• linç riskine rağmen yazacağım; ben bu yıl takımın şampiyon olmasını istemiyorum. 2015'te, 2018'de ucuz şampiyonluklar aldık. 2018 şampiyonluğunun hikayesi çok güzeldi ve benim için de çok değerliydi ancak futbolun edebiyat olmayan yanını da unutmamak lazım; hedef geliştirme, altyapı, planlama, ekonomi yönetimi gibi.

    son 3 forvetinden ikisini kasımpaşadan 14 milyon euroya alan, profesyonellikten uzak oyuncularına gereken disiplini veremeyen (ve hatta yeniden stoke city'den kiralayan) alt yapıya kurumsallığın bir parçası, bir vizyon gibi değil de "altın yumurtlayan tavuk" gibi bakan, alt yapı oyuncularına galatasaray markası altında uzun dönem başarı/eğitim/kültür vaat edemeyen kulübümün şampiyon olmasını istemiyorum.

    varsın başkası olsun. isterse başakşehir olsun.

    ben artık şampiyon olduk diye gevrek gevrek tatil yapıp, "ooo kredimiz var" diyen ne oyuncu, ne yönetici ne da taraftar görmek istemiyorum.

    başarı bir kültürdür. burayı iyice vurgulayayım. kültürdür; yani üretimdir. başarı sadece bir yarışı kazanmak değildir. o yarışın belirleyicilerinden biri olmaktır (akhisar 2018 yılının en başarılı takımıydı bence bu yüzden). başarı sadece rekabet etmek değildir, rekabet çıtasını yükseltmektir. başarı bugün yaşanan bir sevinç değildir, geçmişten geleceğe bir süreklilik içinde kurumların ve ona bağlı çalışanların/kitlelerin kendinde hissettiği gurur, güven, memnuniyet, ümitlilik halidir.

    ben başarılı bir galatasaray görmek istiyorum. özellikle ucuz şampiyonluk alıp bir sonraki yıl şampiyonlar liginde galatasaray markasını, istatistiklerini zedeleyecek sosyal medya starı futbolcular/yöneticiler görmek istemiyorum.

    şapkadan çıkardığı tavşanlar türk ligine gani gani fazla geldiği için "her şeye rağmen yine de şampiyon yapabilen" bir fatih terim görmek istemiyorum. terim'in şapkadan çıkaracağı tavşanı uluslararası arenada görmek istiyorum.

    bu yüzden, bence bu yıl biz şampiyon olmayalım. ikincilik iyidir. şampiyonlar ligi ön elemelerini geçecek bir takım ve oyun yaratamazsak zaten oraya hiç gitmeyelim. "ama şampiyonlar ligi gelirleri" diyeceksiniz biliyorum; ancak işte gördüğünüz gibi geliri yönetecek kafa olmayınca diagne'ye 10m euro veriyoruz.

    yani kafa olmadan olmuyor. biz önce kafa kazanalım. yoksa, kazandığımız hiç bir şeyden, sizi bilmem ama ben keyif alamıyorum.