• 441
    hakemi bir kenara bırakırsak, topçularımız gol pozisyonlarını gevşek gevşek harcamasa ya da kenar yönetimimiz maçı tiyatro izler gibi izlemek yerine ihtiyacımız olan değişiklikleri* yapsa şu zor deplasmanda alacağımız rahat galibiyeti keyifle konuşacak ve geleceğe çok daha umutla bakacaktık, şimdi kaos ortamında tam tersi şeyler konuşuyoruz. konya maçı ders olmamış takıma, bu açıdan da üzücü puan kaybı oldu. bir daha tekrarlanmaz umarım. galatasaray atar ikiyi, üçü, dördü, beşi arkasına bakmaz. bu mantalitenin acilen hatırlatılması gerek teknik heyetinden yedek oyuncusuna kadar herkese.

    düzeltme: imla
  • 442
    https://gss.gs/2Pp.jpg

    nzonzi ile marcao'nun yer değiştiremesi gereken bilmem kaçıncı pozisyon.
    iki stoperin arasında 30 metreyi bulan açıklar mevcut. bu açıkların tamamında topu iyi kullanan her takım kaleci ile karşı karşıya kalır.

    galatasaray'ın savunma çizgisinde yaşadığı bu problemler, hücumdaki kanat forvetlerinin yokluğu (feghouli ile babel artık kanat forveti değil ikisi de milli takımlarında advanced forvet veya playmaker rolünde) ile birlikte hücumda etkili olamama ve sonunda muazzam bir değişiklik ile sorunsuz işleyen kanadı yok etme...

    netice itibari ile bir oyuncu antrenman temposuna bile tam anlamıyla dayanamazken maç temposuna dayanmasını beklemek başka bir sorun...

    forvetlerin kullanımı ise felaket...

    https://bilardisimo.com/...vs-galatasaray-maci/
  • 444
    uzun suredir bir macta bu kadar kotu degisiklikler gormemistim. maci izleyip o golu yiyecegimizi dusunmeyen galatasarayli yoktur sanirim. gol resmen gostere gostere geldi. dakika 60-70 gibi emre mor ve falcao oyuna girse idi bu mac bitmisti. bu kadar basit bir seyi gorememek resmen akil tutulmasi. bazen diyorum biz mi fazla gozumuzde buyutuyoruz su futbol isini. artik degisiklikleri kim yapiyorsa kendisini sorgulamali su mactan sonra.
  • 445
    bizim için her anlamda farklı bir maç oldu. belki de sezon başından beri ilk defa bu kadar pozisyona girdik. zaten pozisyon bulma konusunda genel anlamda problemli bir takımız, böyle maçlarda ikiyi hatta üçü bulmamız şart.

    çok kullanılan bir klişe vardır ya, "şampiyonluk getiren 1 puan", bu maç özelinde bunu söylemek mümkün değil. bu maç bizim 3 puan maçımızdı. he golü yedikten sonra ayaklar öyle titredi ki puansız da dönebilirdik.

    sezon başından beri possession game konusunda ısrarcıyız fakat oyuncuların bu oyunun gerekliliklerini tam olarak kavradıklarını düşünmüyorum. topa sahip olma oyunu salt yüzdelerle açıklanacak bir şey değil. bu maç belki de ilk defa bu oyununu doğru oynayamama sebebimiz statik kalmamızdan farklıydı. oyun görüşü ve oyun zekası eksikliğinden dolayı sıkıntı yaşadık. aslında bu possession oyununun amacı doğru yapılan koşu yapan ya da doğru yerde duran oyunculara pas vererek rakibin defans ve orta saha hatlarını delerek gol pozisyonu üretmektir. bu maçta da öyle sürekli hareket ederek pas açısı yaratmadık fakat rakibin defansif olarak alana yayılmadaki zaafı ve 2. bölge baskısının eksikliğiyle statik halde olan oyuncularımız bile pas açısı yaratabildi.

    bu maçın özellikle ikinci yarısında rakip sahada bizim oyuncular birkaç kez boşta pas açısı veren takım arkadaşlarını görmek yerine, 15 metrekarelik bir alanda 5 e 2 çalışırmış gibi tek pasla top çevirdi. bu anlamsız sözde tikitaka show yerine, kaldırıp kafayı boştaki arkadaşlarını topla buluştursalar, rakibin defans ve ortasaha blokları arasına rahatça girip pozisyon bulabilirdik.

    buna rağmen yine 6-7 tane net pozisyon bulup onlardan 1 gol çıkarabildik. ikinci golü atsak yüksek ihtimalle fişi de çekecektik. velhasıl bunlar yüzünden bence üzücü bir maç oldu. yoksa özünde malatya deplasmanından çıkan bir puan çok da tolere edilmeyecek bir puan kaybı sayılmaz.
  • 446
    ilk yarısını birkaç net pozisyon bulup, 1-0 önde kapattığımız karşılaşma. ne olduysa ikinci yarı oldu.

    1) defansta fena olmayan nagatomo çıktı ve yerine, takımın hücum yapmasına büyük katkı sağlayan ömer bayram geldi. ki kendisi sol bekte rezalettir. ömer'in yerine ise daha tam hazır olmayan lemina girdi. bu takımın oyununu çok aşağıya çekti. nereden bakarsan bak rezalet bir hamle. (maçı bitiren asıl hamle)

    2) takım oyunu bu kadar düşünce yapılan hamleler ise hem geçti, hem de yanlıştı. rakip o kadar üstümüze gelirken emre mor neden oyuna girmedi anlamadım. sakat mıydı, cezalı mıydı bilmiyorum. aynı şekilde adem - babel ikilisi yorulmaya başladığında andone çıktı, jimmy girdi. bu değişikliğe de anlam veremedim açıkçası.

    3) 90. dakikada falcao hamlesi de üstüne tüy dikti. başka bir takımın taraftarı olsam 5-6 dakika aralıksız gülerdim bu hamleye.

    geniş rotasyonla çıktığımız bir deplasman maçıydı. tabii ki takım uçsun kaçsın istemiyorum ama maç zaten elimizdeydi. durumu idare edebilecek kadar hamleler yapılabilirdi. elimizdeki maçı kenar yönetiminin hataları ve oyuncuların laubali tavırlarıyla hediye ettik resmen.

    değişikleri kimin, hangi yardımcının yaptığını bilmiyorum ama kulübeye yapabileceği tek katkı getir götür yapmak olur. başka da bir işe yaramaz.

    son olarak, fatih terim keşke düzgün bir takım kursa da en azından o yokken de takımın ne oynadığı belli olsa. hücum koşuları, varyasyonları vs. hiçbir şey göremiyoruz. hocanın artık bir şeyler yapması lazım. belli bir oyun planına sahip olmalıyız. koskoca galatasaray'ın hücum planı belhanda - feghouli ikilisinin yaratıcılığına kalmamalı.

    5 haftada 7 puan kabı.. can sıkıcı :/
  • 447
    öncelikle 10 senelik gsuser olarak burada yazan kardeşlerime tavsiyem puan kaybı yaşanan maçlardan sonra en az bir saat entry girmemeleri. ben öyle yapıyorum şahsen çünkü yoksa sözlük aşağıdaki gif'teki odada 100 tane murat kekilli varmış gibi görünüyor.

    http://gss.gs/ho3

    tavsiyemizi verdikten sonra maça geçelim. öncelikle takımın kendi ortalamasına göre oldukça iyi bir deplasman maçı oynadığını söyleyelim. takım tam fizik gücüne ulaşınca geçtiğimiz iki senedeki gibi deplasman sıkıntısı yaşamaz. brugge ve malatya maçlarından çıkarımım budur. şimdi andone farnolle'den aldığı topta kendini yere bırakıp penaltıyı alsa* ya da dörde iki geldiğimiz pozisyonda lemina veya babel golü atsa 4-0 biterdi bu maç, bunu çok net iddia ediyorum. o zaman buradaki bütün yorumlar da değişik olurdu ancak olmadı işte. yine de malatya deplasmanında bir şampiyonlar ligi maçı sonrası alınan 1 puan çok da kötü değil. rakiplerimizden çoğu o 1 puanı da alamayacak, göreceksiniz. kısa notlarla devam edeceğim.

    - ekim geliyor ve takım halen daha fizik olarak hazır değil. bartali'yi suçlamıyorum kesinlikle. takımın yarısı transfer döneminin son 10 gününde geldi ve yaz kampına katılamadılar. mecbur maç oynayarak artıracaklar fizik güçlerini. biz de bekleyeceğiz.

    - jean michel seri çok iyi maç çıkardı ve ondan beklediğimiz çoğu şeyi yaptı. takım iyi oldukça çok daha iyi katkı vereceğini düşünüyorum. nzonzi de sürekli iyiye gidiyor. andone'yi de beğendim. mücadeleci bir oyuncu takıma alıştıkça daha iyi olacaktır. lemina hiç hazır değil. savunmadaki sıkıntılar sürüyor.

    - ömer bayram ortasahada 8/10, esas mevkisi olan solbekte ise 3/10'luk performans verdi. golde guilherme'yi kaçırması affedilmez bir hata. bence artık kendisini ortasaha alternatifi olarak düşünelim.

    - takım çok yavaş oynuyor. çok yavaş top kazanıp, çok yavaş hücuma çıkıyor. biraz daha direk oynamak lazım. burada kritik oyuncumuz younes belhanda. umarım kısa sürede döner takıma. ayrıca hızlı oyun için emre mor'un bir şekilde rotasyona dahil edilmesi lazım. takımda hızlı top taşıyabilecek olan tek oyuncu.

    son olarak önceden de belirttiğim gibi sadece kaybedilen 2 puandır bu maç. belki de kazanılan 1 puandır diyeceğim ama çok yakındık galibiyete. ancak sizi şuna temin ederim çok zor bir deplasmanda oynanması gerektiği gibi oynuyor takım. siz de aslında bu akşam bu maçta kaybedilen 2 puana üzülmüyorsunuz, konyaspor maçında arena'da kaybedilen 2 puana üzülüyorsunuz. farkında değilsiniz sadece.
  • 448
    hala kendime gelemedim çünkü hala malatya büyük baskı kurarken ve arka tarafında büyük boşluklar bırakırken, emre mor'un ya da falcao'nun neden oyuna alınmadığını düşünüyorum. özellikle emre mor neden alınmadı gerçekten çok merak ediyorum. futbol mantığı çevresinde bunun bir açıklaması var ise ben bir daha futbol falan konuşmam. o kadar netim.
  • 449
    bombos pozisyonları gol yapsak su an rahat rahat oturuyorduk.
    değişiklikleri yapan hoca levent hoca ise de terim ise de büyük yanlış yaptılar. ömer'den sol bek olmayacak ama ortasahada da lemina'dan daha fazla katkı veriyor. kafadan o değişiklik olmamalıydı. gerekirse donk'un alıp 3 5 2 ye dönilebilirdi. ayrıca bitmiş babel ve/veya adem'i çıkarmak varken en azından hala koşan andone çıkarılmazdı. son saniyede falcao'yu almak ise resmen saçmalığın dik alasıydı.
    hakem bütün takdir haklarını malatya'dan yana kullandı neredeyse. hadi hakem kaçırdı diyelim var hakemi chebaek'in attığı dirseği nasıl görmez?

    2019 2020 sezonu böyle hakem hatalarına bolca maruz kalacağız iste sırf bu yüzden bile laubali hareketler yapılmaması gerekiyor. buldun mu atacaksın.
  • 450
    maç bittiğinde sinirli, öfkeli ve kızgındım. kime kızacağımı da bilmiyorum ama bu kadar çok pozisyon yakalayıp 89. dakikada yediğimiz golle 3 puanı bırakmayı hazmedemiyorum. zaten malatya süper lig'e çıktığından beri deplasmanda kazanamıyorduk, sonuç yine değişmemiş oldu. bir de biz o golleri kaçırırken gol yiyeceğimiz o kadar barizdi ki sonuç beni gram şaşırtmadı.

    maçın tek olumlu tarafı son zamanlarda bu kadar çok pozisyonuna girdiğimiz ilk ve tek maç olma özelliğini taşıması. hücum anlamında ciddi sıkıntı yaşayan bir takım olarak malatya gibi zor deplasmanda bu kadar çok pozisyona girmiş olmamız ne kadar sevindiriciyse bunları değerlendiremeyip elimizdeki 3 puanı vermiş olmak da o kadar üzücü.

    ilk yarıda gol attığımız dakikaya kadar maalesef hiçbir şey oynamadık. sahada yine kronikleşmiş yan pas - geri pas galatasaray'ı vardı. malatya ise çok olgun ve tehlikeli ataklar gerçekleştiriyordu ki ömer bayram'ın çizgiye inişi ve ortası sayesinde golü bulduk. golden hemen sonraki 6-7 dakikalık bölümde ise yine çok net fırsatlar yakaladık.

    ikinci yarı ise lemina - nagatomo değişikliğinden midir, oyuncuların skoru koruma iç güdüsü müdür bilemiyorum ama iyice geriye yaslandık. karşı karşıya yakaladığımız pozisyonlar dışında yarı sahamıza hapsolarak geçirdik koca 45 dakikayı. tüm bunlara rağmen 4'e 2 yaptığımız kontrayı değerlendirsek maçı yine bitirecektik, üstelik dakikası da çok güzeldi.

    şimdi sırf o pozisyona bile sayfalarca yazılır, üzerine saatlerce konuşulur. galatasaray gibi bir takım 3'e 1 - 4'e 2 gibi kontraları kaçırma lüksü olan bir takım değil. kaldı ki deplasmanda 1-0 en tehlikeli skordur. maç 3-4 olsa istediğin kadar laubali davran, itirazım olmaz fakat 1-0'ken o pozisyonu atmak zorundasın. bunu ben kendi nazarımda lemina'ya yazıyorum çünkü çok yavaş kaldı. zaten 30 cm öteye ayağını uzatma dermanı yok.

    ayrıca malatya'yı patates tarlasından daha kötü saha zemininden ötürü uyarmayan, bunu iyileştirme şartı koşmayan, destek vermeyen federasyon orada ne yapıyor diye de sormak istiyorum.
  • 451
    son 2 hatta belki 3 sezondur en iyi yedek kulübemiz ile çıktığımız maçı öne geçmemize rağmen kenar yönetimi sayesinde beraberlikle noktaladık. ben anlamıyorum ömer'den sol bek olmayacağını anlamanız için daha ne yapması gerekiyor bu adamın sol iç de iyi oynadı diye sol bekte de iyi oynar mantığı çok yanlış bu adamın defansif meziyetleri yok denecek kadar az. ikinci yarı malatya o kanadı yaldır yaldır kullandı önlem alamadık! adem büyük ve babel 60 dan sonra yoruldu, adem her topu rakibe verdi babel kendisini sol çizgiye attı ve dinlendi, önlem alamadık! kulübende emre mor ve falcao ki bu iki oyuncu bu maçı geride olsan bile sana çevirebilecek oyuncularken malatya risk alıp arkayı boşaltan oyuna geçmiş sen hala elinde bu oyunda en etkili olacak emre mor'u kulübede tutup izliyorsun maçı. konya maçı 10 kişi kaldık, denizli maçı ilk hafta eksiktik 10 kişi kaldık penaltı kaçtı eyvallah ama bu maç net şekilde kenar yönetime yazar. ikinci golü laubalilikten atamayan oyuncularımızı da es geçmemek lazım şampiyon olmak istiyorsak böyle maçlarda saçma sapan gol kaçırarak puanlar kaybetmememiz gerekiyor.
  • 452
    sinirden uyutmayan maçtır.

    kimse kusura bakmasın, galatasaray 1-0 skora yatabilecek bir takım değil, olmamalı. genlerimizde yok bu oyunu kabullenmek ,sağa , sola geçiştirme pasları yapmak, takımı geri çekmek v.s.

    hepimiz biliyorduk ki o ikram pozisyonları gole çeviremediğimiz anda maç tehlikeye girecek ve gol yenecek. hepimiz biliyorduk. keza öyle oldu. fatih terim ve yardımcılarına akıl vermek bizim işimiz değil ancak lütfen bu takımın genetiğiyle oynamayın. biz aykut kocaman fenerbahçe'si değiliz, her maç 1-0'a yatma oyunu oynayamayız. ligin başından beri 2 farklı kazandığımız maç yok. bence gerçekten büyük bir sıkıntı var ortada. umarım bir şekilde toparlarız. toparlamamamız için bir neden yok .
  • 453
    resmen tadimi kaçiran maçtir.

    5 atacagin maçtan 1 puan ile ayrilmak keyfimi kaçirdi.

    ancak enseyi karartmaya gerek yok. takim büyük rotasyona gittigi halde, ba$inda fatih terim olmamasina ragmen deplasmanda çok rahat gol pozisyonuna girdi ve kalesinde çok ciddi tehlikleler ya$amadi.

    maçin skoru malataya 2-4 gs olmasi gerekirdi.

    bu takim yine $ampiyon olacak, kimse merak etmesin.

    - lemina, andone, falcao gibi transferler form tutacak
    - terim'in cezasi sona erecek
    - 28.09.2019 tarihinde fener'e çakilacak
    - belhanda dönecek
    - 4-4-2'ye geçilecek

    güzel günler bekliyor bizi, bundan eminim.
  • 454
    normalde bitirici olabilseydik maç 3-0 biterdi, ya da andone, zeki çevik ve ahlaklı olmayıp, penaltı pozisyonunda yere uçarak atsaydı, yine maç bitmişti. oynadığımız futbol kötü olabilir ama son dakikalarda 2 maç gol yiyerek toplamda 4 puan bıraktık. sezona çok şanssız da başladık. şans elbet yüzümüze gülecek. geçen sezon da aslında aynı durumdaydık. orada da saçma sapan goller yiyerek, puan bırakıyorduk.
  • 455
    maçın 2. yarısında milyonlarca taraftar oturdu ne zaman golü yiyeceğimizi bekledi. hepimiz adımız gibi emindik golü yiyeceğimizden. sadece bizim teknik ekip farkında değildi durumun. 60larda yesek de sonradan atmaya zaman kalsa diye düşündüm ama malesef olmadı. keşke 60-70 gibi yeseydik. ligin hiç bir şey oynamadığımız 5. maçını da bitirdik. bu maçtaki puan kaybı bize derbide galibiyeti zorunlu kıldı.
  • 456
    bu sene kadro ve değişiklik hataları nedeniyle puan kaybettiğimiz 3. maç ve 7. puan. yazıktır günahtır. doğru kadro çıkar, değişiklikler yerinde olur puan kaybedersin eyvallah ta, zaten bu kadroya ite kaka futbol oynuyoruz, neredeyse hata yapma lüksümüz yok ama ne kadro doğru çıkıyor ne de oyuncu değişiklikleri doğru. hem tff' ye hem mhk' ye galibiyetle cevap vermemiz gerekiyor ancak bu seferde teknik ekibimiz buna engel oluyor. fatih terim' in ve yardımcılarının da, ellerinde türkiye ligi' nin çok çok üstünde bir kadro olduğunun farkına varması lazım. 1 gol atıp, 136.000 milyon euroluk takımı konyaspor mantığıyla oynatmak akıl karı değil, galatasaraysın sen.
  • 458
    çıldırtan maçtır.

    2. yarı öncesine hemen gidip gözlerimi kapıyorum. takım oyuna çok iyi başlamış, ilerde seri ortada, ömer bayram sol iç son derece başarılı işler yapıyorlar, oyun dinamikleşmiş. sene başından beri en iyi oynadığımız bölüm. babel-falcao değişikliği ile falcao'yu forvete itiyorum, andone de biraz gerisinde babel mevkisinde. falcao'ya yakın oynamasını istiyorum. ömer bayram da çok iyi başladığı ilk yarıda performansını sürdürüyor.

    sağ kanada da 60. dakikadan sonra adem büyük - emre mor değişikliği yaparak malatya defansının boş bırakabileceği alanlardaki ganimeti onu değerlendirmeyi hedefliyorum.

    ligin en sert deplasmanlarından birisi olan maçı, farklı kazanabileceğim maçı rakibi de sürklase ederek tüm rakiplerimize gözdağı vereceğim.

    ama sonuç?

    farklı kazanabileceğimiz maçı zorlaya zorlaya rakibe sunduk. hiç bir değişiklik yapmadan oynasak kaybetmezdik, lehimize değişiklik bir yana değişiklikleri de aleyhimize yaptık.

    işte bu yüzden çıldırtan maçtır.
  • 459
    göstere göstere berabere kaldığımız maç. goller kaçtıkça puan kaybı yaşayacağımız adeta ben geliyorum dedi ve en son dakikada da geldi. bu maçtan bağımsız olarak galatasaray takımı gol atmak konusunda çok ama çok zorlanıyor. babel gibi bir oyuncu son 2 resmi maçımızda atması gereken golleri istikrarlı bir şekilde kaçırıyor. gol atacak oyuncu olarak oynuyor kendisi, bu kadar cömert olma gibi bir lüksü yok, olamaz da.

    attığımız golde maçtaki ilk organize atak sonucunda seri gibi kariyerinde ilk kez kafa golü atmış bir oyuncudan geldi. maç 1-0 iken her türlü golü kaçırdık. hem son vuruş eksikliği, ham gevşeklik hem de yanlış pas tercihleri ile 5-0 yapacağımız maç son dakikada ağır bir fatura ile sona erdi.

    son olarak teknik ekip. maç 1-0 iken emre mor'u almayan, falcao'yu almayan bir isimden bahsetmemiz gerekiyor. bu konuda ben levent hocayı değil, fatih hocayı suçlamaktayım. levent şahin'in kendi tercih yapmayacağı çok açık. hocanın söylediklerini yapmak ile görevli kendisi. hocanın maçı bu kadar okuyamamasını anlayamıyorum, çok basit şeyleri yapamadık. hem oyuncular hem de teknik tercihler anlamında.

    hakem en son konuşulacak konu. ne yaptıysa yapsın şu maç hakeme yazılmaz. sen kendi ipini kesmek için her şeye sahiptin ama beceremedin, hakemin konuşulcak bir durumu yok yani, ne pozisyon bulacaksın ki maçı koparmak için.

    çok üzücü, hayallerimiz dünyadan büyük ama reele dökemiyoruz.

    iyi top oynamıyoruz, gol atamıyoruz ve pas becerisi bu kadar yüksek olan bir takım topu kağnı arabası gibi yönlendiriyor.
  • 460
    22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçında girdiği pozisyonların yarısını değerlendirsek burada takım ile ilgili bir ton olumlu şeyler okuyacaktık. ama yine aynı takım bunları değerlendiremeyip üstüne üstlük kenar yönetimi tarafından da baltalanınca dünyanın en kötüsü oluverdi.
  • 461
    bu ligde kim iyi futbol oynuyor da galatasaray oynadığı oyun üzerinden eleştiriliyor!?
    bu ligde zaten akıcı, her şeyiyle doğru futbol oynayan bir tane takım yok ki!
    bu ligin kaderini bireysel performanslar ve hakem kararları belirliyor genel olarak.
    galatasaray yakaladıklarını atsa zaten 0-3 olacaktı ilk yarıda. maç bitecekti.
    ancak, bu demek değil ki sistematik olarak hakemler galatasaray aleyhine karar vermek zorunda.
    51. dakikada ömer bayram'ın yediği dirsek kırmızı kart.
    andone'ye yapılan hareket penaltı.
    ve yenilen golde kambura yatıp faul yapan oyuncunun lehine çalınan faul sayesinde gol yedi galatasaray.
    maçın sonucuna direkt etki edecek üç karar da galatasaray aleyhine.
    hepsini atlasa, sadece son dakikadaki faulü bile verse maç 0-1 bitecek.
    ligin kaderiyle hakemler ve onları manipüle edenler oynuyor.
  • 462
    bu ligde diğer takımların iyi/kötü futbolu umurumda değil, akıcı/doğru oynayıp oynamadıkları hele ki hiç umurumda değil. sen galatasaray' la x takımı karşılaştırıyorsan sorun orada zaten. bir senin kadro kalitene bak bir de diğer takımların. bu kadro iyi, akıcı, doğru futbol oynamıyorsa bal gibi eleştiririm. bu takımda ömer ali şahiner, mevlüt erdinç veya tolga ciğerci oynamıyor. bu kadronun hakemi sırtına alıp rakiplerini yenmesi lazım. temiz 3 gol üst üste atıp, rakibi sürklase ettik te hakem mi engel oldu ? bırakın allah aşkına bunları.
  • 463
    üşenmedim oturdum ve maçı 2 kere izledim. ikincisinde durdura durdura geri alarak baktım. öncelikle söyleyeceğim şey, kesinlikle ve kesinlikle farklı bir diziliş denedik. bu dizilişe ayak uydurmakta da oldukça zorlanıldı. maçın başında babel'i serbest kullanmaya çalıştık ancak andone de dahil olmak üzere herkes sol tarafa yapıştı. oyun bizim solumuza malatya'nın da sağına kilitlendi. oyun genelinde, muhtemelen diğer 4 maçta girdiğimizden çok daha fazla poziyona girdik ancak bir türlü topu kaleden içeri sokamadık. ilk yarıda farnol ve bizim son vuruş yeteneksizliğimizden harcadığımız 4 pozisyon var ve hepsi %90 golle sonuçlanacak pozisyon. ikinci yarıda 3 pozisyonumuz var ve yine rakibe kırmızı olmasını sağlayacak ve yine "iyi niyetten" almadığımız bir penaltı pozisyonumuz var. bunlar bizim kontrolümüz dahilinde yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımızı içeren pozisyonlar. yapılan en büyük yıkım, orta sahada ekibe dinanizm katan ömer bayram'ın nagatamo yerine sol beke çekilmesi ve ilk yarı guilherme'ye adım attırmayan nagatomo'nun dışarı alınması oldu. neden yapıldığını bilemiyorum, sakatlık sonucu zorunlu bir değişiklik olabilir ancak her şeyimizi yıktığımız sol tarafın 2. yarı çöküşünü izlemek sorunda kaldık.

    hakemi de üst üste koyup yapıştıracağımız birçok şansımız vardı lakin hakeme istediğini kendi elimizle verdik.

    chebake'nin tam 4 sarı kartını ve bir kırmızı kartını atladı. guilherme'nin yaptığı faulü tersine verip gol yememizi de sağladı. maç içerisinde 77 numaralı rahman buğra çağıran'ın yaptığı tam 6 faul var ve bunların 5ini 20dk'lık süre içeirinde yapıyor. devamlılık içeren bir faul sarı kartını kesinlikle hak ediyor.

    yine de bu kadar pozisyon bulduğun bir maçı hakemin ellerine bırakmadan bitirmek gerekiyor. sağlık olsun diyip, haftaya oynanacak derbiye full konsantrasyon ile hazırlanmamız gerektiğini düşünüyorum.
  • 464
    o çok net pozisyonlardan birini atsak veya andone devam etmeye çalıştığı pozisyonda kendini atsa hatta onu da geçtim, son dakikada yemesek bugün deplasman fobisinin bittiğini, takımın çok iyi ve akıllı oynadığını, daha da iyi olacağını konuşuyor olacaktık.

    işte skor 1-1 olunca hepsi çöp oldu. başa döndük.

    ben brugge'den dönüp ligin en sert deplasmanında ilk 15-20 dk.yı saymazsak oynadığımız oyunu beğenmiştim açıkçası.

    aslında içeride konya'ya son dakikada 2 puan bırakmasaydık bugün pek mutsuz olmayacaktık da 5 haftada toplanan 8 puan çok az.

    allah'tan ne fener ne de bir başka büyük takım 13-15 puan falan yapamadı.

    neyse efendim inşallah bu 1 puanı kayıp değil kazanç olarak göreceğimiz duruma da geliriz.

    dün akşamdan beri hiç tadım yoktu, travmayı atlattım biraz biraz toparlıyorum :(