer.

    esasında sıradan, hatta alkışlarla geçmesi gereken bir olağan mali genel kurulda yaşanmış, galatasaray tarihinin riva ve florya'nın peşkeş çekilmesinden sonraki en büyük ihaneti. zaten bir bakıma onun da artçısı.

    bana göre galatasaray taraftarının saf tutması gereken büyük bir savaştır bu.
    galatasaray liseciler tarafından ihanete uğramıştır.
    30 milyon galatasaray taraftarı da bu liseciler hegemonyasını kırmalıdır.
    yoksa hiç bir tanemizin çıkıp da galatasaray bizim, galatasaray taraftarı büyük demeye hakkı yok. 358 kişi galatasaray taraftarını yok sayarak kulübün gidişatını değiştirebiliyorsa biz net şekilde etkisiz elemanız demektir.

    ayrıca fatih terim'den mustafa cengiz lehine net bir açıklama bekliyorum. klüpte ağırlığı büyüktür. tek bir açıklaması lümpen tayfanın üzerinden silindir gibi geçer.

    artık galatasaray'ı seven kim varsa bu savaşın bir parçasıdır.
  • türkiye gerçeklerini 1 gün gibi kısa bir sürede 23 mart 2019 galatasaray olağan mali genel kurulunda göstermiştir.

    dursun özbek başkanlığı süresince takımımız ligde hiçbir zaman ilk 3'e girememişti.* bunun yanında yöneticileri transfer evraklarını yetiştiremeyerek büyük bir skandala imza atmıştı. sadece bununla da sınırlı değil; takımımız avrupa'dan men yemiş ve ekonomik anlamda dibe çökmüştü. bitti mi? bitmedi. galatasaray'ın kurtuluşu dediğimiz riva ve florya arazileri peşkeş çekilerek ederinin kat be kat altında satılmış ve neredeyse hiç bir gelir elde edilememişti..

    mustafa cengiz ise başkanlığı süresince 1 lig şampiyonluğu yaşadı. avrupa'dan men yememizi önledi ve kulübü ekonomik anlamda refaha kavuşturdu. kulüp parasını kendi parasıymış gibi düşünerek kimseye harçlık vermedi! kulübü dursun özbek denen adamdan -bataklıktan- kurtarmış ve galatasaray taraftarının sevip saygı duyduğu bir isim olmuştu...

    şimdi gelelim türkiye gerçeğine;

    dursun özbek temize çıkartıldı. yaptığı her şey doğru olarak kabul edildi ve üzerine ödül verildi. mustafa cengiz'e ise sırt dönüldü ve kulüpten uzaklaştırıldı...

    birisinin önüne bir kap yem koymadıkça bu durumlara düşürüldüğünü her gün görüyoruz.

    son olarak; kurt kışı geçirir ama yediği ayazı asla unutmaz. mustafa cengiz'in arkasında şu an milyonlar var. hınç almak için tam zamanı.
  • gerek kalmadığı için, okan böke tarafından harcı ödenmediğinden açılan davanın ve dolayısıyla ihtiyati tedbirin düşürüldüğü bir davayı, tedbir kaldırıldı diye lanse etmek cehaletten değilse ihanettendir diyeceğim ama diyemiyorum. cehalettendir diyor kesiyorum. çünkü tedbir esasa girilmek suretiyle kaldırılmamış, tamamen usuli noksanlık nedeniyle düşürülmüştür. nedeni de zaten açılmış iki ayrı dava varken üçüncüsünün gereksiz olması düşüncesidir ki bence de doğrudur.

    açılmış iki ayrı davada, hem denetim kurulu hem de yönetim kurulu aleyhine alınan idari ibrasızlık kararının iptali davalarında “idari ibrasızlık kararının tedbiren durdurulmasına” ilişkin kararlar devam etmektedir. o davalardan birinin duruşması yarındır ve tedbirin kaldırılması söz konusu değildir. çünkü tedbirlere ilişkin itirazlar yapılmış ve reddedilmiştir. dava esastan karara bağlanıncaya kadar da devam edecektir. sonuçta da dava kabul edilerek idari ibrasızlık kararları iptal edilecektir. çünkü yargıtay’ın yerleşmiş içtihadı var.

    kimse merak etmesin.
  • öncelikle bundan 10 ay önce kullanılan 4803 oyun 2525 tanesini (%52.6'sını) alarak başkan olan bir adam, bir sonraki seçimde yine galip çıkacaktır. seçime girmeyi başardığı sürece onu kimse durduramaz.

    burada sorun mustafa başkan'ın bir sonraki seçime girip giremeyecek olması. galatasaray tüzüğü'ne göre yönetimin ibra edilmediği bir durumda 30 gün içinde seçim için olağanüstü genel kurul toplanıyor, aklanmayan yönetimin başkanı ve üyeleri de bu seçime giremiyor. fakat yargıtay 18.hukuk dairesi'nin 2012 yılında verdiği karara göre, spor kulüplerinin mali açıdan ibra edilmesi durumunda yönetim ibra edilmiş sayılıyor, idari ibra diye bir kavram hukuken geçerli değil. dolayısıyla bugünkü genel kurula katılmış bulunan herhangi bir üyenin "idari ibrasızlık" kararına karşı iptal davası açması, kanuna aykırı şekilde verilen "idari ibrasızlık" kararının iptali için yeterli. açılacak olan bu dava karara bağlandığı anda mustafa başkan seçimlere girme hakkı elde edecektir. fakat ibra etmeyen tayfanın dava sonuçlanmadan seçimi yapıp bitirmek için elinden geleni yapacağı malum.

    burada mustafa başkan'a "sen başkanı olduğun kulübü dava mı ediyorsun" şeklinde saldırılmaması için adnan polat'ın yaptığı gibi kalkıp bu davayı kendisi açmamalı. davayı diğer üyelerden biri açmalı, mustafa cengiz'in adaylık başvurusu reddedildiği anda bir dava da bu karar için açmalı ve mustafa başkan'a katılma hakkı verilmeyen bir seçim gerçekleştirilse bile birkaç ay sonra iptal edileceğini yüksek sesle söylemeli.

    taraftar ve fatih hoca, açılan dava sonuçlanıp mustafa başkan seçimlere girme hakkı elde edinceye kadar bu seçimin yapılmasına müsaade etmemeli. şahsen benim aklıma başka bir çözüm yolu gelmiyor.

    ekleme: "mustafa başkan bizzat dava açıp tedbir kararı aldırırsa seçimler yapılamaz" diye mesajlar geliyor. inşallah böyle olur ama dursun efendinin siyasi desteği malum, hakime o yönde bir baskı gelirse bu kararı vermemesinden korkuyorum açıkçası. burası türkiye
  • çıkan video kayıtları ve sonrasında yaşanan, duyulan, konuşulan şeylerden sonra yapılanın çok organize olduğu ortaya çıktığı gibi işin içinde sahtecilik olduğu da ortada.

    liseci grup şu hareketiyle kendi ipini çekmiştir.

    belki de tarihte ilk kez 30 milyon taraftar tek yürek olarak bu gruba karşı cephe almış durumda.

    mustafa cengiz alacağı doğru kararlarla bu mağduriyetten çok ciddi bir sinerjiyle birlikte bu gruba karşı tüzük değişikliğini yapabilmek için fırsat yakalamıştır.

    dilerim sevgili başkan 25 mart 2019 mustafa cengiz basın toplantısında bu tepkiyi doğru şekilde kullanır ve doğru yerlere karşı kullanır.

    öyle yoğun hislerle doluyuz ki şu an başkan ne dese onu yapacak kıvamdayız. ve yaklaşık 30 milyon kişiyiz.
  • mustafa cengiz ve yönetiminin, idari yönden ibra edilmemesi hukuken yok hükmündedir ve bu yargıtay içtihadı ile kesindir. işte adnan polat davasında yargıtay’ın verdiği kararın ana gerekçesi:

    “....spor kulüplerinin her türlü işlem ve faaliyetlerinde önemli olan paranın hesabının verilmesi olup, mali yönden kusurlu bulunmayan yönetim kuruluna idari yönden de kusur izafe edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır..."

    adnan polat dönemindekinden farklı olarak, denetim kurulu ve denetim kurulu raporlarının idari yönden ibra edilmemesi, yukarıdaki ana gerekçe karşısında hiçbir anlam taşımaz. çünkü denetim kurulu da mali yönden ibra edilmiştir. yargıtay, adnan polat davasında, “...denetim kurulu raporlarının kabulü de idari ibra anlamı taşır...” gerekçesini de kararına eklemiştir ancak bu ek gerekçedir.

    zaten, yargıtay’ın bu kararına arkadan dolanmak amacıyla, 358 liseci denetim kurulunu idari yönden ibra etmemiş, denetim kurulu raporlarını reddetmişlerdir. yani akıllarınca, denetim kurulunu ibra etmezsek, ek gerekçelerle yargıtay kararının kapsamından çıkarız diye düşünmüşler. ancak yargıtay’ın asıl gerekçesi karşısında bunların hiçbir önemi yoktur ve mali yönden ibra olunan yönetim ve denetim kurulunun idari olarak sorumlu tutulamayacağı kesindir.

    tekrar tekrar söyleyelim ki ibra, sadece mali konulara ilişkin ihdas edilmiş bir hukuki mekanizmadır. idari karar ve işlemlere karşı ibra etmek diye bir düzenleme hukukumuzda yoktur. nitekim kulüplerimizin tabi olduğu dernekler kanununda ibra diye bir düzenleme yoktur. türk ticaret kanunu’nun 558. maddesindeki ibra, kıyasen kulüplere de uygulanmaktadır. yani kısaca ibra, alacak-borç ilişkilerine ve mali konulara ilişkindir başka alanlarda uygulanması hukuken mümkün değildir.
  • galatasaray tarihinin en rezil, en beceriksiz, en zararlı, en menfaatçi, en beceriksiz yönetimi olan uefa'dan ceza aldıran dursun özbek yönetiminin üçüncü kez sırf liseli diye ibra edildiği ama gecesini gündüzüne katan, uefa'dan ceza almamızı engelleyen yönetimin ibra edilmemesi.

    o kendini elit zanneden galatasaray'ın içindeki virüsler, dursun aydın özbek gibilerine layık doğru ama gerçek galatasaraylılar değil.
  • utanç verici bir eylemdir;

    tarihimize kocaman bir kara leke olarak geçmiştir. kumpas ile, bir oldu, bitti ile, zor kullanarak yönetim devrilmek istenmiştir. ancak yönetim emanetine sahip çıkmış, dimdik durmuş ve doğru olanı yapmıştır.

    yargıtay'ın daha önce adnan polat'ın idari yönden ibra edilmemesi ile ilgili emsal kararı var: yargıtay o davada "spor kulüplerinin her türlü işlem ve faaliyetlerinde önemli olan paranın hesabının verilmesi olup, mali yönden kusurlu bulunmayan yönetim kuruluna idari yönden de kusur izafe edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır" şeklinde karar vermişti.

    anlayacağınız fener medyası ve içimizde ki hainler size buradan ekmek çıkmayacak..
  • 10 yildir sözlükteyim ilk kez sampiyonlugu kaybettigimizi yaziyorum.

    tüm liselileri ve sözlükteki mustafa cengiz düsmanlarini teker teker tebrik ederim.

    umarim mustafa cengiz aday filan olmaz ve dursun özbek baskan secilir, stadimizi idman tesisimizi ve galatasaray lisesini komple satar ve kulübümüzün 1 liralik bile tasinmazi kalmaz insallah.
  • saatler sürdü, tabiki gidenler oldu ki zaten katılım sayısı ortada.

    malesef oyumuz yetmedi ve başkanın yönetimi aklanmadı, seçim kararı alındı.

    uzun analizimi sonra yapacağım ama liseli olmayan bir üye olarak gerçekten çok kırgınım.

    galatasaray tarihinin en beceriksiz başkanı olan liseli d.özbek gayet rahat ibra edildikten sonra bugün m.cengize yaşatılanlarla liseli olmayan biz üyelerin galatasaray kongresindeki zenciler olarak görüldüğümüz artık netleşmiştir.

    umutsuzlanmayın,
    her zencinin bir m.luther’ı bulunur elbet ve bu adaletsiz düzen er yada geç son bulur!
  • yönetimin adnan polat davasının yargıtay kararını emsal alarak hemen yarın asliye hukuk mahkemesinden malum genel kurul için tedbir kararı çıkartması gerekiyor.
    tedbir kararı sonrası mahkeme zaten anca 2021’de falan sonuçlanacağından hiç seçime falan gitmeyip 2021’e kadar işine bakmalı yönetim. öyle başa böyle tarak işte liseli statükocular.