• 62
    sözlüğün kendine işkence etmeye niyeti var galiba. tarihte en çok ezildiğimiz derbidir. skor değilde oyun anlamında. diğeri ise tudor döneminde beşiktaş'a deplasmanda kaybettiğimiz 3-0'lık maç (quaresma 40 yıllık galatasaraylı gibi gol kaçırmıştı)

    bu maça gelince sağda uğur uçar solda ferhat öztorun gibi 2 tane 18'lik topçuyla kadıköy'de farklı bir sonuç olamazdı zaten. hala 05-06 sezonunu şampiyon tamamladığimıza inanamıyorum.
  • 63
    herkes çok şanslı olduğumuzdan bahsetmiş ama ilk 10 dakikada kaçan 2 tane net pozisyonumuz vardı ve fenerbahçe ilk golünü saçmasapan bir şekilde tam kalecimizin önünde seken bir uzaktan şutla bulmuştu. bunların sonucunda, sahip olduğumuz momentum uçup gitmişti. o sene fenerbahçe'ye hem ligde kendi evimizde yenilmiştik, hem de kupada elenmiştik ama oynadığımız 3 maç da oyun olarak başa baş geçmişti;

    (bkz: 27 kasım 2005 galatasaray fenerbahçe maçı)
    (bkz: 8 mart 2006 fenerbahçe galatasaray maçı)
    (bkz: 22 mart 2006 galatasaray fenerbahçe maçı)

    bu maçta ise skor 1-0'a geldikten sonra hiç geri dönüş olmamıştı, fenerbahçe kalan 80 dakikayı domine edip belki 6'ya, 7'ye gidebilecek bir maç oynamıştı ve skorun 4'te kalması bizim için şanstı. ama skoru 1-0'a getiren taraf olmayı hak eden taraf kesinlikle galatasaray'dı. fenerbahçe de bu açıdan şanslıydı ki bu azımsanmayacak bir şans. çünkü o sene iki takım arasında bu maçın 10 ila 90. dakikaları arasında gördüğümüz derecede bir futbol farkı kesinlikle yoktu. hatta hepimiz biliyoruz ki sezon geneline yayılan fenerbahçe lehine hakem hataları olmasaydı o sezonu galatasaray rahat bir şekilde şampiyon tamamlayacaktı (ki yine de tamamladı). hal böyleyken bu maça bu kadar anlam yüklemek bana doğru gelmiyor açıkçası. olmayacak şey değil, birbirine yakın futbol oynayan iki takımdan biri çok kötü gününde, öbürü de çok iyi gününde olabiliyor. o gün de fenerbahçe çok şanslı başladı, bu şansını da harika bir şekilde değerlendirdi. bunda beklerde uğur uçar, ferhat öztorun ikilisini seçmemizin de etkisi büyüktü.

    bu maça benzer bir örnek geçen sezon oynanan 22 şubat 2020 beşiktaş trabzonspor maçı'ydı mesela. beşiktaş o maçta trabzonspor'u fenerbahçe'nin bizi ezdiğinden de daha fazla ezdi ama geçen senenin genelini düşünecek olursak 2 takım arasından daha iyi olan tarafın kesinlikle trabzonspor olduğunu rahatlıkla söyleriz. tabii biz 2005-2006 sezonunda fenerbahçe'den daha iyiydik demiyorum ama onlar da bizden daha iyi değildi. az çok aynıydı iki takımın oynadığı futbolun seviyesi.
  • 64
    berbat bir maçtı ama sezon itibariyle en azından güzel biten sezondu. yazın mutluyduk.

    denizli'den gol haberi var denildikten sonra galatasaray'ı candan kandan seven hasan şaş'ın sevincini hiç unutamam. bitmeyen 16 dakika, fenerbahçe' de daum'un çaresizce bakışları.. muhteşem bir sevinçti.

    22 nisan'da oynanan bu maçı 14 mayıs 2006 galatasaray kayserispor maçı sonrası çoktan tarihe unutulması gereken bir maç olarak gömmüştük.

    bir de futbolun kara yüzleri yok mu? ağzıma gelen küfürleri yazıp şuraya, boşuna yazdıklarımı pislemek istemiyorum. bazı şeytanların yıllar sonra bile 2006 şampiyonluğu için neler dediklerini unutamıyorum. şeytan onlar, şeytan..

    ağır bir mağlubiyet aldığımız (oyun olarak ayrıca) bu maçta gerets'in tercihlerini yeniden sorgulamadan da duramıyorum. yine de 22 nisan'daki bu maç sonucu o müthiş sevinçleri sezon sonunda kursaklarında kaldığı için ayrı bir gıcık gülüş yapamadan da duramıyorum.
  • 65
    22 nisan 2006 fenerbahçe galatasaray maçında gerets'in çıkardığı kadroyu görünce zaten az olan beklentim sıfıra düşmüştü. tabi son 6 senenin getirdiği o talihsiz yenilgiler vs de şevkimi kırdığından izlemeyi düşünmediğim bir karşılaşmaydı en azından ilk yarısını, zira o gün teyzemin kızı evleniyordu düğündeydik. galatasaraylı olmama sebep olan dayım ise düğün başlamadan kıyılan nikahı izlemek yerine ilk yarıyı izlemişti. salona girdiğinde yüzü bir karıştı, ben de kendisine '' izleme dedim ama sana'' dedim. zaten skor arttıkça dayım rakıları yuvarladı durdu. en azından o an unutmak için içti de içti. en son pistte belinde ceketi elleriyle çamaşır çitileme figürleri ile oynuyordu.. ben o gün bir sürü fenerli ile bu maçı aldınız ama sonunda biz şampiyonluk olacağız diye iddiaya girdim.
  • 66
    üniversiteyi bir sahil kasabasında okurken irlandalılarn barında izlediğim maçtır. maçı fenerli ve galatasaraylı taraftarların karışık oturarak izlediği zamanlardı. neyse efendim 1 2 3 derken 4 oldu. bütün galatasaray fan boyları maçı 3.gol olduğunda terk ederken ben sonuna kadar dayandım ızdıraba. tv den bile olsa arkamızı dönemezdik baba vasiyetiydi zaar. maç bitti üzüntülü bir şekilde içeceğimi yudumlarken yanıma karşı suyun taraftarları geldi işte dedi gerçek galatasaraylı. ama o alaycı bakış ve gülümseme zihnime kazındı. sezon sonu gemi klaksonları eşliğinde şampiyonluk kutlarken hiçbiri ortalıkta gözükmüyordu.
  • 67
    kadikoy'de, galatasaray tribününde canlı izlediğim maç. nasıl bir çile çektiğimizi hayal etmeye çalışmayın edemezsiniz. aslında bu maç ile ilgili şöyle bir durum da var hatırladığım kadarı ile; maça iyi başlayan taraf yine bizdik genelde olduğu gibi. necati ateş, hakan şükür ve ayhan akman'la ilk 10-12 dakika pozisyonlara girip topu orda oynuyor görünsekte fenerin ilk şutu, appiah'ın şutu gol olunca bir zamanların klasik senaryosu devreye girmişti yine. saidou'nun ikinci yarının hemen başında kırmızı görmesi ise felaketin habercisi oldu. atak üstüne ataklar, oley çekmeler, oyuncularımızın basiretinin bağlanması ve kadiköy'de o galatasaray nefreti ile gözü körelmiş hayatının en büyük başarılarını galatasaray üzerine kuran taraftarın gaza gelişi..

    90 dakika sonrası tüm bunlar maç içinde olabilecek şeyler deyip sinirden üzüntüden tırnağınızı yerken fenerbahce deplasmanına gittiğinizi hatırlatmaya ve anlatmaya çalışan bir camia ve babadan oğula nesil olan insanlar topluluğu.. maç biter çalarsın şarkını iki koyduk mu çekersin defolur gidersin di mi ? yok.. ışıkları kapamalar, lazer show yapmalar (sirkteki hayvanlara tutar gibi gözümüze gözümüze), sahaya sarı kırmızı formalı hindi çıkarmalar, tuncay şanlı'ya hindi kovalatmalar, g... s... pankartı açmalar... tüm bunlara tepki gösterip cinnet geçirirsen de sana biber gazını havaya karışmadan sıvı olarak sıkmaya çalışan bir polis.

    o gün tüm bu yaşadığımız eziyet anlarında bilincimi gerçek anlamda sinirden ve biber gazından yitirmek üzereyken o hengame içinde bir abimizin; ''allahım sen bunları neden mutlu ediyorsun ya rabbim, bunlar kötü insanlar kötüüüüü'' diye diz çöküp ellerini açıp allah'a isyan ettiğini dün gibi hatırlıyorum. ben de bu soruyu çok sorardım kendime ama bu kadar samimi bu kadar canına tak etmiş bir şekilde sorulduğunu hiç görmemiştim hayatımda. sanırım yukardaki de benle aynı fikire vardı ki abimize ve bizlere 14 mayıs 2006 denizlispor fenerbahçe maçı ile 14 mayıs 2006 galatasaray kayserispor maçı'nı aynı gün yaşatarak bir nevi gönül aldı.

    teşekkür ederiz allahım,
    seni çok seviyoruz allahım.
  • 69
    anelka'lı, alex'li fenrbahçe'ye karşı uğur uçar ve ferhat öztorun ile çıkmıştık. appiah'lı aurelio'lu fenerbahçe orta sahasına karşı saidou tek başınaydı. çok ezildik bu maç. 4-0 bitti ama bi 4 tane daha atardı fener. mondragon'un çıkarttıklarını, song'un alex'in boş kaleye vuruşunu çok iyi çıkarttığını falan hatırlıyorum. 4-0 lık hezimete rağmen taraftar takımı karşılamaya gitmiş, şampiyonluk inancını kaybetmediğimizi göstermişti. o kadro kalitesinin fenerbahçe'den o kadrosundan 4 yemesi çok sürpriz de değildi zaten. hangi oyuncuyu nasıl suçlayacaksın? sonuç olarak şampiyonluk geldi ama oyun olarak 6-0 yenildiğimiz maçtan çok daha korkunç bir maçtı bizim için.
  • 71
    bu maç inanılmaz ezdiler bizi. ezici bir üstünlük sonucu galibiyetti. bariz kadro kalitesi farkı vardı. o yıllar tesisleşme ve kadro kalitesi açısından 1 numaralardı. ama zaten en iyi kadroyla bile gitsek bir şekilde yeniliyorduk kadıköy'de. sonra gelen travma yaratacak şampiyonluğumuz... o şampiyonluk bu maçların acısını fazla fazla çıkarttı.
  • 72
    sürekli uğur uçar ve ferhat oztorun oynadığı icin ne olacakti diye konuşulan maç. o sezon bir çok maç bu ikili ile oynandı zaten. yerlerine oynayacak olanlarda cihan ve orhan ak. ilk yarıda 1 0 yenildigimiz maçta oynamislardi. o maçı dörde getiren, o oyuncular değil, çok ucuz kartlarla bizi 10 kişi bırakan cüneyt çakır oldu. gene yenilirdik ama oyun olarak o kadar ezilmezdik. söz bir sözde uğur uçar için. kafasını kaldırıp, ceza sahası içine havadan ya da yerden pas atan çok iyi bir oyuncuydu. o talihsiz sakatlık yasanmasaydi, çok daha iyi yerlere geleceğinden eminim.