• 10
    genel olarak samimi, olabildiğince şeffaf ve rasyonel açıklamalar yapmıştır.

    ancak 1 noktada kendisini eleştirmek gerekirse, sponsorluk sorusuna biraz da haklı olarak alındığından sanırım maksadını aşan bazı değerlendirmeler yaptı. "galatasaray'ın stat sponsorluğundan pek de bir fayda görmedim. barcelona'ya sponsor olmak çok daha az maliyetle daha verimli" tarzındaki açıklaması, yarın başka kişilerle bu sponsorluklar konusunda pazarlık edecek bir profesyonel için çok anlaşılır değil. marcao'nun satışı konusunda konuşulan 20 milyon euro rakamı için "yok daha neler" tadındaki bakışı da şahsi kanaatim hoş olmadı.

    yarışmacı, kaliteli ve başarılı bir kadro kurulacağı konusunda da ciddi güven aşıladığını belirtmek lazım. bahane üreten değil durum özetleyen, sorunları aşmak için gerekirse parasal konularda da çıtayı yükseltmekten çekinmeyeceklerini net bir şekilde ifade eden yaklaşımı önemliydi.

    stat sponsorluğu konusunda "benim verdiğimden daha fazlasını veren olursa, kulüp istediği zaman sözleşmemi iptal edebilir" noktasından daha da ileri giderek; "ben aynı parayı yine vereyim ama kulüp de yeni bir sponsor bulsun o da versin" noktasına sıçrayış ise muazzam bir destek vaadidir. bunu diyebilen bir adamı ufak tefek de olsa eleştirirken zorlanmamak imkansız.
  • 12
    kerem ve marcao özelinde neden 20'li rakamlar gerçek değil gibi bir açıklama yaptı açıkçası şaşırdım.
    hadi diyelim kerem gibi adam çok var avrupa ve afrika kıtalarında.
    ancak marcao nadide bir çiçek.
    çok net şekilde ayağı bu kadar kadife stoper çok zor bulunur bir özellik.
    beşiktaş atınç nukan'ı bile 6 milyon avro gibi bir paraya leipzig gibi bir proje takımına kakalamıştı.
    marcao tam olgunluk çağında ve bizimle 2 tam sezon avrupa macerası yaşadı.
    gayet 20'li rakamlara gidebilecek bir potansiyel marcao.
    geri kalan kısımdaki konuşmaları gayet sakin ve ben buradayım havasındaydı.
    zaten başımızdaki yönetim kendisine dua etmeli yoksa bir daha buraları zor görürlerdi.
  • 13
    benim açımdan en tatmin edici kısmı, birkaç defa tekrarlanan “bugünün başarısı için gelecek feda edilmeyecek” cümlesi oldu. zira sözlükte de gördüğüm kadarıyla taraftarlar yine aynı dalgaya kapılmaya başladı. 4 senede 20 milyon maliyeti olacak, kontrat sonunda emekli olup sahil kasabasında inzivaya çekilecek yaşa ulaşacak ve bonservis getirme ihtimali olmayan oyuncuların hayalleri kurulmaya başladı.

    umarım erden bey taraftar gazına gelmez, söylediğinin arkasında durur. bu, bütün takımı gençlerden ya da ucuz oyunculardan kursun demek değil. bizdeki performansı sonucu başka bir takıma satılabilecek yaşta ve potansiyelde olması, benim nazarımda bir transfer için en önemli kriter.
  • 15
    sponsorluk konusunda yaptığı açıklamaların kendisi pozisyonundaki bir yöneticinin yapmaması gereken ve galatasaray marka değerine zarar veren açıklamalar olduğunu düşünüyorum. yok efendim 10'da 1 bütçe ile aynı etkiyi barcelona sponsorluğu ile yaratmak falan nereden bakılsa dişe dokunur falso. ayrıca galatasaray'ı samimi duygularla sevdiğini anlıyorum ama her eleştiriye de küsüp, ben oynamıyorum diyen bir yapısı varsa, 3 ay sonra erden timur'suz bir yönetime kendimizi hazırlayalım derim. zira bunu önceki entry'lerimden birinde de belirtmiştim, tarihin en kötü gs yönetimini şirin gösteren aktörlerden en önemlisiydi, kendisi olmadığında burada yönetim istifa entryleri dolmaya başlayacaktır.

    ayrıca kendisinin sponsorluk için vaat ettiği bedeli ödemeyi teklif ederek sponsorluktan çekilme isteğinin de içinde bulunduğumuz sponsorluk yılı için olduğunu düşünüyorum, yine de şahsen teşekkür ederim ancak şöyle bir konu var; ben hukukcu değilim, sponsorluk anlaşmasının içeriğini de bilmem ama bu tarz bir sözleşmelerden cayma'nın ne tür yaptırımları olduğunu da bilmek gerekiyor. jest gibi görünen şey, jest olmayabilir.

    dürüst ve açık sözlü birine benziyor, bundan dolayı da konuşmasında doğru ifadeleri bulmakta zorlanıyor ve bu da hitabetini zayıflatıyor diye düşünüyorum, ama yine söylemeden geçemeyeceğim, neresinden bakarsanız bakın konuşmasında kullandığı "bekara karı boşamak, iki ucu boklu değnek" gibi benzetmeler kulübü temsil eden bir bireye yakışmadı.

    birkaç gün önce cenk ergün'ün ayakları yere basan açıklamalarından sonra, gs camiasında alçakgönüllü açıklamalar yapmanın basiretsizlik olduğunu ve bu mentalitede insanların kulüp yönetiminde olmamaları gerektiğine dair bazı girdilere rastlamıştım. bugün kendisinin de açıklamalarının ayaklarının yere bastığını, belirsizliğe gebe konularda söz vermekten kaçındığını gördüm, aynı basiretsiz yakıştırmaları kendisine yapılacak mı, yoksa her zamanki gibi överken de sonuna, yererken de sonuna kadar yaklaşımımıza devam mı edeceğimizi merak ediyorum.